En Hızlı Lehçe Öğrenme Dersi – Dil Savaşları Bölüm 1: Türkçe VS Lehçe

0

DİL EN İYİ YERİNDE ÖĞRENİLİR

Dil öğrenmek artık inanın çok kolay. Geçmişte yani teknoloji bu seviyede değilken ve sosyal medya henüz MSN ya da MIRC gibi uygulamaların elindeyken, yabancı birini bulup da konuşmak için neler çekerdik. Şimdi artık her şey elimizin altında. En Hızlı Lehçe Öğrenme Dersi videomuzda da bu imkanlardan biri olan Youtube aracılığıyla dil öğrenmenize katkı sağlamak istedik.

Bugün eğlenceli bir video ile karşınızdayım. Yeni bir dili en iyi o dilin konuşulduğu ülkede ya da o dili konuşan insanlarla iletişim kurarak öğrenebilirsiniz. Bundan yola çıkarak her gittiğim ülkede yerelden insanlarla bir araya gelerek bir oyun oynamaya başladım. Bir ülkeye gittiğiniz zaman ilk başlarda işinize yarayabilecek, yabancılarla iletişim kurmanızı sağlayacak ve günlük konuşma dilinde bolca kullanılan cümleleri eğlenceli bir yarışma haline getirdik. Bunların yanında tekerlemeler, hayvan sesleri gibi konuya biraz daha mizah katan muhabbetlere de giriştik. Lehçe Öğrenme Dersi  videosunda bahsettiğim ilk videomuzda sorun çıktığı için onu yakında tekrar yükleyeceğim.

1. Bölümde Polonyalı Wojciech ve Polonya’da yaşayan Litvanyalı arkadaşım Juste ile güzel bir Lehçe – Türkçe dillerini öğrenme videosu ile karşınızdayız. Erasmus öğrencileri başta olmak üzere, çeşitli amaçlarla Polonya’ya gidecek olanların çok şey öğreneceği bu ” Lehçe Öğrenme Dersi ” videosunu sonuna kadar izlemelerini tavsiye ederim.

İyi eğlenceler.

Diğer videolarımız için: RESHONTHEWAY Youtube Kanalı

Polonya ile ilgili yazılarımız için: Polonya Kategorisi

Önceki İçerikAsya’nın Las Vegas’ı – Macau Gezi Rehberi
Sonraki İçerikMilano Çevresinde Gezilecek Yerler – Milano’ya 1,5 Saat’de Nereler Var?
Merhabalar ben Reşat Taman, Diyarbakır doğumlu, seyahat ve fotoğrafçılık tutkusu ile yanıp tutuşan, 12 senedir fırsat buldukça hayallerinin peşinden gitmek için Dünya’yı arşınlayan ve bu hayalleri gerçekleştirirken gittiği her yerde zıplayarak imzasını koyan, 30 yaşında kısmi zamanlı bir gezginim. Normalde fotoğraflarımdan bile anlayacağınız üzere, enerjimi işime de yansıtarak, Gaziantep’te İpekyolu Kalkınma Ajansı’nda 5 yıldan bu yana Yatırım Uzmanı ve Eğitmen olarak görev almaktayım. 12 senede 3 kıta ve 53 ülkeden 265 şehir gezdim. Hatta bazı şehirler/kasabalara ayak basan ilk Türk olduğum konusunda iddialıyım. Seyahatlerime başlarken önce bir kıtayı bitirip sonra diğerlerine başlayacağım demiştim. Bu yüzden ilk Avrupa kıtasını İzlanda hariç tamamen bitirdim. Son zamanlarda özellikle zaman ayırma anlamında seyahatin zor olduğu Afrika ve Asya kıtalarına başladım. Son olarak benim için işin en zevkli kısmı olan zıplama muhabbetinden de bahsetmek istiyorum. Ben oldum olası kadraj karşısında durup poz vermeyi ya da selfie çekmeyi bir türlü sevemedim. Ama sonuçta gittiğimiz yerlerde bir hatıramız olmalıydı. Ben de kendime bir imza bulmaya karar verdim. Bu imza öyle bir imza olmalıydı ki benim seyahate olan aşkımı, tutkumu ve enerjimi yansıtmalıydı. Sonunda gittiğim tüm şehirlerde ve kasabalarda zıplayarak yüzlerce imzadan oluşan bir koleksiyonum oldu. Seyahat tutkumuzun hiçbir zaman sönmemesi dileğiyle...
PAYLAŞ

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here