Kleopatra’nın Sağlık Havuzu – Denizli Gezi Rehberi

0
182
Gösterim

DENİZLİ ‘YE HOŞGELDİNİZ

Denizli bugüne kadar birden fazla isim ile tarihi kaynaklarda yerini almıştır. Kentin adı önceden, “Ladik“, “Tonguzlu” gibi isimlerle adlandırılmaktaydı. Zamanla, ağızdan ağıza aktarılıp değişerek, kent  günümüzdeki “Denizli” adını almıştır.

 Denizli ilk olarak, Eskihisar Köyü civarına kurulmuştur, zamanla daha fazla su kaynağı isteği ve çeşitli nedenlerle, şehir iç merkeze doğru yerleşmeye ve gelişmeye yönelmiştir. Çeşitli antik kentleri, şifalı su merkezleri, görülmesi gereken tarihten izleri ile insanlarda merak uyandıran bir şehirdir Denizli. Antik dönemde; Hitit, Frig, Lidya, Ion, Roma, Bizans gibi döneminin büyük devletlerinin uygarlığı olan bir kenttir. Turizm anlamında kendini günden güne geliştiren kent, birçok ziyaretçisine ev sahipliği yapmaktadır.

Denizli ‘ye gelindiğinde, ziyaret edilecek yerleri görelim şimdide;

 

PAMUKKALE – KARAHAYIT ;

Pamukkale Travertenleri, kimyasal reaksiyonlarla çeşitli nedenler sonrasında çökelme ile oluşan kayalardır. Pamukkale Travertenlerinin katlarından dökülmekte olan termal su kaynağı, antik dönemde de kullanılmaktaydı. Küçük havuzlar, kat kat, çökelmekte olan kalsiyum karbonat, başlangıçta yumuşak bir jel halindedir, zaman içerisinde sertleşmekte ve traverten haline gelmektedir. Ancak ziyaretçiler tarafından katların üzerinde gezilmesi henüz yumuşacık halde olan kalsiyum karbonatlarının ezilmesine  ve dağılmasına neden olmaktadır. Bu yüzden; Pamukkale geziniz esnasında buna dikkat ederek gezinizi daha anlamlı bir hale getirebilirsiniz. Eğer zamanınız varsa travertenlerin üst kısmında bulunan banklarda oturup, Pamukkale‘de güneşin batışını seyredebilirsiniz. Gün batımının travertenlere yansıması, bizi başka diyarlara götürüyor adeta..

Karahayıt; yılın her mevsiminde, kaynağından çıkan sıcak ve kırmızı termal su ve çamur, içermiş olduğu mineralleri ile eşsiz bir su kaynağıdır. Pek çok hastalık ve sağlık sorunlarına şifa olduğu da söylenmekte ve her zaman yoğun bir ziyaretçisi vardır. Termal suyun içindeki maden oksitleri nedeniyle; kırmızı, yeşil ve beyaz renkli traverten katları oluşmuştur. Karahayıt geziniz esnasında, çarşıya uğrayıp hediyelik eşyalara göz atabilir, yörenin hoş sohbetli insanlarıyla, sohbet etme fırsatı bulabilirsiniz. Yazın, farklı tatlardaki dondurmasını, kışın da közde mısırını tadabilirsiniz. Özel, doğal taşlarla yapılmış olan aksesuarları inceleyebilirsiniz.

HİERAPOLİS ANTİK KENTİ;

 

Pamukkale travertenleri’ni gezdikten sonra, yukarıda sizi bir antik kent karşılıyor olacak. Hierapolis, adı antik kaynaklardaki bilgilere göre;  Bergama’nın kurucusu Telephosun  eşi, amazonlar kraliçesi Hiera’dan dolayı Hierapolis diye anıldığı bilinmektedir. Hierapolis, Roma İmparatoru Neron dönemindeki büyük depreme kadar, Hellenistik kentleşme dokusunu özgün bir biçimde korumaya devam etmiştir. Neron dönemindeki depremden etkilenmiş ve kent tamamen yenilenmiştir. Mimari özelliklerine göre tarihin kapısını aralayan bu kent, seyyahlarda daha çok keşfetme duygusu yaratıyor. Kutsal alanı, tapınağı, caddesi, antik tiyatrosu ile şehrin dokusunu bize yansıtan bir antik kenttir, Hierapolis.

ANTİK HAVUZ;

M.Ö. 2. yüzyıldan kalan Antik Havuz, Hierapolis antik kentinde bulunmaktadır. Antik havuz, bir diğer ismi ile Kleopatra Havuzu, UNESCO koruması altında, Dünya Mirası listesinde yer almaktadır. Özellikle Roma İmparatorluğu dönemi’nde Hierapolis ve çevresi sağlık merkezi olarak bilinmekteydi. O yıllarda antik kente ve etrafına kurulan hamamlara insanlar gelir ve sağlıklarına kavuşmak isterlerdi. Bugün, antik havuzu meydana getiren İ.S. VII. Yüzyılda oluşan depremdir. Sütunlu caddenin yanında yer alan sivil agoraya ait İon düzeninde yapılmış olan portik bu deprem sonucunda oluşan, kırık içinde meydana gelen havuzun içine yıkılmıştır. Antik Havuzun, suyun sıcaklığı nedeni ile rahatlatıcı bir etkiye sahiptir, birçok hastalığın tedavisi konusunda da etkili olduğu bilinmektedir.Bu konuda yapılan araştırmalara göre Antik Havuz’un suyu, kalp hastalığı, damar sertliği, tansiyon, romatizma, deri, göz, raşitizm, felç, sinir ve damar hastalıklarına, içildiğinde de spazmlı midelere çok iyi geldiği bilinmektedir. Bu da Roma Dönemi’nden itibaren Antik Havuz’un etrafında sürekli olarak sağlık merkezlerinin kurulmasının nedenini açık bir şekilde belirtmektedir. Antik Havuz ziyaretinde, belli bir ücret ödeyerek havuza girilmektedir.

TELEFERİK;

Denizli ’nin Bağbaşı tarafında bulunan, havası, ortamı, ve bulunduğu konum nedeniyle  her gün ziyaretçilerini ağırlayan Teleferik, mevsimin her dönemi hizmet vermektedir.  Bağbaşı mevkisinden teleferiğe binerek, kentin manzarası eşliğinde, yaklaşık olarak 1400 metre rakımdaki Zeytinli Yaylası’na çıkılmaktadır. Hafifçe yükseldiğiniz andan itibaren serinletici havayı hissedeceksiniz. Yaylada; macera parkuru, voleybol sahası, çocuk parkı, büfe, restorantlar, otağda saç böreği yapılmaktadır, anın tadını çıkarmaya bakın.

AĞLAYAN KAYA ŞELALESİ;

Şelale, çok güzel bir tabiat güzelliği sergilemektedir. Ağlayan Kaya olarak bilinen şelale, şehir merkezine biraz uzaklıkta bulunmaktadır. Oldukça sessiz bir ortamı bulunan şelalenin havası da bir o kadar huzurludur. Şelale tam olarak 30 metre yükseklikten dökülmektedir. Suyun birleştiği şelalenin dibinde alabalık yetişmektedir. Dilerseniz etrafı gezdikten sonra, çardaklara oturup bu lezzetin tadını çıkarabilir, doğanın huzurunun keyfini çıkarabilirsiniz.

BAYRAMYERİ MEYDANI;

Yasin Efesoy wowturkey.com

Bayramyeri Meydanı, Denizli ‘nin hemen hemen her gün kalabalık olan bir meydanıdır. Çeşitli dükkanların bulunduğu tam ortada bankların bulunduğu bir meydan vardır. Biraz ilerisinde Bayramyeri camiisi ve tarihi Kaleiçi çarşısı  bulunmaktadır. Aklınıza gelebilecek her türlü ürünü bulabileceğiniz, bir yerdir. Birçok ziyaretçinin en uğrak noktası olan Babadağlılar işhanına uğrayıp, farklı türde hediyelik eşya alabilirsiniz.

TARİHİ KALEİÇİ ÇARŞISI;

Bayramyerin‘de bulunan tarihi Kaleiçi Çarşısı, Anadolu Selçukluları zamanındaki ilk yerleşim yeri olduğu, iç kale ve dış kaleden oluşan bir sur olduğu bilinmektedir. Zamanla, dış surlar yok olmuş, iç surlarında izleri bazı noktalarda mevcuttur. Yerleşim, 11.yüzyılda başlamıştır. İlk kez Selçuklular zamanında kullanılmaya başlanılmış, ardından b, Germiyan, İnançoğulları Beyliği ve Osmanlı İmparatorluğu döneminde de  kullanılmıştır. Denizli ‘nin en eski, günümüzde de halen önemli tarihi yerler arasında yer almaktadır. Kaleiçi Çarşısı’nda kuyumculuk, bakırcılık, demircilik gibi geleneksel el sanatları ürünlerinin üretimi ve satışı yapılmaktadır. Ayrıca, Denizli ‘de üretilen tekstil ürünlerine de ulaşmak mümkündür.

GÜNEY ŞELALESİ;

Güney Şelalesi,  Güney ilçesinin yaklaşık 4 km. güneyinden gecen Menderes Nehri‘nin kenarında bulunmaktadır. Şelale doğal güzelliği bakımından görülmeye değer yerlerdendir. Denizli ‘ye 70 km uzaklıkta bulunan bu gizli cennet, 1. derece doğal sit alanıdır. Güney ilçe merkezinin 3 km uzağında yer alan Cindere Dağı yamaçlarından çıkan su kaynaklarından beslenmektedir. Büyük Menderes Nehri‘ne yaklaşık 20 m yüksekten dökülen şelale suyu kireçli, bunun sonucu olarak da şelale yatağında kalker basamaklar ve çeşitli oluşumlar meydana gelmektedir. Gün doğumundan akşama dek izlenmesi gereken Güney Şelalesi beyaz, yelpaze biçiminde zümrüt yeşili, kadife görünümlü yosunlar üzerinde süzülen su damlalarının yıllarca süren akışıyla, sarkıt dikitleri olan Damlataş Mağarası oluşmuştur, şelale içinde oluşan mağaranın içinde yüzülebilen derinlikte bir de göl bulunmaktadır. Mağaraya doğru çıkarken yosunlara dikkat edilmelidir.

KAKLIK MAĞARASI;

Kaklık Mağarası, damlataşı sarkıtları ve dikitleriyle oluşmuştur, Pamukkale Travertenleri’ne, benzer niteliktedir. Şehir merkezine biraz mesafede bulunmaktadır. Mağara içerisinde bol miktarda termal su bulunmaktadır. Renksiz, kükürt kokulu ve berrak olan bu termal suyun birçok cilt hastalıklarına iyi geldiği bilinmektedir. Kaklık Mağarası’nın doğrudan gün alan ve sürekli damlayan, su akan duvarlarında, sık bir yosun ve küçük yapraklı sarmaşık türü bitkiler gelişmiştir. Aydınlanmadan dolayı gün içinde yeşilin değişik tonlarını alan bu bitkiler, mağaraya ayrı bir güzellik katmaktadır.

 

 

IŞIKLI GÖLÜ – ÇİVRİL;

Denizli ‘nin Çivril ilçesinde bulunan Işıklı Gölü, görkemli güzellikleri ve doğal ortamı ile dikkat çeken bir yer haline gelmektedir. Işıklı Gölü, Büyük Menderes Nehri’ni besleyen kaynakların üzerinde, yaklaşık 7 m. derinliğinde tatlı su gölüdür. Işıklı gölünün orta kesimlerinde kuvvetli rüzgârlar nedeniyle, yer değiştiren saz adacıkları, kuzey doğusunda sazlık ve bataklık alanları bulunmaktadır. Bu adacıklar su kuşlarının barınma ve üreme yerleridir. Özellikle gün batımını kaçırmamanızı tavsiye ederim, günün her anında bütün güzelliğini yansıtsa da günbatımı çok farklı oluyor.

 

DENİZLİ’NİN YILLARDIR DEĞİŞMEYEN LEZZETLERİ:

ZAFER GAZOZU;

Yıllardır, Denizli ‘nin neredeyse bir simgesi haline gelen Zafer Gazozu, her nesilden insanın tatmış olduğu bir içecektir.1934 yılında Denizli ’de “Yeşil Denizli Zafer Gazozhanesi” adı altında gazoz üretimine başlamıştır. 80 yılı aşan bir çalışma hayatında, tüketicilerine kaliteyi ve hiç değişmeyen orijinal tadı sunmayı sürdürmektedir. Bu kaliteyi koruyabilmek için kaliteli hammaddeleri, son teknolojiyi kullanarak, en hijyen koşullarda üretim yapmaktadır. Tüketicilerin yıllardır “gazoz” değil “Zafer” adıyla istedikleri bu efsane tadı korumak adına, üretim hala yüzde yüz gerçek şeker ile yapılmaktadır. Güvenle, zafer gazozunu içebilirsiniz,şimdiden afiyet olsun.

 

 

KAR ŞURUBU – KARCI DAĞI;

Denizli ‘nin Karcı Dağı’ndaki kardan yapılır, özellikle yazları çok tüketilir. Pek çok çeşidi bulunmaktadır ( pekmez, vişne, limon, kiwi, karadut, nar) gibi.

 

 

HACI ŞERİF HELVASI;

Denizli, denilince akla ilk gelen tatlılardan bir tanesidir, Hacı Şerif İrmik Helvası. Yaklaşık 79 yıllık bir tecrübeyi yıllardır koruyarak ve sürekli geliştirerek, tadını yıllardır özümsemiştir. Alt katında dondurma, üst katında irmik helvası olarak sunumu yapılmaktadır. Bu güzel lezzeti tatmadan Denizli ‘den ayrılmamanızı tavsiye ediyorum.

 

 

ÇINARALTI RESTAURANT – ALABALIK LEZZETİ;

Yeşilin birçok çeşidinin, mavinin büyüleyici güzelliğiyle buluştuğu, şırıl şırıl suların, çınar ağaçlarının gölgesinde bulunmaktadır. Çınaraltı Restaurant‘da doğayı her mevsim yeşil, çiçekleri ise hep açarken görebilir, doğa ile insanın kucaklaştığı sımsıcak bir ortamda keyif dolu zaman geçirebilirsiniz. Yöresel ürünlerle donatılmış serpme köy kahvaltısı, olmazsa olmaz alabalık lezzetleriyle ziyaretçilerini bekliyor.

YILLARIN VAZGEÇİLMEZ TOST’U – DOKTOR CAFE;

Kendine has lezzetleriyle ve yıllardır aynı tadıyla, keşfedilmeyi bekliyor, uğramanızı tavsiye ederim, afiyet olsun.

 

 

 

DENİZLİ KEBABI;

Denizli ‘den, meşhur Denizli Kebabı yemeden gidilmez bence, Kebapçı Muhtar Usta’ya uğramanızı öneririm, lezzetin tadını çıkarın, şimdiden afiyet olsun.

 

 

 

 

 

TAVAS PİDESİ ;

Denizli ‘de yenilecek özel lezzetlerin arasında, Tavas Pidesi‘de vardır. Yaklaşık olarak 200 yıllık bir tecrübe yayılan Tavas meşhur lezzeti ile birçok kişinin uğrak noktası haline gelmiştir. Denizli ‘den çıkışınızda küçük bir mola verip, bu tarihi lezzetin tadını çıkarabilirsiniz.

 

Diğer yazılarda buluşmak üzere Mutlu Kalın…

Önceki İçerikResmi Tatil Günleri 2019 – Minimum izin, Maksimum Gezi
Sonraki İçerik06 Ankara Gezi Tavsiyeleri – Şehir Tavsiyeleri Yazı Dizisi
Merhaba; Adımdan da anlaşılacağı üzre; Mutluluklarımı, sevinçlerimi, heyecanlarımı paylaşan oldum hep. Hayatımın her dakikasında keşif yapmakla başladı, bu yolculuğum. İçimde sürekli beni harekete geçiren bir sincap; illa ki yeni bir yere gitmeli, öğrenmeli, keşfetmeli, paylaşmalı, hayatın özünü bulmalı... Bu sebeple, yarı zamanlı öğrenci, arkeolog, gezgin, hatta zaman bulduğunca hayal kuran ve kurduklarının peşinden giden bir hayalperestim. Bundan böyle, gerçekleştireceğim her hayalimi, gittiğim her yeni yeri, seyahat üzerine her konuyu sizinle paylaşacağı Bir gökkuşağına takılıp hayatı keşfetmek istiyorsanız, hadi öyleyse.
PAYLAŞ

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here