Yeşil ile Mavinin En Güzel Tonu: Ordu – Giresun Gezi Yazısı

0

YEŞİL ROTA: ORDU – GİRESUN

Dünyanın en güzel coğrafyalarından biri olan Doğu Karadeniz coğrafyası muhteşem şehir, kasaba ve köylere ev sahipliği yapıyor. Sitemizde bu bölgenin her bir yerleşim yerini tek tek anlatmaya başladık. Sırada Ordu – Giresun Gezi Yazısı var. Bu yazımız rehberden ziyade biraz daha hikayeleştirilmiş bir gezi yazısı. Detaylı rehberleri de sitede ayrıca bulabilirsiniz. Detaylı Ordu Gezi Rehberi

Ünye / Ordu – Giresun Gezi Yazısı

Karadeniz’in en bilindik özelliğidir bir yanınızın yeşil diğer yanınızın mavi oluşu. Ordu’ya giden yollar da bu kuralı bozmuyor. Yeşil ile mavinin dansını göz alabildiğine gördüğünüz ve hatta hissettiğiniz, kıyı boyunca uzanan en güzel duraklardan biridir Ordu. Yeni ile eskiyi harmanlayan, zamana adapte olan ama tam da bir Karadenizli gibi özünü de hiç kaybetmeyen şehirlerden.

Ordu’yu kent yaşamıyla, doğasıyla ve kültürü ile birlikte tanımak için buraya birkaç gün ayırmakta fayda var. Sahili bozulmamış ender Karadeniz şehirlerinden biri olduğu için yapmadan dönmemeniz gereken birkaç şey var. Bunlardan bazıları kıyı boyunca bir turlamalı, sahil hattına dizilmiş kafeler ve restoranlarda denize karşı oturmalı, teleferik ile Boztepe’ye çıkıp şehre bir selam vermeli, hala daha korunarak varlığını sürdüren eski Ordu evlerinin yer aldığı sokaklarda kaybolmalı, yaylalara çıkmalı ve yöresel ürünleri tatmalısınız.

Şehri Yukarıdan Seyretmeyi Sevenler İçin: Boztepe

Bazı insanlar şehrin sokaklarını gezmekle yetinemez. O şehri yukarıdan da aklına kazımak, gördüğü manzarayı fotoğraflamak ve manzara karşısında çayını yudumlayıp ambiyansın keyfini çıkarmak ister. İşte Boztepe, Ordu için bu beklentileri sonuna kadar karşılayan bir yer. Ordu için bu beklentiyi karşılayan yer olarak Boztepe bilinir. Şehir merkezinde kurulmuş olan Ordu’nun simgesi teleferikle yolculuğa başlayıp 450 metre yüksekliğe doğru keyifli bir yolculukla buraya ulaşabilirsiniz.

Boztepe / Ordu – Giresun Gezi Yazısı

Tepede bulunan gözlem noktalarında, Karadeniz’in hırçın dalgalarının şehrin kıyılarını nasıl vurduğunu görmek harika bir his. Buraya gün batımında gitmenizi tavsiye ederim. Özellikle, fotoğrafçılar için ışığın en güzel olduğu zaman gün batımı diyebiliriz. Teleferikle tekrar merkeze dönerken indiğiniz yerdeki küçük yöresel ürünler satan dükkanlara uğramayı da unutmayın. Burada fındık, çay, mısır unu gibi Karadeniz’in meşhur ürünlerini bulabilirsiniz.

Ordu’nun Gizli Hazinesi Yason Burnu

Sadece şehir merkezi de değil, Ünye, Fatsa, Cittaslow ünvanını almış Perşembe gibi görülmesi gereken o kadar çok yer var ki bu güzel Karadeniz şehrinde. Bunlardan biri de Perşembe ilçesinin sınırları içinde bulunan, meşhur Argonat Altınpost Efsanesi’nin geçtiği, Zeus tapınağının üzerine inşa edilmiş Yason kilisesine de ev sahipliği yapan Yason Yarımadası.

Yason Burnu  / Ordu – Giresun Gezi Yazısı

Yason Burnu‘nda denize karşı, güneşin batışını izlerken manzaraya hayran kalacaksınız. Hemen yakınında bulunan ve bir dönem cezaevi olarak da hizmet veren Taşbaşı Rum Ortodoks kilisesini de görmeyi ihmal etmeyin.

Bolaman’dan Fatsa’ya Yeşilin Binbir Tonu

Ordu’nun en büyük ilçesi olan Fatsa eskiden Karadeniz boyunca yolculuk yapanlar için yeşilin her tonunu sunan manzaralar sunardı. Yapılan sahil yolu ve çarpık kentleşmenin etkisiyle eskisi kadar olmasa da halen sundukları ile etkilemeye devam ediyor. Hiç bitmesini istemeyeceğiniz, bir yanınızda dağların bir yanınızda da denizin sıralandığı bu yolda tertemiz sahillere uğrayabilirsiniz. Şehrine tutkun insanların yaşadığı Fatsa’da en güzel ve taze deniz ürünlerini yiyebilirsiniz. Fatsa pideleri de bir o kadar lezzetli.

Huzur Arayanların Yardımına Koşan Ordu Yaylaları

Ordu’yu şarkılara konu olan derelerinden tanırdık. Ordu’nun yaylaları o kadar büyüleyici ki üzerine şarkılar, türküler yazılmasını sonuna kadar hak ediyor. Başta Perşembe Yaylası olmak üzere Çambaşı, Keyfalan, Argın, Korgan, Turnalık, Topçam, Toygar, Düzoba yaylaları bulutların dağlara kavuştuğu, kendinizi rüyada hissedebileceğiniz yerler. Yaz aylarında bu yaylalarının çoğunda şenlikler düzenleniyor. Hem doğayla iç içe hem de eğlenceli bir zaman geçirmek isterseniz bu yaylaların şenlik zamanlarında ziyaret etmeniz ruhunuza iyi gelecektir. Gölköy ilçesinde bulunan Ulugöl de doğanın ne kadar cömert olduğuna bir kez daha tanık olabileceğiniz yerlerden.

Ordu ile Bütünleşen Şehir Giresun

Ordu ile birlikte Doğu Karadeniz’in ne kadar güzel bir coğrafya olduğunun sinyallerini veren bu güzel şehre ulaşım, Ordu ve Giresun Havaalanı (OR-Gİ) açıldıktan sonra daha kolay hale geldi. Fındığı, kirazı, yaylaları, bakir ormanları, akarsuları ve Karadeniz’in tek adası olan ismini verdiği ada ile bu inci şehri mutlaka rotanıza dahil edin. Giresun tıpkı Ordu gibi tarihi birikimiyle öne çıkan bir şehir değil. Şehir merkezinde görülmeye değen birkaç tarihi yapıdan biri olan Giresun Kalesi’ne çıkıp şehrin manzarasına doyabilirsiniz. Asıl görülmeye değen yerler, doğal güzellikleri ile ön plana çıkan Kümbet, Paşakonağı, Gölyanı , Sis Dağı Yaylaları ve Tirebolu ilçesi. OR-Gİ Havaalanı

Kümbet Yaylası – Kaynak: https://www.yaz-tatili.com/kumbet-yaylasi/

Her iki şehir de Karadeniz’in geleneksel lezzetlerini denemek için çok güzel seçenekler sunuyor. Diğer Karadeniz şehirlerinde olduğu gibi kara lahana, mısır, patates, pancar, tereyağ, un, peynir, fasulye ve deniz ürünleri yemeklerin vazgeçilmez bileşenleri. Pide ve deniz ürünlerinin yanı sıra Ordu’da, galdirik kavurması, mısır yağlaşı, golit, pancar döşeme, kabak çorbası; Giresun’da ise Giresun simidi, macunlu pasta, fasulye diblesi, ısırgan çorbası denenmesi gereken lezzetlerden. Karadeniz’den Ne Alınır?Karadeniz Mutfağı

İyi Seyahatler.

Önceki İçerikİzmir’in En Şirin Köyü – Şirince Gezi Rehberi
Sonraki İçerikYedi Renkli Gölün Sakin Şehri – Eğirdir Gezi Rehberi
Merhabalar ben Reşat Taman, Diyarbakır doğumlu, seyahat ve fotoğrafçılık tutkusu ile yanıp tutuşan, 12 senedir fırsat buldukça hayallerinin peşinden gitmek için Dünya’yı arşınlayan ve bu hayalleri gerçekleştirirken gittiği her yerde zıplayarak imzasını koyan, 30 yaşında kısmi zamanlı bir gezginim. Normalde fotoğraflarımdan bile anlayacağınız üzere, enerjimi işime de yansıtarak, Gaziantep’te İpekyolu Kalkınma Ajansı’nda 5 yıldan bu yana Yatırım Uzmanı ve Eğitmen olarak görev almaktayım. 12 senede 3 kıta ve 53 ülkeden 265 şehir gezdim. Hatta bazı şehirler/kasabalara ayak basan ilk Türk olduğum konusunda iddialıyım. Seyahatlerime başlarken önce bir kıtayı bitirip sonra diğerlerine başlayacağım demiştim. Bu yüzden ilk Avrupa kıtasını İzlanda hariç tamamen bitirdim. Son zamanlarda özellikle zaman ayırma anlamında seyahatin zor olduğu Afrika ve Asya kıtalarına başladım. Son olarak benim için işin en zevkli kısmı olan zıplama muhabbetinden de bahsetmek istiyorum. Ben oldum olası kadraj karşısında durup poz vermeyi ya da selfie çekmeyi bir türlü sevemedim. Ama sonuçta gittiğimiz yerlerde bir hatıramız olmalıydı. Ben de kendime bir imza bulmaya karar verdim. Bu imza öyle bir imza olmalıydı ki benim seyahate olan aşkımı, tutkumu ve enerjimi yansıtmalıydı. Sonunda gittiğim tüm şehirlerde ve kasabalarda zıplayarak yüzlerce imzadan oluşan bir koleksiyonum oldu. Seyahat tutkumuzun hiçbir zaman sönmemesi dileğiyle...
PAYLAŞ

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here