Kuzeyin İncisi Sinop Şehri – Sinop Şehir Rehberi

2

KUZEYİN İNCİSİ SİNOP – SİNOP ŞEHİR REHBERİ

Yollar Sinop‘a çıktığında, beni  hayranlık içeren bir şaşkınlık sardı. Evet hayrete düştüm çünkü Karadeniz‘in doğusundan başlayıp dantel dantel  kıyıyı gezerken, tüm Karadeniz’den farklı, rüya gibi bir coğrafyayla karşılaşmayı beklemiyordum. Karadeniz‘in en doğusundan batıya doğru yolculuk yapanlar bilirler; sarp dağlar, hırçın akan sular, yeşilin koyu tonlarıyla bezenmiş kıvrım kıvrım yollardan sonra bu kadar şirin, tıpkı Ege sahillerini andıran çiçeklerle bezenmiş mutlu bir balıkçı kenti beklemiyordum.
Kuzeyin incisi Sinop, anlatmakla bitmez güzelliklere sahip. İşte Sinop Şehir Rehberi…

Sinop Şehir Rehberi
Sinop Şehir Rehberi

Sinop sokaklarında yürürken her yeri saran tarihi binalar, taş yollar, sahil, sempatik insanlar kalbimi fethetti. Sinop‘u gördüğüm günden beri “Burada daha uzun süre tatile gelmeliyim… Burada günlerce kalıp bütün koylarını gezmeliyim...” isteği içimi kemiriyor.
Şehir son derece düzenli ve temiz. Müze, kütüphane gibi birçok devlet binası 19.yüzyılda  yapılmış tipik konaklardır. Bu konaklar şehre  otantik ve cazibeli bir hava katıyor. Yemekleri tamamen özgün  ve muhteşemdir. Sinop Yemekleri ile ilgili daha önce yazdığım yazının linkini buraya bırakıyorum. Sinop‘a gitmeden Sinop‘un pek bilinmeyen yönü, bir gastronomi kenti oluşuyla ilgili yazımı da bir okuyun derim.

Hak ettiği üne sahip olmadığını düşündüğüm kent, doğası,tarihi, mitolojisi, yeme-içme kültürü ile bir başkadır…

Anadolu‘nun en Kuzey noktasında bulunan Sinop, adını bir rivayete göre Ay Tanrısı Sin‘den, bir başka rivayete göre – hayran olduğum Amazon Kraliçesi- Sanape‘den, bir başka rivayete göre de Zeus ve Apollon‘un aklını başından alan Sinope‘den almıştır. Sinop ili, Karadeniz coğrafyasında özel bir konuma sahiptir çünkü Karadeniz‘in tüm kıyısı sadece Temmuz ve Ağustos‘ta limanken Sinop, yılın on iki ayı Liman kentidir. Bu yönüyle özel olan Sinop korunaklı 2 limana sahiptir. Ayrıca volkanik lavlardan oluşan toprak yapısı Sinop sahillerine farklı renkler sunan bir cümbüş gibidir.

Sinop Şehir Rehberi
Sinop Şehir Rehberi

Sinop kenti, tarih boyunca Pontus, Roma, Bizans, Selçuklular ve Osmanlı’ya  ev sahipliği yapmıştır.
Sinop‘un tarihi özellikleri sadece bunlarla bitmez. Mitolojik anlatılanlardan gücünü alan Antik çağların da önemli bir kentidir.

Ayrıca Sinop, antik çağların kimseye boyun eğmeyen, Büyük İskender’i bile bu yönüyle kendine hayran bırakan Diyojen‘in doğduğu topraklardır. Hepiniz ömrünü bir fıçı içinde sadece tasıyla geçiren Sinoplu Diyojen‘in namını duymuşsunuzdur. Sadece bir fıçı ve tasla yetinip (daha sonra bu tası da atan) Diyojen‘i  ziyarete gelen Büyük İskender‘le diyalogu dünyaya nam salmıştır. Diyojen‘in öğretisini ve yaşam biçimini merak eden Büyük İskender, bir gün Diyojen‘in yanına gelir. Ona “Dile benden ne dilersen.” der. Diyojen ise “Gölge etme başka ihsan istemez.” cevabını verir. Tüm dünyayı dize getiren Büyük iskender‘e Diyojen‘in cevabı antik çağlardan günümüze ulaşan bir söz olmuştur.
M.Ö. 5 yüzyılda yaşayan Diyojen Kinik Felsefesi’nin öncülerinden olmuştur.Onun bilgeliği, öğretisi ve erdemli yaşam biçimi tüm dünyaya örnektir.

Sinop‘un şehir merkezinde, Tarihi Hapishane‘nin tam karşısında, felsefesi günümüze ulaşan antik filozof Diyojen‘in, elinde bir fener ve yanında köpeğiyle betimlenmiş heykeli bulunmaktadır.

MUTLULUĞUN ŞEHRİ SİNOP

Antik çağlardan bu yana bu coğrafya mutluluk ve huzuru bünyesinde barındırmış karakterli bir şehirdir. Bugün ülkemizde trafik ışığı olmayan, buna rağmen kaza yaşanmayan, trafiğin son derece saygı ve huzur içinde aktığı yegane kenttir Sinop. Hatta anlatılan anektoda göre; Sinop‘ta bir noktaya trafik ışığı yerleştirilir. Daha önce  şehirde  hiç kaza olmazken, trafik lambası yerleştirilir yerleştirilmez yaşanan kaza, son derece trajikomiktir. Tabii bunun üzerine yetkililer, hemen trafik ışığını kaldırmışlar.
Güzel Anadolu‘nun her yönüyle en büyük kentlerinden biri olan Sinop Anadolu‘nun en Kuzey noktası İnceburun (Lepke), Doğu yönünde uzanan Boztepe (Karapi) üzerine kurulmuştur.
Görülesi doğal güzelliklerin en başında ise Türkiye‘nin en Kuzey noktası olan İnceburun gelir. İnceburun’a giden yol üzerinde görülmesi gereken birçok nokta var. Bunlara daha sonra değineceğim. Isterseniz, direkt İnceburun‘a gidip dönüş yolu boyunca diğer görülmesi gereken yerlerini geze geze dönebilirsiniz.

İNCEBURUN

İnceburun  – Sinop Şehir Rehberi – Kaynak

İnceburun, Sinop merkeze 20 kilometredir. İnceburun‘dan Hamsilos Koyu‘na kadar girintili çıkıntılı kıyının tehlikelerinden denizcileri koruyan, aynı zamanda İnceburun’a eşsiz bir güzellik katan Deniz Feneri, yüzyıllardır denizcilerin dostu olmuştur. Volkanik tüflerden oluşan inceburun’a 19. Yüzyılda yapılan bu kadim dost, ziyaretcilerine nefes kesen bir manzara sunar. Sizi bilmem ama ben bu deniz fenerine kapanıp günler ve geceler boyunca yazmak isterdim.

HAMSİLOS KOYU

Sinop şehir merkezinden İnceburun‘a giderken yol üzerinde bulunan Hamsilos Koyu, şehre sadece 11 kilometre uzaklıktadır. Sıra dışı güzelliği nedeniyle Hamsilos Koyu, doğal sit alanı ilan edilmiştir. Göreceğiniz manzaranın sizi hayrete düşüreceği Hamsilos Koyu Türkiye’nin tek fiyordudur. Şöyle bir düşünün bu eşsiz güzelliğin bir benzerini asla başka bir yerde göremeyeceksiniz çünkü Hamsilos Fiyortları’nda yeşil ve mavi alabildiğine kucaklaşıp sizi mest eder.

AKLİMAN

Akliman, Sinop şehir merkezine 9 kilometre uzaklıkta olup yine başka hiçbir coğrafyada göremeyeceğiniz güzellikleri sunmayı vaat eden ender yerlerden biridir. Kumkapı‘dan başlayıp Akliman‘a kadar devam eden bu sahil, Karadeniz‘in en uzun kumsalıdır, kamp tarzı konaklama sevenler için “bulunmaz Bursa kumaşıdır“.

KUMKAPI

Sinop, Ortaçağ‘da surlarla çevrili, denizden gelen saldırılara karşı çok korunaklı bir şehirdi. Bahsettiğim surlarda ise şehre giriş için 7 kapı bulunmaktaydı. Kumkapı, bu kapılardan en önemlisidir. Kumkapı, Sinop şehrinin Batı girişindedir. Buradan başlayan 15 km uzunluğundaki plaj, Sarıkum Milli Parkı‘nda bulunan göl ve Hamsilos Koyu ile sonlanmaktadır.
Sinop Surları, Alaaddin Keykubat tarafından, antik taşların kullanımı ile baştan sona yeniden yaptırılmıştır. Bu yüzden surların en sağlam olan kısmı  burasıdır.

KARAKUM

Sinop şehir merkezine 2,5 kilometre uzaklıkta olan Karakum, şehir merkezinden denize girmek için oldukça pratik bir konumdadır. Karakum adından da anlaşılacağı gibi siyah taşlara sahiptir. Volkanik taşların dış kuvvetler tarafından parçalanması ile oluşmuştur. Renginden dolayı Güneş ışınlarını daha fazla alan Karakum, diğer plajlara göre daha sıcaktır. Sıcak volkanik taşların çeşitli hastalıklara şifa olarak kullanıldığı da bilinmektedir.

BOZTEPE BURNU

Boztepe Burnu, Sinop Yarımadası‘nın en yüksek noktasıdır. Bu noktada sisli havalarda gemilere yol gösteren bir sis düdüğü mevcuttur günümüzde elektronik olarak faaliyet gösteren Boztepe Sis Düdüğü, eskiden tüple çalışır ve bir bekçi tarafından devamlı kontrol altında tutulurmuş.

SARIKUM

Sarıkum, Sinop merkeze bağlı bir köydür. Şehir merkezine 25 kilometre uzaklıkta olan Sinop‘un en uzun -4 km uzunluğunda- ve tek doğal Plajıdır.
Sarıkum Gölü ve Kuş Cenneti bu köyde bulunmaktadır. Birbirinden farklı kuşlara ev sahipliği yapan bakir Topraklar kışın Zorlu hava koşullarına karşı korunaklı olmasından dolayı yabani atların da yaşamını sürdürdüğü muhteşem bir yerdir.

ERFELEK ŞELALELERİ

Sinop‘a doğusundan gelirken merkeze 28 kilometre uzaklıkta küçük ve şirin bir İlçe olan Erfelek sizi karşılar. Geçim kaynağı çiftçilik olan ilçede özellikle kestane üretimi önemlidir. Bölgede kestane üretimi ülke  çapında hatırı sayılır bir yere sahiptir. Ayrıca kestane balı da oldukça ünlü ve şifalıdır.
İrili ufaklı 28 ayrı şelaleden oluşan Erfelek Şelalelerin’in ismi her geçen gün daha çok duyulmaktadır. Bu durum ilçeye özellikle yaz döneminde çok büyük renk katmaktadır. Pazarına uğrayıp tamamen organik ürünlerden alabilirsiniz ve burada köy kahvaltısı yapabilirsiniz. Burası aynı zamanda tırmanma ve hiking için muhteşem bir yerdir.

SİNOP’UN TARİHİ GÜZELLİKLERİ

Gelelim her yönüyle muhteşem şehir Sinop‘un tarihi güzelliklerine…

SINOP KALESİ

Sinop Kalesi – Sinop Şehir Rehberi

M.Ö. 7. yüzyılda kenti korumak amacıyla yapılmıştır. Roma, Bizans ve Anadolu Selçukluları ve Osmanlı‘yı şehirde ağırlayan kale, günümüzde hala ayaktadır. 25 m yüksekliğinde ve 2050 m uzunluğundadır.

SİNOP PAŞA TABYALARI

Sinop Yarımadası‘nın güney ucunda, il merkezine 1 kilometre uzaklıkta, 19. yüzyılda Osmanlı Rus Savaşı‘nda denizden gelen tehditleri önlemek amacıyla yarım ay şeklinde yapılan tabyalarara Paşa Tabyaları adı verilmektedir. Günümüzde bu alanda kafeteryalar ve piknik alanları vardır.

SİNOP TARİHİ CEZAEVİ

Sinop Şehir Rehberi
Sinop Şehir Rehberi

Sinop Tarihi Cezaevi’ne ziyaretim ve orada hissettiklerimi anlatmak için daha önce bu konuya özel bir yazı yazmıştım. Cezaevi şuan turizm açısından ve ülkenin yakın tarihi açısından en sıra dışı, görülesi bir yerdir. Bu yüzden Sinop Tarihi Cezaevi‘ne gezi rehberi içinde değinip geçemedim. Bu özel müzeyle ilgili ayrı bir yazı yazdım. Buraya o yazının linkini de koyuyorum. Dilerseniz mutlu şehir Sinop’un karanlık yüzü Tarihi Cezaevi Müzesi ile ilgili yazımı okuyabilirsiniz.

ALAADDİN CAMİİ

Sinop Şehir Rehberi
Sinop Şehir Rehberi

Anadolu Selçuklu‘ya en parlak dönemini yaşatan Sultan Alaaddin Keykubat döneminde yaptırılmıştır. Kuzeyinde Pervane Medresesi ve Han, sağında tarihi bir hamam, solunda ise türbeden oluşan külliye tüm endamı ile görmeye değer bir güzelliğe sahiptir.

PERVANE MEDRESESİ

Az önce bahsettiğim külliyenin bir parçası olan medrese,açık avlusuyla tam manasıyla otantik bir çarşı olarak ziyaretçilerini karşılamaktadır. Çok sevdiğim bu küçük çarşıda dinlenip Ortaçağ havasını duyumsamak bir başka güzel.

BALATLAR KİLİSESİ

M.S. 660 yılında Bizanslılar tarafından yaptırılan kilise, Sinop Ada Mahallesinde bulunmaktadır.

Sinop’un güzellikleri saymakla bitmez. Eğer siz de benim gibi , özellikle yaz aylarında herkesin hücum ettiği tıklım tıklım sayfiye yerlerine gitmekten hiç hoşlanmıyorsanız, huzurlu ve sakin bir tatil geçirmek istiyorsanız, sizin için muhteşem bir adres olan Sinop’ta tatil yapmalısınız. Sinop’a gitmişken mantı  ve nokul yemeden, denizden yeni çıkmış taze balık yemeden, koyları ve fiyortları keşfetmeden, tekne gezintisi yapmadan, sahilinde yürüyüş yapmadan, tarihi hapishaneyi ziyaret etmeden dönmeyin.

Ayşe Nur AKBAY https://instagram.com/seyyahinseyirdefteri?igshid=e5yfa1kd1sw7

Önceki İçerikTaipei 101 – Dünya’nın Tepesine Bir Yolculuk
Sonraki İçerikKız Kulesi Efsaneleri
"nice çağlar sonra bir yerde: bir ormanda yol ikiye ayrıldı, ve ben – ben gittim daha az geçilmişinden, ve bütün farkı yaratan bu oldu işte." Robert FROST
PAYLAŞ

2 YORUMLAR

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here