Hafta Sonu Paris Rehberi – Paris Kim Bilir Nasıl Bir Yerdir?

6

Bienvenue à Paris

Paris kim bilir nasıl bir yerdir? Adı bile insana sonsuz hayaller veriyor.” der Gustave Flaubert, çünkü Paris’in herkesin hayallerine hitap eden sayısız yanları vardır. Romantizmin sembolü, sokakları buram buram şiir ve sanat kokan, tarihte yaşanan birçok ilke imzasını atmış şehrin sokaklarını keşfetmek her zaman hayallerimi süslemişti. Bunun için Hafta Sonu Paris Rehberi yazımı yazmaya karar verdim.

Paris'in Eiffel Kulesi'nden Görünümü - Hafta Sonu Paris Rehberi
Paris’in Eiffel Kulesi’nden Görünümü – Hafta Sonu Paris Rehberi

Paris ve Hitler

Orta Avrupa’da taş üstünde taş bırakmayan Hitler bile iki şehre dokunmaya kıyamamış: Bunlardan biri Paris, diğeri ise Prag! Ya da tam tersi Parisliler’in tarihi eserlere zarar gelme korkusundan şehri Hitler’e teslim ettiği de söylenir. Bu iki rivayet söylenedursun Hitler, Paris’i aldıktan sonra şehirde turistik bir gezi yapıp Eyfel Kulesi önünde sıradan bir turist gibi fotoğraf çektirmiş, şehirde tıpkı bir turist gibi gezip ziyaretler yapmıştır.

Yüzyıllara Şahitlik Eden, Çağların Öncüsü Kent

Bana göre şehrin en güzel yanı ise yüzyıllara şahitlik etmiş olmasına rağmen hiç eskimeden çağı yakalamış sokaklar, binalar, müzeler, kafeler barındırmasıdır. Burada Camus’nun yürüdüğü caddelerde yürüyüp Jean Paul Sartre’ın oturup yazı yazdığı masada kahvenizi yudumlayabilir, Jack London’la aynı sandalyeyi paylaşabilirsiniz. Dünyanın düşünsel tarihine şekil veren birçok insanla aynı yerde farklı zamanlarda bulunduğumu bilmek beni hep eşsiz bir heyecana sürüklemiştir. Şöyle bir düşünün, bu kent dünya kültür ve tarihinin yaşayan bir mirası! Bu yüzden Paris’teki birçok yapı UNESCO Dünya Kültür Mirası listesinde yer almaktadır. İşte benim için Paris’i bu kadar özel yapan da bu zaten!

Dünyanın En Çok Turist Çeken Üçüncü Şehri

Paris dünyanın en önemli turistik şehirlerinden biridir. Seine Nehri boyunca kurulan şehir Fransa’nın başkenti ve Avrupa’nın kalbidir. Şehri gezmek oldukça kolaydır, çünkü turist olarak görmek isteyeceğiniz birçok yapı nehir boyunca konumlanmıştır. Paris’in ünlü şehir planlamacısı Georges-Eugene Haussman’ın (Baron Haussmann olarak da bilinir) veba salgınlarından korunmak amaçlı tasarladığı devasa sokaklar, sizi yürüyerek gezerken biraz zorlayabilir. Şehirde taksi ücretleri ucuzdur, dilerseniz taksiye binebilirsiniz. Ayrıca kısa mesafelerde bisikletli arabaları da tercih edebilirsiniz. Ben tabanım şişmesi pahasına yürümeyi tercih edenlerdenim, çünkü bir şehri keşfetmek istiyorsanız sokaklarında yürüyüp günlük hayatı teneffüs etmelisiniz.

Konaklama Ve Ulaşım

Şehir merkezindeki oteller çok pahalı olduğundan, şehir merkezinin dışındaki otelleri rahatlıkla tercih edebilirsiniz. Paris kentinin çok gelişmiş ve ucuz bir metro ağı var.

Paris Metro Map
Paris Metro Map

Metro sayesinde şehrin bir ucundan öteki ucuna rahatlıkla ulaşabilirsiniz. Kaldığınız otelden mutlaka metro ağı ve şehir haritasını edinin. Paris Metro Haritası İçin Tıklayın

Ayrıca tüm turistik merkezlerde olduğu gibi Turist Pass sistemi bu şehirde de vardır. Bu konuda bilgi almak için yazımızın linkine buradan ulaşabilirsiniz. Avrupa’nın Turizm Merkezlerinde Ulaşım Kartları – Tourist Pass

Şehirde Gezinti – Hafta Sonu Paris Rehberi

Şehirde ilk olarak görülecek en önemli ve şehrin kalbinin attığı yer olarak nitelendirebileceğim Concorde Meydanı’ndan ( Place de la Concorde) başlayıp Place Charles de Gaulle’ye kadar uzanan iki kilometrelik Champs Elysees caddesidir. Fakat ünlü caddede yürümeden önce ilk olarak Concorde Meydanı’nda metro istasyonundan çıkınca göreceğiniz karşılıklı konumlanmış Petit Palace ve Grande Palace’ı ziyaret edebilirsiniz.

Hafta Sonu Paris Rehberi

Bu muhteşem saraylar şuan ünlü ressam ve heykeltıraşların eserlerini görebileceğiniz ve her birini tam manasıyla gezebilmek için bir gününüzü ayırmanız gereken devasa ve mimari detaylarla göz dolduran yapılardır.

Endamıyla Hayran Bırakan Yapı: Eyfel

Meydanın batısına doğru ilerlediğinizde görmeniz gereken ilk yapı, Champ de Mars’ta bulunan Paris’in sembolü Eyfel Kulesi’dir ve şehrin en önemli simge yapısıdır. Kule ismini, tasarımını yapan Gustave Eiffel’den almıştır. 1887 ve 1889 yılları arasında Fransız Devrimi’nin yüzüncü yılı kutlamaları anısına Dünya Fuarı için yapılmıştır. 324 metre yüksekliğindeki kule, üç kattan oluşmaktadır ve bir asansör yardımıyla yukarıya çıkabilirsiniz.

Eiffel Kulesi ve Seine Nehri - Hafta Sonu Paris Rehberi
Eyfel Kulesi ve Seine Nehri – Hafta Sonu Paris Rehberi

Tabi bunu yapabilmek için uzun bir kuyrukta beklemeniz gerekiyor zira kule, yılda sekiz milyon civarında ziyaretçiyle dünyanın en çok ziyaret edilen paralı anıtıdır. Yukarıya çıktığınızda ise şehri panoramik olarak izleyip fotoğraflayabileceğiniz muhteşem manzaraları ayaklarınızın altına serişi hayranlık uyandırıcıdır.

Zafer Takı Ve Champ Elysees

Paris’e gidip de görmeniz gereken bir diğer şaheser ise Fransızcası Arc de Triomphe olan Zafer Takı’ dır. Yapımına Napolyon’un emriyle 1806’da başlanan anıt, otuz yıl sonra tamamlanabilmiştir. Roma İmparatorları’nın kazandıkları zaferlerin anısına yaptırdığı ve zafer merasiminde şehre bu taklardan girmeleri geleneğinden yola çıkılarak inşa edilmiştir. Her ne kadar bu gelenek, Napolyon’un hayalini süslese de Arc de Triomphe’un bitimine ömrü yetmemiştir.

Champ Elysees - Hafta Sonu Paris Rehberi
Champ Elysees – Hafta Sonu Paris Rehberi

Elli metre yüksekliğindeki bu yapının üzerindeki kabartmalar gerçekten göz alıcıdır. Yapının üstüne bir merdivenle ve asansör yardımıyla çıkabilirsiniz ama asansör çoğu zaman çalışmamakta. Yukarıya çıktığınızda gördüğünüz manzara buna değecek.

Zafer Takı’nı ziyaretin ardından Champ Elysees’den ilerleyip Seine Nehri’nin kıyısı boyunca uzanan yolu yürüyün, yürürken ara ara nehir kıyısındaki çimlerde soluklanın, yol boyunca karşılaşacağınız yapıları sırayla gezin çünkü burada yürümek adeta bir görsel şölendir. Champ Elysees, lüksün zirvesinde olan bir caddedir. Modanın başkenti Paris’in en pahalı mağazaları, şık restoranları, kafeleri burada bulunur.

Seine Boyunca Yürürken

Seine boyunda karşılaşacağınız en önemli yapılardan bir diğeri ise Alexandra III Köprüsü’ dür. Nehir üzerine kurulmuş 37 köprü var fakat en göz alıcı olanı Champs Elysees ve Les Invalides’i birbirine bağlayan bu köprü, Paris’e Rus Çarı II. Nicholas’ın hediyesidir. Art de Nouveau tarzında altın sarısı heykelleri, lambaları ve süslemeleriyle bu köprü gerçekten çok ihtişamlıdır. Köprüden baktığınızda hem Eyfel Kulesi’ni hem de nehir kıyısında bulunan diğer şaheserleri rahatlıkla görebilirsiniz.

Şehri Selamlayan Les Invalides: Napolyon’un Mezarı

Şehrin bu noktasında köprüden karşıya geçtiğinizde ise sizi selamlayan Les İnvalides’i görürsünüz. Burada dünyaya ün salmış Fransız İmparatoru Napolyon Bonaparte’ın mezarının bulunduğu Saint-Jerome Şapeli bulunmaktadır. 17. Yüzyıl Fransız mimarisinin en güzel örneklerinden biri olan ve romanesk mimari üslubuyla inşa edilen şapel, bir kraliyet mezarlığıdır. Kubbesi on iki kiloluk altın yaprakla kaplanmış şapelin kubbesi ve tavanı en önemli bölümleridir.

Louvre Müzesi

Tam anlamıyla gezebilmek için birkaç gününüzü ayırmanız gerekecek muhteşem bir diğer yapı ise Louvre Müzesi’dir. Müze, on futbol sahası kadar bir alanı kaplaması ve dünyanın dört bir yanından gelen üç yüz elli binden fazla eseri barındırmasından dolayı yeryüzündeki en büyük müzedir. İçerideki en ünlü eser ise Mona Lisa tablosudur. Müzenin giriş kısmı Cam Piramit’tir.

Louvre Müzesi - Hafta Sonu Paris Rehberi
Louvre Müzesi – Hafta Sonu Paris Rehberi

1204’te Philippe Auguste tarafından savunma amaçlı inşa edilen binada 14. Yüzyılda kraliyet ailesinin konakladığı saraydır ve bu saray Richelieu, Sully ve Denon isimli üç kanattan oluşmaktadır. Müze ziyaretinizde uzun kuyruklarda beklemek istemiyorsanız biletinizi önceden internetten alabilirsiniz.

Ulusal Meclis

Assemble Nationale ise Fransa Ulusal Meclis Binası, Fansız Devrimi’nden önce, ülkenin krallık olarak yönetildiği yıllarda, asilzadelerden Bourbon Düşesi Louse-Francoise için 18.yüzyılın başlarında saray olarak yaptırılmıştır.1799’dan bu yana ise Ulusal Meclis Binası olarak Fransa Devleti’nin otoritesini, tarihi değerini ve demokrasiyi temsil ediyor.

Paris’in Leydisi: Notre Dame Katedrali

Victor Hugo’nun ünlü romanı Notre Dame de Paris (Notre Dame’ın Kamburu) ile şu anki ününe kavuşan muhteşem katedral, Seine Nehri’ndeki Ile de la Cite denilen küçük bir adada sizi karşılayacak. Notre Dame Katedrali Roma-Gotik stili mimarisi, görkemli heykelleri ve süslemeleri, vitraylı pencereleri ve içerisindeki sanat eserleriyle kesinlikle görmeniz gereken bir yapıdır. Girişi Paris’teki tüm katedral ve kiliseler gibi ücretsiz fakat içeri girebilmek için kollu bir üst ve uzun bir alt giymeye dikkat etmelisiniz. Eğer Paris’e Noel’e yakın bir tarihte gelirseniz, geceleri katedralin dışına yansıtılmış muhteşem ışık şölenini de izlemeniz mümkün.

Notre Damme Katedrali - Hafta Sonu Paris Rehberi
Notre Dame Katedrali – Hafta Sonu Paris Rehberi

Burada eklemeliyim ki bu yazı geçtiğimiz nisan ayında meydana gelen elim yangından önce yazıldı, yayımlanmadan arşivimde beklemekteydi. Paris’in leydisi, uğruna roman yazdıran bu dokuz yüz yıllık muhteşem Notre Dame’ın çaresizlik içinde yanıp en yüksek kulesinin yıkıldığını gördük. Şahit olmak ne acı ki Seine kıyısının en zarif güzelliği bir anda küle dönüverdi. İlk gördüğümde aşık olduğum bu binanın içine girebilmek için kapıdaki görevliye yalvarmıştım çünkü üzerimde kolsuz bir bluz vardı. Neyse ki yalvarmalarım sonuç vermişti, görevli bana bir şal getirdi böylelikle içeriye girip orada saatlerimi geçirdim. Hayatımda ilk izlediğim Katolik ayiniydi ve merakla sonuna kadar kalıp ilahi dinlerdeki benzerlikleri sezinlemeye çalıştım.

Kraliçe İçin Yaptırılan 25 Hektarlık Muhteşem Bahçe: Lüksemburg Bahçeleri

On yedinci Yüzyılda Kraliçe Marie de Medicis için yaptırılmış bu muhteşem bahçenin orta yerinde Palais du Luxembourg bulunmaktadır. Bahçe ve saray tamamen kraliçenin zevkine göre tasarlanmış, romantik bir hediyedir aslında. Kraliçenin memleketi Floransa’ya olan özlemini giderebilmesi için, saray Plazzo Piti’ye benzetilmiştir. Ayrıca sarayın önünde içerisinde rengarenk yelkenleri olan model tekneler bulunmaktadır. Parislilerin dinlenme, şehrin içinde huzurlu bir yer bulma ihtiyacını gideren bahçenin, muhtelif yerlerinde çimlere veya şezlonglara uzanmış insanlar görürsünüz. Burada oturup kitabını okuyan, sessizce etrafı seyreden, birbirleriyle sohbet eden Parisliler’in ne kadar şanslı olduğunu düşünmeden edemiyorum. Özellikle ülkemizdeki büyük şehirlerde küçücük park alanlarının bile hızla yok olduğunu ele alırsak, Paris şehrinin saraylarının ve önemli yapılarının etrafındaki devasa yeşil alanlar insanı büyülüyor.

Seine Nehri kıyısı boyunca uzanan yeşil alanlara yaz ayları akşamlarında akın eden Parisliler gibi davranıp çimlerde oturup kahvemi yudumlamak tarifsiz bir keyifti.

Versailles Sarayı Ve Bahçeleri

XIV. Louis tarafından yaptırılan Versailles Sarayı ve bahçeleri, Avrupa’nın en büyük saraylarından biridir.1919 Yılında tarihe yön veren olaylardan biri olan Versay Barış Anlaşması’na ev sahipliği yapan saray, Fransa devletinin sarsılmaz otoritesi ve gücünü vurgulamaktadır. Bahçeleri ve muhteşem mimarisiyle göz dolduran sarayı gezmek için bir gününüzü burada geçirmeniz gerekebilir. Saray şehirden biraz uzaktadır bu nedenle buraya metro ile kolaylıkla ulaşabilirsiniz.

Romantizm, Dar Sokaklar Ve Montmartre Tepesi

Paris gezisinde görmeden geçmeyeceğiniz en önemli yerlerden biri ise Montremart yani diğer ismiyle Ressamlar Tepesi’dir. Burası Paris’in tek yüksek yeri olan, her gün binlerce turistin akınına uğrayan yerdir. Tepeye çıkmak için ya çık çık bitmeyen merdivenleri, ya da füniküleri kullanırsınız. Rönesans döneminde ve sonrasında yaşamış dünyaca ünlü birçok sanatçının ve düşünürün yaşadığı bölgeyi lanetli kabul edip bu laneti savuşturmak için yapılan, kat kat kubbeleriyle beyaz bir düğün pastasına benzeyen Sacre Coeur Bazilikası, tepeye çıkarken ilk karşılaşacağınız yapıdır. Ayrıca yapının taşlarının, yağmurda kendini temizleme özelliğinden dolayı bu kadar beyazdır. İçeride ise Katolikler için derin anlam taşıyan “Kutsal Kalp”in resmedildiğini görebileceğiniz ender kiliselerden biridir.

Sacre Cour - Hafta Sonu Paris Rehberi
Sacre Coeur – Hafta Sonu Paris Rehberi

Sanırım Parisli gelin ve damatlar için, Sacre Coeur’un çeşitli yerlerinde fotoğraf çektirmek modası var. Gelin ve damat pozunu verirken, yanlarında getirdikleri kemancı onlara keman çalıyor ve biz turistlere seyirlik çıkıyor.

Montmartre, Eski Paris olması nedeniyle, özenle planlanmış Paris kentinden çok farklı, dar sokaklar, taş binalar barındır. Bir zamanlar Paris’i Paris yapan dünyaca ünlü düşünürlere, yazarlara, şairlere ev sahipliği yapmıştır. Yürüdüğünüz sokaklardan belki de iki asır önce Fitzgerald ve Zelda yürüyüp gösterişli bir partiye gitti; Ernest Hemingway, zihninde Silahlara Veda’yı tasarlayarak, o döndüğünüz köşeden döndü; günümüzden dört asır önce ise Moliere, kapısının önünden geçtiğiniz evde doğdu. Kısacası Ressamlar Tepesi hayran olduğunuz tüm hayaletleri kovalayıp izlerini sürebileceğiniz, kendine has mimarisi olan bir yer. Günümüzde adına yaraşır bir şekilde ressamlar sıra sıra olmuş, hemen oracıkta belli bir ücret karşılığında resminizi çiziveriyorlar.

Paris hakkında yazmakla bitmez ama bence Nazım en güzelini yazmış:

“Henüz vakit varken, gülüm

Paris yanıp yıkılmadan,

henüz vakit varken, gülüm,

yüreğim dalındayken henüz,

ben bir gece, şu Mayıs gecelerinden biri

sonra dönüp yüzümüzü

Notrdam’a çiçeğini seyretmeliyiz

onun…”

Ayrıca Paris‘e gitmişken görülmesi gereken bir diğer güzel etkinlik olan Disneyland‘i bu yazımızda bulup okuyabilirsiniz. Disneyland Yazısı

Ayşe Nur AKBAY https://instagram.com/seyyahinseyirdefteri?igshid=e5yfa1kd1sw7

6 YORUMLAR

  1. Yazıyı okurken kendimi Paris sokaklarında ve Seine nehrinin kıyısında bisikletle gezerken hayal ettim. Bir gezi yazısı bu kadar güzel yazılabilirdi. Yüreğinize sağlık Ayşe Nur Hanım.

  2. Çok güzel anlatılmış Paris. Tarihi ve kültürel hoş bir özet olmuş. Bu özeti elime alıp ya da yazarın rehberliğinde gezmek isteği uyandı içimde. Tebrikler. 👏

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here