Plovdiv (Filibe) Gezi Rehberi – Kültür Başkenti Komşuda Bir Hafta Sonu

1

Plovdiv (Filibe) Gezi Rehberi – Kültür Başkenti Komşuda Bir Hafta Sonu

Daha önce başka bir seyahat için schengen vizesi almışsınız ya da yeşil pasaportunuz var, vizenizi değerlendirip yurtdışına gitmek istiyorsunuz ama çok pahalıya da mal olmasın diye düşünüyorsunuz. Uçak bileti, konaklama, yeme içme… İşte tam da o noktada yanı başımızdaki komşu Bulgaristan ‘Bana gel, seni istediğin gibi misafir edeyim’ diye el sallıyor. Eğer çalışıyorsanız da bunu dert etmenize hiç gerek yok. Hafta sonuna sığabilecek Plovdiv (Filibe) Gezi Rehberi ile karşınızdayım.Kültür Başkenti komşuda bir hafta sonu geçirmek için çantaları toplayın! Bu 7 tepeli şehir size kucak açmış bekliyor.

Cuma Camii/Belediye Binası/Miljo

Plovdiv Hakkında Genel Bilgiler

Plovdiv, bizim dememizle Filibe, yıllar yıllar önce de Philippopolis. Roma İmparatorluğu, Bizans İmparatorluğu ve Osmanlı’nın yaşadığı bu topraklar tüm tarihi saklamış ve hepsini bir arada yaşatıyor.

Bulgaristan’ın Sofya’dan sonraki en büyük şehri Plovdiv, bana sorarsanız ülkenin en güzel şehri. 2019 yılında Avrupa Kültür Başkenti seçilmesiyle şehir biraz daha hızlanmış, bu unvana hazırlanmış. Restorasyonlar, kültürel etkinlikler, eğlence… Her mevsim gidileceğini düşünüyorum fakat ilkbahar ve sonbahar ayları ayrı bir keyifli olur.

Bulgaristan’ın para birimi leva. Etiketlerde bunu BGN olarak göreceksiniz. 2019 sonunda 1 leva 3,25tl.  Avrupa ile kıyaslayacak olursak ucuz bir ülke. Türkiye ile kıyaslayacak olursak konaklama, ulaşım, alkol ve kültürel etkinlikler ucuz, yeme içme ve müze girişleri neredeyse aynı seviyede.

Plovdiv Ulaşım

Plovdiv İstanbul’a 430km uzaklıkta. Bu da ilk olarak kara yolu ulaşımını akla getiriyor. Otobüsle birçok firmanın Plovdiv’e Sofya varışlı ulaşımı bulunmakta. Sınırda sıra oluşturabilecek bir durum yoksa (bayram, resmi tatil vs.) yaklaşık 7-8 saatte Plovdiv’e varmış oluyorsunuz. Otobüs bileti fiyatı tek yön 2019; 115tl. Dönüşte otobüs Dutyfree’de 10-15 dakikalık mola veriyor.

Diğer bir seçenek ise tren. Ben ne yazık ki internet üzerinden tren bileti satışını bulamadım, ilk fırsatta Sirkeci garına gidip bununla bilgi alacağım ve bu satırı düzenleyeceğim =) Bildiğim kadarıyla tren otobüsten daha uzun sürüyor ama yatak konforu var. Şayet internetten bileti alabilseydim ilk tercihim bu seçenek olurdu.

Her iki istasyondan da (tren ve otogar) merkeze yürüyerek gidebilirsiniz, zaten otogar ve tren istasyonu nerdeyse karşılıklı. Yok ben yürüyemem, bavulum ağır, yorgunum derseniz taksi çok ucuz. Otogardan merkeze 3 leva yazıyor.

Plovdiv’ e kendi aracınızla da gidebilirsiniz. Bunun için aracınıza Yeşil Sigorta yaptırmanız ve ehliyetinizin uluslararası (yeni) ehliyet olması gerekiyor. Sınırdan geçince, binadan çıkarken Bulgaristan otoyolu için gerekli olan otoyol kartının satıldığı makineler mevcut. Oradaki görevlilerden de yardım alabilirsiniz.

Merkezde gezerken herhangi bir ulaşım aracına ihtiyacınız olmayacak, her yeri yürüyerek gezebilirsiniz.

Plovdiv Gezilecek Yerler- Plovdiv (Filibe) Gezi Rehberi

Sizin için yine iki günlük bir plan çıkardım. Cuma gecesi yola çıkıp, cumartesi-pazar gezip, pazar akşamı trene atlayıp, pazartesi sabahı da burada olabilirsiniz. Konaklama için net bir önerim yok, merkezde birçok seçenek bulunuyor ve fiyatlar gayet makul. Biz Skyler Guest House’da kaldık, gayet memnun kaldık. Son gün valiz bırakacak neresi var diye sorunca, odayı yarım günlük daha kiralayabilirsiniz dediler. Mis gibi oldu vallahi. Eğer dönüşünüz geç saatlerdeyse, siz de konaklamanızı rezervasyon yaparken kalacağınız yere böyle bir teklifte bulunabilirsiniz.

Tarihi Evler/Hindliyan House

Neyse efendim gelelim Plovdiv (Filibe) Gezi Rehberi kısmına. Plovdiv’i Knyaz Aleksander Caddesi, Kapana Bölgesi ve Old Town olarak üçe ayırabilirsiniz. İkinci gün için ben 7 tepeden 3’ünü ekledim ama şehir dışında başka bir alternatif de yazacağım en sonda. Sizi yormayacak, kafa karıştırmayacak ve tabi ki yine konum sıralamasına göre hazırlanmış listemiz;

Roman Forum

Knyaz Aleksander caddesinin en güneyinde, Roma İmparatorluğu döneminden kalma antik kalıntılardır. Philippopolis’in kamu alanı da denebilir. Açık alanda bulunan kalıntıları istediğiniz zaman ücretsiz görebilirsiniz.

Plovdiv City Hall/ Municipality (Belediye Binası)

Şehrin merkezinde bulunan 100 yıllık binanın önünden her gün ücretsiz Plovdiv turu yapılıyor. Kış aylarında saat 14:00’de yaz aylarında ise 11:00 ve 18:00’de başlayan tur yaklaşık 3 saat sürüyor. Tur sonunda sizden ufak bir bahşiş bekleniyor. Net bilgi için www.freeplovdivtour.com  ‘a bakınız.

Statue of Miljo

Plovdiv’in maskotu Aylak Milyo, aslına aptal ama mutlu ve her zaman gülümseyen bir maskot. Her dedikoduyu dinler, gelen geçenin muhabbetine ortak olurmuş. Kulağına dilediğiniz dilekleri de dinler ve gerçeğe dönüştürürmüş. Efsaneye göre çok zekiymiş, birkaç dil konuşuyormuş fakat fazla okumaktan delirmiş. Ben Aylak Milyo’nun her önünden geçişimde bir dilek dileyip beni dinlediği için ona teşekkür ettim =)

Philippopolis Antik Stadyumu (Roman Stadium)

Antik Roma Stadyumu, 138 yılında İmparator Hadrian tarafından yaptırılmış. O dönemde 240 metre uzunluğunda, 50 metre genişliğinde ve 30 bin seyirci kapasitesine sahipmiş. Olimpik yarışların yanında bazı kanlı gösterilerin de düzenlendiği söyleniyor. Knyaz Aleksander caddesi üzerindeki H&M mağazasına girerseniz mağazanın altında stadyumun kalıntılarını göreceksiniz.

Cuma Camii/Dzhumaya Mosque (Hüdavendigar Camii)

Sultan 1. Murad döneminde Osmanlı’nın sembolü olarak yapılmış. Zamanında Roman Stadyumu’nun başında bulunan su kemerinin taşlarından yapıldığı düşünülen caminin alt katında bir kafe bulunuyor.

Kapana Bölgesi (The Trap)

Cuma Camii’nin önünden ilerlediğinizde Kapana Bölgesi’ne geçmiş oluyorsunuz. Adı kapandan gelen bölgenin sokakları biraz karmaşık olduğu için kaybolan çok oluyormuş. Kapana’da bir sürü mural görebilir, her zaman renkli ve canlı kafelerinde dinlenebilir ya da bir şeyler yiyebilirsiniz. Genelde gençlerin ve öğrencilerin takıldığı şenlikli bölge, akşamları da Plovdiv’in  en canlı mahallesi.

Hindliyan House (Hindliyan Museum)

19.yy.’da inşa edilen evin sahibi ünlü tüccar Stephan Hindliyan’mış. Aslında buna ev demek hakaret olur, konak diyelim =) Şu anda müze olan konağın giriş ücreti 5 leva, öğrenci 2 leva. Konağın önemli özelliklerinden biri üst katında gül suyu çeşmesi olması. Mahallede banyosundan sıcak su akan tek evmiş. Tüm boyamalar elle yapılmış ve 6 ay sürmüş.

Balabanov’s House

19.yy’da inşa edilmiş ev, tiyatro gösterileri, konserler, sergiler için ve sanatçıların toplanma mekanı olarak kullanılıyor. Aynı zamanda içini gezebileceğiniz bir müze. Giriş 5 leva, öğrenci 2 leva.

Aziz Konstantine ve Elena Kilisesi (Church of St. Constantine and Helena)

337 yılında inşa edilmiş olan kilise şehrin en eski kiliselerindendir. Kilisenin adı, Roma İmparatoru Büyük Konstantin ve annesi Elena’dan geliyor. Kilisenin bahçesine her daim fotoğraf çektiren gelin ve damatlar oluyor.

Hisar Kapia/ Hisar Kapı (Hisar Gate)

Eski Filibe akropolisine giriş için kullanılan 3 kapıdan biridir. 11.yy.’da, Roma döneminden kalma bir kapının temellerinin üzerine inşa edilmiş. Kapıdan çıktığınızda restore edilmiş eski Osmanlı evlerini göreceksiniz.

Plovdiv Etnografya Müzesi (Regional Ethnographic Museum Plovdiv)

İçinden çok dışı dikkat çeken bu müze, 1847’de zengin bir tüccarın evi olarak yapılmış. 1938 yılında müzeye çevrilen konak pazartesi günleri hariç her gün 09:00-17:00 arası açık. Giriş ücreti 6 leva, öğrenci 2 leva. (Her ayın ilk perşembesi öğrenci ve emeklilere ücretsiz.)

Plovdiv Antik Roma Tiyatrosu (Ancient Roman Theatre)

1.yy.’ın sonlarında inşa edildiği tahmin edilen antik tiyatro, Plovdiv’in en çok ziyaret edilen noktası. Buraya gitmeden Plovdiv’e gittim demeyin bana! =) Tiyatro, dünya üzerinde en iyi korunan antik tiyatrolardan biri ve etkinlikler için hala kullanılıyor. Kullanılması bana biraz ters geldi açıkçası. Kullanılan bir eseri ne kadar koruyabilirler emin değilim, yine de burada bir gösteriye denk gelmek isterdim deyip ironimi bitireyim. Tiyatro her gün 09:00-17:30 arası ziyarete açık. Giriş 5 leva, öğrenci:2 leva.

Nebet Tepe (Rahat Tepe)

Plovdiv’in en meşhur tepesi olan Nebet Tepe’deki antik kentin kurulduğu dönemler m.ö. 4000’li yıllara kadar dayanıyor. Yukarıda şahane bir Plovdiv manzarası sizi bekliyor.

Osmanlı Hamamı/Ottoman Bath (Center for Contemporary Art)

16.yy’dan kalma Osmanlı Hamamı günümüzde Modern Sanatlar Merkezi olarak kullanılıyor.

Antik Roma Tiyatrosu/Plovdiv Etnografya Müzesi/Nebet Tepe

Buraya kadar olan listeyi bir gün içince tamamlayabilirsiniz. Bu arada Antik Roma Tiyatro’su, Hindliyan House, Balabanov’s House’u da kapsayan kombine biletler var. Kombine bilet 15 leva ve listede bulunan 5 tane noktaya giriş yapabiliyorsunuz. Liste ile ilgili Tourist İnformation’lardan bilgi alabilirsiniz. Ayrıca opera ve müzikal gösterimleri için de bilgi almanızı tavsiye ederim.

İkinci gün için ise size iki alternatif sunacağım. Birincisi yine yürüyerek gezebileceğiniz uzaklıktaki noktalar. Bunlar:

Tsar Simyon Parkı (Plovdiv Central Park)

Knyaz Aleksander caddesinin en güneyinde bulunan bu şehir parkının içinde gezinmek aşırı huzur verici. Mevsim ne olursa olsun bu parkta bir yürüyüş yapmalısınız. Ayıca parkın içinde adı ‘Singing Fountain’ olan bir havuz var. Geceleri renkli ışıklarla görsel şölen sunuyor.

Danov Tepesi (Saat Tepesi/ Sahat Tepe)

Merkeze hemen 3 adım uzaklıkta olan bu tepeye ağaçların arasından merdivenlerle çıkıyorsunuz. Gözünüz korkmasın tepeye çıkmak o kadar zor değil, hem de doğa size eşlik edince daha da keyifli oluyor. Tepede bir saat kulesi var, diğer bir kenarında ise radyo ve televizyon istasyonu bulunuyor.

Bunardjik Tepesi (The Liberators Hill)

Danov Tepesi’nin inişini batıdan yaparsanız ve dümdüz ilerlerseniz bu tepeye ulaşacaksınız. Bu tepenin çıkışı kıvrımlı yollardan oluşuyor ve yine çok keyifli. Tepede Sovyet zayiatı için yapılan Alyoşa Anıtı bulunmakta. Alyoşa Anıtı’nın biraz gerisinde de Sovyet Askerleri Anıtı var. Alyoşa Anıtı’nı şehrin birçok yerinden görebiliyorsunuz. Bu tepenin yüksekliği 108 metre ve şehrin ikinci yüksek tepesi. Çok sayıda su kaynağı olması nedeniyle adı Osmanlıca olan ‘Bunar’ kelimesinden geliyor. (Bunar kuyu demek.) Bu tepeden manzarayı izlemek daha keyifli, 360 derece tam tur Plovdiv’i izleyebiliyorsunuz.

Youth Hill (Gençlik Tepesi)

7 tepenin en yükseğidir. 307 metre yükseklikteki tepede devasa bir Apollo heykelinin durduğuna dair kanıtlar bulunmuş fakat Hristiyanlar tarafından yıkılıp aynı alana bir bazilika inşa edilmiş. Zaman içinde bir sürü isimle anılan tepeye şu anda Gençlik Tepesi diyorlar. Tepenin güneybatı eteğinde Bulgaristan’da bulunan iki çocuk tren yolundan (Children’s Railroad) biri bulunmakta. Ayrıca çocuk parkı ve çocuklar için etkinlik alanları mevcut. Tren çarşamba ve pazar günleri arası her saatte bir (buçuklarda) hareket ediyor ve yaklaşık 25 dakika sürüyor. Trene çocukların dışında yetişkinler de binebiliyor, bilet fiyatı 1 leva.

Saat Tepe/Children’s Railroad/Bunardjik Tepesi

Diğer tepeleri de benim gibi merak ediyor musunuz? =)

Üç Tepeler (Trimontium) olarak adlandırılan tarihi bölgedeki üç tepe yan yana. Aslında bir tepede üç çıkıntı gibi bence, bir tepenin üç farklı tarafı gibi. Biri Nebet Tepe biri Dzhambaz Tepe ve bir diğeri de Taksim Tepe.

Dzhambaz Tepe Antik Tiyatro’nun bulunduğu kayalıklardan oluşan tepedir. Antik dönemde akrobatçılar gösterilerini buradaki kayalıklarda yaptıkları için adı Dzhambaz Tepe olmuş. (Yine Türkçe’den gelmiş bir isim Cambaz. Bu tepeye Cehennem Tepe’de diyorlar.) Taksim Tepe de Filibe Tarih Müzesi’nin bulunduğu kısım. Taksim Tepe’nin adı da ‘taksim etmek’ (paylaştırmak) fiilinden geliyor. Zamanında su kemerlerinde biriken sular burada birikir ve üç tepenin arasından bölüştürülerek bırakılırmış. Bu üç tepeler ve yukarıda yazdığım üç tepe (Danov, Bunarjik ve Youth) ile altı tepemizi tamamladık.

Yedinci tepe ise Markovo Tepe fakat bu tepe 20.yy.’ın başlarında yıkılmış ve taşları şehrin birçok sokağını döşemek için kullanılmış. Şu anda tepenin yerinde Markovo Tepe alışveriş merkezi bulunuyor.

İkinci gün için diğer bir seçenek ise trene atlayıp 18 km uzaklıktaki Asenovgrad’a gitmek. Şehir merkezinde Tarih müzesi ve Paleontolojik Müze dışında kayda değer pek bir şey yok ama merkezin dışında Asen Kalesi ve Bachkovo Manastırı var. Bir taksiyle anlaşıp Asenovgrad’dan bu iki noktaya gidilebilir.

Plovdiv Yeme İçme Rehberi

Plovdiv’de o kadar çok restoran var ki, araştırırken kafanız karışabilir. Ben hemen şuraya listeleyip önerilerimi yapacağım.

Kahvaltı için; Mikel Kafe (börekleri şahane, baniçka diyorlar), Art Kafe ve Mekitsa Kafe (pişi ve peynir). Sadece bir sabahınız varsa önceliğiniz Mekitsa Kafe olmalı. Taze kızarmış pişi seçtiğiniz bir peynirle servis ediliyor.

Akşam yemeği için; Dayana Restoran, Happy Bar & Grill, Vitex-90 Yemek Merkezi, Vivaldi (İtalyan Restoranı), Theatre Restoran ve Atlas. Knyaz Aleksander caddesi üzerinde birçok alternatif daha bulabilirsiniz. Eğer bir geceniz varsa önceliğiniz Dayana Restoran olsun. Geleneksel Bulgar tarzında dekore edilmiş, içeride Bulgarca müzikler çalıyor ve şömine yanıyor. Meşhur Filibe Köftesi’ni burada yemenizi tavsiye ederim. (İki çeşidi var biri domuz eti biri dana eti.) Ben Vitex-90 Yemek Merkezi’ni de çok sevdim. Adı gibi yemek merkezi =) İçeride neredeyse 100 çeşit seçenek var ve plastik kaplara istediğiniz kadar koyup tarıyorlar. Fiyatları diğer restoranlara göre gayet makul. Özellikle öğlen saatlerinde Bulgarlar burada uzun kuyruklar oluşturuyor. Öğlen yemeği için daha iyi bir seçenek olabilir çünkü lokanta akşam 21:00’de kapanıyor. Tabelası Kiril Alfabesi ile yazıldığı için adresi bırakıyorum, Knyaz Aleksander caddesi 22 numara. Ayrıca meşhur Plevne Tavuğu’nu da burada bulabilirsiniz.

Kahve molası ve tatlı için; Raffy Gelateria, Chochko, Memo Sweet House, Cake Collection, Costa Coffee ve Alfreddo Gelato. (Alfreddo’nun dondurması en sevdiğim oldu.)

Plovdiv’de gece hayatının çok canlı olduğunu araştırmıştım fakat biz hafta içi oradaydık ve bu canlılığı pek göremedik =) Şayet akşam takılmalık mekan ararsanız, Kapana bölgesinde gezinmeniz yeterli olacaktır, mutlaka size uyan bir kapı bulacaksınız. Biz bir akşam Terzo Mondo’ya gittik. Bardan ziyade pub tarzında, İspanyolca şarkılar çalan bir mekan. Alkol genel olarak bizim ülkemize kıyasla daha ucuz. Yolda yürürken bile tesadüfen bir casinoya denk gelebilirsiniz, meraklısına duyurulur.

Diğer yazılarım için Kars Gezi Rehberi ve Doğu Ekspresi Rehberi ni tıklayınız.

Hadi! Çıkın çıkın gidin!

1 YORUM

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here