Dikkat! Fas’ta Dikkat Etmeniz Gereken Herşey – Acı-Tatlı Gerçekler

0

Fas’ı ziyaret eden herkes genelde şehirlerin ne kadar güzel olduğundan, büyüleyici ve farklı ambiyanstan bahseder ama Fas’ta ciddi anlamda dikkat etmeniz gereken birçok durum var. Bugünün konusu Fas’ta Acı-Tatlı Gerçekler…

Şimdi biraz gerçekçi olalım 😉 

    1. Ülkeye ilk girişten başlayalım. Fas’a vardınız ve havaalanının gümrük kapısına vardınız. Öncesinde mutlaka sağda solda duran giriş/çıkış belgesini doldurmalısınız. Heyecandan ya da aceleden unutan çok insan gördüm, geri dönüp doldurup gelmişlerdi. Beraberinizde bebek de dahil her bir birey için doldurmanız gerekiyor. Uçuş numaranız, otel adresinizi bir yere not alın çünkü bu forma doldurmanız gerekecek.                                              
    2. Yeşil pasaport olayından anlamıyorlar pek fazla. Vizesin bir ülke olmasına rağmen ne diye takarlar anlamıyorum ama bizim gruptaki yeşil pasaportlu arkadaşa bir dünya soru sormuşlardı. O yüzden böyle tip polislere hazırlıklı olun. Size otelinizi, planınızı falan sorabilirler.                                                                                     
    3. Özellikle bebek arabası ile gelen bebekli aileler genelde uçağa girişti verirler ve uçaktan inerken alırlar. Ama mesela Marakesh havaalanında valiz kısmından almanız gerekecek. O yüzden panik yapmayın ver bagaj kısmında arabayı bekleyin.                    
    4. Gümrükten geçtiniz, bagajınızı aldınız. Sırada para değiştirme zamanı. Sonuçta şehir merkezine ulaşım için para lazım. Hiçbirzaman Havaalanlarında döviz bozdurmayın sadece mecburi ulaşım masrafınız için küçük bir mebla yeterli. Burada da havaalanı ile şehir merkezi arasında bayağı kur farkı vardı. En güzeli otelinize söyleyin size transfer ayarlasınlar ve tüm ödemeyi de otelde yapın. Sonuçta taksiye de binseniz aynı fiyat.      
    5. Havaalanı dışında taksicilerin fix bir tarifesi yok kafasına göre ücret isteyebilir bu yüzden yazılarımızda havaalanı ulaşım fiyatlarına bakın
      ve o fiyatı baştan söyleyin.Bilinçli olmanız önemli   
    6. Eğer otelin size ayarladığı servis ile gitmeyecekseniz mutlaka adresi tam alın ya da sizi belli bir yerde karşılasınlar. Eğer şehirlerin Medina bölgelerinde konaklıyorsanız oteli bulmak bir hayli zor olacaktır. Özellikle Fes ve Marakeş’te kabusa dönüşebilir o eşyalar ile.
    7. Oteller genelde çok güzel ama birçok süpriz ile karşılaşabilirsiniz. Kış aylarında gidenler mutlaka odalarda ısıtıcı olup olmadığına dikkat etsin. Tamam Afrika ama çöl ikliminde kışın geceler soğuk geçiyor. Yine bazı otellerde çok ilginç banyo düzenekleri görebilirsiniz. Bizim Riad (Otel)’ı Fransızlar tasarladığı için kültürümüzle çok uyuşmayan bir banyosu vardı. Şöyle anlatıyım aile odası diye verdikleri harika odada banyo ile oda arasında saydam cam vardı yani banyo yapanı tüm aile görebiliyor. Hadi romantik bir tatile giden karı-koca için tamam ama odanın çocuklu aile odası diye verilmesi. WTF! dememize sebep oldu 🙂 
    8. Kahvaltıları güzel ama %90’ı şekerli besin ağırlıklı ama peynir isterseniz getirebilirler.     
    9. Geldik şehir merkezine para değiştireceğiniz zaman mümkün mertebe bankalardan değiştirin çünkü döviz bürolarında ciddi fark farklar vardı.
    10. İŞTE EN ÖNEMLİ ACI GERÇEK. FAS’TA HERKES AMA HERKES SİZİ KAZIKLAMAYA ÇALIŞACAKTIR. EĞER BİR MEKANA GİTTİĞİNİZ ZAMAN ÜZERİNDE FİYAT YOKSA, NE SÖYLERSE SÖYLESİN PAZARLIK YAPIN. Su’ya bile 2 TL derken 1 TL’ye  alıyorsunuz. Ve o kadar iticilerki ağızlarını açıyorlar Elhamdülillah, kapatıyorlar  Ehamdülillah. Sürekli sizin Türk ünlüler ile ilginizi çekmeye çalışıyorlar. Adnan Menderes diyeni duydum, siz düşünün gerisini. İçeri girip, “Hadi tamam şu ne kadar?” diye sorduğunuzda söyleyecekleri fiyat kesinlikle normalinin 3-4 katı en iyi ihtimal 1,5 katı falan. Arkanızı dönüp tamam teşekkürler dediğiniz de arkadan sürekli o rakamın indiğini duyacaksınız. Yine ikna olmazsanız en son. “What’s your price? /Sen kaç diyorsun ? ” sorusu gelecek ve orada artık sizin ikna kabiliyetinize kalıyor. Ama gerçekten tiksinmiştim satıcılardan. Yani herkes size müslüman fiyatı, Türkiye’yi çok seviyoruz gibi laflar söylemesine rağmen kazıklamaya yelteniyor. Varın siz yabancıların halini düşünün…   
    11. Hijyen başlı başına bir sorun. Lüks bir restoranda yemek yemiyorsanız çok hijyenli bir ortam beklemeyin. Bu yüzden yanınızda sizi bu açıdan rahat ettirecek hijyen malzemelerini alın. Hele ki Fes ve Marakeş’in şehir merkezlerinde kapsamlı bir market bulamayacağınız için Türkiye’den götürebilirsiniz.
    12. En şaşırdığım durum, Fas müslüman bir ülke olmasına rağmen tuvaletlerinde taharet musluğunun olmamasıydı. Kaldığımız 4 otel çok iyi oteller olmasına rağmen onlarda da yoktu. Kuru tuvalet kağıdından başka bir şey yoktu. Düşünüyorum da bu adamlar namazı kılmak için aldıkları abdest nasıl kabul olabilir?
    13. Herkes birşeylerden para koparma derdinde. Fotoğraf çektirmek için kamerayı verdiğiniz çocuk bile sizden para isteyecektir. Hatta camii avlusunda size için diye sebilden su veren amca bile para isteyecektir. Ha öyle zorlama yok ama işte insan sürekli her bir iyilikte karşılık bekleyen görünce üzülüyor. Şaşırmayın yani…
    14. Hediyelik eşyalar çok farklı fiyatlarla satılıyor. Dedim ya kim kime ne kadar kitlerse artık. Düşünün ki tüm ülke İstanbul Kapalıçarşı esnafı gibi. Bu yüzden ilk girdiğiniz dükkanlardan hemen alışveriş yapmayın. Bir magnet bile yarı fiyatına satılabiliyor yan dükkanda.
    15. Araç kiralayıp gezenler çok ama çok dikkatli olmalısınız. Ülkede trafik sistemi çok fena. Kimse kurallara falan uymuyor. Yani Türkiye bile yanında İskandinav ülkesi kalıyor. Bu yüzdem mutlaka bilindik küresel bir firmadan, sigortalı araç kiralayın.  Bu arada Fas’ta araç kiralama ile ilgili yazımız en kısa zamanda yayında olacak.
    16. Trafik demişken navigasyon şehirlerarası gayet iyi çalışıyor ama özellikle Fes’te navigasyona güvenmeyin. Fes ve Marakeş’in bazı bölgelerinde google maps ve maps me gibi uygulamalar çalışmıyor. Bu yüzden bu şehirleri plansız gezen herkez kaybolma duygusunu yaşıyor bir süre. Fes’te otelinizden yardım isteyip size bir rehber tutmasını söyleyin. Zamanımız kısıtlı olduğu için hayatımda ilk kez istemeye istemeye rehber ile anlaşmıştık. Ama 10 euro karşılığında bizi gezdiren rehberle işimiz bittikten sonra ne kadar doğru bir karar verdiğimizi anladım. O şehri tek başımıza gezmeye kalksak kesinlikle rezil olurduk ya da gördüklerimizin 3’te 1’ni görürdük.
    17. Fas’ta kazıklanma olayına taktığımın farkındasınızdır. Çünkü ekonomik durumlarından dolayı tek yol turisten para kazanmak olduğu için bu yolda her türlü üçkağıdı yapıyorlar. Mesele meydanlarda yılan/maymun oynatanların uzaktan bile olsa fotoğrafını çekmeyin. O açıyı bile çektiğinizi görünce hemen gelip sizden para istiyorlar. Bazen de üstünüze hayvanları koyup zorla fotoğraf çekmenizi isteyebilirler. Korkan arkadaşlar varsa meydanın kenarlarından yürümenizi tavsiye edirim.
    18. Kına dövme yaptırmayı genelde kadınlar çok sever ama onda bile dolandırabilirsiniz. Sıkı bir pazarlıkçı olduğum için ve beni gerçekten seven birine rastladığım için. 3 euroya anlaşmıştık ama bana söylediğine göre, bana gösterdiği katalog Faslılar için tarifeymiş. Turistler gelince diğer katalogu gösteriyor ve bomba geliyooooor, tam 10 katı fiyatlar vardı.
Önceki İçerikŞuraya bir imza çizelim…
Sonraki İçerikFas’ın Görkemli Başkenti: RABAT – Rabat Gezi Rehberi
Merhabalar ben Reşat Taman, Diyarbakır doğumlu, seyahat ve fotoğrafçılık tutkusu ile yanıp tutuşan, 12 senedir fırsat buldukça hayallerinin peşinden gitmek için Dünya’yı arşınlayan ve bu hayalleri gerçekleştirirken gittiği her yerde zıplayarak imzasını koyan, 30 yaşında kısmi zamanlı bir gezginim. Normalde fotoğraflarımdan bile anlayacağınız üzere, enerjimi işime de yansıtarak, Gaziantep’te İpekyolu Kalkınma Ajansı’nda 5 yıldan bu yana Yatırım Uzmanı ve Eğitmen olarak görev almaktayım. 12 senede 3 kıta ve 53 ülkeden 265 şehir gezdim. Hatta bazı şehirler/kasabalara ayak basan ilk Türk olduğum konusunda iddialıyım. Seyahatlerime başlarken önce bir kıtayı bitirip sonra diğerlerine başlayacağım demiştim. Bu yüzden ilk Avrupa kıtasını İzlanda hariç tamamen bitirdim. Son zamanlarda özellikle zaman ayırma anlamında seyahatin zor olduğu Afrika ve Asya kıtalarına başladım. Son olarak benim için işin en zevkli kısmı olan zıplama muhabbetinden de bahsetmek istiyorum. Ben oldum olası kadraj karşısında durup poz vermeyi ya da selfie çekmeyi bir türlü sevemedim. Ama sonuçta gittiğimiz yerlerde bir hatıramız olmalıydı. Ben de kendime bir imza bulmaya karar verdim. Bu imza öyle bir imza olmalıydı ki benim seyahate olan aşkımı, tutkumu ve enerjimi yansıtmalıydı. Sonunda gittiğim tüm şehirlerde ve kasabalarda zıplayarak yüzlerce imzadan oluşan bir koleksiyonum oldu. Seyahat tutkumuzun hiçbir zaman sönmemesi dileğiyle...
PAYLAŞ

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here