Gökçeada Gezi Rehberi | Yavaş Akan Hayatın Rüzgarı İmroz

0

Gökçeada Gezi Rehberi | Yavaş Akan Hayatın Rüzgarı İmroz

Yıllardır yazlarını Gelibolu’da geçiren birisi olarak Gökçeada’yı bu kadar geç keşfetmem beni üzüyor doğrusu =) Genelde günübirlik giderdik ve o bir gün de plajda deniz, kum, güneş modunda geçerdi. Meğerse bu adayı yaşamak için en az iki gece kalmak gerekiyormuş. Artık karış karış öğrenince bir Gökçeada Gezi Rehberi yazmanın zamanı geldi dedim. Bozcaada’nın popülerliği yanında sönük kalan Gökçeada, benim her zaman bir numaralı ada’m olarak kalacak. İtiraf etmeliyim ki bu adanın diğer sayfiye alanları gibi popüler olup ziyan olmasını hiç istemiyorum ama bu güzelliği de sizinle paylaşmadan duramadım =) Sakinliği, yavaş akan hayatın temposu, rüzgarı, Ege denizinin soğuğu, tepelerde dolaşan keçileri ve tavernaları ile ruhunuz şoka uğrayacak. İkinci günden sonra yürüyüşünüz bile yavaşlayabilir. E boşuna Türkiye Cittaslow (Sakin Şehir) listesinde yer almıyor.

Gökçeada Gezi Rehberi | Yavaş Akan Hayatın Rüzgarı İmroz
Gökçeada Merkez/Poseidon/Aydıncık Plajı

Her gidişimde kendimi sorguladığım asıl konu ise: Biz mi yaşıyoruz taş duvarlar arasında yoksa adalılar mı kekik kokusunda?

Gökçeada’ya Ne Zaman ve Nasıl Gidilir? | Gökçeada Gezi Rehberi

Hemen uyarayım bayramlarda ve resmi tatillerde ne Gökçeada’ya ne de Bozcaada’ya gidilmez. O gidiş trafiği, feribot kuyruğu, adanın kapasitesini aşan insan sayısı ve her yerin kalabalıklığı benim anlattıklarımla çelişiyor. Birkaç yıl önce bir bayram günü feribot iskelesinde anons yapıldığını hatırlıyorum: ‘Lütfen adaya gelmeyin, ada doldu!’ =) Ada’nın en güzel zamanı aramızda kalsın ama Eylül ayı. Sakin olan ada daha da sakin oluyor, kafa dinlemek isteyenler için en güzel zaman. Onun dışında tabi ki Haziran ve Eylül ayları da dahil olmak üzere, bu aylar arasında her zaman gidilebilir.

Nasıl gidilir sorusuna gelince Gelibolu yarımadasında bulunan, Kabatepe Feribot İskelesinden aracınızla yaklaşık 1 saat 30 dakika kadar deniz yolculuğu sonucu Gökçeada’ya varmış oluyorsunuz. Feribot biletinizi önceden online alırsanız feribot sırası beklemekten de kurtulmuş olursunuz. Aman dikkat edin, aldığınız saatten 15 dakika önce giriş kapanıyor. Yani feribot saatinizden bi 20 dakika önce orada hazır olmanızda fayda var.

Gökçeada’da Ulaşım: Ne yazık ki adada toplu taşıma pek gelişmemiş olduğu için adam akıllı gezmek adına mutlaka kendi aracınızla gitmelisiniz. Merkezden kalkan 2 minibüs hattı var. Biri Yıldız Koy’a biri de Kaleköy’e gidiyor. Bunların dışındaki köy ve plajlara ulaşım sağlamak için ancak taksi tutmanız gerekir ki bu da aşırı masraflı olur.

Gökçeada (İmroz) ve Bozcaada (Tenedeos) Karşılaştırması

  • Gökçeada, Bozcaada’ya göre çok daha büyük ve köyleri olan bir adadır. Gökçeada’da bir sürü köy olmasına karşın Bozcaada sadece merkezden oluşmaktadır. Hemen gereksiz bir bilgi iliştireyim; Türkiye’nin köyü olmayan tek ilçesi Bozcaada’dır.
  • Gökçeada’ya İstanbul’dan gidecekseniz eğer Tekirdağ tarafından gidip, Kabatepe’den kalkan ada feribotuna bineceksiniz. Eğer Bozcaada’ya gidecekseniz, Bursa tarafından gidip Geyikli Feribot İskelesinden feribota bineceksiniz. Gökçeada feribot yolculuğu yaklaşık 1 saat 30 dakika, Bozcaada feribot yolculuğu da yaklaşık 30 dakika sürecek.
  • Bozcaada’da kendi aracınız olmadan gezip tatil yapabilirsiniz çünkü tek bir yerde yerleşim var o da merkez. Onun dışında plajlar için denizden ve karadan ulaşım imkanı mümkün. Gökçeada’da ise kendi aracınız olmadan tatil yapmanız çok zor. Hem plajlara hem de köylere ulaşımı ancak kendi aracınızla sağlayabilirsiniz.
  • Nerede daha aza para harcarım derseniz bu tamamen sizin tercihlerinize kalmış. Konaklama ve yeme içme kıyaslaması yaparsak, aynı koşullarda aynı fiyatları ödersiniz. Ama yine de Gökçeada bir tık daha ucuz bence. Özellikle Bozcaada’nın özelleştirilmiş plajlarındaki şezlong fiyatları üzücü olabiliyor.
  • Deniz, deniz, deniz… Deniz aynı deniz arkadaşlar =) Bozcaada biraz daha güneyde ama suyu daha soğuk olabiliyor. Plajlar karşılaştırması ise Gökçeada’daki plajlar kesinlikle daha bakir.
  • Gece hayatı kıyaslamasında çok iyi kapışırlar. İki adada da şahane tavernalar ve restoranlar var. Hangisine giderseniz gidin, akşamınız güzel geçecek emin olun.
  • Hangi adada ne kadar kalmalıyım diye sorarsanız bence ikisi de en az 2 geceyi hak ediyor. Bozcaada’nın plajları ve merkezi, Gökçeada’nın da plajları ve köyleri için bu süre gerekli.
  • Konaklama konusunda Bozcaada’da kesinlikle merkezi tercih etmelisiniz. Gökçeada’da ise adanın her noktasını tercih edebilirsiniz.
Gökçeada Gezi Rehberi | Yavaş Akan Hayatın Rüzgarı İmroz
Zeytinli Köy

Gökçeada Köyleri | Gökçeada Gezi Rehberi

Tüm gününüzü köyleri gezmek için ayırabilir, ertesi gün de sahilleri dolaşabilirsiniz ya da sabahtan öğlene kadar köy gezip günün kalanında sahillerde serinlemek isteyebilirsiniz. Tercih size kalmış. Gökçeada köylerinin çoğu zaten yarım saatte gezilebilir büyüklükteler.

Zeytinli Rum Köyü

Ben Gökçeada’ya tatil yapmaya geldim, plajlarda keyif yapacağım ne köy gezmesi? derseniz ve bu köye de gitmeden adadan dönerseniz, pişman olursunuz benden söylemesi! Hiçbirine gitmeseniz bile Zeytinliköy’e mutlaka gidin. Köyün tamamı restore edilmiş, her köşesi bir renk cümbüşü hele de zakkumların açtığı zaman oradaysanız. Köye araçla giriş yasak, köyün girişinde otoparka aracınızı bırakıp yürüyerek geziyorsunuz. Zaten bir ana caddesi ve birkaç ara sokaktan oluşuyor. Toplasanız 30 dakikada tüm köyü adımlamış olursunuz yani. Köyde mola verilmesi gereken yerler ise: Barba Hristo Muhallebicisi, Madam’ın Dibek Kahvesi ve Mina Kafe. Barba Hristo’da iki çeşit muhallebi var, biri damla sakızlı biri de kakaolu ama orjinali damla sakızlı olanıdır. Ben ki damla sakızlı muhallebi sevmeyen biriyim, bu muhallebiye bayılıyorum. Yanına bir de dondurma istemeyi unutmayın.

Tepeköy

Adından da anlaşılacağı üzere köy tepede =) Kıvrımlı bir yol tırmanarak köye ulaşıyorsunuz. Aslında bu köye akşam gelmeniz gerek çünkü köyde gündüz gezilecek pek bir şey yok. Köyün küçük bir meydanı var ve bu meydanda da birkaç tavernanın masaları mevcut. Biz gündüz gittiğimizde meydandaki kahvede oturup karadut suyu içtik, kahvedekilerle muhabbet ettik. Köye girmeden tırmanmaya devam ederseniz Pınarbaşı Çınaraltı’na ulaşacaksınız. Burada 600 yıllık tarihi bir çınar ağacı ve nefes kesen manzarasıyla salaş bir çay bahçesi var. Karşıda Semadirek adası, ayağınızın altında uçsuz bucaksız görüntüsüyle Ege denizi ve rüzgarın sesiyle bir bardak çay. Adanın en sevdiğim noktalarından bir olur kendisi.

Gökçeada Gezi Rehberi | Yavaş Akan Hayatın Rüzgarı İmroz
Dereköy
Dereköy

Gökçeada’nın terkedilmiş Rum köyüdür. Kahverengi taş evlerin arasında başıboş dolaşan keçiler ve köyde kalan birkaç hanenin insanı dışında kimsecikler yok. Yaşayan Rumlar da sizi görünce hemen selam veriyorlar. Köyde gezilecek bir kilise ve bir de Tarihi Rum Çamaşırhanesi var. Rum çamaşırhanesine girince, çocuklar gelip size heyecanla rehberlik etmeye başlıyorlar =) Bu köyün en güzel yanı boş sokaklarında dolaşmak. Köyü dolaşmaksa en fazla yarım saatinizi alır.

Kaleköy

Kaleköy de akşam ya da akşamüstü gelinmesi gereken köylerden biri. Sahil tarafında (Aşağı Kaleköy) akşamları açık pazar ve çocuklar için eğlence yerleri kuruluyor. Yine aracınızı otoparka bırakıp kapalı caddede yürüyüş yapıyorsunuz.  Ayrıca sahil boyunca restoranlar ve tavernalar sıralanmış. Kaleköy limanından, Gökçeada tekne turları ile ilgili bilgi alabilirsiniz. Yukarı tarafta (Yukarı Kaleköy) ise daha sonra yeme-içmede detaylıca bahsedeceğim Poseidon Restoran, Mustafa’nın Kayfesi, İmroz Sabun Atölyesi ve kale bulunuyor. Yukarı kısma da araçla çıkıp bir yerde özel otoparka aracınızı bırakıyorsunuz, geri kalanı yürüyerek. İmroz Sabun Atölyesi’ndeki sabunların en önemli özelliği benmari usulü yapılıyor olması, bu yüzden de sabunun kokusu da dokusu da daha kaliteli oluyormuş. Dükkanın içinde envaiçeşit sabun bulabilirsiniz. Sabun dışında da bir sürü hediyelik ve kolonya çeşitleri mevcut. Kaleye çıkacaksanız günbatımı saatlerini tercih etmelisiniz.

Gökçeada Gezi Rehberi | Yavaş Akan Hayatın Rüzgarı İmroz
Barba Hristo/Madam’ın Dibek Kahvesi
Gökçeada Merkez

Marketlerin, bankaların, birkaç restoran ve kafelerin bulunduğu küçük ada merkezinde uğramanız gereken en önemli nokta Efibadem Kurabiyecisi. Hepsi tek tek yapılan, tereyağlı ve bademli kurabiyenin resmen hastasıyım =) Bunun dışında adadan dibek kahvesi ve zeytinyağı alabilirsiniz. İhtiyaç dışında adanın merkezine gitmeye pek gerek duyacağınızı sanmıyorum.

Gökçeada Plajları | Gökçeada Gezi Rehberi

Gökçeada’daki plajların tamamı adanın güney şeridinde bulunuyor. (Yıldız Koy dışında tamamı) Haritada kuzeyde de işaretlenmiş sahil göreceksiniz, mesela Marmaros Plajı. Gitmeyin! =) Biz gittik oradan bilip de söylüyorum. Yolu korkunç, 4*4 olmadan gitmek çok zor, aracınız yolda kalabilir. Hadi o kadar çileyi çektiniz indiniz, indiğiniz sahilde ne tesis ne de insan var, sadece keçiler. Anladık ki adanın kuzey tarafı genelde rüzgarlı ve dalgalı, o yüzden de ne yol ne de plaj yapmamışlar.

Kuzu Limanı

Gökçeada’nın kuzeydoğu köşesinde yer alan plajın yanında adaya gelen feribotların iskelesi var. Sahil genelde rüzgarlı ve dalgalı. Bana sorarsanız hem feribot trafiğinden hem de dalgalı olmasından dolayı adanın en keyifsiz plajı.

Bir de şunu belirteyim, Gökçeada’daki bütün plajlara kendi şemsiye ve sandalyenizle gidip kurulabilirsiniz. Hepsinin halka açık kısmı mevcut. Hatta birkaç yıl önce çoğunda tesis ve şemsiye, şezlong yoktu.

Aydıncık (Kefaloz) Plajı

Adanın güneydoğu kısmında yer alan plajda yapılan en büyük aktivite sörf. Denizi yine genelde dalgalı ve hava da rüzgarlı olduğu için koşullar sörf için çok müsait. Bu plajda sörf okullarında sörf eğitimi alıp farklı bir deneyim yaşayabilirsiniz. Plajda şezlong ve şemsiye hizmeti mevcut.

Laz Koyu

Gökçeada’nın en sevilen ve en popüler plajıdır kendisi. Adanın güneybatı kısmında yer alan plaja araçla belli bir yere kadar gelip, küçük bir yokuş iniyorsunuz. Plajın girişinde restoran-kafe tarzı bir tesis mevcut. Ayrıca tesisin şezlong ve şemsiye hizmetinden yararlanabilirsiniz.

Uğurlu Plajı

Laz Koyu’ndan biraz daha batıya ilerleyince yola çok uzak olmayan genişçe bir plaj. Sanırım adanın en geniş plajı burası. Plajda tesis mevcut.

Gökçeada Gezi Rehberi | Yavaş Akan Hayatın Rüzgarı İmroz
Laz Koyu/Gizli Liman
Gizli Liman (Saklı Liman) | Türkiye’nin En Batı Ucu

Bu sahil aramızda gizli kalsın olur mu? =) Ne zaman gitsek bizden başka kimse olmuyor. Yalnız yürüyerek biraz tepe çıkıp inmeniz gerek. Türkiye’nin en batı ucu unvanına sahip sahilde günü batırmak aşırı keyifli. Sahilde tesis gibi hiçbir şey yok, tamamen bakir. O yüzden temkinli gitmeniz gerek. Denizi de, sahili de kayalık bilginize.

Yıldız Koy | Sualtı Milli Parkı

Gökçeada’nın en sevdiğim plajı. Türkiye’nin tek Sualtı Milli Parkı’nın bulunduğu küçük koyda hava sakinse dalış yapıp hayatınızda görmediğiniz sualtı canlılarını görebilirsiniz. İsterseniz kendi şnorkelinizle, isterseniz de orada bulunan profesyonel dalış ekibiyle sualtı gezintisine çıkabiliyorsunuz. Tek dikkat edilmesi gereken şey havanın rüzgarlı ve denizin dalgalı olmaması, yoksa dalış yapmanız tehlikeli olabilir. Plajda iki tane tesis var. Ama Yıldız Koy Arkadia tesisini tercih etmenizi tavsiye ederim. Çok lezzetli ve günlük zeytinyağlıları var, diğer yiyecekler de lezzetli. Çok da keyifli bir bahçesi var, tuvalet ve duştan faydalanabilirsiniz. Bahçesindeki çadırlardan kiralayabilirsiniz (Çadır+Kahvaltı 100tl) ya da kendi çadırınızı kurabilirsiniz (Çadır işgaliye+kahvaltı 70tl).

Bu koyun adı neden Yıldız Koy biliyor musunuz? Çünkü bu koyda geceleri yıldızları izlemek bambaşka bir keyifmiş. Ben henüz deneyimlemedim ama bir gün ben de Gökçeada’da yıldızlara yaklaşacağım!

Gökçeada Gezi Rehberi | Yavaş Akan Hayatın Rüzgarı İmroz
Mustafa’nın Kayfesi

Gökçeada Yeme İçme Tavsiyeleri | Gökçeada Gezi Rehberi

Ada merkezinde yenmesi gereken meşhur yemek oğlak eti. Daha önce bahsettiğim Efibadem kurabiyesi, dibek kahvesi de denenmeli. Kahvaltı için hiç şüphesiz ilk tercih Kaleköy’deki Mustafa’nın Kayfesi.

Gökçeada Gezi Rehberi | Yavaş Akan Hayatın Rüzgarı İmroz
Eleni/Poseidon

Akşam yemeği için size birkaç taverna ve restoran önereceğim. İlk tavsiyem kesinlikle Yukarı Kaleköy’deki Poseidon Restoran. Lezzet, hizmet, manzara ve her konuda adanın bir numarası. Bir de Aşağı Kaleköy’de Eleni Rum Tavernası var. Bu restoran da Ata Demirer’in bir filminde meşhur olmuş. Ortamı çok güzel ama bir Poseidon değil bence. Diğer tavsiyem Tepeköy meydanındaki Angelikis Taverna. Bu meydanda başka birkaç taverna daha var. Biz köyün girişindeki Barba Yorgo’ya da gitmiştik. Yorgo dayı bahçesinde yetiştirdiği üzümlerden şarap üretimi yapıyor, buradan şarap da alabilirsiniz. Köydeki tüm tavernalarda pazartesi günleri hariç her gün canlı müzik var.

Gökçeada’ya giderseniz benden de selam götürün =) Çok da ertelemeyin, çıkın çıkın gidin.

Daha detaylı bilgi için instagram hikayelerime bakabilirsiniz tulin.07

Bozcada için Bozcaada Gezi Gezi Rehberi ‘mizi okuyabilir, diğer yazılarım için Rize Gezi Rehberi ve 2 Günde Konya Gezi Rehberi yazılarıma göz atabilirsiniz.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here