Türk Edebiyatında Unutulmayan Şairlerimiz | Akılda Kalan Şiirler

0

 

Türk Edebiyatında Unutulmayan Şairlerimiz | Akılda Kalan Şiirler

kelebek misalidir aşk;
anlamayana ömrü günlük,
anlayana bir ömürlük!

Duygularımızı anlatan, kimi zaman sevgiliye, kimi zaman bir kediye, bir köpeğe, bir kuşa , bazen kısa bir dörtlük bazen uzunca satırlar anlatır bizi. Okuduğumuzda derin hayaller kurduran ve uzak masal diyarlarına götüren en güzel sözlerdir şiirler. Kelebek misali ömrümüzde bize miras kalan şairlerimiz ve onların şiirleri hala hepimizin hayatında yer almaya devam etmekte.

Türk Edebiyatında Unutulmayan Şairlerimiz | Akılda Kalan Şiirler
Türk Edebiyatında Unutulmayan Şairlerimiz | Akılda Kalan Şiirler

Necip Fazıl Kısakürek

Ahmet Necip Fazıl Kısakürek (26 Mayıs 1904 İstanbul – 25 Mayıs 1983, İstanbul), Türk şair, romancı, oyun yazarı ve İslamcı ideolog.

Necip Fazıl, 24 yaşındayken yayımladığı ikinci şiir kitabı Kaldırımlar ile tanınmış ve Kaldırımlar Şairi lakabıyla anılmıştır. 1934 yılına kadar sadece şair olarak tanınmış ve o devirde Türk basınının merkezi olan Bâb-ı Âli’nin önde gelen isimleri arasında yer almıştır. 1934 yılında Abdülhakîm Arvâsî ile tanıştıktan sonra büyük bir değişim yaşayan Kısakürek, 1943-1978 arasında 512 sayı yayımlanan Büyük Doğu dergisi yoluyla İslamcı görüşlerini kamuoyuna duyuran ve Büyük Doğu Hareketi’ne önderlik eden bir şairdir. Dergi, Türkiye’de Büyük Doğu Hareketi’nin ve antikomünizmin yayılmasında öncü bir rol oynamıştır.

Beklenen

Ne hasta bekler sabahı,

Ne taze ölüyü mezar.

Ne de şeytan, bir günahı,

Seni beklediğim kadar.

Geçti istemem gelmeni,

Yokluğunda buldum seni;

Bırak vehmimde gölgeni,

Gelme, artık neye yarar

Türk Edebiyatında Unutulmayan Şairlerimiz | Akılda Kalan Şiirler
Türk Edebiyatında Unutulmayan Şairlerimiz | Akılda Kalan Şiirler

Yahya Kemal Beyatlı

Yahya Kemal Beyatlı (2 Aralık 1884, Üsküp – 1 Kasım 1958, İstanbul), Türk şair, yazar, siyasetçi, diplomat. Doğum adı Ahmet Agâh’tır.

Cumhuriyet dönemi Türk şiirinin en büyük temsilcilerinden biridir. Şiirleri Divan edebiyatı ile modern şiir arasında köprülük görevi üstlenmiştir. Türk edebiyat tarihi içinde Dört Aruzcular’dan biri olarak kabul edilir (Diğerleri Tevfik Fikret, Mehmet Âkif Ersoy ve Ahmet Haşim’dir). Sağlığında Türk edebiyatının baş aktörleri arasında kabul edilmiş ancak hiç kitap yayımlamamış bir şairdir. Yeni kurulan Türkiye Cumhuriyetinde milletvekilliği ve bürokratlık gibi siyasi görevler üstlenmiştir.

Sessiz Gemi

“Artık demir almak günü gelmişse zamandan,

Meçhule giden bir gemi kalkar bu limandan.

Hiç yolcusu yokmuş gibi sessizce alır yol;

Sallanmaz o kalkışta ne mendil ne de bir kol.

Rıhtımda kalanlar bu seyahatten elemli,

Günlerce siyah ufka bakar gözleri nemli.”

Türk Edebiyatında Unutulmayan Şairlerimiz | Akılda Kalan Şiirler
Türk Edebiyatında Unutulmayan Şairlerimiz | Akılda Kalan Şiirler

Nazım Hikmet

Nâzım Hikmet Ran ya da Türkiye’den ayrıldıktan sonraki soyadı ile Nâzım Hikmet Borzecki (15 Ocak 1902; Selanik, Osmanlı İmparatorluğu – 3 Haziran 1963; Moskova, SSCB), Türk şair ve yazardır. Komünist siyasi düşünceleri yüzünden defalarca tutuklanmış ve yetişkin yaşamının büyük bölümünü hapiste ya da sürgünde geçirmiştir. Şiirleri elliden fazla dile çevrilmiş ve eserleri birçok ödül almıştır.

‘’ Bugün pazar

Bugün beni ilk defa güneşe çıkardılar.

Ve ben ömrümde ilk defa gökyüzünün

Bu kadar benden uzak

Bu kadar mavi

Bu kadar geniş olduğuna şaşarak

Kımıldamadan durdum.

Sonra saygıyla toprağa oturdum,

Dayadım sırtımı duvara.

Bu anda ne düşmek dalgalara,

Bu anda ne kavga, ne hürriyet, ne karım.

Toprak, güneş ve ben…

Bahtiyarım…”

Türk Edebiyatında Unutulmayan Şairlerimiz | Akılda Kalan Şiirler
Türk Edebiyatında Unutulmayan Şairlerimiz | Akılda Kalan Şiirler

Atilla İlhan

Attilâ İlhan (15 Haziran 1925 – 10 Ekim 2005)Türk şair, romancı, düşünür, deneme yazarı, gazeteci, senarist ve eleştirmen. Aydın çalışmalarıyla Türk edebiyat ve düşünce dünyasına önemli katkıları olmuştur. Tiyatro ve sinema sanatçısı Çolpan İlhan’ın ağabeyidir.

Belki Gelmem Gelemem

Sen istin yede bekle ben buradayım

İçimde köpek gibi havlayan yalnızlığım

Çünkü ben buradayım karanlıktayım

Belki gelmem gelemem beş dakika bekle git

Çünkü elimi kestim beni kan tutuyor

Şarabım bütün ekşi suyum soğuk

Yanımda olmadın mı seni daha bir çok seviyorum

Belki gelmem gelemem beş dakika bekle git

Yüzünü ıslatmadan ağlayabilir misin?

Yarı geceden sonra telefon ettin mi hiç

Karanlık adamlar hüviyetini sordu mu?

Ben senin olmadığını arıyorum

Belki gelmem gelemem beş dakika bekle git.

Türk Edebiyatında Unutulmayan Şairlerimiz | Akılda Kalan Şiirler
Türk Edebiyatında Unutulmayan Şairlerimiz | Akılda Kalan Şiirler

Tevfik Fikret

Tevfik Fikret (Osmanlıca: توفیق فکرت; 24 Aralık 1867 – 19 Ağustos 1915), Osmanlı şair ve öğretmen. Osmanlı İmparatorluğu’nun dağılma sürecinde yetişti. Servet-i Fünûn topluluğunun lideri olan Tevfik Fikret, devrimci ve idealist fikirleriyle Mustafa Kemal başta olmak üzere dönemin pek çok aydınını etkiledi. Türk edebiyatının Batılılaşmasında öne çıkan isimlerden biridir

Haluk

Bu memlekette de bir gün sabah olursa, Haluk,

Eğer bu memleketin sislenen alın yazısı

Dirençli, dinç bir elin güçlü, canlılık verici

Dokunmasındaki titremle silkinip, şu donuk,

Şu paslanan yüzü halkın biraz gülerse… – O gün

Ben ölmemiş bile olsam, hayata pek ölgün,

Pek az ilişkim olur kuşkusuz; – o gün benden

Ümidi kes; beni kötrüm ve boş muhitimde

Bütün acımla unut; çünkü kör, topal, tükenik

Bakışlarım seni geçmişte görmek ister; sen

Bütün etin, kemiğin, kimliğinle yarısın:

Ve şarkılar gibi hep hep kulaklarımda sesin…

Türk Edebiyatında Unutulmayan Şairlerimiz | Akılda Kalan Şiirler
Türk Edebiyatında Unutulmayan Şairlerimiz | Akılda Kalan Şiirler

Cemal Süreya

Cemalettin Seber veya tanınan adıyla Cemal Süreya, Türk şair, yazar ve çevirmen. Türk şiirinde modernist bir hareket olan İkinci Yeni şiirinin öncü şairlerinden biridir. İlk şiir denemelerini ortaokulda eskizlerle, lisede aruzla yapsa da asıl şiir çalışmaları üniversite yıllarında başlamıştır.

Aşk..

Şimdi sen kalkıp gidiyorsun. Git

Gözlerin durur mu onlar da gidiyorlar. Gitsinler.

Oysa ben senin gözlerinsiz edemem bilirsin

Oysa Allah bilir bugün iyi uyanmıştık

Sevgideydi ilk açılışı gözlerimizin sırf onaydı

Bir kuş konmuş parmaklarıma uzun uzun ötmüştü

Bir sevişmek gelmiş bir daha gitmemişti

Yoktu dünlerde evelsi günlerdeki yoksulluğumuz

Sanki hiç olmamıştı.

Oysa kalbim işte şuracıkta çarpıyordu

Şurda senin gözlerindeki bakımsız mavi, güzel laflı

İstanbullar

Şurda da etin çoğalıyordu dokundukça lafların

dünyaların

Öyle düzeltici öyle yerine getiriciydi sevmek

Ki Karaköy köprüsüne yağmur yağarken

Bıraksalar gökyüzü kendini ikiye bölecekti

Çünkü iki kişiydik

Türk Edebiyatında Unutulmayan Şairlerimiz | Akılda Kalan Şiirler
Türk Edebiyatında Unutulmayan Şairlerimiz | Akılda Kalan Şiirler

Cahit Sıtkı Tarancı

Hüseyin Cahit Tarancı (4 Ekim 1910, Diyarbakır – 12 Ekim 1956, Viyana) veya bilinen adıyla Cahit Sıtkı Tarancı Türk şair, yazar ve çevirmendir. Cumhuriyet dönemi Türk şiirinin önde gelen şairlerinden biridir. Ömrümde Sükût (1933), Otuz Beş Yaş (1946), Düşten Güzel (1952) ve ölümünden sonra yayımlanan Sonrası (1957) ile Bütün Şiirleri (1983) adlı şiir kitaplarının yanı sıra çeşitli hikâyeler yazmış ve bu hikâyeler Tarancı’nın ölümünün 50. yılında Gün Eksilmesin Penceremden (2006) adıyla yayımlanmıştır.

35 Yaş Şiiri

Yaş otuz beş! yolun yarısı eder.

Dante gibi ortasındayız ömrün.

Delikanlı çağımızdaki cevher,

Yalvarmak, yakarmak nafile bugün,

Gözünün yaşına bakmadan gider

Şakaklarıma kar mı yağdı ne var?

Benim mi Allahım bu çizgili yüz?

Ya gözler altındaki mor halkalar?

Neden böyle düşman görünürsünüz,

Yıllar yılı dost bildiğim aynalar?

Zamanla nasıl değişiyor insan!

Hangi resmime baksam ben değilim.

Nerde o günler, o şevk, o heyecan?

Bu güler yüzlü adam ben değilim;

Yalandır kaygısız olduğum yalan.

Hayal meyal şeylerden ilk aşkımız;

Hatırası bile yabancı gelir.

Hayata beraber başladığımız,

Dostlarla da yollar ayrıldı bir bir;

Gittikçe artıyor yalnızlığımız.

Gökyüzünün başka rengi de varmış!

Geç farkettim taşın sert olduğunu.

 

Türk Edebiyatında Unutulmayan Şairlerimiz | Akılda Kalan Şiirler
Türk Edebiyatında Unutulmayan Şairlerimiz | Akılda Kalan Şiirler

Can Yücel

Can Yücel (21 Ağustos 1926, İstanbul – 12 Ağustos 1999), modern Türk şairidir. Kullandığı kaba ama samimi dil ve bariton sesiyle okuduğu şiirlerle Türk Edebiyatı’nda farklı bir tarz yaratmıştır. 7 yıl süreyle Millî Eğitim Bakanlığı yapan Hasan Âli Yücel’in oğludur.

Can Yücel, 1945-1965 yılları arasında Yenilikler, Beraber, Seçilmiş Hikayeler, Dost, Sosyal Adalet, Şiir Sanatı, Dönem, Ant, İmece ve Papirüs adlı dergilerde yazdı. Daha sonraları Yeni Dergi, Birikim, Sanat Emeği, Yazko Edebiyat ve Yeni Düşün dergilerinde yayımladığı şiir, yazı ve çeviri şiirleri ile tanınan Yücel, 1965’ten sonra siyasal konularda da ürün verdi. 12 Mart 1971 döneminde Che Guevara ve Mao’dan çeviriler yaptığı gerekçesiyle 15 yıl hapse mahkûm oldu. 1974’te çıkarılan genel afla dışarı çıktı.

Ben Hayatta En Çok Babamı Sevdim

Ben hayatta en çok babamı sevdim

Karaçalılar gibi yerden bitme bir çocuk

Çarpık bacaklarıyla -ha düştü ha düşecek

Nasıl koşarsa ardından bir devin

O çapkın babamı ben öyle sevdim

Bilmezdi ki oturduğumuz semti

Geldi mi de gidici – hep, hep acele işi

Çağın en güzel gözlü maarif müfettişi

Atlastan bakardım nereye gitti

Öyle öyle ezber ettim gurbeti

Sevinçten uçardım hasta oldum mu,

Kırkı geçerse ateş, çağırırlar İstanbul’a

Bi helallaşmak ister elbet, dimi oğluyla!

Tifoyken başardım bu aşk oy’nunu,

Ohh dedim, göğsüne gömdüm burnumu,

En son teftişine çıkana değin

Koştururken ardından o uçmaktaki devin,

Daha başka tür aşklar, geniş sevdalar için

Açıldı nefesim, fikrim, canevim

Hayatta ben en çok babamı sevdim.

Türk Edebiyatında Unutulmayan Şairlerimiz | Akılda Kalan Şiirler
Türk Edebiyatında Unutulmayan Şairlerimiz | Akılda Kalan Şiirler

Özdemir Asaf

Özdemir Asaf (11 Haziran 1923, Ankara – 28 Ocak 1981, İstanbul), Cumhuriyet dönemi Türk şairlerdendir.

11 Haziran 1923 tarihinde Ankara’da doğdu. Asıl adı Halit Özdemir Arun’dur. Babası Mehmet Asaf Şura-yı Devlet’in kurucularındandır. Babasının öldüğü yıl, 1930, Galatasaray Lisesi’nin ilk kısmına girdi. 1941 yılında 11. sınıfta, bir ek sınavla Kabataş Erkek Lisesi’ne geçip 1942 yılında mezun oldu. Hukuk Fakültesi’ne, İktisat Fakültesi’ne (3. sınıfa kadar) ve bir yıl Gazetecilik Fakültesi’ne devam etti. Bu arada Tanin ve Zaman gazetelerinde çalıştı ve çeviriler yaptı.

Lavinia

Sana gitme demeyeceğim.

Üşüyorsun ceketimi al.

Günün en güzel saatleri bunlar.

Yanımda kal.

Sana gitme demeyeceğim.

Gene de sen bilirsin.

Yalanlar istiyorsan yalanlar söyleyeyim,

İncinirsin.

Sana gitme demeyeceğim,

Ama gitme, Lavinia.

Adını gizleyeceğim

Sende bilme, Laivinia.

Türk Edebiyatında Unutulmayan Şairlerimiz | Akılda Kalan Şiirler
Türk Edebiyatında Unutulmayan Şairlerimiz | Akılda Kalan Şiirler

Gülten Akın

Gülten Akın Cankoçak  1950’li yıllarda yazmaya başladığı şiirleriyle, kısmen İkinci Yeni çizgisinde görülen, ancak 1970’li yıllardaki şiirlerinden itibaren bireysellikten toplumculuğa yönelen bir şairdir.

Şiirleri pek çok dile çevrilen ve kırktan fazla şiiri bestelenen Gülten Akın, Fazıl Hüsnü Dağlarca’nın 2008 yılındaki vefatından sonra Milliyet gazetesinin yaptığı bir ankette en fazla oyu alarak yaşayan en büyük Türk şairi seçildi. Şiirinde bir doruk noktası olarak nitelenen Beni Sorarsan’ı 2013’te yayımladı.

 Yağmurlu

“Uzağı ne zaman düşünsem aydınlık

Burda geceler kaldı sen gittin

Geceyle uyku suyla yosun

Benimle olduğun bilmez misin

Uzak ve beyaz şehirlerden

Bir ince yağmurla gelirsin

Gece bekçisini sokağından

Garibi yatağından çeker alırsın

Bir hikaye bilir söylerim

Dost yıldızlara karşı ve sabaha doğru

Bu hikayenin bir ucu sendedir

Kurtarmak isterim kurtarmak isterim

Bütün uçurtmaların ipi elindedir.”

Kaynak

Kitap önerileri yazılarımız için; Mutlaka Okunması Gereken Psikoloji Kitapları | Hayatımıza Değer Katacak 5 Kitap

sevgilerimle, Çiğdem..

 

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here