İğneada – Avrupa’nın En Büyük Longoz Ormanı

1

DİKKAT! BAĞIMLILIK VE HUZUR İÇERİR

İğneada – Avrupa’nın En Büyük Longoz Ormanı

Bütün hafta içinin stresini unutturacak bir rotadan bahsedeceğim şimdi size. İki günlük bir boşluğu unutulmaz bir anıya dönüştürmek sadece karar verip yola çıkmaya bakıyor. Sahili, longoz ormanı, gölleriyle muhteşem bir doğaya sahip ve bunun yanında yapılabilen aktivitelerle ayırdığınız zamanın hakkını veren nadir yerlerden İğneada.

 

NEREDE VE NASIL GİDİLİR ?

Kırklareli‘nin Demirköy ilçesine bağlı, Istranca Dağları‘nın eteklerinde Karadeniz kıyısındaki sahil beldesi İğneada.

İstanbul‘dan yaklaşık 250 km ve özel araba ile 3,5 saat süren bir yolculukla İğneada’ya ulaşmak mümkün. Otobüs ile gidişlerde süre 5,5 saate kadar uzayabiliyor. (Metro turizm ve İstanbul Seyahat İğneada’ya direk seferleri olan bazı firmalar)

Otobüs biletine ulaşmak için tıklayın

Metro Turizm

İstanbul Seyahat

NE ZAMAN GİTMELİ VE NE KADAR KALMALI

Deniz tatili yapmayacaksanız, İğneada için en güzel zaman İlkbahar ve Sonbahar ayları. Yaz aylarında gidilmez mi? Tabiiki gidilir. Yalnız sineklerin bol olduğunu söylemem lazım.  Yemyeşil bir longoz görmek isterseniz gideceğiniz zaman İlkbahar. Sonbahar‘ın da şöyle güzellikleri var; Sararmış bir longoz, birbirinden güzel mantarlar 🙂 Tercih size kalmış

NELER YAPILIR ?

Longoz Ormanları

Longoz (Su basar) Ormanları; İlkbahar ve Kış mevsiminde yağış miktarının fazla olmasıyla tabanı sularla kaplanan ormanlık alandır. Sürükledikleri kumul zamanla önünde set oluşturduğunda, deniz ile bağlantısı kesilen su birikerek orman içinde taşkınlara sebep olur. Göl ve Lagün sistemleri, Kumul sistemleri gibi birçok ekosistemi içinde barındıran Longoz Ormanları’nda kaydedilen bitki türü 472‘dir.

Türkiye’de bulunan 454 kuş türünün yarısı yıl boyunca İğneada’da görülebilmekte.

Kum incisi, Peygamber Çiçeği ve Kum Zambağı gibi özel bitki türleri, nesli tükenme tehlikesinde olan Yeşil Ağaçkakan, Cüce Karabatak, Akkuyruklu kartal ve Küçük Kerkenez gibi hayvan türleri 1984 yılında imzalanan Bern Sözleşmesi ile koruma altına alınmış.

Longoz Ormanları Milli Parkı, 2007 yılında Bakanlar kurulu kararıyla 39. Milli Park olarak koruma altına alınmış. Koruma altına alınmasının başlıca sebebi Dünya üzerinde Longoz Ormanları’nın git gide yok olmasıdır. Ülkemizde İğneada başta olmak üzere Sakarya’da Acarlar Longozu, Bursa’da  Karacabey, Sinop’da Sarıkum ve Samsun Kızılırmak Deltası’nda hala 5 Longoz ormanı mevcut. İğneada içlerinde en büyüğü ve canlı çeşitliliği en fazla olanı. Ve tabii yapılacak aktiviteler açısından en zengin olanı 🙂

İçerisinde Mert Gölü, Saka Gölü, Hamam Gölü, Pedina Gölü ve Erikli Gölü olmak üzere 5 göl bulunmakta. Bunlardan İğneada merkeze kıyısı olan Mert Gölü’nde deniz bisikleti ve kano turu yapmak mümkün.

Longoz Ormanları içerisinde trekking, bisiklet turu, oryantiring gibi doğa sporları, yaban hayatı gözlemciliği, kuş gözlemciliği ve fotoğrafçılık, ATV safari, at binme gibi etkinlikler yapabilirsiniz.

İğneada - Avrupa'nın En Büyük Longoz Ormanı
İğneada – Avrupa’nın En Büyük Longoz Ormanı

Kano Turu

İğneada’ya gidip kesinlikle yapmadan dönmeyin diyebileceğim şeylerin başında geliyor Mert Gölü’nde kano turu. İğneada’nın merkezinde Mert Gölü’nün denizle birleştiği noktada kanolara ulaşabilirsiniz. Mert Gölü sahilinden başlayan rota longoz ormanlarının içine kadar ulaşıyor.

İğneada - Avrupa'nın En Büyük Longoz Ormanı
İğneada – Avrupa’nın En Büyük Longoz Ormanı
  • Daha önce kanoya binmediyseniz, bu bir engel değil. Kanoya binmeden önce ufak bir eğitim yeterli oluyor.
  • Kanodan düşmek oldukça güç, ki bu zamana kadar üç kişi düşmüş. (Birbirlerini düşürmek için şakalaşırken 🙂
  • Kürekten damlayan sular ıslanmanıza sebep oluyor, bu sebeple yanınızda yedek kıyafet bulundurmak faydalı olacaktır 🙂
  • Kano turu için gün doğumu ve gün batımı en güzel zamanları
İğneada - Avrupa'nın En Büyük Longoz Ormanı
İğneada – Avrupa’nın En Büyük Longoz Ormanı

Kamp Kurma  

Burası kamp için en rahat yerlerden birisi. Sahilde, ormanda ve kamp alanlarında bolca çadır görebilirsiniz. Çadırınız yoksa çok uygun fiyatlara kiralayacağınız yerler var. Paniğneada ve Bayedigneada bunlardan bazıları.

Ayrıca Türkiye’de kamp kurulacak en iyi yerler için yazdığımız yazıyı aşağıdaki linkte bulabilirsiniz.

Türkiye’nin En Güzel Ücretsiz Kamp Alanları – Ekonomik Seyahat

Limanköy – Fransız Feneri

İğneada’ya 10 dk uzaklıkta, Balkanlardan gelen Türkler tarafından kurulmuş bu köy. Köyde en bilindik yer Fransız Feneri. Sultan Abdülmecit döneminde Fransızlara yaptırılan fener, denizden 50-60 metre yüksekte kayalıkların üzerinde ve hala görevini yerine getiriyor. Söylenen o ki; açık havalarda gidip ufuk çizgisine baktığınızda Dünya’nın yuvarlak olduğunu görebilirsiniz 🙂

Beğendik Köyü

İğneada’ya yaklaşık 12 km uzaklıkta olan bu köy Karadeniz’in en batısı ve Bulgaristan’a komşu. Bulgaristan’ın Rezovo Köyü ile Beğendik Köyü arasında Rezve(mutlu) Nehri sınır görevi görünüyor. Nehir diğer tarafında bulunan Rezovo Köyü‘nden ismini alıyor. Köyün sahiline indiğinizde iki komşu köyü ve sınırı görebilirsiniz, fakat Sınır karakolu sebebiyle sahilin sonuna kadar gidilemiyor.

Beğendik sahili demişken; denizi kumsalı ve sakinliğiyle buraya gelip pişman olmak istemiyorsanız hazırlıklı gelmenizi tavsiye ederim 🙂

Dupnisa Mağarası

İğneada‘ya giderken yol üzerinde bulunan Demirköy‘den ayrılan yolu ile yarım saatte ulaşmak mümkün (İğneada ile arası 50 km -1 saat). İkinci Jeolojik zamandan günümüze ulaşan mağara birbirine bağlı iki kat ve üç mağaradan oluşuyor. En alt katta sulu mağara (doğal bir derenin bulunduğu) yani giriş kapısı bulunuyor, yaklaşık 500 m yürüyüş sonrası 61 m yükseklikten çıkış kapısına ulaşılıyor. Üst katlar yarasa yuvalarına ev sahipliği yaptığı için turizme kapalı fakat tek katı da görmeye değer.

  • Yaz mevsiminde bile gitseniz yanınızda bir hırka bulundurmak yararınıza olacaktır çünkü mağaranın ilk katı feci soğuk, üst katlara çıkıldıkça sıcaklık artıyor.
  • Yürüyüş rotası tahta merdivenlerle belirlenmiş olduğundan kaybolmazsınız.
  • İçeride gezerken etrafınızdan bolca yarasa geçecektir, korkmayın.

Demirköy Dökümhanesi

Fatih Sultan Mehmet, İstanbul‘un fethinde kullanılan topları ve gülleleri burada döktürmüş. 2001 yılından beri süren kazı çalışmaları dökümhanenin genel hatlarını gün yüzüne çıkarmış. Görmek isteyenler Demirköy’e 4 km uzaklıkta olan bu tarihi mekana gidebilir. Restorasyon çalışmaları devam eden alanda, camiisini ve dökümhanenin genel yapısını görebilirsiniz.

NE YENİR ?

Balkanlara yakınlığıyla tahmin edersiniz ki, İğneada içerisinde balkan mutfağı sıkça karşınıza çıkacak. Ev yemekleri, kahvaltı mekanları ve restoranları merkezde kolayca bulabilirsiniz.

Limankafe Adından da anlaşılacağı üzre Limanköy’de bu şirin kafe. Kahvaltısı ve közde kahvesi meşhur.

Paniğneada, İğneada merkezde sahile kurulmuş bu kafede hem kahvaltı hem bir şeyler içmek için çok doğru adreslerden biri. Ayrıca yukarıda bahsettiğim çoğu aktiviteye de ev sahipliği yapıyor.

Taş Mekan Müthiş et yemeklerini yiyebileceğiniz akşam yemeği için en doğru yer olabilir. İğneada’ya giderken Demirköy’ün çıkışında yer alıyor burası. Adıyla müsemma bir taş ev olan restoran, yemekleri mekanın sakinliği, şömine başında sohbet ortamıyla tercih edebilirsiniz.

Selanikli Usta’nın Yeri : Yine Demirköy’den İğneada yolu üzerinde görebileceğiniz, daha çok çardak konsepti ile karşınıza çıkacak. Salıncaklarında keyif yapabileceğiniz ve lezzetli et yemekleri yiyebileceğiniz doğal bir restoran.

Yeter ki yola çık, döndüğünde ruhun hala orda kalacak göreceksin 🙂

Yukarıda bahsettiğim aktiviteler ve daha fazlası için yerel rehber Halil AYDIN’dan yardım alabilirsiniz. (05457231709)

Hepinize iyi geziler…

1 YORUM

  1. Elinize emeğinize yüreğinize sağlık. İğneada’yı çok güzel anlatmışsınız. Okurken keyif aldım. Bilgiler doğru ve çok yardımcı oluyor. Teşekkür ederim.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here