İstiklal Caddesi Gezi Rehberi | Taksim – Beyoğlu’da Görülmesi Gereken 9 Mekan

0

İstiklal Caddesi Gezi Rehberi | Taksim-Beyoğlu

canım İstanbul’u gezmeye doyamadığımız yerlerden biri olan Taksimi gezeceğiz bu yazımda. Tamam kabul ediyorum eski Taksim gerçekten çok güzeldi ancak İstanbul’un bu muhteşem mekanını bir kenara bırakmak olmaz. İnanıyoruz ki eski güzel günlerine bir gün dönecektir. Gündüzü ayrı gecesi ayrı güzel olan Taksim-Beyoğlu İstiklal caddesi ve çevresini anlatacağım. Öncelik yeni yüzüyle karşımıza çıkmaya hazırlanan Taksim Meydanı’ndan başlayarak gezimizi Galata Kulesinde sonlandırıp, Galata kulesine karşı bir keyif kahvesi içelim. Haydi İstiklal Caddesi Gezi Rehberi yazımıza başlayalım.

İstiklal Caddesi Gezi Rehberi
İstiklal Caddesi Gezi Rehberi

Taksim Meydanı

Taksim Meydanı, İstanbul’un Beyoğlu ilçesinde yer alan ve İstanbul’un en ünlü meydanlarından biridir. Çevresindeki lokanta, mağaza, otel, eğlence ve kültür yerleriyle İstanbul’un en büyük turist çeken merkezinden biridir.

Taksim adını nerden almıştır. Osmanlı döneminde, civar semtlere su dağıtmak için şu an Taksim Meydanı olarak bulunan bölgede bir su deposu yapıldı. Depolanan suyu da dağıtmak, yani taksim etmek için küçük bir yapı, yani maksem yapıldı. Meydan adını, eskiden Galata-Beyoğlu suyunun “taksim edildiği” , Taksim Maskemin’ den almıştır. Taksim Maksemi, İstanbul, Beyoğlu’nda İstiklal Caddesi ile Taksim Meydanı’nın kesiştiği köşede yer almaktadır. Yolunuz düştüğünde meydandan dan istiklal caddesine girerken sağınızda kalacaktır.

İstiklal Caddesi

İstiklal Caddesi. Beyoğlu, Tünel–Taksim Meydanı arası popüler bir caddedir. Türkiye’nin en popüler caddesi olma unvanını koruyan cadde, 1.4 km uzunluğundadır. İstiklal Caddesi  Türkiye’nin istisnasız en kozmopolit bölgesi olma özelliğini de taşımaktadır. İstanbul’a gelen yabancı ve yerli ziyaretçilerin olmazsa olmaz ziyaret mekanı olan İstiklal Caddesi sabaha karşı sayılabilecek saatler dışında hemen hemen günün her saatinde her daim kalabalıktır.

İstiklal Caddesi Gezi Rehberi | Taksim-Beyoğlu
İstiklal Caddesi Gezi Rehberi | Taksim-Beyoğlu

Alışveriş bakımından çok büyük ölçüde  giyim mağazaları , bankalar ve neredeyse her türlü damağa ve bütçeye hitap eden hazır yemek (fast food) büfelerinden, küresel lokanta zincirlerine, balık lokantaları, Gece gezmeleri için ise meyhanelerden türkü evlerine, fasıl mekanlarından rock barlara, sahiptir. Cadde ayrıca, tiyatro, sinema, kitabevleri ve sanat galerileri gibi birçok kültür merkezine ev sahipliği yapar.

İstiklal caddesi boyunca, fantastik Madame Tussauds Balmumu Müzesi, Hüseyin Ağa Camii, Sent Antuan Katolik Kilisesi, Pera Müzesi, Çiçek Pasajı ve Fransız Sokağı gibi popüler mekanları ziyaret edebilirsiniz. Akşam yeme içme ve eğlencesi için de Nevizade veya Asmalimescit‘e uğrayabilirsiniz.

Nostaljik Tramvay

Taksim istiklal caddesinin en güzel yanı olan  Nostaljik tramvayı olmasıdır. (Tünel) Nostaljik Tramvay Hattı, İstanbul’un en merkezî noktalarından biri olan Beyoğlu, İstiklal Caddesi’nde, Taksim ile Tünel arasında çalışan yenilenmiş emektarıdır. 1990 yılında İstiklal Caddesi’nin araç trafiğine kapatılarak yayalaştırılmasıyla, bu yılın sonlarında, İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından “Taksim – Tünel Nostaljik Tramvayı” adıyla işletilmeye başlandı.

İstiklal Caddesi Gezi Rehberi | Taksim - Beyoğlu'da Görülmesi Gereken 9 Mekan

Hüseyin Ağa Camii

Hüseyin Ağa Camii, 1594 yılında Galata Sarayı ağalarından Şeyhülislam Hüseyin Ağa tarafından yaptırılmış. Taksim meydan dan istiklal caddesine doğru yürüdüğünüzde sağınızda kalacaktır. İstanbul’un eski yapıları arasındadır ve dönem dönem restore edilip yenilenmiştir.

İstiklal Caddesi Gezi Rehberi | Taksim - Beyoğlu'da Görülmesi Gereken 9 Mekan

Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından yenilenen cami, zamanında Nazım Hikmet’i ağırlamıştır avlusunda. 1921 yılındaki mütareke günlerinde Beyoğlu’nun Rumlar tarafından Yunan bayraklarıyla süslendiğini gören Nazım Hikmet, caminin avlusuna oturur hüznünü dile getiren bir şiir yazar.

Ağa Camii

Havsalam almıyordu bu hazin hali önce

Ah, ey zavallı cami, seni böyle görünce

Dertli bir çocuk gibi imanıma bağlandım;

Allah’ımın ismini daha çok candan andım.

Ne kadar yabancısın böyle sokaklarda sen!

Böyle sokaklarda ki, anası can verirken,

Işıklı kahvelerde kendi öz evladı var…

Böyle sokaklarda ki, çamurlu kaldırımlar,

En kirlenmiş bayrağın taşıyor gölgesini,

Üstünde orospular yükseltiyor sesini.

Burada bütün gözleri bir siyah el bağlıyor,

Yalnız senin göğsünde büyük ruhun ağlıyor.

Kendi elemim gibi anlıyorum ben bunu,

Anlıyorum bu yerde azap çeken ruhunu

Bu imansız muhitte öyle yalnızsın ki sen

Bir teselli bulurdun ruhumu görebilsen!

Ey bu caminin ruhu: Bize mucize göster

Mukaddes huzurunda el bağlamayan bu yer

Bir gün harap olmazsa Türkün kılıç kınıyla,

Baştan başa tutuşsun göklerin yangınıyla

NAZIM HİKMET

Sent Antuan Kilisesi

Cadde üzerinde Hüseyin Ağa camii den sonra yürümeye devam ettiğinizde solunuzda kalacak Sent Antuan  görmeniz gereken diğer yerlerden biridir. her gün her saat bulunan kalabalıkla birlikte çok da dikkat çekici olmayan bir kapının ardında gizli bir mimari ile sizi karşılayacak.  1912 yılında yapılan Sent Antuan Kilisesi’ni göreceksiniz. Gotik mimarisiyle Avrupa kentlerindeki katedralleri hatırlatıyor. Kırmızı duvarlar üzerindeki beyaz işlemeleri ile güzel bir önyüze sahip.

Sent Antuan Kilisesi
Sent Antuan Kilisesi

Çiçek Pasajı

1870 yılındaki Büyük Beyoğlu Yangını’nda yanarak yıkılan Naum Tiyatrosu’nun arsası dönemin en zengin insanlarından biri olan Hristaki Zografos Efendi tarafından satın alındı. Rum mimarlığında yeni bir tip çarşı binası olarak Cité de Péra adıyla yaptırılmış. Cité de Péra ya da Hristaki Pasajı denilen binanın mülkiyeti 1908 yılında Sadrazam Küçük Said Paşa’ya geçti. Mütareke yıllarında birçok çiçek dükkânı açıldı, o güne kadar daha çok Hristaki Pasajı olarak anılan yer Çiçek Pasajı adını aldı.

Sonraki  yıllarda açılan meyhaneler büyük bir müşteri kalabalığı çekmeye başladı. 1950’lerde çiçekçiler başka sokaklara doğru kaymaya başlayınca boşalan yerlere yeni yeni meyhaneler açılmaya devam etti. 1950’lilerin sonunda “Çiçek” adı daha çok bir hatıra olarak kalmıştı, pasaj tümüyle bugünkü meyhane kimliğine büründü. Ama halen adı çiçek pasajıdır. http://www.tarihicicekpasaji.com/

Çukur Cuma

Çukurcuma, İstanbul’un Beyoğlu ilçesi sınırları içinde bulunan bir semttir. Galatasaray Meydanı’ndan sahile inen Yeni çarşı Caddesi’ni devama ettiğinizde  Çukurcuma Caddesi ne inmiş olacaksınız dır . Semtte yer alan çok sayıda antikacı vardır. Yeni restore edilmiş binaları ve  Sokak kedileriyle meşhurdur. Mola vermek isteyenler için sokaklarda karşınıza çok güzel kafeler çıkacaktır. Çukurcuma’da görülecek tarihi eserler olarak ise, semte adını veren ve bugünkü halini 1823’deki Firuzağa yangınından sonra alan Çukurcuma Camii ve hemen karşısındaki tarihi çeşme başta geliyor. Aşağı tarafta Dalgıç Çıkmazı’na  doğru indiğinizde Orhan Kemal Müzesi ve Masumiyet Müzesini Görmenizi tavsiye ederim.

 

Galata Mevlevihanesi Müzesi - İstiklal Caddesi Gezi Rehberi | Taksim-Beyoğlu
Galata Mevlevihanesi Müzesi – İstiklal Caddesi Gezi Rehberi | Taksim-Beyoğlu

Galata Mevlevihanesi – İstiklal Caddesi Gezi Rehberi

Galata Mevlevihanesi veya diğer adıyla Kulekapı Mevlevihanesi,[2] Türkiye’nin İstanbul ilinin Beyoğlu ilçesinde bulunan eski bir mevlevihane. Günümüzde Galata Mevlevihanesi Müzesi adıyla müze olarak faaliyet göstermektedir. Müzede çeşitli müzik aletleri, farklı dönemlere ait Mevlevi eşyaları ve çeşitli eserler sergilenmektedir. Müze pazartesi dışında diğer günler saat 09:00 16:00 arası gezilebiliyor.

Her Pazar günü 17:00’da düzenlenen Sema Ayini ise ek ücret karşılığı izlenebiliyor.

Galata Kulesi hikayesi

Galata Kulesi – İstiklal Caddesi Gezi Rehberi

Galata Kulesi, Adını, bulunduğu semt olan Galata’dan alır. Kule, Beyoğlu’nun ve İstanbul’un sembol yapılarından biridir. Hem şehir için sembolik bir yapı olmasından hem de tepesinden şehir merkezini görme imkânı olmasından ötürü turistik bir değer taşır. 17. yüzyılın ilk yarısında IV. Murad döneminde Hezârfen Ahmed Çelebi, Okmeydanı’nda rüzgarları kollayıp uçuş talimleri yaptıktan sonra, tahtadan yaptırdığı kartal kanatlarını sırtına takarak 1632 yılında Galata Kulesi’nden Doğancılar, Üsküdar’a uçtu

Galata Surları dahilinde bir gözetleme kulesi olarak inşa edilen kule, günümüzde, içerisinde barındırdığı çeşitli unsurlarla birlikte turistik amaçla, bir sergi alanı ve müze olarak kullanılır. Beyoğlu’nun ve İstanbul’un sembol yapılarından biri konumundadır.

Şimdi buraya kadar okuduysanız artık Taksime çıkıp İstiklalde dolaşmaya hazırsınızdır. Sizde Beyoğlu’nda gezip gözlerinizi süzebilirsiniz:) Galata da noktaladığımız gezimizden bir sonraki yazı Karaköy de nereler gezilir neler yenir. Yazımda görüşmek dileği ile.

Sevgilerimle

İstanbul ile alakalı diğer yazılarımıza da bekleriz. İstanbul Kategorisi

Çiğdem

 

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here