Bodrum’u, Bodrumlu ile Gezin – Bodrum Yürüyüş Rehberi

0
207
Gösterim

Yokuşun başına geldiğinde Bodrum’u göreceksin,

Sanma ki sen geldiğin gibi gideceksin.

Senden öncekiler de böyleydiler,

Akıllarını Bodrum’da bırakıp gittiler…

Daha yokuşun başına gelmeden bizi Halikarnas Balıkçısı (Cevat Şakir Kabaağaçlı) bu sözleri ile karşılıyor. Antik çağlarda Halikarnassos diye anılan Bodrum‘a adını veren Kaleyi ve bahsi gecen Bodrum manzarasını yokuşun başına geldiğimizde görüyoruz.

Tatil dediğimizde aklımıza ilk gelen yerlerden biridir Bodrum. Hepimiz ya en az bir kere gittik ya da gitmek istemişizdir. Bodrumun mavi koyları, eğlenceli sahilleri ve gece hayatındansa tarihini merak edenler için bu sefer sandaletlerinizin yanı sıra Spor ayakkabılarınızı da yanımıza alalım. Size Tarih kokan bir yürüyüş yolu haritası çizeceğim. Asfalt ayağımızı güneş kafamızı yakmasın diye Eylül ayında yapabileceğiniz tarih kokan bir Bodrum kaçamağı.

Bodrum

Rotamızı çizmeden önce Bodrum ile başlayalım; şimdilerde tadilatta olan ve 2018 sezonu boyunca tadilat nedeni ile ziyaretçi kabul edemeyen Bodrum Kalesi; Rodos Şövalyeleri tarafından inşa edilmiş. Hristiyanlığın önemli lideri ve Hz. İsa’nın 12 Havarisinden biri olan Aziz Petrus’a adanmış. Yarımadaya ise Petrium denilmiş, zamanla Petrum, Podrum ve günümüze Bodrum olarak gelmiş.

Bodrumda Mavi Beyaz bir güne Merhaba dediniz mi? Haydi spor ayakkabılarımızı giyiyoruz. Sanmayın ki Eylülde Hava sıcak olmayacak, Güneş gözlüklerinizi, şapkalarınız ve sularınızı almayı unutmayın!

İlk Durağımız Antik Tiyatro, buraya her birimizin farklı uzaklıklardan geleceğimizi düşünerek toplu taşıma ile gideceğiz. Bodrum Garajından kalkan hemen hemen her dolmuş Antik Tiyatronun önünden geçecektir aynı şekilde çevre beldelerden Bodrum Garajınaa gelen her dolmuşta.

ANTİK TİYATRO

Halikarnassos‘tan günümüze kalan önemli yapılardan biri olan Antik Tiyatro restore edildikten sonra birçok festival ve konsere ev sahipliği yapıyor. Antik Çağ geleneklerine uygun olarak üç bölümden oluşuyor. Antik Tiyatrodan Bodrumun Eşsiz manzarasını Taş ve Beyaz evlerini ve limandaki yelkenlileri selamlayabiliriz. Etkinlik ve Konser Takvimi için şuraya bir Link bırakıyorum.

Konser bileti

Şimdi Antik Tiyatroyu arkamıza alıp yolun karşısına geçiyoruz. Hatta Bodrum’u ziyaret eden her Turist gibi Kale ve Bodrum Manzarasına karşı buradan objektiflere poz veriyoruz. Antik Tiyatro solumuzda Kale sağımızda kalacak şekilde yürümeye başlıyoruz (CASİTA Restaurant’a doğru) Casita’yı geçer geçmez hemen sağ tarafımızda aşağı doğru inen bir yokuş göreceğiz. Bodrumun dar ve beyaz sokaklarından yokuş aşağı Turgut Reis Caddesine kadar yürüyoruz. Caddeye ulaşınca sola dönüyoruz ve beş – on adım atamadan hemen sağımızda bir şaheser bulunuyor;

MAUSOLEUM

Dünyanın Yedi Harikasından biri olarak kabul edilen Mausoleum; Kraliçe Artemis tarafından kocası Mausoleus’un anısına yaptırılmış. Limanın olduğu koya bakan yapı üst üste üç bölümden oluşuyordu. Üzerindeki Heykeller ile yüksekliğin 45 Metreyi geçtiği tahmin edilmekte. Rivayete göre Yedi kez batıp çıkmış olan Bodrum’da meydana gelen depremlerden birinde yıkılmış, kalan parçaları ise Rodos Şövalyeleri tarafından Bodrum Kalesi’nin yapımında kullanılmış. 19.yy da İngiliz arkeologlar tarafından yapılan kazıda parçaları tekrar çıkarılmış ve British Museum’da sergilenmek üzere İngiltere’ye adeta kaçırılmıştır. Günümüzde Mozole Alanı Açık Hava Müzesi olarak sergilenmekte hatta ziyaretimiz sırasında içeride Bodrum tipi bir ev bile olduğunu göreceğiz. Değinmeden geçemeyeceğim; Bodruma sürgün ile gelip buraya aşık olan Halikarnas Balıkçısı; İngiliz Kraliçesine bir mektup yazar.

Mektupta; Moselium’a ait eserlerinin ancak Bodrumun masmavi gökyüzünde değerini bulacağını ifade ederek geri ister fakat Kraliçe kendilerine cevaben mektubunda; meraklanmamaları gerektiğini sergi salonunun Bodrum mavisine boyandığını yazar.

Yola devam ediyoruz; Müzeden çıkar çıkmaz sağa dönüyor ve sağdaki ilk sokağa giriyoruz.(Hamam Sokak) Neyzen Tevfik Caddesi’ne kadar takip ediyoruz sokağı ve Marina‘dayız. Sağ taraftan devam ediyoruz ve döner dönmez sağımızda Tepecik Döneri göreceğiz. Bodrumun Sebzeli döneri meşhur olsa da Tepecik dönerde yediğiniz dönerin tadını hiçbir yerde bulamayacaksınız !! Yol kenarında ahşap banklara oturup dönerlerimizi sipariş ediyoruz. Aman ekmek arası aman kilo alırım demeyin bu lezzet kaçmaz benden demesi. Bu eski, küçük ama leziz Tepecik döneri merak edenle için link; tepecik döner

Dönerlerimizi afiyetle yedikten sonra yine sağ taraftan yola koyuluyoruz. Askeriye’ye gelmeden yolun sol tarafında Kenarları taş ortası cam bir bina bizi karşılıyor.

OSMANLI TERSANESİ

Tersane’nin Kenarları taş, ortası Cam olarak restore edilmiş mimarisi sizleri büyüleyecek. Osmanlı Donanması’na yeni gemiler inşa edilmesi için kurulan tersanede 1784 yılında ilk geminin tezgaha konulduğu biliniyor. İçeride Korsan saldırılarına karşı dikilen Gözcü Kulesi ve Osmanlı Kulesi de var. Tersanenin arkasında ise Türbe ve Mezarlar bulunuyor. Şimdiler de ise sanat galerisi olarak çeşitli sergi ve etkinliklere ev sahipliği yapmakta.

Sergi ve etkinlikleri takip edebileceğiniz resmi Facebook hesabı; Osmanlı Tersanesi

Tersaneden çıkınca Sol tarafta uzanan Cafer Paşa Caddesi boyunca yürüyoruz taa ki Karaburgaz Asri Mezarlığına kadar. Mezarlıktan sola ve tekrar sola dönerek etrafını dolaşıyoruz. Mezarlık biter bitmez sol tarafımızda son durağımız;

MYNDOS KAPISI

Hani şu kral kocasının anısına Mausoleum’u inşa ettiren Kraliçe Artemis vardı ya, şimdide Kral Mausollos tarafından inşa ettirilen ve Halikarnassos’a giriş sayılan Myndos Kapısı’ndayız. Bu kapıya Myndos denmesinin nedeni de; Myndos Şehrine (Şimdiki adıyla Gümüşlük) baktığı için. Kapının özgün yükseklikleri kesin olarak bilinmiyor. Kapının çevresinde Önünden geçtiğimiz Türk Mezarlığının yanı sıra Soyluların gömüldüğü antik mezarları da göreceğiz. Kapının önüne kazılan hendekler yüzünden Büyük İskender’in aşamadığı kapı olarak da biliyor.

Yürüyüş Yolumuzun sonuna geldik, umarım yorulduğunuza değmiştir. Bir yorgunluk birasını hak ettik dimi? Şehir içi dolmuşuna binip Bodrum merkeze geri dönelim ve barlar sokağında Moonlight Cafe & Bar‘da Tadilattan dolayı rotamıza ekleyemediğimiz Bodrum Kalesi‘ne karşı soğuk birer bira içelim diyecektim ki aklıma spor ayakkabılarımız geldi. Bodrum’a gelip el yapımı Bodrum sandaletlerinden almadan olmazdı zaten. Garajdan sonra Moonligt’ın sokağına söyle bir göz atıp 5-6 dükkan sonra sağda görebileceğiniz ALTIN SANDALET‘ten kendinize ve sevdiklerinize alabileceğiniz en Bodrumlu hediye alışverişi yapalım. Gladyatör sandaletlerden, iğne oyaları ile süslenmiş deri terliklere kadar her zevke hitap eden el yapımı Bodrum sandaletlerinden hangisini alacağınızı seçmekte zorlanabilirsiniz. Ayrıca ALTIN SANDELET’in ödüllü birde sandalet tasarımları var. Sandaletlerimizi giydikten sonra şıpıdık şıpıdık geri dönelim Moonligt’a. ( Cumhuriyet Caddesi No:62/B Bodrum-Muğla)

Şimdi bu linke bir göz attıktan sonraaaaaa, Moonlight

Bu tarih kokan tatlı yorgunluğu atacağımız anı hayal edelim. Kapatın gözlerinizi müzik geliyor, dalga sesleri, Bodrum manzarası…Let Her Go

Bodrum Gezi Rehberi, Bodrum Gezi Rehberi, Bodrum Gezi Rehberi, Bodrum Gezi Rehberi, Bodrum Gezi Rehberi, Bodrum Gezi Rehberi, Bodrum Gezi Rehberi,

Bizi Takip Edin

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here