Türkiye’deki Milli Parklar – Akdeniz Bölgesi Milli Parkları

2

Akdeniz Bölgesi Milli Parkları

Hepimizin bildiği gibi ülkemizin taşı toprağı altın. Hangi bölgesine gidersek gidelim kendine has bir coğrafya, kültür, florave fauna bizi karşılıyor. Tabii ki bu değerlere sahip olmanın yanında bir diğer önemli konu da bu alanların korunması ve korunarak insanlara açık hale gelmesi. Doğa hepimiz için var ve onunla uyumlu, ona saygılı bir şekilde yaşamak bizim bir insan olarak en temel görevlerimizden. İşte bu noktada Milli Parklar kavramı gerçekten önem kazanıyor. Şimdi bakalım Akdeniz Bölgesi Milli Parkları nerelerde?

Milli Park Kavramının Ülkemizdeki Tarihi

Türkiye’de ilk Selahattin İnal tarafından ortaya çıkarılan bu kavram “doğa koruma alanlarının millî park statüsü taşıması gerektiği ve doğal güzellik ile turistik potansiyel kıstaslarına göre belirlenmesi gerektiği” şeklinde savunulmuştur. 31 Ağustos 1956 tarihinde Orman Kanunu ile Milli Parklar ilk kez yasada yer almıştır.

1983 yılına kadar sadece ormanlık alanlar Milli Park statüsü kazanabilirken bu tarihten sonrasında tarihî, turistik ya da kültürel değere sahip olan alanların da bu kapsamda ele alınması sağlanmıştır. Bu değişiklikten sonra da artık hayatımıza tabiat parkı, tabiat koruma alanı, tabiat anıtı gibi yeni kavramlar gelmiştir.

Antik dönemden günümüze gelen, İç Anadolu Bölgesi’nde yer alan Yozgat Çamlığı Milli Parkı 5 Şubat 1958’de Türkiye’nin ilk Milli Parkı olarak ilan edilmiştir.

Günümüzde Milli Park statüsüne sahip olan toplamda 44 adet alan yer almaktadır. Bu önemli alanları bölgelere ayırmak ve size kısaca bahsetmek istiyorum. Keyifli okumalar 🙂

Akdeniz Bölgesi’ndeki Milli Parklar

Bana kalırsa Akdeniz Bölgesi sadece ülkemiz için değil aynı zamanda dünyanın dört bir yanından gelen turistler için de gezegenimiz üzerindeki en eşsiz bölgelerden biri. Doğası, kokusu, renkleri ve antik çağlara olan şahitliği ile dopdolu bir bölge. Bu bölgede yer alan Antalya ilimiz sınırları içerisinde 5 adet milli park bulunmaktadır ve bu bakımdan en zengin ilimizdir.

1.Altınbeşik Mağarası Milli Parkı

Antalya ili, İbradi ilçesi yakınlarında yer alan Altınbeşik Mağarası jeolojik olarak çok çeşitli bir yapıya sahip alanlardan biridir. Zengin florası ve peyzaj zenginliği Altınbeşik Mağarası Milli Park alanının en dikkat çeken özelliğidir. Mağara ile birlikte Manavgat Vadisi ve yol üstündeki Ürünlü Köyü yöresel güzelliği ile ziyaret edilebilecek noktalardandır.

Altınbeşik Mağarası Milli Parkı / Akdeniz Bölgesi Milli Parkları
Altınbeşik Mağarası Milli Parkı / Akdeniz Bölgesi Milli Parkları – Kaynak

2.Beydağları Sahil Milli Parkı

Antalya’nın Kemer ilçesinde konumlu olan Milli Park hem doğal hem de tarihi güzellikleri ile koruma altına alınmış bir bölgedir. Ziyaretçiler için de plajları, doğası ve antik kentleriyle çeşitliliğe sahiptir.

Milli Park’ın giriş noktasından başlayarak Topçam, Küçük Çaltıcak, Büyük Çaltıcak, Kargıcak 1-2 gibi mesire alanları ziyaret edilebilecek, ender güzelliğe sahip alanlardır. Kampçılık aktivitesi için Göynük Çadırlı Kamp ve Kındılçeşme Çadırlı Kamp alanları park içinde konaklamak isteyenler için uygundur.

Türkiye'deki Milli Parklar - Akdeniz Bölgesi Milli Parkları
Beydağları Sahil Milli Parkı / Akdeniz Bölgesi Milli Parkları – Kaynak

Beydağları Sahil Milli Parkı içinde yer alan antik kentler ise Phaselis Antik Kenti, Olimpos Antik Kenti’dir. Ek olarak Milli Park alanı içindeki önemli noktalardan diğerleri ise Çıralı Sahili, Yanar Taş ve Adrasan Plajı‘dır.

3.Güllük Dağı (Termessos) Milli Parkı

Antalya’nın Korkuteli ilçe sınırları içinde bulunan Güllük Dağı (Termessos) Milli Parkı tarihi, arkeolojik, botanik, jeolojik ve jeomorfolojik açıdan değerlere sahip bir alandır. Güllük Dağı’nın yamaçlarında kurulu antik Termessos kentinden dolayı bu isimle de anılmaktadır.

Helenistik dönemden kalan mezarlar, Roma döneminden kalan kuleler, agoralar, surlar, kral yolu, tiyatro, sarnıçlar, süslemeli mezarlar Termessos Antik Kent’te bizi karşılayan önemli parçalardır.

Milli Park içerisinde kamp yapılabilir ve günübirlik ziyaretçiler için de kır gazinosu bulunmaktadır.

4.Karatepe-Aslantaş Milli Parkı

Ceyhan Nehri’nin kenarında, Osmaniye, Kadirli ilçesinde yer alan park hem doğal hem de tarihi açıdan önemlidir. Karatepe-Aslantaş Milli Parkı’nda M.Ö. 8. yy’a ait, Genç Hitit devrinden yerleşme ve kale kalıntıları yer almaktadır. Ayrıca Roma ve Bizans döneminden de kalıntılara rastlayabilirsiniz.

5.Kızıldağ Milli Parkı

Türkiye’de Mavi Yapraklı Sedir Ağaçlarının bulunduğu tek bölge olan Kızıldağ Milli Parkı Isparta ilimizde yer almaktadır. Sedir ağaçlarının yanısıra Karaçam, Meşe ve Ardıç ağaçları da bu bölgede sıklıkla görülmektedir. Bu zengin yeşilliğin getirdiği bol oksijen ise solunum sıkıntısı yaşayan kişiler için tedavi niteliğindedir.

Doğal güzelliklerinin ve zengiliğinin yanında Pınargözü Mağarası da Milli Park sınırları içinde bulunan ve mutlaka ziyaret edilmesi gereken bir diğer önemli değerdir.

Alanda kamp yapma veya ahşap evlerde konaklama imkanı vardır.

6.Kovada Gölü Milli Parkı

Yine Isparta ilinden devam ettiğimizde bu kez doğal varlıklarıyla ön plana çıkan Kovada Gölü Milli Parkı’nı görüyoruz. Kampçılık ve karavan ile konaklama gibi aktivitelere olanak sağlayan Milli Park doğa yürüyüşü, fotoğrafçılık gibi aktiviteler için de oldukça uygundur.

Kovada Gölü Milli Parkı / Akdeniz Bölgesi Milli Parkları
Kovada Gölü Milli Parkı / Akdeniz Bölgesi Milli Parkları – Kaynak

7.Köprülü Kanyon Milli Parkı

Bize Kapadokya’yı hatırlatan ve Antalya, Manavgat’ta yer alan Köprülü Kanyon Milli Parkı aynı zamanda 14 km uzunluğu ile Türkiye’nin en uzun kanyonu olma özelliğine de sahiptir.

Doğal oluşumlarının yanısıra antik kalıntıların da görüldüğü Milli Park alanında Selge Antik Şehri‘nin tiyatro, agora, Artemis ve Zeus tapınaklarını, sarnıç ve su kemerlerini, antik kentleri birbirine bağlayan taş yolları ve günümüzde hala kullanılan köprüleri görebilirsiniz.

Beşkonak ve Karabük köylerinde ağaç evlerde konaklayabilir veya günübirlik ziyaret edebilirsiniz.

8.Saklıkent Milli Parkı

Bence Türkiye’deki en popüler yerlerden biri olan ve bunu sadece doğal güzelliği nedeni ile değil aynı zamanda turistik Fethiye ile Kaş ilçelerinin sınırlarının ikisine de yayılmış olması nedeni ile elde etmiş Saklıkent Milli Parkı ülkemizin çok önemli bir değeridir.

Saklıkent Milli Parkı / Akdeniz Bölgesi Milli Parkları
Saklıkent Milli Parkı / Akdeniz Bölgesi Milli Parkları – Kaynak

Yerli yabancı birçok turisti ağırlayan bu alan yürüyüş için enfes bir parkura sahiptir. Yaz aylarında sıcaklıktan dolayı zor olabilir ancak bahar aylarında bu bölgeye ziyarette bulunursanız bu noktayı es geçmeyin derim. Günübirlik ziyaretler için de keyif alabileceğiniz tesisler bulunmaktadır.

Kaş Gezi Rehberi için ise buraya beklerim.

9.Yumurtalık Lagünü

Adana‘nın güzel ilçesi Yumurtalık‘ta bulunan lagün 2005 yılında Ramsar alan, 2008 ylında ise Milli Park olarak ilan edildi. Bazı yasal süreçlerin sonunda ise 2016 yılında bu karar kesinleşmiştir. Nadir canlı türlerine ev sahipliği yapan bu alanda en dikkat çeken ise Halep Çamı bitki türü için korunaklı bir alan oluşudur. Aynı zamanda Caretta Caretta‘ların da görüldüğü bir bölgedir.

Adana ile ilgili daha detaylı bilgi almak isterseniz Adana Gezi Rehberi yazımıza göz atmayı unutmayın

Milli Parklar yazıma diğer bölgeler için de devam edeceğim. Seyahatlerinizden önce mutlaka gittiğiniz il sınırları içinde veya yakınında böyle alanlar olup olmadığını kontrol etmenizi tavsiye ederim. Böylece seyahatleriniz çok daha dolu geçecektir. Takipte kalın, sevgiler..

Ezgi.

Önceki İçerikBoğazın incisi: Mihrabad Korusu – İstanbul Gezi Rehberi
Sonraki İçerikRize Gezi Rehberi – Yaylanın Çimeni, Karadeniz’in Rize’si
Farklı yerler görmenin, görmekten de öte buraları yaşamanın bana verdiği hazzı yaklaşık dokuz sene önce keşfettim. Bunu farkettiğim andan itibaren de kendimi hep bir yerlerde buldum. Seyahat etmenin altında yatan derin ve yaşamaya değer duygular da vazgeçilmezim oldu. Bazen bir yerleri gidip görmek, bazen yeni insanlar tanımak, bazen bambaşka bir lezzet tatmak, bazen yalnız kalmak.. Hepsi çok başka ve kendine has tecrübeler kazanmamı sağladı. Gittiğim toprakla, gördüğüm insanla bir olmak, bütün olmak çok keyifli olmaya başladı. Bu tutku fotoğrafla da birleşince bu zamana kadar yapmam gerekenle yolumun çok geç kesiştiğini gördüm. Beni çok heyecanlandıran bir şeyi insanlarla paylaşmak, hissettiğimin onlara geçmesi hep yapmak istediğimdi. Şimdi kalemimle gözlerim birleşti ve yakaladığım, bende özel olan o anları, dünyaları başkalarına aktarabiliyorum. Uzaklar beni sık sık çağırıyor. O sesi yürekten duymaya devam ettikçe de yollar bitmiyor..
PAYLAŞ

2 YORUMLAR

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here