Roma: Melekler ve Şeytanlar Şehri – Roma Gezi Rehberi

0
108
Gösterim

Merhaba değerli okurlarım,

Bu yazımda yazarı Dan Brown olan Melekler ve Şeytanlar kitabında yer alan olayların  büyük bir kısmının geçtiği Roma ve Vatikan’da bir gezgin olarak sadece bir kitap uğrana düştüğüm yolları anlatmak istedimm 🙂 Tabii sadece bununla kalmadım, sizin için detaylıca yer verdiğim birçok konu ve düşünce paylaştım. Gezime dur-durak bilmeden, soluksuz devam ettim 🙂 Roma, gerçek anlamda farklı ve eşsiz tarihe sahip kadim bir şehir…

Anlatmakla bitiremedim ki; kendimden, okuduklarımdan, bildiklerimden, her şeyden derledim her şeyden 🙂 Romanla yola çıktık ama gezilecek, dokunulacak ve hissedilecek tüm duyguları da dilimin döndüğü kadar anlatmak istedim…

Roma İmparatorluğu zamanında dünyanın en büyük şehri olarak gösterilen bu şehir , 2.7 milyon nüfusu ile dünyanın en kalabalık şehirlerinden birisidir.

Öncelikle Roma’yı beraber yakmaya hazır mıyız ?? 🙂

Roma Hakkında;

Para Birimi: Euro

Resmi Dili: İtalyanca fakat halkın çoğu ingilizce bilmektedir.

Başkenti: Roma

İtalya, Güney Avrupa’da Akdeniz kıyısında yer alan bir yarımada ülkesidir. Akdeniz’in en büyük adası olan Sardunya ve Sicilya Adaları İtalya ülkesinde bulunmaktadır. 20 bölge ve toplam 110 şehirden oluşan İtalya ülkesinin başkenti Lazio Bölgesi’nde yer alan Roma, İtalya Yarımadası’nın ortasında yedi tepe üzerinde kurulmuş şehridir. Bağımsız iki Avrupa ülkesi olan Vatikan ve San Marino da İtalya’nın içinde yer almaktadır. Katolik inancın merkezi olarak Papalık, Roma şehrinde yer alan Vatikan’da bulunmaktadır.Roma hem şehir hem de özel komün statüsü taşır. Tiber ve Aniane nehirleri arasında ve Akdeniz’e yakındır.

Saat Farkı : GMT+2 saat diliminde olup, Türkiye’den bir saat geridedir.

Ayrıca Roma, ılıman Akdeniz iklimine sahip olduğu için yılın her döneminde gidilebilir. Ucuz tatil ve kalabalıktan uzak durmak istiyorsanız sizin tercihiniz kış aylarında olmalıdır. 25 Aralık, 1 Ocak ve 1 Mayıs gibi resmi tatillerde her yer kapalıdır. İdeal aylar ise; eylül, ekim ve kasım aylarının başları veya nisan, mayıs aylarıdır.

Birçok havayolları şirketlerinin İstanbul çıkışlı ve direkt uçuşa sahip  Roma seferleri bulunmaktadır. Yaklaşık 2 saat 30 dakika sürmektedir.

Roma’da ulaşım;

Her Avrupa ülkesinde olduğu gibi burada da geniş bir ağa sahip metro hizmeti verilmektedir. Ulaşım için gerekli olan biletler 1 günlük; 4 Euro, 3 günlük; 11 Euro ve haftalık; 16 Euro gibi fiyatlarla her gişeden temin edilebilmektedir.

Turistik yerler içinse uygun olan ulaşım aracı, otobüstür ve özellikle de 110 numaralı araç sizin gezinizi kolaylaştırmak için tasarlanmış gibidir.

Scooterlar Romalıların vazgeçilmesidir. Bisiklet ve motorlar aracılığıyla da keyifli dakikalar geçirebilirsiniz.

Roma Mutfağı;

İtalyan mutfağının en büyük ve en meşhur hazinelerinden olan pizza ve makarna ile başlamak istiyorum. Parmesan peynirli, deniz mahsullü ve kendine has farklı soslarla hazırlanmış çeşitleri bulunmaktadır. Bir makarna türü olan Lasagna, kıymalı-sebzeli ve tavuklu çeşitleri mevcuttur. Roasted Beef  ve Osso Buca, ülkenin en meşhur etli yemeklerindendir.

En meşhur tatlıları ise; Tiramisu, Panna Cotta ve Roma dondurması olan Gelato‘dur. Ayrıca bir gıda mühendisi olarak; Toscana şarapları en kaliteli şaraplardır.

İtalyan pizzası, veteryanlar içinde ayrı seçeneklere sahip bir çok restaurant bulunmaktadır. En bilindik restaurantlar ise; Old Bridge, Sicilianbocca, Insalata Ricca ve Forno Panifico Arnese’dir.

Roma Gece Hayatı;

Testaccio bölgesi, şehrin en eğlenceli ve gece hayatının doyasıya tadını çıkarabileceğiniz bir yerdir. En az gündüzü kadar gecesi de hareketli olan meydanlar; Navona Meydanı, Campo dei Fiori Meydanı ve İspanyol Merdivenleri‘dir.

Pek çok gece kulübünün kapısı saat 22:00 ‘dan sonra açılmaktadır. Eğlence yerleri ise, Trastevere bölgesinde bulunmaktadır. Roma’da en önemli ve en bilinen mekanlardan birisi de Distillerie Clandestine, 1930’lu yılların temasına sahiptir.

Özel bir tasarıma sahip olan, Goa Club da en dikkat çeken mekanlardan birisidir. Diğer mekanlardan en iyileri ise; Alien, Gilda, Alexanderplatz ve La Cabala isimli yerlerdir.

Roma’da Alışveriş;

Via Marqutta: Antika ve sanat eserleri satılmaktadır.

Via de Coranari: Antika ürünler satılmaktadır.

Via Condotti: En şık mağazalar burada bulunmaktadır.

Via del Corso, Via Borgaganana ..

Modanın başkenti olan Milano, olsa da Roma’da bir o kadar önemlidir. Alışveriş merkezlerinin de özellikle;  Euroma 2 ve Da Vinci Mall oldukça ihtişamlı avmlerdir.

Navona Meydanı, Campo dei Fiori Meydanı’nda ise; birçok hediyelik eşya ve alışveriş yapabileceğiniz mağazalar bulunmaktadır.

Roma’da Festivaller

21 Nisan Roma’nın Kuruluşu adına düzenlenen bir çok etkinlik bulunmaktadır. Bunun yanı sıra, müzikal festivallerinden tutun da tenis, at yarışı gibi müsabakalar da yapılmaktadır.

The Noantri Festivalleri, Travestere bölgesinde çoşkuyla kutlanır ve dini kökenli bir fatival olup 8 gün sürmektedir.

Tiyatro oyunları, opera gibi sanatsal aktivitelerde yoğun olarak yapılmaktadır.

GEZİLMESİ VE GÖRÜLMESİ GEREKEN YERLER ;

1.PANTHEON

Tabii ki gezilecek yerleri tanırken, romanın etkisinde kalmaya devam edelim diye ilk durağımız; PANTHEON …

Şeytan Gözlü Toprak Santi Kabri
Roma’da ara mistik öğeyi
Işık Yolu Hazır, Kutsal SInav
Melek Rehberliğinde Yüce Av.  

Galileo’nun yazdığı ve kilise  tarafından  engellenen Diagramma adlı eserin dörtlüğünde anlatıldığı gibi; Panteon, ilk olarak Antik Roma’nın tüm tanrıları için tapınak olarak inşa edilmiş bir yapıdır. Panteon kavramı bugün içinde meşhur kimselerin gömülü olduğu anıtlar için kullanılır.

Romanın ana karakteri olan Illuminati uzmanı Dr. Langdon dörtlükten çıkardığı anlama göre;  Santi Kabri olarak bahsettiği yer, dönemin ünlü sanatçısı Raffaello’dur çünkü Raffaello’nun soyadı Santi’dir . Ayrıca Pantheonun kubbesinde gün ışığını alması için bırakılan, şeytan gözü ile betimlenen bir açıklık var.

Raffaello’nun kabri ise Roma’nın en eski ruhani yapısı olan tüm dinlerin ibadeti için açılmış Pantheon’un içindedir.

2.Santa Maria Delle Poppolo Kilisesi

Dörtlüğe göre, Şeytan gözü ile anlatılan bölge bu kilisenin içerisinde yer alan şapelin altında bulunan ve cesetlerin kemiklerinin saklandığı yer olarak öngörüldü .. Eee rotamızı roman belirlediğine göre ona göre ilerleyelim istedim 😀

Çeşme ve kiliselerin Barok tarzda inşa edildiği, trafiğe kapalı olan Piazza Del Poppolo Meydanı’nın girişinde bulunan tarihi kapının hemen yanında yer almaktadır. Bu kilise çoğu romanda yer almasına rağmen dışarıdan gösterişsiz ve kilise olduğu bile anlaşılmayan bir yer …

Bu kilise de görmeniz lazım dediğim yerler ;

Mutlaka Görülmesi Gerekenler

  1. Aziz Petrus’un Çarmıha Gerilmesi
  2. Aziz Paulus’un Dine Dönmesi
  3. Raffelo’dan Chigi Şapeli
  4. Bernini’den Chigi Şapeli
  5. Pinturicchio’dan Tapınma
  6. Sansovino’nun Mezarları
  7. Marcillat’ın Vitray Pencereleri
  8. Bramante’den Apsis
  9. Cybo Şapeli
  10. Sebastiano del Piombo’dan Barike’nin Doğumu
  • Pazartesiden, Cumartesi gününe kadar sabah 7:30, öğlen 12 saatleri arası, 16.30-19.00 saatleri arasında açıktır.
  • Pazar günleri sabah 8.00 – 13.30 saatleri arasında ve 16.30, 19.30 saatleri arasında açıktır.
  • Girişler ücretsizdir.

3.San Pietro Meydanı ve Sistine Şapeli

Şapelin içinin Vatikan’ın gözdesi Bernini tarafından tasarlandığını anlaşılınca kahramanımız soluğu; San Pietro Meydanı’nda alıyor … Çünkü Bernini, Vatikan tarafından korunan özel bir heykeltraştı. Illimunati ile bir ilgisi olamazdı.
Şapelin içinde Bernini tarafından yapılmış Habakuk ve Melek isimli heykel vardı.

 St. Peter Meydanı, Vatikan Devleti ve şehrinde yer alan, aynı zamanda devletin en ünlü meydanıdır. St. Peter Meydanı her yıl binlerce Katolik inancına sahip olan insanlar tarafından  ibadet için geldikleri San Pietro Bazilikası’nın önünde geniş bir alan üzerinde yer alır. Ayrıca burası, papanın her Çarşamba vaazlarını vererek milyonlarca insanı aynı anda kutsadığı meydandır… San Pietro Kilisesi’nde Michelangelo’ yu meşhur eden Pieta heykeli yer alır .Bu heykel Michelangelo’nun imzasını attığı tek eserdir. Dünyanın en uzun ve büyük kilisesi olan San Pietro kilisesi; Illimunati, Hristiyanlığın üzerine inşa edildiği ve en kutsal kişilerinden sayılan Aziz Petrus’un (San Pietro) kilisesi ve Petrus’un mezarı bulunmaktadır.

Sistina Şapeli, Vatikan’da, Papa’nın resmi ikametgâhı Apostol Sarayı‘nda bulunan bir şapeldir. Esasen Cappella Magna olarak bilinen şapel, adını onu 1477 – 1480 yılları arasında restore eden Papa IV. Sixtus’tan aldı.

View this post on Instagram

WELCOME TO VATICAN In this city of outstanding churches, none can hold a candle to St Peter's (Basilica di San Pietro), Italy’s largest, richest and most spectacular basilica. Built atop an earlier 4th-century church, it was consecrated in 1626 after 120 years' construction. Its lavish interior contains many spectacular works of art, including three of Italy's most celebrated masterpieces: Michelangelo’s Pietà, his soaring dome, and Bernini’s 29m-high baldachin over the papal altar. … VATICAN'A HOŞGELDİNİZ Bu mükemmel kilise kentinde bulunan kiliselerin hiçbiri, İtalya'nın en zengin, en görkemli ve en görkemli bazilikası olan Aziz Peter'in (Basilica di San Pietro) yerini tutamaz. Daha önceleri 4. yüzyıldan kalma bir kilisenin üstüne inşa edilen bu yapı, 120 yıllık inşaatın ardından 1626'da kutsanmıştır. Lüks iç mekanı İtalya'nın en ünlü 3 başyapıtları olan; Michelangelo'nun Pieta'sı, gösterişli kubbesi ve Bernini'nin 29 metre yüksekliğindeki sunak üzerindeki Papa baldırası ile birlikte muhteşem sanat eserlerine ev sahipliği yapmaktadır. … KEEP CALM and FEEL the CITY of VATICAN / ITALY … #exklusive_shot #outside_project #vscogoodshot #vatican #theglobewanderer #wildernessculture #beautifuldestinations #turkshutter #awesome_earthpix #bestcitybreaks #ig_photooftheday #lightroom

A post shared by Reşat Taman🌎 Traveller&Blogger (@reshontheway) on

 

Roma’da gezilecek yer dendiğinde ilk akla gelen yerlerden birisi olan San Pietro Meydanı’na metro aracılığıyla  A hattına binip Ottaviano durağında inip 600-700 metre yürüyerek veya Piazza Navona’dan Tiber nehrine devam edip köprülerden karşıya geçerek ulaşabilirsiniz. Her iki yönde de kalabalığın götürdüğü yere giderseniz meydanı kolaylıkla bulabilirsiniz.

4.Vatikan Müzesi (Musei Vaticani)

Vatikan Müzeleri, Vatikan’da bulunan dünyanın en büyük müzelerinden birisidir. Bu müze Roma Katolik Kilisesi tarafından Rönesans’da inşa edilmiş olup, dünyanın önemli heykellerine ev sahipliği yapan önemli bir binadır. Burayı anlatmadan geçmek asla olmazdı tabii… Bilmenizde fayda olarak gördüğüm bir nokta ise, ayın son Pazar günü müze ücretsizdir. Gişelerden yada internet aracılığıyla bilet alarak müzeyi gezebilirsiniz.

Müze içerisinde yer alan spiral merdivenler 1932 yılında ünlü İtalyan mimar ve mühendis Giuseppe Momo tarafından tasarlanmıştır. İç içe çift sarmal şeklinde tasarlanan merdivende bir yol aşağıya diğer yol ise yukarıya gider. Gezerken sizi karşılayacak ve sizi alıp götürecek olan bu merdivenler de, bronz melek süslemeleriyle oldukça göz alıcıdır. Bu merdivenleri çıkmak için ise sadece 5 Euro ücret ödemeniz yeterlidir.

Vee çok kısa bir zaman içerisinde hayatımıza dahil olan Fi, Çi ve Pi kitabında yer alan bazı noktalardan bahsetmek istiyorum…

Fi, aslında doğduğumuzdan beri bizimle olan bir kavramdır… Çi, Çin kültüründe ve felsefesinde oldukça etkili olan kavramdır. Hayat gücü, hayat enerjisi … Pi, herkesin bildiği 3,14 gizemli sayı…

Altın oran; doğada sayısız canlı ve cansızın şeklinde veya yapısında bulunan, yüzyıllardır kendine bilimde, sanatta, mimaride yer bulmuş, uyum açısından en etkin boyutları verdiği düşünülen geometrik ve sayısal özel bir orandır. Bu da birçok sanatının eserlerinde özellikle; İtalyan matematikçi Leonardo Fibonacci, Leonardo da Vinci’nin “Son Yemek” isimli meşhur tablosu, Mimar Sinan Eserleri, Mona Lisa, en belirgin olarak mısır piramitleri ve insan yüzü bu anlam ile inşa edilen eserlerdir.

5. Castel San Angelo Kalesi

Diğer rotamız ise, Vatikanı korumak için yapılan Melekler Kalesi (Castel San Angelo)’ya Yine Melekler Köprüsünden geçiliyor (Ponte Angelo) ve kalenin tam üzerinden duran Melek heykeli de mızrağı ile tam burayı gösteriyor (Melek Rehberliğinde Yüce Av) …

View this post on Instagram

🙄🙄🤳👑

A post shared by Ipek Ayten (@ipekaytenn) on

 

Sant’Angelo Kalesi ya da Hadrianus Mozolesi, İtalya’nın başkenti Roma’daki Adriano Parkı’nda yer alan silindirik bir yapıdır. Kalenin diğer bir özelliği ise hapishane ve papanın evi olarak kullanılmasıdır. Fatih Sultan Mehmet‘in oğlu olan Cem Sultan bu hapishanede mahkum olarak yatmıştır. Bu kale tarihte çok büyük dramlara ev sahipliği yapmıştır. Birçok idama tanıklık etmiştir ve bununla kalmayıp idam edilen mahkumun kafası günlerce ibret olması amacı ile köprüde asılı tutulurmuş… Kale içerisinde yer alan hücrelerde bir çok kişinin susuz, aç halde öldüğü işkence odalarına sahiptir. Roma Pass kartınızı bu kale içerisine girmekte kullanabilirsiniz. Yetişkinler için giriş ücreti : 8 Euro’dur.

Castel San Angelo; Tiber nehrinin hemen kıyısında yer alıyor. Buraya San Pietro’dan yürüyerek gelinebileceği gibi Piazza Navona’dan da yürüyerek gelinebilir.

6. Navona Meydanı, 4 Irmak Çeşmesi ve Santa Agnes Kilisesi

Romandan kopmadan devam ediyorum ki; meydanda yer alan 3 çeşmenin en ünlüsü ise Bernini tarafından tasarlanan Dört Nehir Çeşmesi. Çeşmenin hemen arkasında Sant Agnese in Agone Kilisesi yer alıyor. Roma’nın en ünlü kiliselerinden olan San Luigi dei Francesi ise hemen binaların arkasında yer alıyor. Navona Meydanı’nın etrafında yer alan binaların çoğu ise 16 ve 17. yüzyıllardan kalmadır.

Navona Meydanı (Piazza Navona), Roma’nın en güzel ve coşkulu meydanlarından biridir. Şehrin derininde ve tam kalbinde yer alan bu meydan gece gündüz sürekli hareketlidir.

Santa Agnes Kilisesi; içerisinde bulunan bir tablo bana Dante Alighieri’yi anımsattı ve bende sizinle paylaşmak istiyorum …

Dante Alighieri tarafından kaleme alınan, İtalyan Edebiyatı’nın en ünlü destansı şiirinde, ölümden sonraki hayata inanışı anlatan üç bölümlük İlahi Komedya’da yer alan CEHENNEM: burası dokuz kattan oluşur. İyi insanlar Arafa giderler.

1. Kat ( Dürüst dinsizler Limbo denen birinci kata gider, ne ceza vardır ne ödül.)
2. Kat ( Şehvetin pençesine düşen zavallılar )
3. Kat ( Aç gözlüler )
4. Kat ( Savurganlar )
5. Kat (Gazap ve öfke verenler )
6. Kat ( İnançlara karşı gelenler )
7. Kat ( Şiddet kullananlar eziyet edenler )
8. Kat ( Hilekar ve yobazlar )
9. Kat ( Hainler ve iftira atanlar ) Dokuzuncu kata Cocytus denir ve şeytan burada yaşar. En dipteki yer dokuzuncu kattır, gerek tanrıya, gerek ailesine, gerek ülkesine ihanet edenler buraya gelirler.. Ve bu tabloda bu 9 kat, katman katman anlatılmış hissi uyandırdı…

Buraya ulaşım ise;Navona Meydanı, Centro Historico denen bir bölgede, Pantheonun arka taraflarına düşüyor. İtalyan parlemontosu da yakınında. Buraya yürüyerek ulaşmak çok zevkli gerçekten …

Ayrıca Dr. Langdon ve diğer kahramanımız Vittoria uzun, tehlikeli ve heyecanlı bir sürecin sonunda Vatikan’ı kurtarmayı başarırlar. Ve Macera Meşakatli olsa da  Mutlu Son İle Biter…

Roman maceramız burada noktalansa da Roma Fethimiz hala bitmedi … 😀 Ayrıca diğer bilinmesi gereken hususta internet üzerinden “Melekler ve Şeytanlar Turu” olarak aratabilir, 30 euro ile turlara katılabilirsiniz. Tam gaz devam ediyoruz keşfetmeye .. 😀

7. Campo de’ Fiori Meydanı

Campo de’ Fiori, İtalya’nın başkenti Roma’da bulunan bir meydandır. Meydan, Piazza Navona’nın güneyinde Rione Parione ve Rione Regola sınırları arasında yer almaktadır. Adını Ortaçağ’da bir çayır olmasından almaktadır.

Pazar yerleri, restaurantları ve birçok alışveriş mekanına sahip olan bu yer, günün her saatinde işlek ve yoğundur. Tabii Roma’da dolaşırken çok dikkatli olmanızda fayda var, hırsızlık olayları ve zorla Selfi Çubuğu satan satıcılar sizi bunaltabilir..

8. REPUBBLICA MEYDANI VE SANTA MARIA KİLİSESİ

Termini Metro istasyonu Roma’ nın ana merkez istasyonudur ve  Vatikan yönüne doğru gidildiğinde bir durak sonra Repubblica durağı yer alır. Bu durak Roma’ nın başka bir meydanı olan Piazza della Repubblica‘ ya getirir sizi..

Meydan aynı zamanda son derece önemli olan Michelangelo tarafından tasarlanmış Santa Maria Degli Angeli ( Santa Maria Kilisesi )kilisesi sizi kucaklamaktadır. Roma İmparatorluk hamamlarının bir parçası olan kiliseye daha girmeden kapısında yapılmış olan heykeller oldukça ilginç duruyor.

Igor Mitoraj, Polonyalı heykeltıraştır.. Krakow Sanat Okulu’nda ve Krakow Sanat Akademisi’nde, Tadeusz Kantor’un eğitmenliğinde resim okumuştur. Mitoraj’ın mutlaka bir şekilde, özellikle hasarlı olarak tasarlanmış, yarım bırakılmış ama bir o kadar da kusursuz yüzlerine, vücutlarına hayran kalacaksınız. Bu sanatçının diğer eseri olan Eros Bendato, Krakow yazımıza tıklayıp, inceleyebilirsiniz. http://reshontheway.com/krakow-gezi-rehberi-5-yer/ 

Bu anlayış geleneksel tarzda iyi modellenmiş insan vücudunun hasarlı-eksik yada kusurlu betimlenmesi ile post-modern bir etki yaratmaya dayanmaktadır. Bu nedenle kanadı kopuk halde yerde uzana devasa ikarus heykeli gibi, mitolojik kahramanları, tanrıları betimleyen eserleri ile özellikle İtalya’nın Pompeii antik kentinde eserleri sergilenmektedir.

Bana göre bu eser, yakından bakıldığında o kadar gerçekçi yüz hatlarına sahip ki en ufak ayrıntı bile düşünülerek heykelleştirilmiş gibi …

9. Sadece biz tarafından “Aşk Çeşmesi” olarak bilinen;  Trevi Çeşmesi (La Dolce Vita)

Trevi Çeşmesi, Roma’da Poli Sarayı’nın bir kenarına Nicolò Salvi tarafından Klasik ve Barok karışımı olarak yapılmış, dünyadaki en ünlü çeşmelerden birisidir. Ayrıca Roma’da En Romantik Yer olmaya da aday … 😀

Tarih boyunca birçok aşk filmine tanık olan bu yerin yani Aşk Çeşmesi’nin tarihi ise dönemin Roma İmparatoru Augustus zamanına dayanır. Rivayete göre çeşme, askerler ve güzel bir Roma kızı arasında geçen konuşmalar sayesinde günümüze gelmiştir. Roma’da savaş döneminde yorgunluktan ve susuzluktan bitap düşen askerler, güzel bir kızla karşılaşır ve nereden su bulabileceklerini sorar. Güzelliğiyle büyüleyici olan genç kız, şu an çeşmenin bulunduğu yeri göstererek oradaki toprağı kazmaları durumunda su ile karşılaşacaklarını söyler. Askerler başka bir şanslarının olmadığının farkında olup kızın dediğini pek de inanmasalar da gerçekleştirir. Ve askerler sonuçta suya kavuşurlar. İmparator Augustus’un damadı Agippa akan suyu Vergine su kemeri ile Pantheon\’a kadar ulaştırdığı da yine tarih sayfalarında yer alan bir ayrıntı olarak dikkat çeker.Bu hikaye tüm Roma’da en yaygın Aşk Çeşmesi hikayesidir. Ve inanışa göre dilek tutup, para atarsanız o an ki dileğiniz kabul olurmuş 🙂 Benim olmuştuuu mesela 😀

10. Roma’nın Dev Arenası: KOLEZYUM (Colosseum)

İtalya’nın başkenti Roma’da bulunan Kolezyum (Colosseum) yani gerçek adı  Flavianus Amfitiyatro olarak da bilinen Kolezyum bir arenadır. Usta bir komutan olan Vespasianus tarafından MS 72 yılında yapımına başlandı ve MS 80 yılında Titus döneminde tamamlandı., Roma tarihinin en ihtişamlı ve en muhteşem yapıtlarından biri olup, bu muazzam yapı aynı zamanda dünyanın en büyük amfitiyatrosuydu. Yapılış amacı, gladyatör dövüşleri, hayvan avı, tiyatro ve eski savaşların temsili gösterilerini yapmak ve halka muhteşem bir eğlence sunmaktı. Beklenildiği gibi de oldu ve halk tarafından fazlasıyla sevildi.

Burayı gördüm ve sonrasında Şahsiyet Dizisi’nde de konu alan bir tablo aklımı çeldi…Jean-Leon Gerome’un Pollice Verso tablosunda; Savaş esirlerinden ya da kölelerden oluşan gladyatörler yaralandığı takdirde, galip gladyatör imparatorun eline bakar. Başparmağı yukarıdaysa affedilir, aşağıdaysa öldürülmesine karar vermek demektir. İmparator, kalabalıkta ve tezahüratlar arasında sesini duyuramayacağı için böyle bir yöntem geliştirilmiştir. Buna Latince bir deyim olan Pollice verso denir.

Yani demem o ki, toplumda yanlış olduğunuz bildiğiniz durumlarda bile arkanıza size inanacak insan topluluğu çekebildiğiniz sürece, yaptığınız suçun vebalini de vicdan muhasebesini de daha kolay atlatırsınız. Kolay değil bir insan öldürmek, ta kii arkanızdan “Öldür Onu” diye çığlıklar yükselmeyene kadar …

Ayrıca şunu da unutmayın, hayat tıpkı şans oyunu gibidir. Gelecek atın, atılacak taşın hesabını bilerek veya size lazım olanın kimde olduğunu bulduğunuz anda; bildiğiniz ve kaybettiğiniz bir girdabın içinde savrulursunuz. Olmayacaksa da umutla bekleyip görmek bile; yaşamak için bir sebep !

Buradaki ambiansta tamda böyle iliklerinize kadar işleyip, sanki Eski Roma’ya ait gladyatörlerin biranda ortaya çıkıp arenada öldürürcesine savaştıklarını görüyor oluyorsunuz.

Ayrıca Collosseum’un diğer tarafında ise; Konstantin Takı, Roma’da, I. Konstantin’in Milvian Köprüsü’ndeki Maxentius’a karşı 312 yılında kazandığı zafer adına dikilen üç kapısı bulunan bir zafer kemeridir.

11. Roma Forumu

Roma Forumu: Antik Roma’nın geliştiği merkez bölgesidir. Ticaret, iş, ibadet ve adaletin yönetimi burada gerçekleşmekteydi. Burası toplumsal ocağın olduğu yerdi.

 

12. İspanyol Merdivenleri

İspanyol Merdivenleri, İtalya’nın başkenti Roma’da Piazza di Spagna ile Piazza Trinità dei Monti arasında bulunan bir dik yamaç merdivenidir. Merdiven üzerinde Trinità dei Monti kilisesi bulunmaktadır. Merdiven 135 basamaktan oluşmaktadır.Meydan, İspanyol Merdivenleri’nin dibinde yer almakta olup adını İspanya büyükelçiliğinin bulunduğu İspanya Sarayı’ndan almaktadır

Meydanının bu kadar popüler olmasının nedeni meydanda yer alan şehrin ünlü merdivenleridir. 1723-1726 yılları arasında Francesco De Sanctis tarafından Kral XV. Louis için tasarlanan İspanyol Merdivenleri’nin yapım amacı üst bölümünde yer alan Trinita dei Monti Kilisesi’ne meydandan ulaşım sağlamaktır.

İspanyol Merdivenleri’nin alt kısmına Roma’nın ünlü çeşmelerinden olan kayık şeklindeki Fontana della Barcaccia yer alır. Şehrin en ünlü alışveriş caddesi olan Via Condotti de merdivenlerin hemen karşısında yer almaktadır.

13. Piazza Venezia Meydanı

Meydanda gezip görülebilecek bir çok kıymetli eser yer alır. Bunlardan biri Piazza Venezia’nın hemen solundaki Victor Emanuel II’in heykeli’dir. Bu heykel İtalya’nın birleşmesini kutlamak amacı ile yapılmıştır. Meydan, Roma’nın tarihi kent merkezinde Capitol Tepesi’nin eteklerinde Via dei Fori Imperiali ve Via del Corso’nun bulunduğu kavşakta yer almaktadır.

Tüm bunların dışında, gezilebilecek yerler; Palatino Tepesi, sanata meraklılar için Borghese Galerisi, Circus Maximus, Capitolin Müzesi gibi sayısız önemli müzeye ev sahipliği yapan bu şehirde, son olarakta Hadrianus’un Villası’nı gezebilirsiniz.

Keyifli okumalar, hoşçakalın …

Bizi Takip Edin

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here