Bebrikler’in Yöresi – Bolu Gezi Rehberi

0
111
Gösterim

BOLU’YA HOŞGELDİNİZ

Seyahate başladığım andan itibaren en çok gitmek istediğim yerlerden biriydi, Bolu.Hem birbirlerinden farklı güzellikleri ile hem de içten insanlarıyla, beni hep etkileyen bir şehir olmuştu, hatta olmaya da devam ediyor.Bu yazımda durağımız, Bebrikler’in yöresi, Bolu.

Bolu’nun Tarihi;

Kısa bir araştırma yaptığımda ilk yerleşen olarak karşıma çıkan topluluk, Bebrikler oldu. Aslında çok öncesinden Bolu’ya ‘Bebrikler‘ adıyla da anılırmış. Yıllar içerisinde çeşitli krallıkların yaşadığı, bir yer haline gelmiş. Hatta, Roma döneminde Bithynium olarak da anıldığı olmuş. 11.yüzyıldan sonra bölgeye gelen, Türkmenler tarafından ‘Bolu’ denilmiş ve o yıllardan itibaren ismi öyle kalarak devam etmiş. Halen geçmişiyle bağlantısı süregelen bir şehir. Her ayrıntıda birleşen bir bulmaca gibi aslında.

Büşra Özdeniz İnstagram

Bolu’ya Gittiğinizde Nerelere Gitmelisiniz?

– Farklı Bitki Örtüsüne Sahip Abant Gölüne Gidebilirsiniz;

izmirgezirehberi.com

Şehrin o kalabalık halinden hepimiz çoğu zaman sıkılıyoruz. Bolu’ya gelmişken, yeşilin her tonuna sahip, bin bir çeşit örtüsüyle, adeta huzuru kulağımıza fısıldayan, Abant Gölüne gidebiliriz. Göl çok güzel bir doğal görselliğe sahip, bir ara etrafa bakarken kendimi bambaşka bir diyarda gibi hissettim. Gölün oluşumu da aslında çok ilginç, yer altında gerçekleşen çöküntüler, sonucunda taş blokların vadiyi doldurmasıyla oluşmuş, muazzam bir güzellik. Su oldukça berrak, tabiat zaten olağanüstü bir güzellikte. Çevrede doğa yürüyüşü yaparken de birçok çeşitli otlara, ağaçlara rastladım, çok inanılmaz. Daha önce; papazkülahı, çobanpüskülü otlarına ve kayın ağacına rastlamamıştım. Abant’ a gitmem farklı zengin bitki örtüsüyle de karşılaşmama sebep oldu.

– Yedi Göle Ev Sahipliği Yapan Yedigöller;

Bolu İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü

Yemyeşil bir doğaya sahip, bulunduğum andan itibaren, birçok şeyi unutturmayı başaran, çok güzel bir ortama sahip. Seringöl, Büyükgçl, Nazlıgöl, Deringöl, Küçükgöl, Sazlıgöl, İncegöl olmak üzere 7 gölün birleşmesiyle oluşmuş. Ayrıca, sayısız ağaç türüne sahip, her mevsimde ayrı bir güzel oluyor. Hem ilkbahar da hem de sonbahar da bir başka. Ayrıca birçok kuş türü de yaşıyor, bizim karşılaştığımız gibi her an tatlı misafirler ile karşılaşabilirsiniz. Bizim çok zamanımız yoktu, eğer kamp yapmayı seviyorsanız mutlaka hazırlıklı gelin ve anın tadını çıkarın.

– Geçmişin Belki De En Anlamlı Betimlemesi, Göynük Zafer Kulesi;

Göynük Zafer Kulesi, Bolu’nun Göynük ilçesinde, yüksek bir tepede bulunuyor. Geçmişi o kadar güzel hatırlatıyor ki! Ahşap detaylarla yapılmış, mimari yapısı, oldukça birbirleriyle uyum içinde. Tam karşıdan bakıldığında, yukarıya doğru daralan bir yapıya sahip ve Sakarya Meydan Muharebesi Zaferi anısı için inşa edildiğinden, bence çok anlam taşıyan tarihi bir yer.

– Kartalkaya Kayak Merkezi;

Doğası, manzarasıyla kışın mutlaka gidilmesi gereken bir yer Kartalkaya Kayak Merkezi. Kışın kar kalınlığı söylenildiğine göre, 3 metreye kadar çıkmaktaymış. Yaklaşık olarak 13 kayak pistine sahip ve çok fazla kalabalık olmadığından dolayı güzel bir tatilin keyfini çıkararak kayak yapabileceğimiz bir yer.

– Mudurnu Göynük Evleri;

Fazıl Karaduman

Mudurnu, önemli özellikler bakımından sit alanı ilan edilmiş bir yer. Mudurnu evlerini ilk gördüğümde, Safranbolu evlerine çok benzettim, zaten yapısı ve görünüşü dolayısıyla bir benzerlik söz konusu. Yaklaşık birçok yapının mimarisi çok özel. Armutçular Konağı ise bu yapıların en öne çıkanı. Bu evlerin bir kısmı otel hizmeti de veriyor. Burada konaklamak isterseniz, gelmeden önce Mudurnu Evlerine bir göz atın derim, zira konaklamak için bazen yer bulunamıyor.

– Sağlığa Giden Yol, Sülüklü Göl;

Sülüklügöl.com

Eski adı Sarıgölcük olarak bilinen, Sülüklü Göl, Tavşansuyu köyündedir. Mudurnu’ya giderseniz buraya bir uğrayın mutlaka. Bu göl tamamen doğadaki tektonik hareketlerin sonucunda meydana gelen heyelan sonrasında oluşmuş, farklı bir ekosistemin ortasında yer alıyor. Gölün en derin yeri 35 metre olarak hesaplanmış. Gölün oluşumu sırasında bazı ağaçların üst kısımları su yüzünde kalmış. Yaklaşık olarak 300 yıldır hala çürümeden duruyor, çevreye de çok değişik ve güzel bir görüntü veriyor aslında. Çok farklı bitki örtüsüne de sahip olduğu için benim dikkatimi çeken yerler arasında oldu.

– Akşemseddin Türbesi;

Bolu Göynük’de, bulunan Akşemseddin Türbesi’ni ziyaret edebilirsiniz. Bildiğimiz gibi, Fatih Sultan Mehmet’ in öğreticisi olan Akşemseddin büyük bir bilim insanıdır. Böyle bir yerde bulunmak insana farklı duyguları anımsatıyor, bana biraz da huzur kattı açıkçası. Türbe; kesme taştan yapılmış, altıgen planlı ve kubbe ile örtülüdür.Türbeye giriş kapısında ise inşa kitabesi yer almaktadır.

– Bolu’ya Nasıl Gidilir?

Ülkenin her yerinden kolaylıkla ulaşım sağalanabilen bir şehir. Bolu’ya sadece karayolu ile ulaşım sağlanıyor, ne yazık ki demiryolu yada havalimanı ulaşımı yok. Bolu’ya en yakın havalimanı, Kocaeli’nde bulunuyor. Dilerseniz, havayolu ile Kocaeli’ne gelip ardından karayolu ile, Bolu’ya ulaşım sağlayabilirsiniz. İstanbul’dan kendi aracınız ile gitmek isterseniz yaklaşık olarak 3,5 – 4 saat, Ankara’dan karayolu ile gitmek isterseniz ise 2,5 – 3 saat sürmektedir.

– Bolu’nun Lezzetleri;

– Berceste Bolu Dağı Tesisleri:

Bolu’ya ulaşım esnasında kahvaltı için bir yer arıyorsanız sizi buraya alabilirim. Bazı zaman aralığına göre kalabalık olan, ancak açık büfe kahvaltısında söz konusu en güzel yerlerden birisidir.

Adresi: E-5 Karayolu üzeri Darıyeri Hasan Bey Mahallesi No:22 Bolu Dağı Mevkii-Kaynaşlı-Düzce

Telefon: 0380 546 66 00

Berceste

– Kubbealtı;

Daha öncesinden hamam olan, zaman içerisinde restore edilerek restorana çevrilmiş. Tarihi kokuyu içinize çekerek, birbirinden lezzetli tatlarını denemelisiniz. Burada, gözleme çeşidi çok fazla mevcut, bir gözleme gurmesi olarak, yoğurtlu gözlemeyi tavsiye ediyorum.

Kubbealtı

– Kardeşim Mantı;

Bolu’ya gelip, buradan mantı yemeden dönmek olmaz. En güzel yerlerden biri olan Kardeşim Mantı, geleneksel tatlarıyla, mantı denildiğinde akla ilk gelen yerlerden biri olarak yerini alıyor.

Toprak aradım, yeşili buldum,

Rengarenk çiçekleri asılı buldum.

Bal aradım, kovan yeşil,

Dağ aradım, tepe yeşil, etek yeşil…

Yeşili ve doğayı, en çok seven biri olarak, Bolu inanılmaz güzellikte, doğanın bütün özgünlüğünü gözler önüne seren bir kent. Her köşesinde doğallığını ve gerçekliğini saklamış, bir yer. Tarihi dokularının arasında çok gezme duygusu katan bir kent. Yeşiliyle, doğallıyla, tarihi dokusuyla; Bolu.

Hoşçakalın…

 

 

Önceki İçerikHaftasonu Alternatifi – Bir günde Eskişehir
Sonraki İçerikGÜNDÜZÜ AYRI GECESİ AYRI GÜZEL BUDAPEŞTE
Merhaba; Adımdan da anlaşılacağı üzre; Mutluluklarımı, sevinçlerimi, heyecanlarımı paylaşan oldum hep. Hayatımın her dakikasında keşif yapmakla başladı, bu yolculuğum. İçimde sürekli beni harekete geçiren bir sincap; illa ki yeni bir yere gitmeli, öğrenmeli, keşfetmeli, paylaşmalı, hayatın özünü bulmalı... Bu sebeple, yarı zamanlı öğrenci, arkeolog, gezgin, hatta zaman bulduğunca hayal kuran ve kurduklarının peşinden giden bir hayalperestim. Bundan böyle, gerçekleştireceğim her hayalimi, gittiğim her yeni yeri, seyahat üzerine her konuyu sizinle paylaşacağı Bir gökkuşağına takılıp hayatı keşfetmek istiyorsanız, hadi öyleyse.
PAYLAŞ

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here