Tuscana’nın Gözbebeği ve Sırların Şehri: SİENA – Siena Gezi Rehberi

0
303
Gösterim

Jane Tylus’un “Siena: City of Secrets” kitabında da bahsettiği gibi, gezerken labirenti andıran daracık ve düzensiz sokaklarında küçük rengarenk pervazlı pencerelere ve kapılara bakıp “Bu kapılar ve pencereler acaba hangi sırları saklıyor?” diye aklınızdan geçireceğiniz şehirdir Siena. Siena Gezi Rehberi yazımızda bu sırlar şehrini yakından tanıyacağız.

SİENA’YI YAKINDAN TANIYALIM

10 yıldan bu yana Dünya’nın birçok ülkesinde onlarca şehir gezdim. Ama Siena kadar beni etkileyen çok az şehir gördüm. İtalya’nın Toscana bölgesinde Floransa’ya sadece 63 km uzaklıkta bulunan, Roma-Floransa arasında yolculuk yapanların mutlaka uğraması gereken bir şehir Siena.  1650 yılında beri her yıl 2 Temmuz ve 16 Ağustos tarihlerinde gerçekleştirilen meşhur Palio ( At yarışları ) yarışları ile de tanınmış bir şehir ayrıca. Mutlaka en 1 gecenizi bu şehirde geçirerek plan yapmanızı tavsiye ederim.

Siena, Ortaçağ’da Floransa’nın son yenilgisine kadar gururlu, zengin ve savaş görmeyen bağımsız bir şehir devletiydi. Siena’da yaşamış yüzlerce ünlü sanatçı, italyan sanat ve mimarisinin en güzel örneklerinden birçoğunu buraya bırakmışlar. Şehri gezerken Duccio, Simone Martini ve Ambrogio ve Pietro Lorenzetti’nın muhteşem eserleri ile karşılaşacaksınız.

SİENA’YA NASIL GİDİLİR?

Siena ana yol güzergahları üzerinde olduğundan ulaşım konusunda elverişli imkanlara sahip. Havayolu, Karayolu ve Demiryolu seçenekleri ile ulaşabilirsiniz.

Havayolu ile Ulaşım: Siena Ampugnano havaalanı Siena’ya sadece 9 km mesefade. Birçok gezgin uçakla ilk olarak Roma, Floransa ya da Pisa’ya geldikleri için havaalanı pek de rağbet görmüyor. Ama diyelim ki Siena’ya bu yolla giderseniz şehir merkezine ulaşım için servisleri hemen terminal çıkışında kullanabilirsiniz. 

Karayolu ile Ulaşım: Siena, Floransa’ya 63 km, Pisa’ya 105 ve Roma’ya 225 km mesafede bulunmaktadır. Genelde Avrupa seyahatlerimi arkadaşlarım ile planladığım için, hem daha ekonomik hem daha rahat ve zamandan tasarruf sağlayacağından araba kiralarız. Size de özellikle İspanya ve İtalya’yı gezerken araba kiralamanızı öneririm. 2 kişi bile olsanız küçük arabaları kiralama imkanı mevcut. Yol üzerinde adı sanı duyulmamış öyle kasabalar oluyor ki bunları anca araba altınızda ise keşfedip, gezebilirsiniz. Araba kiralama ile ilgili bilgileri ilgili linkten bulabilirsiniz.  http://reshontheway.com/araba-kiralama-yurtdisi/

İtalya’da tüm şehirler arasında karayolu seçeneği mevcut. Birçok otobüs firması, ucuz fiyatlara otobüs seferleri düzenliyor. Floransa’dan gitmek isteyenler için anlatacak olursam, Santa Maria Novella tren istasyonun yanında bulunan SITA Otobüslerini kullanabilrisiniz. 80 dakikalık seyahatin bedeli sadece 7,80 €, eğer gidiş-dönüş beraber alırsanız 12 €. Diğer şehirlerden de otobüs ile uşalım imkanı bulabilirsiniz. http://www.sitabus.it/en/

Demiryolu ile Ulaşım: Siena’ya demiryolu ile de ulaşmak çok kolay. Her saat başı Floransa’dan buraya gelen trenler mevcut. Ayrıca Empoli’de aktarma yapabileceğiniz seçenekler de bolca var. Roma’dan da düzenli seferler yapılıyor. Floransa-Siena arası ücret: 9,10 € https://www.italiarail.com/

ŞEHİR İÇİNDE ULAŞIM

Öncelikle şunu söylemeliyim ki ne kadar fazla seçenek olursa olsun, tüm gezdiğim şehirleri mümkün oldukça yürüyerek geziyorum. Bir şehri gerçekten hissetmek istiyorsanız tek yolu bu. Zaten Siena’nın birçok noktası trafiğe kapalı ya da ZTL bölgesi olduğundan diğer seçenekleri bir kenara bırakmak zorunda kalacaksınız. İtalya’da araba kiralayarak gezeceklere tavsiyem daha önce hazırladımız “İtalya’da Araba Kiralamak ve ZTL Bölgeleri” yazımızı okumanız. Eğer bu bölgeleri anlamadan ve park yerleri tavsiyelerimizi okumadan giderseniz çok ciddi para cezaları ile karşılaşabilirsiniz.  http://reshontheway.com/italyada-araba-kullanirken-ztle-dikkat/

GÖRMEDEN DÖNMEYİN

Öncelikle şehre araba ile gidecekseniz aracınızı (Car parking, Via Fontebranda ) otoparkına bırakmanızı öneririm. Hem ZTL bölgesine en yakın park hem de güvenli ve ucuzdur diğerlerine göre. Detaylı bilgiyi ve haritadaki yerini “Siena Gezi Rotası” yazımızda bulabilirsiniz.

The Piazza del Campo:  

İşte Siena’ya gelen herkesin bir önce görmek istediği meydan. Palio yarışlarının yapıldığı ve Dünya’da eşi benzeri olmayan deniz kabuğu şeklinde inşa edilen meydan. Gerçekten hiç ayrılmak istemeyeceğiniz bir bölge. Birçok ünlü mekan bu meydanın yanında ya da yakınında bulunuyor. Bu yüzden bu noktayı başlangıç noktası olarak belirlemelisiniz.

The Palazzo Pubblico:

Palazzo İtalyanca’da saray, Pubblico’da İngilizce olarak public kelimesinden de hatırlayacağınız üzere halk demek. Her ne kadar bunu utana çekine de söylesem de burası bir belediye binası. Gördüğünüz zaman neden bizde böyle bir belediye binası olamaz diye sitem edeceğiniz cinsten bir yapı. Neredeyse 800 yıllık geçmişi ile dimdik ayakta duran bu yapı Dünya’nın en ünlü kulelerinden biri olan Torre Del Manga’ya da sırt vermiş durumda.  Ambrogio Lorenzetti, Simone Martini, Duccio mimarları gerisini siz düşünün artık.

 

Torre Del Mangia: 

102 metrelik bir kule ve bu kulenin 1348 yılında yapıldığını düşünün… Acaba “Yok artık ! Hadi be !  falan dediniz mi? Ben ilk okuduğumda demiştim ama gidip gördüğümde bu ifadeler yerini hayranlığa bıraktı. Birçok toplum daha çadırlarda, derme çatma yapılarda yaşarken, ö dönemde bu bölgede yaşayan insanların bu yaptığı eser karşısında sadece hayranlık duyulur. Tüm Siena’yı ve Muhteşem Katedrali en güzel açıyla görebileceğiniz bu kuleye mutlaka çıkmalısınız. Bilet fiyatı: 8 €

The Duomo ( Siena Katedrali )

Yüzlerce katedral, kilise ya da tapınak görmüşümdür ama böylesini anlatacak kelime bulmak cidden çok zor. Öncelikle tamamen siyah-beyaz mermerle inşa edilmiş tek katedral. Italyan Romanesque mimari ile inşa edilmesi ve içeride kaçgen olduğu belli olmayan Dünya’nın en ilginç tavanlarından birine sahip olması da bu eşsizliğe ayrı bir önem katıyor. Katedral 7 bölgeden oluşuyor. Catedral, Piccolomini Kütüphanesi, Cennet Kapısı (Gate of Heaven), Baptistry (Baptishane), Crypt (Yeraltı Türbesi), Müze ve Façade (Henüz tamamlanmamış Gözlem Kulesi). Bu mekanların her birini ayrı ayrı gezmelisiniz eğer tek tek girerseniz size pahalıya patlayacaktır. Ama tek bir bilet olarak satılan “Opa Si Pass” alırsanız çok hesaplı olacaktır. Bu biletteki en önemli olay hangi tarihte gideceğiniz. Çünkü yaz ve kış tarifesi yarı yarıya değişiyor. En iyisi siz diğer tüm detayları aşağıdaki linkten kontrol edin. https://operaduomo.siena.it/en/visit/

The Pinacoteca: 

Siena’nın altın çağına ait tüm tabloları bulabileceğiniz bir mekan. Bilet fiyatı 4 €

The Palazzo Salimbeni (Salimbeni Sarayı):

1472 yılında inşa edilen, o dönem şehrin tüm ticari ve kültürel hayatını elinde bulunduran Monte dei Paschi di Siena Bankasının merkez binası olarak kullanılmış muazzam bir saray. Bankacılığın tarihi ile ilgili bilgiler ilgi alanınıza girmiyorsa, sırf dışarıdan görüp fotoğraflama için bile gitmeye değen bir yer.

The Piccolomini Palace: 

1459 yılında Bernardo mimar Rossellino tarafından inşa edilen bu yapıya da bayılacaksınız. Hemen Del Campo meydanında bulunan bu saray Siena’nın tüm arşivlerine ev sahipliği yapıyor.

The Fonte Gaia (Gaia Havuzu):

'Fışkıye' ile Rönesans'ın muhteşem buluşması: Gaia HavuzuPiazza Del Campo’da bulunan ilginç şaheserlerden biri. Biz de havuzlar yapıldıktan bir kaç yıl sonra bozulup kapatılırken bu şaheser tam 700 yıldır görevini başarı ile gerçekleştiriyor. İşin ilginç kısmı ise o dönemde altına ince borular döşenerek suyun 25 km uzaktan getirilerek havuzun doldurması. Ben bu havuzu “Fışkıye ile Rönesans’ın muhteşem buluşması” diye tanımlıyorum.

Bunların dışında Siena’da San Domenico Bazilikası, San Francesco Bazilikası, Santa Caterina, İşkence Müzesi, Fisiocritics Academy (Doğa Tarihi Müzesi), Dell’ acqua (Su Müzesi), Medicia Kalesi, Fontebranda, Chigi-Saracini Sarayı, Sant’Agostino Kilisesi, Siena Sinagogu, Antiporta Camollia, Sansedoni Sarayı ve diğer onlarca irili ufaklı yapıyı zamanınıza göre gezebilirsiniz. Ben tekrar gitmeye söz verdim çünkü hepsini 1-2 günde düzgün bir şekilde görebilmenin imkanı yok.

CİVARDA GÖRÜLMESİ GEREKEN DİĞER KASABALAR:

Bu kısım cidden çok önemli. Çünkü Toskana bölgesi tam bir turizm cenneti. İrili ufaklı muhteşem köyler ve kasabalar var. Sonradan ya bak dibindeymiş diyip üzülmemeniz için bu yazdıklarımı unutmayın. Siena’nın tüm yönlerinden 25-30 km uzaklık mesafesinde Volterra, San Gimignano, Montepulciano, Pienza, Arezzo, Lucignano, Montalcino, Monteriggioni bulunuyor. Bunları harita üzerinde detaylı olarak yayınlayacağız.

SİENA’NIN ÖNEMLİ ETKİNLİKLERİ

Palio At Yarışları: 

Bir çoğumuz “Palio” kelimesini FIAT’ın küçük arabalarından hatırlar. Palio İtalya‘nın en ünlü at yarışlarına denmektedir. 1650 yılında beri her yıl 2 Temmuz ve 16 Ağustos tarihlerinde Palio geleneği Piazza Del Campo’da gerçekleştirilmektedir. Meydan daha önce ölüm yarışlarına, çoklu boks maçlarına ve 16. yy’da boğa güreşlerine ev sahibi yapmaktayken, boğa güreşlerinin yasaklanması sonucu Palio geleneğine ev sahipliği yapmaya başladı. Bu yarışlarda her at ve binici şehrin “Contrada” adı verilen şehrin 17 semtinden birini temsil etmektedir. Bir at yarışının bile turizme nasıl kazandırılacağının en güzel cevabını Siena Palio veriyor. Her yıl onbinlerce turist bu yarışları izlemek için buraya geliyor.

Siena Klasik Müzik Festivali: 

Tüm yaz ayları boyunca başta Accademia Musicale Chigiana olmak üzere diğer birçok noktada klasik müzik şöleni sunuluyor. Ambiyansı düşününce orada olmak harika bir deneyim olacaktır.

Siena Jazz Festivali: 

Festivalin atölye çalışmaları 2017-2018 için 7 Mart’ta başlayıp, Temmuz – Ağustos arasında ise festival gerçekleşiyor.

 

 

 

 

Bizi Takip Edin
Önceki İçerikFas’a İsmini Veren Şehir: Fes Gezi Rehberi
Sonraki İçerikTapınaklar Şehri Kyoto – Kyoto’da Gezilmesi Gereken 10 Tapınak
Merhabalar ben Reşat Taman, Diyarbakır doğumlu, seyahat ve fotoğrafçılık tutkusu ile yanıp tutuşan, 12 senedir fırsat buldukça hayallerinin peşinden gitmek için Dünya’yı arşınlayan ve bu hayalleri gerçekleştirirken gittiği her yerde zıplayarak imzasını koyan, 30 yaşında kısmi zamanlı bir gezginim. Normalde fotoğraflarımdan bile anlayacağınız üzere, enerjimi işime de yansıtarak, Gaziantep’te İpekyolu Kalkınma Ajansı’nda 5 yıldan bu yana Yatırım Uzmanı ve Eğitmen olarak görev almaktayım. 12 senede 3 kıta ve 48 ülkeden 245 şehir gezdim. Hatta bazı şehirler/kasabalara ayak basan ilk Türk olduğum konusunda iddialıyım. Seyahatlerime başlarken önce bir kıtayı bitirip sonra diğerlerine başlayacağım demiştim. Bu yüzden ilk Avrupa kıtasını İzlanda hariç tamamen bitirdim. Son zamanlarda özellikle zaman ayırma anlamında seyahatin zor olduğu Afrika ve Asya kıtalarına başladım. Son olarak benim için işin en zevkli kısmı olan zıplama muhabbetinden de bahsetmek istiyorum. Ben oldum olası kadraj karşısında durup poz vermeyi ya da selfie çekmeyi bir türlü sevemedim. Ama sonuçta gittiğimiz yerlerde bir hatıramız olmalıydı. Ben de kendime bir imza bulmaya karar verdim. Bu imza öyle bir imza olmalıydı ki benim seyahate olan aşkımı, tutkumu ve enerjimi yansıtmalıydı. Sonunda gittiğim tüm şehirlerde ve kasabalarda zıplayarak yüzlerce imzadan oluşan bir koleksiyonum oldu. Şimdi Instagram profilimde paylaştığım her 6 ya da 9 fotoğraftan biri bu koleksiyondan geliyor. Bu platformu 10 yıllık ev arkadaşım, can yoldaşım ve birçok gezimde beraber yol katettiğim Veysel Levent AKKOR ile kurduk. Umarım siteyi gezerken keyifli bir zaman geçirirsiniz.
PAYLAŞ

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here