Kültürel Miras Nedir? – Ülkemizin Kültürel Mirasları

0

Kültürel Miras Nedir? – Elimizdekini Koruyabiliyor Muyuz?

Son yıllarda oldukça popüler bir kavram olan “kültürel miras” insanlığın yüzyıllar boyunca yarattığı ve biriktirdiği ortak eseri olan kültürel unsurların günümüze aktarılmasını vurgulayan bir olgudur. Kültür, insanın yarattığı somut ve soyut her şeydir. Kültür, bir ulusa, bir ülke veya ülke içinde farklı bölgelere ait bilgi, üretim, sanat, gelenek, görenek, dil, inanç, alışkanlık, değer yargıları, giyim kuşam gibi unsurlardır. Kültür, içinde yaşayan bireylerin, onu öğrenerek nesilden nesile aktarmasıyla güncellenir. Yani adeta canlı bir varlık gibidir. Tabi bugün hala yaşatılıyor olması da doğal olarak kültürü, miras haline getirmiştir.

Kültürel Miras kavramı ilk olarak UNESCO tarafından ortaya atılmıştır. UNESCO, miras kavramını: “Miras, bizim geçmişten aldığımız, bugün bizimle birlikte yaşayan, gelecek nesillere aktardığımız birikimlerdir” şeklinde tanımlamıştır.
Milli Eğitim Bakanlığının, özellikle 2018 yılından bu yana Kültürel Miras bilincini destekleyen yaklaşımı takdire şayandır.

Bugün ilkokul, ortaokul ve liselerde, sözel derslerden tutun da yabancı dil dersleri de dahil olmak üzere tüm sınıf düzeylerinde okutulan, kazanım olarak verilen kültürel miras bilinci 21. Yüzyıl insanının sahip olması gereken yeterlilikler arasında görülmektedir. Hatta artık okullarda “UNESCO Kulübü” adı altında kulüp açılması zorunlu hale gelmiş, bu konuda projeler sunulması hedeflenmiştir. Tabi bu anlamda kulüplerin ve çalışmaların içini doldurup eğitim camiasını bu anlamda eğitimlere tabi tutmak kaçınılmaz bir gerekliliktir. Bu amaçla bazı girişimler sözkonusu olmakla beraber çalışmaların daha da yaygınlaştırılmasının yarar sağlayacağı kanaatindeyim.

Bu bağlamda, MEB ve TC Kültür Bakanlığı arasındaki bir mutabakatla, müze eğitimi kapsamında, öğretmenlerin ve 18 yaşından küçük vatandaşların, TC Kültür Bakanlığına bağlı tüm müze ve ören yerlerini ücretsiz gezebilmektedirler. Artık, derste öğrenilenler, sadece teoride kalmayıp genç nesillerin kültür mirasına sahip çıkması hedeflenmiştir, öyle de olmaya başlamıştır. Eğitimde yenilikçi bu tarz yaklaşımlar 21.yüzyıl insanı olma adına son derece vizyon sahibi yaklaşımlardır.

KÜLTÜREL MİRAS KAVRAMININ DOĞUŞU

İkinci Dünya Savaşı öncesinde, her ülke kültürel varlıklarını kendine ait kabul edip kendine has bir şekilde değerlendirmişti. Mesela Osmanlı’da çıkarılan Asar-ı Atika Kanununu ülkemizde çağın anlayışının yansıması olarak görürüz.
İkinci Dünya Savaşı sonrasında, savaşın neden olduğu yıkım ve kayıplar devletlerin kültür mirası olgusuna bakış açısını da değiştirmişti. Özellikle Orta Avrupa’da Hitlerin neden olduğu yıkım geri döndürülemez bir yıkım olmuştur. Savaş esnasında birçok Avrupa kentinde taş üstünde taş bırakılmamış, insanlığın ortak mirası hunharca yok edilmiştir. Savaş sonrasında bilanço çok ağırdır ve Avrupa insanı yaşananlardan utanç duymaktadır. Bu sebeple 20. yüzyıl, liberalizmin yanında uluslararası işbirliği düşüncesini de beraberinde getirmişti.
UNESCO ve Avrupa Konseyi gibi kuruluşların çatısı altında ortak kararlar ve çözüm arayışları içerisine girilmiştir. Arayışlar, gerek koruma, gerçekse restorasyon ilkelerinin benimsenmesine neden olmuştur.

Bu sebeple sözleşmeler imzalanıp çok önemli kararlar alınmıştır. Örneğin, 1954 yılında ” silâhlı bir çatışma halinde kültür varlıklarının korunmasına dair sözleşme” ve 1956’da “arkeolojik konularda uygulanabilen uluslararası prensipler, tavsiyeler” isimli sözleşmeler imzalanmıştır. 1972 yılında “Dünya kültürel ve doğal mirasının korunmasına dair sözleşmeyle ” doğal ve kültürel miras unsurlarını her ülke tek tek tespit edip UNESCO’ya bildirmekle yükümlü kılınmıştır. Ayrıca ülkeler sahip oldukları kültürel miras unsurlarını korumakla da yükümlüdürler. Tüm bu çalışmalar, tüm coğrafyalarda yer alan kültür unsurlarının, bütün insanlığın ortak mirası olarak benimsenmesine neden olmuştur. Günümüzde, dünyanın tüm insanları “üstün evrensel değere sahip” olduğu düşünülen miras öğelerinin paydaşıdır.

Tüm bunlardan anlayacağımız üzere Stonehenge’den tutun da, Petra, Piramitler, Machu Pichu, Göbeklitepe ve aklımıza gelecek yüzlerce kültürel unsur, sadece ait olduğu coğrafyanın insanının malı değil, hepimizin ortak mirasıdır.
Ülkemiz, 17 Ekim 2003’te UNESCO tarafından hazırlanan sözleşmeyi, 27 Mart 2006 tarihinde kabul etmiştir.
Kültürel Miras Kavramı iki şekilde ele alınmıştır.
a) Somut kültürel miras
b) Somut olmayan kültürel miras

A)SOMUT KÜLTÜREL MİRAS

UNESCO ve Uluslararası Anıtlar ve Sitler Yüksek Konseyi ( ICOMOS), somut kültürel miras kapsamını şu şekilde ele almıştır.

  • Arkeolojik miras
  • Fosil alan sitleri
  • Tarihi yapılar ve yapı toplulukları
  • Anıtlar ve anıt grupları
  • Kentsel ve kırsal yerleşmeler
  • Yöresel Mimari
  • Dini donatılar
  • Tarım, teknoloji ve sanayi donatıları
  • Askeri donatılar, kale vb
  • Kültürel peyzajlar
  • Kültürel rotalar; ticaret yolları, demir yolları
  • Anıt mezarlar
  • Sembolik donatılar ve anıtlar
  • Modern Miras: 19. yüzyılın sonlarından günümüze uzanan yapı grupları ve kentler
    Bu bağlamda ülkemizde şuan onsekiz adet somut kültürel miras UNESCO listesinde yer almaktadır.

ÜLKEMİZDE UNESCO MİRASI LİSTESİ’NDE YER ALAN YERLER

  • İstanbul -1985
  • Divriği Ulu Camii ve Darüşşifası ( Sivas) -1985
  • Göreme Milli Parkı ve Kapadokya ( Nevşehir) -1985
  • Hattuşa (Çorum, Boğazköy) -1986
  • Nemrut Dağı (Adıyaman, Kahta)- 1987
  • Xanthos-Letoon (Antalya ve Muğla)-1988
  • Pamukkale-Hierapolis (Denizli)- 1988
  • Safranbolu Şehri ( Karabük) -1994
  • Truva Arkeolojik Alanı ( Çanakkale) -1998
  • Edirne Selimiye Camii ve Külliyesi ( Edirne)- 2011
  • Çatalhöyük Neolitik Kenti ( Konya, Çumra) 2012
  • Bergama çok katmanlı kültürel peyzaj alanı (İzmir) 2014
  • Bursa ve Cumalıkızık Köyü ( Bursa) -2014
  • Diyarbakır Kalesi ve Hevsel Bahçeleri ( Diyarbakır) -2015
  • Efes ( İzmir, Selçuk)-2015
  • Anî Harabeleri (Kars) 2016
  • Afrodisias (Aydın) 2017
  • Göbeklitepe Arkeolojik Alanı (Şanlıurfa, Haliliye) 2018

Türkiye’de Bulunan 18 Miras yazımızda detaylı bilgiyi bulabilirsiniz. Ayrıca Göbeklitepe Gezi Rehberi için buraya ve Diyarbakır hakkındaki videomuz için buraya göz atmayı unutmayın!

B) SOMUT OLMAYAN KÜLTÜREL MİRAS

Somut olmayan kültürel miras olgusu ise etnografik unsurlara dayanır. Yani sözlü anlatımlar, gelenekler, gösteri sanatları, el sanatları ve halk yaşantısını kapsar. Ülkemizin UNESCO tarafından somut olmayan kültürel miras kapsamına alınan on iki değeri vardır.

ÜLKEMİZİN SOMUT OLMAYAN KÜLTÜREL MİRASLARI

  • Meddahlık Geleneği -2008
  • Mevlevi Sema Törenleri – 2008
  • Aşıklık Geleneği – 2009
  • Karagöz- 2009
  • Nevruz ( Azerbaycan, Hindistan, İran, Kırgızistan, Özbekistan ve Pakistan ile ortak dosya) -2009
  • Geleneksel Sohbet Toplantıları ( Sıra Geceleri, Yaren, Barana vb) -2010
  • Alevi Bektaşi Ritüeli Semah ( 2010)
  • Geleneksel Tören Keşkeği ( 2011)
  • Mesir Macunu Festivali (2012)
  • Türk Kahvesi ve Geleneği (2013)
  • Ebru Sanatı (2014)
SOMUT OLAN VE OLMAYAN KÜLTÜREL MİRASIN DEĞERİ

Bu yazımda sizlere somut olan ve somut olmayan kültürel miras olgusuyla ilgili genel bilgiler vererek ülkemizin UNESCO Miras Listesi’nde yer alanları sıraladım. Fakat unutmamak gerekir ki kültürel mirasın, miras olarak kalabilmesi için yaşamaya ve yaşatılmaya devam etmesi bir zorunluluktur. Bu yüzden miras listemizi gelecek nesillere aktarmak ve bu listeye daha nice değerimizi eklemek, toplum olarak, hem bizim elimizde hem de sorumluluğumuzda.
Neticede kültürel mirasımız tüm insanlığın da ortak paydaşıdır ve onları gelecek nesillere aktarmak insanlık görevimizdir.

Ayşe Nur AKBAY @seyyahinseyirdefteri

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here