Dünya’nın Tescilli Gastronomi Şehirleri – UNESCO Yaratıcı Şehirler Ağı

0
72
Gösterim

UNESCO Yaratıcı Şehirler Ağı

2004 yılında kurulan  UNESCO Yaratıcı Şehirler Ağı (UCCN), yaratıcılık için sürdürülebilir bir kentsel gelişmeyi stratejik bir faktör olarak tanımlayan şehirler arasında işbirliğini desteklemek amacıyla kuruldu. Dünya üzerinde 180 şehrin yer aldığı ve Creative Cities Network olarak bilinen bu ağ “El sanatları ve halk sanatı“, “dizayn“, “sinema“, “gastronomi“, “edebiyat“, “müzik” ve “görsel sanatlar” alanında gerçekleştiriliyor. Bu yazıda Türkiye‘den 2 şehrimizin de yer aldığı Gastronomi kategorisine bir göz atalım istedik. İşte Dünyaca kabul edilen Tescilli Gastronomi Şehirleri .

UNESCO Yaratıcı Şehirler Ağı

Bu listeye giren şehirler sadece sahip oldukları yemeklere ya da mutfağa göre değil; tarım, gıda, gastronomi alanında yaptıkları çalışmalarla da bu listedeki yerlerini aldılar.

Güney ve Kuzey Amerika Tescilli Gastronomi Şehirleri

  • Amerika Birleşik Devletlerinden San Antonio ve Tuscon ,
  • Meksika’dan  Ensenada ,
  • Panama’dan Panama City
  • Brezilya’dan Belem, Paraty, Florianopolis
  • Bolivya’dan Cochabamba
  • Kolombiya’dan Popoyan ve Buenaventura

Asya Tescilli Gastronomi Şehirleri

  • Japonya’dan Tsuruoka
  • Güney Kore’den Jeonju
  • Çin’den Macao, Shunde, Chengduİtal
  • Tayland’dan Phuket
  • İran’dan Rasht
  • Lübnan’dan Zahle

Avrupa Tescilli Gastronomi Şehirleri

  • İspanya’dan Burgos ve Denia
  • İtalya’dan Parma ve Alba
  • Norveç’ten Bergen
  • İsveç’ten Östersund
  • Türkiye’den Gaziantep ve Hatay

UNESCO Yaratıcı Şehirler Ağı Gastoromi kategorisinde bulunan şehirler. Bu şehirleri genel olarak gıda yasaları, güvenlik ve inovasyon merkezinin kurulması, sağlıklı gıdalara erişimi arttırmayı, sürdürülebilir yerel gıda üretimini ve dağıtımını iyileştirmeyi ve gıda endüstrisindeki iş fırsatlarını arttırma çalışmaları sayesinde listeye girmişler.

Buna ilave olarak bu şehirler kültürel haritalama ve sözlü tariflerin kullanılması ve nesilden nesile aktarılan pişirme teknikleri, yiyecekler ve yemek tariflerinin korunması konusunda yaptıkları çalışmalarla da dahil olmuşlar.

Ayrıca ;

  • Kent merkezi ve/veya bölgenin karakteristiği olan iyi gelişmiş gastronomi
  • Çok sayıda geleneksel restoran ve/veya şefi bünyesinde barındıran canlı bir gastronomi topluluğunun bulunması
  • Geleneksel mutfakta kullanılan iç kaynaklı malzeme/
  • Endüstriyel/teknolojik gelişmeler karşısında ayakta kalabilmiş
  • yerel bilgi, geleneksel mutfak uygulamaları ve metotları
  • Geleneksel gıda marketleri ve geleneksel gıda endüstrisi
  • Gastronomi festivaller, ödüller, yarışmalar ve diğer geniş kapsamlı tanınırlık faaliyetlerine ev sahipliği yapma geleneği
  • Doğaya saygı ve sürdürülebilir yerel ürünlerin teşvik edilmesi
  • Kamuoyunun takdirine çalışmak, eğitim kuruluşlarında beslenmenin teşvik edilmesi, biyoçeşitliliği koruma programlarının aşçılık okulları müfredatına dahil edilmesi

Bu şehirlerin listeye seçilmesindeki diğer önemli sebepler.

GAZİANTEP VE HATAY 

Burada ayrı bir bölüm açılması gerekiyordu. Kesinlikle birbiriyle kıyaslanamayacak kadar muhteşem 2 mutfak. Aralarında sadece küçük bir farktan bahsedecek olursak o da birinin tatlıları ile diğerinin de mezeleriyle kendine has bir merak uyandırması.  Gaziantep Mutfağı ile ilgili sitemizde yaşayanın ve gezenin kaleminden 2 yazı daha mevcut. Aşağıda linklerini bulabilirsiniz. 2015’te Gaziantep 2017’de de Hatay Unesco Yaratıcı Şehirler Ağına Gastronomi kategorisinden girerek artık tescilli “Gastronomi Şehri” ünvanını kazandılar.

Şehirde Yaşayandan Gaziantep Mutfağı

Haftasonu Gaziantep Yemek Yolculuğu

 

 

 

 

 

 

Bizi Takip Edin
Önceki İçerikİSMİYLE MÜSEMMA ATATÜRK ARBORETUMU – ARBORETUM HAKKINDA
Sonraki İçerikDoğal Güzellikler Ülkesi-Karadağ’da Yaşam
Merhabalar ben Reşat Taman, Diyarbakır doğumlu, seyahat ve fotoğrafçılık tutkusu ile yanıp tutuşan, 12 senedir fırsat buldukça hayallerinin peşinden gitmek için Dünya’yı arşınlayan ve bu hayalleri gerçekleştirirken gittiği her yerde zıplayarak imzasını koyan, 30 yaşında kısmi zamanlı bir gezginim. Normalde fotoğraflarımdan bile anlayacağınız üzere, enerjimi işime de yansıtarak, Gaziantep’te İpekyolu Kalkınma Ajansı’nda 5 yıldan bu yana Yatırım Uzmanı ve Eğitmen olarak görev almaktayım. 12 senede 3 kıta ve 48 ülkeden 245 şehir gezdim. Hatta bazı şehirler/kasabalara ayak basan ilk Türk olduğum konusunda iddialıyım. Seyahatlerime başlarken önce bir kıtayı bitirip sonra diğerlerine başlayacağım demiştim. Bu yüzden ilk Avrupa kıtasını İzlanda hariç tamamen bitirdim. Son zamanlarda özellikle zaman ayırma anlamında seyahatin zor olduğu Afrika ve Asya kıtalarına başladım. Son olarak benim için işin en zevkli kısmı olan zıplama muhabbetinden de bahsetmek istiyorum. Ben oldum olası kadraj karşısında durup poz vermeyi ya da selfie çekmeyi bir türlü sevemedim. Ama sonuçta gittiğimiz yerlerde bir hatıramız olmalıydı. Ben de kendime bir imza bulmaya karar verdim. Bu imza öyle bir imza olmalıydı ki benim seyahate olan aşkımı, tutkumu ve enerjimi yansıtmalıydı. Sonunda gittiğim tüm şehirlerde ve kasabalarda zıplayarak yüzlerce imzadan oluşan bir koleksiyonum oldu. Şimdi Instagram profilimde paylaştığım her 6 ya da 9 fotoğraftan biri bu koleksiyondan geliyor. Bu platformu 10 yıllık ev arkadaşım, can yoldaşım ve birçok gezimde beraber yol katettiğim Veysel Levent AKKOR ile kurduk. Umarım siteyi gezerken keyifli bir zaman geçirirsiniz.
PAYLAŞ

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here