Yarıyıl Tatili Seyahat Önerileri – Lezzetin Zirvesinden Anadolu’nun Zirvesine

2

Lezzetin Zirvesinden Anadolu’nun Zirvesine 

Ülkemiz muhteşem şehirlere ev sahipliği yapıyor. Kimisi tarihi ve gezilecek mekanları ile kimisi doğal güzellikleri ile kimisi de mutfağıyla ön plana çıkıyor. Bu şehirlerimizin hepsini görmek, gezmek gerek. Mevsimin kış olmasını ve yarıyıl tatilini de göz önüne alarak farklı özellikleri ile nam salmış iki şehrimizi bir arada işlemek istedim. Bu yazımızda önce bir gastronomi yolculuğuna çıkıp sonrasında yediklerimizi eritmesi için kayak tatiline gideceğiz. Yarıyıl Tatili seyahat önerileri bu yazıda.

Yarıyıl Tatili Seyahat Önerileri – Gaziantep

Dünya Bir Ev Olsaydı Mutfağı Gaziantep Olurdu

Herkes konuşur bunu dünya bir mutfak olsaydı mutfağı Gaziantep olurdu diye. Gaziantep Mutfağının namını bilmeyen yoktur. Bu şehre gelmek isteyen herkesin tek bir amacı vardır. O da olabildiğince çok yemek ve tatlı yemek.

 

400’den fazla yemeğe sahip olan Gaziantep Mutfağının bir diğer özelliği de UNESCO Yaratıcı Şehirler Ağı Gastronomi Kategorisinde ülkemizi temsil eden ilk şehir olması. Bu şehre gerçekten büyük bir prestij kazandırmakta. Durum böyle olunca hem bu kadar çok yemeyi hem de bu ünvanı korumak için gastronomi turizmi üzerine daha çok düşülmüş durumda. Yemek atölyeleri, mutfak müzeleri, şef buluşmaları, festivaller, birbirinden farklı sunumlarla Gaziantep yemeklerini servis eden mekanların açılması gibi birçok faaliyet şehri gastronomi alanında bir dünya markası yapma yolundaki kararlılığı gösteriyor.

Yarıyıl Tatili Seyahat Önerileri – Gaziantep

Gaziantep’te sıkı bir yemek maratonuna çıkmak için orada en az 2 gün geçirmeniz gerek. Günün her saatinde yenmesi gereken farklı yemekler mevcut. Size tavsiyem orada yaşayanlara sorarak yemek yiyeceğiniz mekanları seçin. Çünkü bir şehrin mutfağını en iyi orada yaşayanlar bilir. Gaziantepliler, sosyal medya ve yemek sitelerinde meşhur olan mekanların birçoğunun yanından bile geçmez.

Hazırsanız haydi başlayalım…

Sabahın erken saatlerinde yemek ve tatlı kokuları şehrin sokaklarını sarmaya başlar. Kokuların merkezinde kuşkusuz Beyran ve Katmer yapan lokantalar oluyor. Bol acılı ve sarımsaklı Beyran’ın üzerine bir de bol fıstıklı ve kaymaklı çıtır çıtır Beyran yenince tüm gün gezmek için gereken enerjiyi depolamış oluyorsunuz. Beyranı yemek istemeyenler özellikle Kale Altı bölgesinde bulunan ciğercileri de tercih edebilir. Tarihi ve turistik mekanları gezdikçe ve acıktıkça sıradaki lezzete doğru ilerleyin. Öğle vakti bir Ali Nazik ya da Küşleme Kebap iyi gider. Ana yemekten önce yarım porsiyon Ezogelin Çorba, 1 tane de fındık Antep Lahmacunu geldi mi öğle yemeği tam bir ziyafete dönüşüyor. Yarıyıl kış mevsimine denk geldiği için Soğan Kebap’ının da en güzel mevsimi oluyor.

Yarıyıl Tatili Seyahat Önerileri – Gaziantep

Malum Gaziantep’e gelenler et odaklı bir yemek turuna çıkıyor. Şehir de vejetaryenler için bir şey bulmak zor olsa da Nohut Dürüm hem sabah kahvaltısında şehrin vazgeçilmez dürümlerinden hem de günün her saati bulabileceğiniz özellikle et yemek istemeyenlerin tercih edebileceği bir lezzet. Kavurma, Ökçe, Cevizli Köfte de dürüm şeklinde yenilen lezzetlerden. Gün içinde gezerken şehrin tarihi hanlarında oturup zahter ya da Menengiç Kahvesi içmeyi de ihmal etmeyin.

Yarıyıl Tatili Seyahat Önerileri – Gaziantep

Akşam yemeği için seçenekler oldukça fazla. İsterseniz şehrin yöresel yemekleri olan Yuvalama, Ekşili Ufak Köfte, Şiveydiz, Çağla Aşı, Elma Kebabı, Yoğurtlu Patates gibi yemekleri yemek için şehirde sayılı bulunan mekanlara gidin isterseniz diğer kebap çeşitlerini denemeye devam edin. Ama mutlaka öncesinde Antep dolması, İçli Köfte, Zeytin Piyazı, Muhammara gibi aperatiflerden birkaçını denemelisiniz. En son assolist olarak da Baklava, Şöbiyet ve Havuç Diliminden oluşan karışık tatlı tabağını da yiyerek gastronomi gezinizi artık noktalayabilirsiniz. Gaziantep’te Ne Yenir?

Kış Turizmin Gözbebeği – Kayseri

İç Anadolu Bölgesi’nin en büyük şehirlerinden biri olan Kayseri’nin inanılmaz heybetli bir sembolü var. Bulutlarla bütünleşen zirvesi, o zirvede eksik olmayan karı, şehrin üzerindeki ilahi hakimiyeti ile Erciyes Dağı Türkiye’nin 5. Büyük dağı. Bu dağın bir diğer özelliği de Türkiye’de en meşhur kayak merkezlerinden birine ev sahipliği yapması. Yayla ve Kış turizminin vazgeçilmez yerlerinden biri olan bu dağımız tüm aylarda ziyaretçi akınına uğruyor. Bu bölge sadece kayak turizmi için değil, doğa aşıkları ve tırmanış sporu meraklıları için de birçok imkana sahip. Özellikle sahip olduğu zengin faunası ile doğa tutkunlarının vazgeçemeyeceği bir yer.

Yarıyıl Tatili Seyahat Önerileri – Kayseri

Şehir merkezinden 30 km uzaklıkta bulunan Erciyes dağı, Kayseri’ye yakınlığı sayesinde yöre halkı tarafından sık sık ziyaret edilen bir nokta. Dolmuşlarla bile buraya ulaşım sağlayabilirsiniz. Yoğun kar yağışı ve kar kalitesi açısından kayak yapmaya oldukça elverişli bir yer. 1 Kasım’dan 1 Mayıs’a kadar 6 ay süren bir kayak sezonu imkanı var. Kimi zaman Haziran’a kadar bile uzayabiliyor.

 

Yarıyıl Tatili Seyahat Önerileri – Kayseri

34 pistin olduğu bu kayak merkezi diğer merkezlerde olduğu gibi zorluk derecesine göre renklerle ayrılmış durumda. 13 tanesi kolay/mavi, 15 tanesi orta/kırmızı ve 6 tanesi zor/siyah olarak sınıflandırılmış. Hemen hemen tüm pistlerde teleferik sisteminin olması ziyaret edenler için oldukça rahat bir ulaşım imkanı sağlıyor. Konaklama ve diğer tesis imkanları açısından da oldukça güçlü bir yer. Kayak merkezinin civarında ve içinde birçok butik ve zincir oteller var. Bu bölge doğal olarak biraz daha pahalı olduğu için şehir merkezinde de konaklayabilirsiniz. Merkezde de oldukça fazla seçenek var. Yarıyıl tatilinizde ailecek unutulmaz bir seyahat yaşamak için Gaziantep ve Kayseri sizi fazlasıyla mutlu edecektir.

Kış Mevsimi Seyahatleri İçin 10 Mekan Önerisi

Kayseri İl Kültür Turizm Müdürlüğü

Önceki İçerikYeditepe İstanbul Notları – Her Bir Tepede Bulunan Turistik Mekanlar
Sonraki İçerikPrag Çevresinde Gezilecek Yerler – Prag’ın Doğusu, Batısı, Güneyi
Merhabalar ben Reşat Taman, Diyarbakır doğumlu, seyahat ve fotoğrafçılık tutkusu ile yanıp tutuşan, 14 senedir fırsat buldukça hayallerinin peşinden gitmek için Dünya’yı arşınlayan ve bu hayalleri gerçekleştirirken gittiği her yerde zıplayarak imzasını koyan, 32 yaşında kısmi zamanlı bir gezginim. Normalde fotoğraflarımdan bile anlayacağınız üzere, enerjimi işime de yansıtarak, Gaziantep’te İpekyolu Kalkınma Ajansı’nda 7 yıldan bu yana Yatırım Uzmanı ve Eğitmen olarak görev almaktayım. 14 senede 3 kıta ve 60 ülkeden 300'e yakın şehir gezdim. Hatta bazı şehirler/kasabalara ayak basan ilk Türk olduğum konusunda iddialıyım. Seyahatlerime başlarken önce bir kıtayı bitirip sonra diğerlerine başlayacağım demiştim. Bu yüzden ilk Avrupa kıtasını İzlanda hariç tamamen bitirdim. Son zamanlarda özellikle zaman ayırma anlamında seyahatin zor olduğu Afrika ve Asya kıtalarına başladım. Son olarak benim için işin en zevkli kısmı olan zıplama muhabbetinden de bahsetmek istiyorum. Ben oldum olası kadraj karşısında durup poz vermeyi ya da selfie çekmeyi bir türlü sevemedim. Ama sonuçta gittiğimiz yerlerde bir hatıramız olmalıydı. Ben de kendime bir imza bulmaya karar verdim. Bu imza öyle bir imza olmalıydı ki benim seyahate olan aşkımı, tutkumu ve enerjimi yansıtmalıydı. Sonunda gittiğim tüm şehirlerde ve kasabalarda zıplayarak yüzlerce imzadan oluşan bir koleksiyonum oldu. Seyahat tutkumuzun hiçbir zaman sönmemesi dileğiyle...
PAYLAŞ

2 YORUMLAR

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here