Kuzeybatı Ege Gezi Rehberi | Geçtiğimiz Ekim ayında Çanakkale ve Balıkesir illerinin tarihi ve doğasını kapsayan 4 gün boyunca birbirinden güzel yerler gezdim ve keyifli bir maceraya atıldım. 4 gün boyunca Kuzey Ege’nin en güzel doğal ve tarihi mekanlarını gezerken ülkemizin sahip olduğu güzelliklere bir kez daha hayran kaldım.

1. Gün – Çanakkale ve Çevresi
İlk gün iki tane dostumla sabah erkenden Bursa’dan yola çıkarak kuzeybatı Ege turuna doğru yol aldık.
İlk durağımız olarak Çanakkale merkezine gittik. Fetvane sokağının tarihi kısımlarını gezmek, bir bankanın eski ihtişamlı yapısını, Truva filminde kullanılan Truva atının maketini ve de saat kulesini görmek çok güzeldi.
Kentin ikonik yerlerinden olan, adına türkü yazılmış olan Aynalı Çarşı’yı da gezdik. Belki eskisi gibi değil; ama yine de gezince Çanakkale savaşının izlerini hissedebiliyorsunuz
Aynalı Çarşı
- 1889-1890 tarihlerinde Sultan 2. Abdülhamid’in talimatıyla Yahudi tüccar İlya Halyo’ya yaptırılmış. İlk adı da Passage Hallio’dur.
- 1918-1921 yıllarında İngiliz işgalinde maalesef ahır olarak kullanılmış.

- Kesme taştan yapılmış yapının duvarları ayrıca Osmanlıca,Fransızca ve ibranice kitabeleri taşıyor.
- 1967’de Sadi Fenercigil sayesinde bugünkü halini alırken, Aynalı Çarşı denmesinin sebebi de burada at gözlüklerinin satılmasıydı.
- İçinde çok güzel hediyelik eşyalar, seramikler ve de Çanakkale’ye özgü tarihsel yapıların maketleri bulunuyor.
Çimenlik Kalesi – Kuzeybatı Ege Gezi Rehberi
Bir sonraki durağımız Çimenlik Kalesi’ydi. İçinde 1. Dünya Savaşı’nda kullanılan deniz araçları, toplar, gülleler görebilirsiniz. Ayrıca en ilgi çekici tarafı olan, kendisi de Gelibolu’lu olan Piri Reis’in köşesi ve haritalarının replikasını görmek oldu.
Bir diğer etkileyici tarafı da Çanakkale Savaşı’nda savunma kalesi olarak kullanılması. Atamızın Anafartalar cephesinde çekilen fotonun orijinalinde, o dönemde kullanılan tüfekleri, mayınları da görebilirsiniz.

Özellikle askerlerin balmumu heykelleri ile yapılan canlandırmalar oldukça etkileyici. Çanakkale Savaşı’nı yaşıyor gibiydik ve çok etkilendim.
Ayrıca HMS Queen Elizabeth’in savaş zamanında vurduğu kulenin açtığı deliği de görebilirsiniz. Şu an askeri müze olarak kullanılan kale Fatih Sultan Mehmed tarafından 1461-1462 yıllarında yaptırılmış, Kanuni Sultan Süleyman tarafından da onarılmış. 2014/2015 yıllarında da arkeolojik sondajlar kullanılmış.
Burayı gezerken hem etkileneceksiniz hem de çok seveceksiniz. Ayrıca manzarası da çok güzel.
Truva Antik Kenti
Daha sonra Truva Antik Kentini gezmek için yola çıktık, yol üstünde Ağustos ayında yanan ormanların görüntüsü bizleri çok üzdü. Umarım eski haline bir an önce döner. Truva Antik Kenti ören yerine müzekartla ücretsiz girdik. Dışarda Truva atının replikası vardı. 1975’te Ahmet Karadeniz isimli marangoz İzzet Semenoğlu’na ait olan tasarımı inşa etmiş.

İçeriye gelirken kentin kalıntılarını, surların ve kapıların kalıntılarını görmek çok iyi. Priam’ın sarayının yer aldığı bölge ilgimi çekerken, antik kent uzay çatı kaplamasıyla da korunuyor. Athena Tapınağı gibi dini yerleri görmenizi de öneririm. Küçük bir amfitiyatrosu da vardı; ilgi çekiciydi.
Bayramiç Ayazma Şelalesi
Truva Antik Kenti’nden sonra da Kaz Dağları’na doğru yol aldık ve Eyvah Eyvah 2’nin çekildiği yerlerden biri olan Ayazma Şelalesi’ne girdik. İnsana huzur veren sessiz bir yerdi. Doğru dürüst, elektrik bile yoktu. Kartla ödeme yapamamıştık. Alabalık yedik ama pek beğenmedik. Daha sonra da kaldığımız yere, Ayvacık’ta şirin bir pansiyon bulduk. Orada kaldık.

Özetle 1. günkü rotamız – Kuzeybatı Ege Gezi Rehberi
- Neler görülmeli
- Çanakkale şehir merkezi
- Festane caddesi
- Tarihi iş bankası binası
- Saat kule
- Truva atı
- Çimenlik kalesi
- Truva antik kenti ve Atının replikası
- Ayazma şelalesi
- Mehmet Akif Ersoy evi/Bayramiç
2. Gün – Geyikli – Bozcaada Rotası
2. gün erkenden kalktık. Geyikli’ye gittik. Feribota daha çok vardı. Nereye gidelim derken kalpli ve pembe gölün olduğu Dalyan kısmına gittik. Değişik bir doğa manzarası vardı, sıradışıydı. Bir taraf Marmara Deniz’İ diğer tarafta Ege Denizi vardı. Geyikli Plajı’nda çayımızı içtikten sonra Bozcaada feribotuna bindik. Sadece 30 dakika sürüyordu.
Hemen yel değirmenlerinin olduğu alana gittik. Oradaki manzara efsaneydi. Havada da rüzgâr vardı. Bozcaada’nın meşhur kilisesi olan Meryem Ana Kilisesi, diğer adı da Kimisis Teodoku Ortodoks Kilisesi bulunuyor.

Meşhur Çan Kulesi 1895 yılında yapılmış; ancak 1980’lerde onarım için sökülünce demir kafesin içine alınmış. Yine de güzel manzarası var.
Bozcaada’nın rengarenk sokaklarını gezmek, kafelerde oturmak insana ayrı huzur veriyordu. Meşhur Bozcaada kalesi restore olduğundan girememiştim. Meşhur Bozcaada şaraplarından da tattık. Karalağnı üzümlerinden yapılmıştı.
Bozcaada’nın sokak sanatçıları da çok iyi çalışmış. Sokakları çok iyi süslemişlerdi. Herhalde sezon sonu olduğundan fiyatlar korktuğumuz gibi değildi. Sonra feribota binip otelimize geri döndük
Özetle 2. günkü rotamız.
- Geyikli plajı
- Dalyan da kalpli ve pembe göl
- Bozcaada sokakları
- Bozcaada meşhur yel Değirmenler’i
- Rum mahallesi
- Ayazma plajı
- Şarap fabrikaları
- Meryem ana kilisesi ve meşhur saatli Çan kulesi
- Sokak sanatçılarının duvar süslemeleri
3. Gün – Behramkale Assos Antik Kenti ve Ayvalık Rotası
Üçüncü günümüzde Çanakkale/Ayvacık’a veda ediyorduk. Çıktık yola ve Assos’a gelirken karşıda Midilli Adası olunca araba radyoları bir anda Yunan radyolarına dönmüştü. Behramkale’ye vardık, tarih taş evlerden oluşan köyü geziyorduk. Bir yer de oturalım dedik, ancak fiyatlar çok yüksekti; vazgeçtik.
Sonra Assos Antik Kenti’ni gezdik. Müzekart orada da geçiyordu. Kentte, önce Athena tapınağının kalıntılarını görmüştük. Gördüğüm en iyi korunmuş antik kentlerdendi.
Gymnasiom, Agora, Nekropolis olduğu gibi duruyordu. Oradaki lahitler ilgi çekiciydi, maalesef vakti zamanında kalıntılardan aldıkları taşlarla köylüler evlerini de yapmış.

Aristo başta olmak üzere birçok ünlü filozof da Assos’a gelmiş ve burada felsefe okulu kurmuştu.
Bizans döneminden kalma Aziz Nicholas Kilisesi de görülmeye değerdi. Ve buranın ikonik yapısı olan Assos Antik Tiyatrosu tek kelime muazzamdı.
Düşünüyorum da eski insanlar daha zevkli, daha başarılıymış. Karşıda Midilli adası ve antik tiyatroyla unutulmayacak bir anı kalmıştı, dayanamadım ve tiyatronun orada “O sole mio” aryasını söyledim
Sonra oradan ayrıldık.
Antik limandaki gümüş balıklarını da gördük. Tarih, doğa, taş evler, deniz manzarası çok güzeldi.
Oradan artık Balıkesir taraflarına, Kaz Dağları’na geçtik. Önce Çanakkale sınırlarında Zeus Altarı’nda muhteşem bir Edremit manzarasına baktık.
Zeus Altarı ve Adatepe Köyü
- Zeus Altarı, Zeus’un Troya Savaşı’ndan izlediği yer olarak da bilinir. Kurbanlarını adadığı sunakta maalesef boş bira şişeleri, çöpler fazla olunca üzüldüm ama manzara olağanüstüydü.
- Sonra Adatepe köyüne gittik. Doğanın kalbinde, taş evler ve arnavut kaldırımlı sokaklarla dolu bu tarihi köy gerçekten ülkemizin en güzel köylerinden biri. Buraya kadar gelmişken Keçi sütünden yapılan sütlaç da denenmeli ama ben beğenmedim ayrı 🙂
- Fiyatları da çok yüksek; markette bile fiyatlar yüksekti. Olmadı.
- Burada zeytinyağı üretim işletmeleri de var. Evler güzel süslenmişti; taş mektep ve zeytin müzesi görülmeye değer.
Ayvalık
Adatepe’den sonra yolumuza devam ettik ve ilk olarak Sarımsaklı Plajı’na vardık. Ayvalık bölgesindeki en güzel plaj. Sonra da meşhur günbatımının olduğu Şeytan Sofrası’na ve de Küçükköy’e gittik. Şeytan sofrasında şeytanın ayak izine dilek paraları atmaları ilginçti. Günbatımında alkışlar eksik olmadı. Gerçekten de ülkemizde gün batımını izleyebileceğiniz en güzel yerlerden biri .

Küçükköy’de de Boşnak böreklerin ve Trileçe’yi tatmadan dönmeyin. Orada da yine taş evler, yürüyüş yolları oldukça şirin. Fotoğraflık birçok mekân sizleri bekliyor olacak. Mübadele dönemi sonrası Rum evleri bozulmadan günümüze kadar gelmişler.
Özetle 3. günkü rotamız;
- Assos Antik Tiyatro
- Athena Tapınağı
- Behramkale
- Kireçtepe
- Antik Liman
- Gymnasion
- Küçükköy,
- Adatepe köyü
- Zeus Altarı
- Şeytan sofrası
- Sarımsaklı plajı
- Taş evler
- Adatepe de taş mektep
4. Gün – Ayvalık – Cunda Rotası
Rotamızın son gününe gelmiştik. Mis gibi bir Ayvalık sabahına kalkmıştık. Önce güzel bir kahvaltı yaptık, sonra Ayvalık’ın meşhur Cunda Adası’na gittik. Minibüslerle ulaşım daha kolay ve motorla da gidiliyor, ama o tekneler hem yüksek fiyatlı hem de uzun sürüyor. Yine de deniz havası almak isteyenlere öneririm.
Cunda Adası – Kuzeybatı Ege Gezi Rehberi
Cunda Adası’nda önce meşhur Despot evine gittim, sonra sahilde dolaşırken adanın tam ortasında yer alan Karibi Manastırı’nı gördüm. Muhteşem manzara sunuyordu.

Taksiyarhis Kilisesi’ne, yani şimdiki Koç Müzesi’ne gittim. Kombine bileti alarak hem Ayvalık’taki hem de Cunda’daki müzeyi gezebilirsiniz. Cunda’daki müzede Koç ailesinin kişisel eşyalarını, koleksiyonlarını, dönemin popüler oyuncaklarını bile görebiliyorsunuz.
Özellikle trenler kısmı çok ilgimi çekmişti. Ayrıca bir dönem popüler olan Tennyson Bebek Evi mesela görülmeye değerdi. İki katlı müzede sürekli Mozart’ın 40.senfonisinin çalınması güzeldi ve ilginçti.

Oradan ayrıldım ve meşhur ikonik yerinden biri olan yel değirmenine gittim. Eski ve yeni değirmenler bir aradaydı ve manzarası harikaydı. Karibi Manastırı’na da buradan selam gönderebiliyorsunuz. Hemen yanında içinde Sevim Necdet Kitaplığı olan eski bir kilise de vardı.
Cunda’nın her tarafında sevimli kedilerle dolan sokaklarını gezdik. Hediyelik eşya dükkânlarını ziyaret ettik, rengârenk kafelerde fotoğraflar çekindik. Oradan da Ayvalığa geçtik, adın meşhur Mercan Köşk denilen bitkiden alan çok güzel bir sokaktan geçtik.
Bu ilçemiz hem ikonik hem de sokaklarını gezmesi çok zevkli. Oradaki meşhur Rum evlerini gezerken civarda bulunan Ayazma Kilisesi’ni de muhakkak ziyaret etmelisiniz.
Ayazma Kilisesi
1852 yılında bir kızın rüyasında Meryem Ana’yı görmesi, üzerine hemen Meryem Ana İkonası çıkması ve Kutsal Su Pınarının bulunmasıyla burada inşa edilmiş. Ziyaretçilerin ilgisini çok çektiği bir kilise.
Hemen arkasında Macaron gazozcusunda gazoz içmeli ve deniz kenarındaki bir restoranda Papalina balığı yiyip rakı içmeli. Rakı Balık Ayvalık terimine gerçekten çok uygun bir yerdi. Daha sonra da Bursa’ya dönmüştük ama çok keyifli bir gezi yaşamıştık.
Çanakkale’ye’den Ayvalık’a Ulaşım
- Bölgeye ulaşım için Çanakkale’de merkezden Ayvacık ve Bayramiç otobüsleri kalkıyor.
- Bozcaada için ise Ezine arabasına binip Geyikli’ye varıp feribotla Bozcaada’ya gidebilirsiniz.
- Assos Antik Kentine de merkezden Ayvacık minibüsüne binip, Ayvacık’tan da Assos Behramkale minibüsüne binebilirsiniz
- Zeus Altarına gitmek için de Küçükkuyu dolmuşlarına binmeniz gerek ama yolculuk 1,5 saat sürüyor.
- Ayvalığa gitmek için de Balıkesir’den ve Çanakkale’den kalkan Ayvalık minibüslerine binebilirsiniz.
Kuzey Ege’de Ne Yenir Ne İçilir ?
- Çanakkale merkezde deniz ürünlerini çok iyi yapan restoranlar mevcut. Özellikle kalamar, karides, midye gibi ürünlerin olduğu Hayati chef balık restoran’da Sardalya balıklarının ekmek arası ve meşhur olanı favorimdir.
- Çanakkale kebabı tatmak istiyorsanız Kale Müptela ocakbaşına gidebilirsiniz
- Meşhur peynir tatlısı için Babalık Tekin peynir helvacısına gidebilirsiniz.

- Antik liman da meşhur Assos Palamut restorana gidebilir ve birbirinden güzel lezzetleri tadabilirsiniz.
- Balıkesir / Ayvalık ta papalina balığını en iyi yapan yerler arasında Papalina balıkevi Ramon’un yerine gidebilirsiniz
- Macaron mahallesinde de Macaron muhallebicisinde birbirinden güzel tatlıları özellikle de bademli muhallebiyi öneririm.
- Macaron gazozcusunda uzay markalı gazozu muhakkak deneyin
Kuzey Ege’den Ne Alınır ? | Kuzeybatı Ege Gezi Rehberi
- Çanakkale Aynalı Çarşı’dan Çanakkale tarihine özel Truva atı şehitlik abidesi, savaş figürleri, magnetler, anahtarlıklar alabilirsiniz.
- Bozcaada’da karalağın üzümlerinden yapılan şaraplar alabilirsiniz. Tavsiyem Talay Şarapçılıktan alın, ben beğendim.
- Deniz feneri maketini Bozcaadan alabilirsiniz
- Ayvalık’tan da zeytinyağlı sabun, zeytinyağı ve meşhur zeytinlerden alabilirsiniz. Ben Özgün zeytini tavsiye ediyorum.
- Hediyelik eşyalar, magnetler falan da alabilirsiniz. Cunda adasından Cunda resimli kupa ve rakı bardağı özellikle hoşuma gitmişti
Özetle;
Manzara harikaydı
Tarihi yerler gezilmeye değerdi
İnsanlar çok iyi davrandı
Ruhunuza çok iyi gelecek
Yeni keşiflerle bambaşka dünyaya yelken açıyorsunuz
Olumsuz Yanları
- Bazı yerlerde fiyatlar aşırı yüksek.
- Ayazma şelalesinde alabalık lezzetsizdi, kart geçmemişti.
- Feribot’a binerken hava şartlarına dikkat edin, yoksa Bozcaada’da rehin kalabilirsiniz.
- Macaron Mahallesi’nde gece gezmenizi önermem.
- Tarihi yerlere Ayvalıkta alışveriş merkezi yapmaları hiç hoş değildi
- Bazı tarihi yapıları kişisel eşyalarını saklamak için restore etmişler sanki Cunda da Ayvalıkta hiç hoşuma gitmemişti.
- Geyikli’de pasta fırınları pek önermem; börek tuzsuzdu.
Bir önceki yazım olan ve 5 günlük bir rotayı anlattığım Viyana Gezi Rehberi yazımı da okumanızı tavsiye ederim.
İyi seyahatler dilerim.

