Pisidya Bölgesi’nin Gözdesi – Sagalassos Antik Kenti

0

UNESCO DÜNYA MİRASI YOLUNDA BİR ANTİK KENT – SAGALASSOS

Antik kentlerin taş sokaklarında gezmek bana, günümüz metropollerinin devasa ve biçimsiz sokaklarında yürümekten çok daha fazla heyecan verir. İşte Sagalassos Antik Kenti de bu yerlerden bir tanesi..

Antoninler Çeşmesi – Sagalassos Antik Kenti

Şöyle bir düşünün antik kentlerde, sizleri yutan kocaman binalar, kalabalıklar ve tüketim zihniyeti yoktur. Tam tersine antik yaşam, insanın kendini önemli hissedebildiği, içerisinde yok olup gitmediği yapılar barındıran ve adeta mimari bir geri dönüşümle hiçbir şeyin hızlıca tüketilip ziyan edilmediği bir hayat tarzıydı. Yapılan her iş koyulan her bir taş insan hayatında büyük bir önem arz ediyordu. Her unsur, israf edilemeyecek kadar değerliydi.

İnsanoğlunun ovaya inip güvenlik ihtiyacını karşılamak üzere kaleler ve hendekler icat etmediği dönemlerde, yani günümüzden 12000 yıl önce Pisidya Bölgesi‘nde kurulan nezih bir kent vardı. Nakış nakış işlenmiş yapılar barındıran Sagalassos Antik Kenti, içinde kaybolup gitmekten benzersiz bir haz aldığım antik kentler arasında.

Kentin girişi – Sagalassos Antik Kenti

DAĞ BAŞINDA BİR İNCİ

Şehir sırasıyla Frigler, Lidyalılar, Persler, Helenler ve Romalılar tarafından üst üste biriktirilen bir kültürün ortak eseri. Antik dönemlerde yapılan bir çok kent gibi güvenlik ihtiyacından dolayı 750 metre yükseğe konumlandırılmış. Burdur‘un Ağlasun ilçesi sınırlarında Burdur-Antalya kara yolunun 14. kilometresinde ayrılan bir yol ile 20 kilometre daha yolculuk yaparak ulaşacağınız bir yer. Isparta, Burdur ve Antalya illerinden kolaylıkla uğrayabileceğiniz antik kente, sadece özel araçla ulaşabilirsiniz.
Sagalassos‘u yaz sezonunda 8.30 -19.30, kış sezonunda 9.00 -17.30 saatleri arasında müze kartınızla ya da giriş ücreti olan 10 TL’yi ödeyerek ziyaret edebilirsiniz.

Agora – Sagalassos Antik Kenti

Antik kent, tarihteki adı Pisidya olarak bilinen Göller Yöresi‘nin en önemli merkezlerinden biri. Günümüze kadar çok iyi korunmuş bu antik kent, agora adlı kent merkezinin etrafına teraslı bir yapıda kurulmuş. Ayrıca en az 10.000 yıllık seramik üretimi ile Sagalassos antik dönemlerdeki en eski seramik üretim merkeziymiş. Bu yönüyle, UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne öneriliyor. Hak ettiği etiketi önümüzdeki günlerde alacağını umuyorum.

Pisidya‘nın en savaşçı, en cesur kenti olarak bilinen Sagalassos, Büyük İskender‘in almakta zorlandığı önemli kentlerden biri olarak da bilinir. Kentte, tarihten günümüze ulaşan anıtsal yapılar, Roma döneminde inşa edilmiş. İçerisindeki en güzel yapılar halen suyun aktığı, Antoninler Çeşmesi, agoraları, hamamları, heronları, kütüphanesi ve 9000 kişilik tiyatrosuyla bugün, insanlık mirası listemizde yer almaya değer bir kent.

TARİHTEN GÜNÜMÜZE

Sagalassos ilk olarak,18.yüzyılda Avrupalı gezginler tarafından keşfedilmiş. 20. yüzyılda ise başlatılan kazı çalışmalarıyla antik çağdaki isminin Sagalassos olduğu ortaya çıkmıştır.

AŞIKLAR ÇEŞMESİ: ANTONİNLER ÇEŞMESİ

Antoninler Çeşmesi – Sagalassos Antik Kenti

Efsanelerden ve anlatılardan güç olan yapıları her zaman daha cazibeli bulmuşumdur. İşte Sagalassos‘un güzelliğine daha da anlam katan ve günümüze çok iyi bir şekilde korunarak ulaşan Antoninler Çeşmesi de, görsel olarak göz dolduran bir güzelliğe sahip. Bu çeşmeden aynı anda su içenlerin sonsuz bir aşkla kavuşacağına inanılan çeşmenin tarihi, 2000 yıl öncesine dayanıyor. Roma imparatoru Markus Aurelius tarafından Roma’nın ihtişamının bir göstergesi olarak inşa edilmiş. Şehrin meydanındaki agorada yer alan çeşme günümüzde halen suyu akan muhteşem bir eser. Üzerindeki heykeller ise korunma amaçlı olarak Burdur Arkeoloji Müzesi‘nde sergileniyor. Günümüzde çeşme üzerinde yer alan heykeller ise aslının birebir kopyası.

DANS EDEN KIZLAR VE HERON

Heron üzerinde dans eden kızlar – Sagalassos Antik Kenti

Üzerine birbirinin eteklerinden tutmuş kabartmalarla resmedilen dans eden kızların bulunduğu heron, imparatorluğun nişanesi olarak inşa edilmiş. Antik çağlarda heronlar imparatorların kahramanlıklarının bir nişanesiydi.
Heron, Antoninler Çeşmesi‘ne yüzünüzü döndüğünüzde, yukarıda sol tarafta bulunuyor. Yine Burdur Arkeoloji Müzesi‘nde sergilenen, sadece gündüz vakitlerini gösteren güneş saati heron yapısının üzerinde yer alan en özel eserlerden biriydi.

MERMER SALON – İMPARATOR SALONU

Sagalassos hamamının merkezinde yer alan bu salon 25 x 18,5 metre ebatında görkemli bir mekan. Eskiden bu salonda çeşitli törenler yapılırmış.
Ünlü Hadrian Heykeli‘nin çıkarıldığı yer de burası. Hadrian Heykeli, yine Burdur Arkeoloji Müzesi‘nde sergileniyor. İnşa edildiğinde yapının nişlerinde imparator ve imparatoriçelere ait heykeller yer alıyormuş.

KÜÇÜK ÇEŞME VE KÜTÜPHANE

Adının küçük olduğuna bakmayın, aslında oldukça büyük bir yapı. Sadece Antoninler Çeşmesi‘ne oranla çok daha küçük olduğu için bu isimle anılıyor. Milattan önce 50 – 25 yıllarında inşa edilen çeşmenin hemen yanında tabanı yekpare mozaik ile kaplanmış kocaman bir kütüphane mevcut.

MANZARALI BİR SAHNE

Antik tiyatro – Sagalassos Antik Kenti

Sagalossos‘un erken ziyaretçilerinden olan Avrupalı gezgin Charles Fellows’un 1839’da yazdığı Küçük Asya’da bir Seyahatin Güncesi adlı kitabında “yükselen tepenin yamacında, bugüne dek gördüğüm veya duyduğum tiyatroların en zarif ve en güzeli yer alır…” şeklinde betimlenmiş bu tiyatro.
Tiyatronun yapımına MS.120 civarında başlandığı düşünülüyor. Bu dönemde İmparator Hadrian’ın Sagalassos kentini, Pisidya Bölgesi‘nin imparatorluk kült merkezi ilan etmesiyle inşasına başlanmış. 9000 izleyici kapasiteli tiyatroda her yıl Pisidya halkı için kutlamalar ve gösteriler düzenleniyormuş.

Tarihin taş sokaklarında gezmek, insanlığın yürüdüğü yolları gözlemlemek ve bu günümüzü anlamak adına büyük önem taşıyor. Bu yüzden günümüz insanı antik çağların gizemini ortaya çıkarmaya, öğrenmeye çabalıyor.

Sagalassos henüz girmemiş olsa da Türkiye’de bulunan UNESCO Kültür Mirası Listesi‘ne girmiş yerlerin olduğu yazımızın linkini buraya bırakıyorum.Türkiye’de Bulunan 18 Miras – UNESCO Kültür Mirası Listesi. Ayrıca sitemizde bulunan Türkiye’de görülmesi gereken diğer antik kentler için buraya ve Göbeklitepe için de buraya tıklayabilirsiniz.

Sagalassos‘tan ayrılırken Andrew McCarth’nin de dediği gibi “Ne kadar uzağa gidersem, kendime o kadar çok yakınlaşıyorum.”

Ayşe Nur AKBAY https://instagram.com/seyyahinseyirdefteri?igshid=e5yfa1kd1sw7

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here