Japonya’da Ulaşım Tavsiyeleri | Japonya’ya gitmeden önce ben de herkes gibi daha çok hangi şehirde gezilecek, nereler var konusuna odaklanmıştım. Otel ve ara transferler tamamdı , e-sim yüklenmişti, Google Maps uygulaması vardı, öyleyse yolculuk başlasın.

Defterimde Tokyo’da nerelerin görülmesi gerektiği, Kyoto’da hangi tapınaklara gidilmesi gerektiği, Osaka’da ne yenmesi gerektiği gibi bilgiler özenle not alınmıştı. Yol boyu bunların üstünden geçtim. Önümde bir aktarmalı yeteri kadar uzun bir uçuş vardı, ne de olsa. Ama o raya ulaştıktan sonra anlıyorsunuz ki Japonya’da seyahat ederken bazı küçük ayrıntılar görülecek yerlerin listesinden çok daha fazla işinize yarayacakmış.
Bu bir nevi ben bilmiyordum, siz bilin yazısı olacak. Yani “Japonya’da gezilecek yerler” listesi değil. Daha çok, “Japonya’ya gitmeden önce bunları bilseydim çok daha rahat ederdim” dedirtecek ipuçlarını barındırıyor. Okuyan herkes hayrını görsün, bana da eğerişinize hayır duası edin
Japonya’da seyahati zorlaştıran şey çoğu zaman büyük bir problem değil. Yanlış istasyon çıkışından çıkmak, büyük bavulla yanlış trene binmek, otobüsün ödeme sistemini bilmemek, çöpünüzü koyacak yer bulamamak, sıcak havada yanınızda su ve şemsiye olmadan saatlerce yürümek ya da rezervasyon gerektiren bir yere son dakika gitmeye çalışmak ya da kapanış saatine güvenmemek ile mutfakta ürünler tükenmeden gitmek gibi küçük ayrıntılar.
O zaman haydi seyahat ile ilgili olan ipuçlarına geçelim | Japonya’da Ulaşım Tavsiyeleri
1. Google Maps’i Sadece Yol Bulmak için Kullanmayın
Japonya’da Google Maps yurt dışında çok ayrıntılı rota veriyor ve bu sebeple çok işe yarıyor, ama uygulamayı yalnızca “buraya nasıl giderim?” sorusunun cevabı diye düşünmeyin.Bir yere giderken mümkünse hangi tren hattını kullanacağınızı, kaçıncı perondan bineceğinizi, nerede aktarma yapacağınızı ve hangi çıkıştan çıkmanız gerektiğini önceden kontrol edin.
Özellikle Tokyo’da sonuncusu çok önemli. Bir istasyonda birden fazla çıkış bulunabiliyor ve doğru istasyonun doğru çıkışından çıkmak, yürüyüşünüzü ciddi şekilde kısaltabiliyor ya da gereksiz yere çok uzun süre yürütüyor. U harfinin harita üzerinde uygulayıcısı olursunuz.

Google Maps size “500 metre yürüyün” diyebilir, ama bu 500 metrenin bir kısmının istasyonun içinde olduğunu hesaba katın. Özellikle büyük istasyonlarda haritadaki mesafe ile gerçekte yürüyeceğiniz mesafe aynı hissettirmeyebilir. Aşağı katlarda başka bir dünya var.Mağazalar, lokantalar, eczaneler başınızı döndürebilir.Ciddi dikkat istiyor. Harita size bazen yanlış bilgi de verebiliyor
Bu nedenle otelinizin veya gideceğiniz yerin istasyon çıkış numarasının önceden ekran görüntüsünü almak, şebekenin çekmeme durumlarında size güven verecektir.
2. Tokyo’da İstasyonun Kendisi Bir Ulaşım Problemi Olabilir
Tokyo’daki bazı istasyonları bizim alıştığımız istasyon mantığıyla düşünmeyin.
Özellikle Shinjuku gibi büyük istasyonlarda tren ve metro hatları, yukarıda da yazdığım gibi alışveriş merkezleri, mağazalar ve çok sayıda çıkış birbirine bağlanıyor. Bir trenden indikten sonra dışarı çıkmak bile başlı başına bir yürüyüşe dönüşebiliyor.

Bu nedenle “X istasyonunda ineceğim” sizi özellikle başlarda zorlayabilir. Hangi hatta, hangi istasyonda, hangi çıkıştan çıkacağınızı bilmek çok daha önemli. Otel seçerken de sadece “merkezi bir yerde mi?” sorusunun yanında hangi istasyona ve mümkünse hangi çıkışın otele daha yakın olduğunu kontrol etmenizi öneririm.
3. Aynı İsimli Tren Hattına Geçip Yanlış Trene Binmeyin
Japonya’da tren sistemi ilk bakışta karmaşık görünebilir çünkü aynı yönde giden trenlerin durak sayıları farklı olabilir.Bir tren her istasyonda dururken, başka bir tren daha az durak yapabilir. Bu yüzden sadece “doğru hat” adına bakmak yeterli olmayabilir.
Google Maps’in önerdiği trenin adına ve varış süresine de bakın. Mesela yeşil hat rengine sahip Yamanote Line’da ara durak sayısı çok olan bir hat. Kısa mesafelerde bunu öneririm. Uzun mesafelerde ise aynı yöne giden başka bir hat seçmek süre açısından daha mantıklı olacaktır

Özellikle ilk günlerde istasyondaki ekranda trenin adını ve gideceğiniz istasyonu kontrol etmek, yanlış trene binme riskini azaltır. Bazen hızımı alamayıp trene bindikten sonra bile trendekilerden teyyit bile aldığım oluyordu.
Bir de “bu tren zaten aynı yöne gidiyor” diyerek rastgele trene binmeyin. Japonya’da hızlı tren mantığına alıştığınızda sistem çok kolaylaşıyor, ama ilk birkaç yolculukta biraz dikkat gerekiyor.
4. IC Kart Hayatınızı Ciddi Şekilde Kolaylaştırıyor
Suica, PASMO ve benzeri IC kartlar Japonya’da günlük ulaşımın en pratik araçlarından biri. Tren ve metro dışında bazı otomatlarda, konbinilerde ve çeşitli işletmelerde de kullanılabiliyor. Suica kartlarını hani şu kırmızı olanını havalimanında kontrolden çıkışından hemen sonra kiosklardan alabilirsiniz.
Daha sonra ülke genelinde herhangi bir makine nakit ile yükleme yapılabilir. Bunun en büyük avantajı, her seferinde bilet makinesinin karşısında hangi bileti alacağınızı hesaplamak zorunda kalmamak oluyor.

Bir diğer seçenek ise JR East’in yabancı ziyaretçiler için çıkardığı Welcome Suica Mobile uygulaması var. (Maalesef ki şimdilik sadece iPhone iOS için) Uygulama üzerinden Suica oluşturabiliyor ve Apple Pay’e kayıtlı kredi kartınızla doğrudan yükleme (top-up) yapabiliyorsunuz.
Yani örneğin Japonya’da metroya bineceksiniz, Suica bakiyeniz azaldı uygulamadan yeniden yükleyip telefondan kullanmaya devam edilebiliniyor Siz gene de Japonya’da gezerken yanınızda hem ulaşım kartı( ya da uydulaması) hem de bir miktar nakit olması tavsiyemdir.
5. Shinkansen Biletinde Bavulu Önceden Düşünün
Shinkansen biletini alırken çoğu kişinin baktığı şeyler tarih, saat ve koltuk oluyor. Oysa büyük bavulunuz varsa bagaj konusunu da aynı anda düşünmeniz gerekiyor.
Tokaido, Sanyo, Kyushu ve Nishi-Kyushu Shinkansen hatlarında toplam boyutu 160 cm’den büyük, 250 cm’ye kadar olan büyük bagajlar için özel bagaj alanlı koltuk rezervasyonu gerekiyor. Bu rezervasyon için ayrıca ücret alınmıyor; normal rezervasyonlu koltuk ücreti uygulanıyor.

Dolayısıyla “Bavulu trene sokarım, bir yere koyarım.” diye düşünmeden önce ölçüsünü kontrol edin. Şunu da düşünebilirsiniz : Ben gene de rezervasyonsuz bineyim, bavul alanında boş yer varsa koyarım. AMA şunu unutmayın: Japon halkı kuralcı ve buna izin vermiyor.
Özellikle Tokyo–Kyoto–Hiroshima gibi şehir değişiklikleri yapacaksanız, bavulla istasyonda dolaşmak yerine bu konuyu bilet alırken çözmek çok daha rahat.
6. Büyük Bavulu Her Şehre Taşımak Zorunda Değilsiniz
Japonya’da bagaj gönderme hizmetleri gibi aşırı güzel bir uygulama var.
Birkaç şehir değiştirecekseniz ve her sabah bavulu toplamak, istasyona taşımak, trene sokmak, otelde tekrar yerleştirmek yerine bagajınızı bir sonraki konaklama noktasına göndermeyi araştırabilirsiniz. Şunu da düşünebilirsiniz:
Türkiye’ye dönene kadar kullanmayacağınız alışverişlerinizi bir valizde toplayıp son kullanacağınız otele transfer ettirebilirsiniz. Ben öylel yaptım ve çok rahat ettim.

İstasyonlardaki coin lockerlar da kısa süreli çözüm için çok kullanışlı. Boyutlarına göre ücretleri değişiyor ve yoğun istasyonlarda dolaplar hızla dolabiliyor. Kaldığınız bazı otellerde de olabiliyor. Sadece bavul için değil, elinizdeki küçük parçaları da buralara koyabilirsiniz.
Fakat bavul büyükse ‘ nasıl olsa locker var ’ diye buna her zaman güvenmeyin. Özellikle Tokyo, Kyoto ve popüler turistik bölgelerde önceden alternatif düşünmek de gerekebilir. Seyahatlerde her zaman bir B planı da olmalı
7. Otelinizi Seçerken “İstasyona Yakın” İfadesine Aldanmayın
Otel ararken “istasyona 5 dakika” yazması güzel görünüyor. Fakat hangi istasyona ve hangi çıkışa göre 5 dakika? Tokyo gibi büyük şehirlerde bu ayrıntı önemli. İstasyondan çıktıktan sonra gerçekten beş dakika mı yürüyorsunuz, yoksa önce istasyonun içinde on dakika mı yürüyorsunuz? Otelin bulunduğu çıkışta merdiven mi var? Büyük bavulla yürümek kolay mı?

Bunlar haritada görünmeyen ama seyahatte fark edilen ayrıntılar. Sabah otelden ayrıldığınızda bu çok önemli değil, ama akşam 25 bin adım atmış halde otele geri dönerken gerçekten içimizden bazı cümleler kelimeler geçmesine neden olabiliyor 😉 Takip ettiğiniz ya da daha önce giden arkadaşlarınızdan otel tavsiyesi almanızı iyi olur sanki
Şehir değişim günlerinde otelinizin istasyona ulaşımını önceden kontrol etmek te büyük rahatlık sağlayabilir .
8. Japonya’da Otobüs Sistemi Trenlerden Farklı Olabilir
Tokyo’da metro ve tren kullanmaya alıştıktan sonra Kyoto’da veya başka bir şehirde otobüse bindiğinizde sistem farklı gelebilir. Bazı otobüslerde binişte kart okutulur, bazılarında numaralı bilet alınır ve ücret indiğinizde hesaplanır. Bazı otobüsler sabit ücretlidir. Ayrıca her otobüste IC kart kullanılamaz. Bu yüzden otobüse binerken çevrenizdeki insanların ne yaptığını izlemekten çekinmeyin. Ben öyle yaptım. Özellikle ilk yolculukta şoförün veya diğer yolcuların ne yaptığını görmek sistemi anlamayı kolaylaştırıyor.
9. Yanınızda Bozuk Para için Küçük Bir Kese Bulundurun
Kartlar oldukça yaygın olsa da bazı küçük işletmelerde ve bazı ulaşım noktalarında nakit gerekebiliyor. Bir süre sonra madeni paralarınızın arttığını fark edebilirsiniz. Bu nedenle çantanızda küçük bir bozuk para cüzdanı veya ayrı bir bölme çok işe yarıyor.

Bizler bozuk parayı unuttuğumuz için pek buna uygun cüzdanımız da yoktu. Orada aldım ama hede iki tane. Totem yaptım tekrar gitmek için …
Özellikle otomatlarda, küçük alışverişlerde ve bazı ulaşım ödemelerinde elinizin altında bozuk para bulunması iyi oluyor.
10. Telefonunuzun Şarjını Bitirmeyin – Japonya’da Ulaşım Tavsiyeleri
Japonya’da telefonunuz sadece iletişim aracı değil. Google Maps, tren saatleri, QR biletleri, rezervasyonlar, çeviri, ödeme ve otel bilgileri için sürekli elinizde duruyor. Bu nedenle powerbank bence Japonya seyahatinin gerçekten en gerekli ekipmanlarından biri.

Özellikle bütün gün dışarıda olacağınız günlerde telefonun şarjının bitmesi, sadece fotoğraf çekememek anlamına gelmeyebilir; ulaşım ve yön bulma açısından da sorun yaratabilir. İki tam dolum yapacak olanını bulundurmanızı ya da oradan almanızı gene tavsiye ederim
Çünkü iyi hazırlanmış bir Japonya seyahati, her şeyi önceden planladığınız seyahat değil; hangi durumlarda planınızı değiştirmeniz gerektiğini bildiğiniz seyahattir.
Instagram hesabımda da daha nice muhteşem rotalar hakkında paylaşımlar yapıyorum. Takip edebilirsiniz.
Diğer seyahat yazılarımı okumak için buraya tıklayın.
Keyifli seyahatler dilerim.

