Lublin’de Erasmus Macerası

7
558
Gösterim

Lublinde Erasmus Maceramı anlattığım bu yazıya başlamadan önce herkese merhaba.

Öncelikle kendimi tanıtayım , adım İpek Ayten Dinkçiler. Çukurova Üniversitesi’nde 4. sınıf Gıda Mühendisliği okuyan bir öğrenciyim. Geçen eylül ayında Erasmus Programına katıldım . Polonya’nın coğrafi konum cazibesi ve ekonomik durumunu göz önünde bulundurarak Polonya’nın Ukrayna sınırına yakın bir şehri olan Lublin’de Erasmus günlüğüme başladım.

Polonya Hakkında

  • Resmi dili: Lehçe,
  • Para Birimi: Zloty
  • Başkent: Varşova,

Polonya; Merkezi Doğu Avrupa’nın en geniş ve en kalabalık ülkesidir. Doğusunda Rusya, Güneyinde Çek Cumhuriyeti, batısında Almanya ve kuzeyinde Baltık Denizi bulunur. Polonya’da yaz ayları sıcak, kış ayları soğuk ve uzun sürer.

Polonya ekonomisi, İkinci Dünya Harbi ve çeşitli istilalar yüzünden büyük sarsıntılar atlatmıştır. Polonya halkının büyük bir bölümü katoliktir. Hristiyan aleminin bugünkü lideri olan Papa John Paul II, Polonyalıdır.

Başkenti Varşova (Warszawa) olup diğer önemli şehirleri ; Krakow, Poznan, Wroclaw ve Gdansk’tır.

Mevcut üniversiteler içinde Krakow’da Jagerellonion Üniversitesi, Lublin Katolik Üniversitesi ve Varşova Üniversitesi en önemlileridir. 1939 yılında aynı anda Hem Nazi Almanyası’nın ve hem de Rusya’nın işgaline uğramıştır. Harp boyunca altı milyon Polonyalı öldürülmüştür. Hala etkisi süren ve hala derin izler taşıyan bu kötü anıların Polonya’daki her şehirde hatırlatıcı izleri hala bulunmaktadır.

Lublin Şehri

Lublin; sessiz , sakin ve ingilizcenin sadece gençler tarafından bilindiği bir şehridir. Nüfus yoğunluğu genele vurulunca az olmakta olup, çoğunlukla ormanlık alanlarının fazla olduğu bir kenttir. Koca koca devasa AVM’lere sahiptir. Çok mütevazi, temiz, ayrıca otobüsünden tuttunda caddesinde bile internet bulabileceğiniz geniş bir internet ağına sahiptir. Telefon kartları orada PlayKart ve Orange olarak iki büyük şirket tarafından çok çok uygun bir şekilde temin edebileceğiniz avantajlar sunar.

Lublin’de Ne Yenir?

St. Michael adı verilen bir restorantı vardır ve harika steakhouse yelpazesine sahiptir. Konum olarak merkezi bir konuma sahiptir. Fakat oraya gitmeden önce rezervasyon yapmanız gerektiğini unutmayın. Ördekli hamburgeri mutlaka deneyin derim.

Diğer yenilmesi gereken ve çeşitleri bol miktarda bulunan ‘Zapienka” bir diğer tavsiyemdir.

Diğer yiyecek türlerinden biri de Polonya’nın meşhur yemeği olan “Pierogi“dir. 🙂 Görünüş olarak mantıya benzese de tadı pek onun kadar güzel olmuyor açıkçası… Kızartma ve haşlama olarak pişirme farklılığı olmakla birlikte patatesli, kıymalı, ıspanaklı gibi çeşitlerinin dışında birde tatlı olarak reçel, marmelat gibi çeşitleri de bulunmaktadır.

Benim en sevdiğim şey dondurma ve orada da ‘Bosko‘ isimli harika bir dondurmacı var. Mutlaka tadına bakmalısınız. Bubble Tea adı verilen çok minnoş bir mekanda sıcak çikolatanızı yudumlarken kilisenin adeta sizi bile çağırıyormuş gibi tınıltısını duyabilirsiniz.

Lublinde Yaşam

Gece hayatına gelecek olursak, en geç saat 8 ‘e kadar kış döneminde açık dükkan görebilirsiniz. 1 Kasımda her yer marketler dahil kapalıdır. Çünkü o gün Azizler Günü olarak bilinir, herkes gündüz ve gece olmak üzere 2 kere mezarlıkları gidip ellerinde güzel cam şamdanlık veya gaz lambasına benzeyen fanuslarda ışık saçan bu cisimleri mezarlıklara bırakır ve o gün mezarlıklarda ışıklar hiç sönmez.

Birası sudan ucuz bir ülke düşünün 🙂 Tabii pek ayık gezdikleri söylenemez.

 

Gezilmesi Gereken Yerler

Gezilmesi gereken yerlere gelecek olursak öncelikle tabikii ‘Konsantrasyon Kampı‘ olan Majdanek;

Majdanek, Polonya’nın Lublin şehrine 2,5 km uzaklıktaki Nazi ölüm kampıdır. Kamp II. Dünya Savaşı sırasında Nazi Almanyası tarfından Ekim 1941’de kurulmuştur. Kampın diğer kamplardan farkı, diğer kampların yerleşim yerlerinden uzak ve doğal olarak korunaklı bir yapısı varken, Majdanek’de bu özellikler bulunmaz.

Diğer önemli yerler olarak ; Lublin Nehri‘dir. Benim orayı bulmam ne kadar uzun sürse de buldum ve kısım kısım buzlanma olmuştu. Fakat huzur verici görüntüsüyle gökyüzünde semaya uzanan iki aşık misali siluet oluşturuyordu .

Meraklısı olduğum en değerli yerlerden biri de Open Air Village Museum adı verilen eski yaşanmışlıkları ilk günkü çıplaklığıyla ortaya koymuş olan ambiyansıyla varlığını sürüyordu. Öğrenci için 6 zloty gibi çok cüzi bir miktarla bunun keyfini çıkarabilirsiniz.

Lublin’de olmanın en güzel yanı ise gece geç saatte sokakta yürümeniz, bağırmanız hatta benim gibi kar sevinci yaşamanıza hiç kimsecikler karışmıyor belki de bu kadar uzun yaşamalarının nedeni de kimsenin işine karışmamalarındandır. Sadece bilmeniz gereken kurallardan biri karşıdan karşıya geçerken eğer ki ışık yoksa serbestsiniz yol sizin ama ışık varsa mutlaka uymalısınız çünkü polislerin nereden hortlayacağı hiç belli olmaz 🙂

Ayrıca sokakta, caddede, parkta kesinlikle alkol tüketmemelisiniz. Eğer ki şanslı biriyseniz bilet almadan otobüsleri kullanabilirsiniz ama şanssız biriyseniz 1 duraklık mesafede bile kontrolle karşılaşıp bileti onaylattırmazsanız zor anlar yaşayabilirsiniz.

Havuz keyfi, kapalı buz pisti gibi bir çok aktiviteye sahip olan Lublin’in kendine has spor takımları, basketbol takımları ve bunların maçlarına katılabilir, güzel vakitler geçirebilirsiniz. Gençler dışında ingilizce bilen pek olmadığından iletişim sıkıntı olabiliyor. Ama merak etmeyin onlar sizi anlamaya çalışıyorlar ne kadar iyi ingilizce konuştuğunuzun pekte diyalog içerisinde önemi yok 🙂

Gece Hayatı

Bizim en çok takıldığımız clublerden bazıları Helium, House of Sound, Moon Club ve Dom Kultury‘dir. İçki konusunda epey cömert davranan Leh’ler aynı zamanda eğlenmeyi de epey seven insanlardır. En çok bilinen ve üretilen en iyi bira ‘Perla‘ markası olup, Lublin’in ev sahipliği yaptığı bir işletme ürünüdür. Neredeyse her ürün elma ve türevleri kullanılarak yapılıyor özellikle meyve suları muhakkak karışık olarak elde ediliyor. En yaygın ve tüketilen yerli Lubella adı verilen makarnalar ve Pikanty adı verilen domates eldesiyle olmuş olan ketçapların tadından yenmez demedi demeyin 🙂

Oraları epey özlüyorum özellikle Lublin Old Town adı verilen şehrin resmen kalbi olan bu yer, klasik Polonya şehirlerinin özelliği olan eski binaların yeniden yapılandırılıp rengarenk ve yaklaşık aynı hizaya sahip evlerin oluşturduğu eşsiz uyum, göz kamaştırıcı bir ahenk oluşturuyor. Hotel Polonia Palace her Polonya şehrinde bulunmaktadır ve şehrin göbeğindedir. Trinity Tower, St. John Cathedral, Palac do Forza, Museum Lubelski, Lublin Castle adı verilen ve buna benzer bir çok yapıya sahiptir.

Ekim ayında Pablo Picasso’nun resim sergisine bu şehirde tanık olduğum için kendimi çok şanslı hissediyorum. Ayrıca kocaman cam bloklara sahip opera binası  ve karşısında yeşilin bin bir tonuna sahip Lublin’in en büyük bahçesi ve parkı bulunmaktadır. UMSC adı verilen üniversiteye ait botanik bahçesine sahiptir. Şehrin belli bir bölümünde uzun uzadıya bir nehir akar. Epey sağlıklı olan bu halk özenle her sabah sporunu yapmaktadır.

Yazımı okumaya vakit ayırdığınız için sonsuz teşekkür ederim…

Lublinde erasmus Lublinde erasmus Lublinde erasmus Lublinde erasmus Lublinde erasmus Lublinde erasmus Lublinde erasmus Lublinde erasmus Lublinde erasmus Lublinde erasmus

Bizi Takip Edin

7 YORUMLAR

  1. Merhabalar. Ben de gıda mühendisliği öğrencisiyim ve son sınıfın 1.dönemi, önümüzdeki Eylül’de Lunlin’e gidiyorum. Dersleriniz nasıldı zorlandınız mı? Gerçekten yardımcı oluyor mu hocalar?

    • Hangi okula gideceğine bağlı biraz, benim okulum University of Life Sciences in Lublin idi. Koordinatörüm Jerzy Horbowski adında bir beydi ve gayet güzel eğitim dönemi geçirdim. Derslerde sana yardımcı olabilecek düzeyde kolaylaştırılmış olarak sunuluyordu, netice de Erasmus öğrenci olduğun için biraz toleranslı davranıyorlar.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here