Sülüklü Göl Gezi Rehberi | Hafta Sonu Doğa Rotaları

2

Sülüklü Göl Gezi Rehberi | Hafta Sonu Doğa Rotaları

Evet bu sene tatil anlayışımızı ve planlarımızı biraz değiştirmek zorunda kaldık. Yaz gelmesine rağmen, bir çoğumuz büyük şehirlerde hatta evlerimizde kapana kısıldık. Peki neler yapabiliriz? Hem güvenli hem de huzur verici anlar için nasıl tatiller planlayabiliriz? İşte yanıtı: kamp. Bu dönemi fırsata çevirip, ufak kaçamaklarla yakınımızdaki cennetleri keşfetmenin tam sırası. Günübirlik yakın yerleri tercih edebileceğiniz gibi, 1 gece çadırda konaklayabileceğiniz tatiller de planlayabilirsiniz. Bu serimizde ise; bizi yeşile doyurcak, içimize huzur dolduracak ve hafta sonumuzu güzelleştirecek doğal kaçamaklara uzanıyoruz. İlk yazımız son yıllarda popülaritesi artsa da hala çok bilinmeyen Sülüklü Göl hakkında. Sülüklü Göl Gezi Rehberi yazımıza hoş geldiniz.

Şehrin kaosundan kısa sürede çıkıp, ormanın ortasında bir göl kenarında dinlenebileceğiniz bir hafta sonuna ne dersiniz? Sizi kolayca huzura kavuşturacak Sülüklü Göl bir tabiat parkı ve diğer birçok gölden çok daha iyi korunmuş. Sebebi son 9 kmlik yolun çetrefilli ve oldukça bozuk olması olabilir 😊 Yürüyüş, kamp ve trekking için en ideal doğal rotalardan biri.

Sülüklü Göl’e Nasıl Gidilir?

Batı Karadeniz’in en muhteşem doğal güzelliklerinden birisi olan Sülüklü Göl, Bolu-Sakarya il sınırında; tamamen ormanlarla kaplı bir coğrafyanın tam ortasında yer almakta. Bolu Mudurnu sınırlarının içinde yer alıyor. Aslında buraya ulaşım oldukça kolay. Sülüklü Göl İstanbul’a 200 km uzaklıkta, yaklaşık 3 saatlik bir yolculukla ulaşabileceğiniz mesafede. İstanbul’dan yola çıkacaksanız, Ankara’ya doğru; E-80 karayolu üzerinden Gebze, Kocaeli, Sapanca, Sakarya Akyazı ve Dokurcun Köyü rotasını takip ederek ulaşabilirsiniz. Sakarya’nın Akyazı ilçesine ulaştıktan sonra Dokurcun Köyü’ nün içinden geçerek göl yoluna girebilirsiniz. Eğer hazırlıklı değilseniz köydeki market ve fırınlardan ihtiyaçlarınızı alabilirsiniz. Çünkü buradan sonra hiçbir markete rastlamayacaksınız. Yol üzerinde Sülüklü Göl tabelasını göreceksiniz. Sapaktan döndükten sonra taşlık toprak ve yer yer oldukça engebeli dar bir yoldan 9 km ilerlerseniz Sülüklü Göl‘e varacaksınız. Yolculuğun tek zorlu kısmı son 9 kmlik yolu diyebiliriz, ama bu sayede korunmuş olabileceğini düşününce her şeye değer. Bu yoldayken pencerelerinizi açmanızı, deredeki akan suyun ve kuşların cıvıltılarını dinlemenizi öneririm. Yeşilin tadını çıkarmaya daha şimdiden başlıyor insan.

(Genelde yüksek arazi araçlarıyla gidilmesi önerilen bir rota olsa da, biz normal sedan araçla sıkıntı yaşamadan gidebildik. Yine de aracınız alçaksa sıkıntı yaşayabilirsiniz, özellikle yağışlı dönemlerde ulaşım için yüksek arazi araçlarını tercih etmek daha iyi olabilir.)

Önemli Not: Yolculukta hem kendi canımızı hem de başkalarının canını tehlikeye atmamak için sakin ve dikkatli kullanalım. Özellikle dışarıda yaşam mücadelesi veren canlarımızı asla unutmayalım.

Çadır Kampı – Sülüklü Göl Gezi Rehberi

Eğer günübirlik değil de, konaklamalı bir rota planladıysanız (ki kesinlikle burada bir sabaha uyanmanızı öneririm 😊) yanınıza mutlaka kalın kıyafetler, yorgan veya uyku tulumu alın. Geceleri oldukça soğuk ve nemli oluyor.  İstediğiniz her yerde yani gölün kenarında ya da ormanın içinde çadırlarınızı kurabilirsiniz.

Park girişinde kampçılar için belediyenin inşa ettiği bir tuvalet ve minik bir büfe bulunuyor. Göl çevresinde temiz su ihtiyacınızı karşılayabileceğiniz bir çeşme var ve bu suyu içmek için de kullanabiliyorsunuz. Duş mevcut değil. Şarj vs. için kullanabileceğiniz herhangi bir elektrik kaynağı yok, gelmeden önce taşınabilir şarj cihazınızı getirmek isteyebilirsiniz. Bu hafta  sonu kaçamağınızda her şeyden uzak kafanızı dinleyebileceksiniz, çünkü hiçbir telefon şebekesi çekmiyor. Sülüklü Göl‘de yakacak odun sıkıntısı bulunmuyor. Parkın girişinde satılan odunlardan alabileceğiniz gibi yerden toplayacağınız kuru dalları ateş yakarken kullanabilirsiniz (burası tabiat parkı ve koruma alanı olduğu için ağaç ve dal kesmek yasak.

Lütfen ağaçları kesmeyin ve onlara zarar vermeyin). Yer ateşi yakmak yerine, ateş yakmak için parkta bulunan varilleri kullanabilirsiniz.

Tabi her ihtimale karşı yanınızda kamp ocağı bulundurursanız,  ateş yakamayacağınız yağışlı günlerde kamp ocağını rahatça kullanabilirsiniz. Biz yazın gittiğimiz ve yiyeceklerimizi pişirilmiş bir şekilde hazır götürdüğümüz için ateşe ihtiyaç duymadık. Kamplarda, çevre güvenliğini de düşününce, özellikle yer ateşini çok kontrollü ve nadir yakmanızı öneririm.

Eğer konaklayacaksınız ve daha izole olmak istiyorsanız, en geç 8.30 da gölde olmanız gerek. Hafta içleri böyle bir sıkıntı olmasa da, hafta sonları ziyaretçi ve piknik yapmaya gelenlerin sayısının daha fazla olması ile çadıra uygun güzel bir yer bulmakta zorlanabilirsiniz.

Göle dökülen Tavşansuyu Deresi’nde kırmızı benekli alabalıklar bulunuyor. Aynı zamanda; kaplumbağa, su yılanı ve birçok kurbağayı da görebiliyorsunuz. Unuttuğumuz ya da pek duyamadığımız kuş sesleri ve şanslıysak yanınıza gelen kuşlar, rengarenk kelebekler ve elbette bizim olduğumuz her yerde olan sinekler ve arılar da bizimle. Peki ya sülük diye düşünebilirsiniz 😊Göle adını veren ve zamanında gölde bulunan, tedavide de kullanılan sülüklerin, balıkların çoğalması ile birlikte maalesef soyları tükenmiş. Her ne kadar kimsenin balık yakaladığını görmesek de, kurulmuş bir sürü oltayı gördük. Eğer böyle bir ilginiz varsa hazırlıklı gelebilirsiniz, tutarsanız da doğalarına yeniden bırakın derim. Bırakalım da güzelce yaşasınlar 😊

Yemyeşil Bir Trekking

Sülüklü Göl trekking için çok uygun bir yer, zaten sık sık trekking etkinlikleri de düzenleniyor. ‘Sülüklü Göl – Çubuk Gölü Yürüyüş Parkuru’ sayesinde tam da hafta sonu için ideal olan 17 kilometrelik bir doğa yürüyüşü yapabilirsiniz. Bu yol Tavşansuyu Köyü’nde başlayıp Çubuk Köyü’nde sona eriyor. Ara noktalarda su ve tuvalet ihtiyacınızı giderebileceğiniz bazı yerler var. Sülüklü Göl de bu yol üzerinde yer alıyor. Bol yeşillikli yürüyüş yollarının yanında Tavşansuyu Çayı, sizi hiç yalnız bırakmıyor.

Parkın içerisindeki ormanlarda da yürüyüşe çıkmanız mümkün elbette. Burada çam ağaçlarının çoğunlukta olduğu yerlerde kozalakların ve bir sürü farklı mantar çeşidinin arasında yürüyorsunuz. Kahverengi ve yeşilin baskın olduğu ormanda bir anda karşınıza çıkan pembe bir mantar size doğal hayatın sürprizlerini sunabiliyor.

Ayrıca Sülüklü Göl’ün dışında, yine aynı park içerisinde 2 küçük göle daha ulaşma imkanınız bulunuyor. Büyük bir trekking yapmak istemezseniz de, ‘Kamp Alanı B’ bölgesindeki ormanın içerisinden kısa bir yürüyüşle ulaşabileceğiniz diğer 2 gölü de ziyaret etmeyi unutmayın.

Göl Hakkında – Sülüklü Göl Gezi Rehberi

  • Göl, yaklaşık 3 asır önce gerçekleşen deprem sonrası çökme ile oluşmuş. Öyle ki göçme ile birlikte ağaçlar da suyun altında kalmış. Hala göl içerisinde dikili ağaç gövdelerini görebilirsiniz. Aslında burası, tektonik hareketler sonucunda oluşmuş bir tatlı su heyelan set gölü. 1070 metre rakımda yer alıyor.
  • Bu tabiat parkında avlanmak yasak (Maalesef her yerde uyarı olmasına rağmen ormandan tüfek atış sesleri geliyor. Keşke doğal yaşamı bozmadan, uyarıları dikkate alarak yaşamaya devam edebilsek. )
  • Tabiat parkı içerisinde ve yakınlarında herhangi bir işletme bulunmuyor. Yemek yiyebileceğiniz en yakın yer yaklaşık 8 km uzaklıkta.
  • Parkın içerisinde birçok köpek var, hiçbiri zarar vermiyor ve büyük bir çoğunluğu insanlardan korkuyor. Belki gelmeden önce onlar için de mama getirmek ya da yemeklerinizi onlarla paylaşabilmek için daha fazla getirmek isteyebilirsiniz.

Bizim kamp deneyimlerimize gelecek olursak; biz Sülüklü Göl‘e vardığımızda birçok kampçı ile karşılaştık. Kamp için böylesine tercih edilmesinin sebebi son günlerde artan popülaritesinden olsa gerek. Kalabalık olması bizi biraz üzse de göl ve orman manzarası her şeyi unutturdu. Yeşile doyduğumuz, kuş sesleri eşliğinde meditasyon yapıp bol bol yürüyüş yaptığımız her anı ile unutulmaz bir hafta sonuydu. Tüm renkleri görebilmek için sonbaharda bir daha gelmeyi düşündüğümüz Sülüklü Göl’ün hiç bozulmaması umudu ile.

Tabi bu dileklerimizin yerine gelmesi hepimizin elinde. Gittiğimiz her yeri bulduğumuz gibi değil, bulduğumuzdan da temiz bırakalım.

BONUS: Farklı rotaları planlamadan Türkiye’nin Az Bilinen 10 Harika Gölü – Gezelim, Görelim, Koruyalım yazımızı da inceleyebilirsiniz.

Sorularınız ve ayrıntılı bilgi talepleriniz için bana ulaşabilirsiniz. @melisderyaokur

Sağlıkla kalın, güzel günlere…

Melis

2 YORUMLAR

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here