Fasnacht Karnavalı: Ren Bölgesinde Dünya’nın En Çılgın Karnavalı

2

Karnavallarla Aranız Nasıl? 

Karnavallar oldum olası ilgimi çekmiştir. Hatta birçok seyahatimi şehirlerde yapılan karnavallara göre ayarlarım. Eğer sizin de böyle bir ilgi alanınız varsa ve sıra dışı bir karnaval arıyorsanız Şubat ayında Ren bölgesine doğru bir seyahat planlamalısınız. İşte Avrupa‘daki en çılgın ve eğlenceli günlerin yaşandığı Fasnacht Karnavalı

Fasnacht Karnavalı – Basel

Rengarenk kostüm ve maskelerle kutlanan festival, Latince “Carne Vale” yani Türkçesi “Ete Veda” ifadesinden türetilmiş. Dünya’nın dört bir yanında kutlanan bu eğlence geleneğinin kökeni aslında dini geleneklere dayanıyor.  Müslümanların Ramazan ayının bir benzeri olan, Hristiyan aleminde et ve et ürünlerinin tüketilmediği, 40 gün süren ve Paskalya yortusu ile sona eren “Paskalya Oruç” döneminin başlangıcı, bu geleneğin kökeni olarak kabul ediliyor. Bu dönem müthiş bir coşkuyla karşılanıyor. Karnaval bitince de asıl oruç dönemi başlıyor. Beşinci Mevsim, Fasching ya da Fasnacht adıyla bilinen bu karnavallar başta Basel, Köln, Mainz ve Dusseldorf olmak üzere birçok Orta Avrupa şehrinde yaşanıyor.

Rengarenk Kostümlerin ve Korkunç Maskelerin Karnavalı – Basel

Fasnacht

İsviçreliler’in “en güzel üç gün” olarak adlandırdıkları karnaval. Bu cümle bence şöyle değiştirilebilir. ‘İsviçreliler bu karnavalı ‘en güzel üç gün’ şeklinde adlandırıyorlar. Paskalya orucunun başlamasını kutlamanın dışında dondurucu soğuklardan ve bunun sorumlusu olarak görülen hayaletleri ve kötü ruhları kovmak amacıyla 700 yıldan beri düzenlenen festival teknolojinin gelişip suçlunun ruhlar ve hayaletler olmadığı anlaşılmasıyla eğlenceli bir karnavala dönüştürülmüş. Bu karnavalda neler yok ki? Korkunç maskeler, rengarenk kostümler, dans partileri, pikololar, orkestralar, geçitler ve daha niceleri. Tüm şehrin çılgınlar gibi eğlendiği muhteşem bir karnaval.

Köln’de Çılgın Bir Karnaval – Weiberfastnacht

Weiberfastnacht Köln

5 bin karnaval derneği ve 2,6 milyon karnaval üyesi ile Dünya’nın en organize karnaval komitesinin 1823’ten beri düzenlediği bu çılgın karnaval sezonu aslında 11. ayın 11’nde saatler tam 11:11’i gösterdiğinde başlıyor. ‘1823 yılından beri dünyanın en organize karnaval komitesinin, 5 bin derneğin ve 2,6 milyon karnaval üyesinin katılımıyla bu çılgın karnaval sezonu aslında 11. Ayın 11’nde saatler tam 11:11 i gösterdiği anda başlıyor.’ Şeklinde düzenlenebilir.  Noel zamanı ara verilen karnavalın en coşkulu ve renkli günleri Şubat ayında yaşanıyor. Şubat ayı içerisinde sırasıyla Karnaval Cuması, Cumartesisi, Pazarı, Gül Pazartesisi, Salısı ve Kül Çarşambası adı verilen günlerde birçok etkinlik yapılıyor. Asıl olay ise şubat ayının son Perşembe gününde yaşanıyor. Weiberfastnacht yani Kadınlar Karnavalı adı verilen bu günde kadınlar belediye binasını basarak şehri kontrol altına alıyorlar. Resmi tatil olmamasına ve mesai saatleri olmasına rağmen şehirde binlerce kostümlü insanı günlük yaşamına devam ederken görmek inanılmaz eğlenceli. Eğlencenin doruk noktasına ulaştığı ve Dünya’nın birçok ülkesinden turistlerin akın akın kente geldiği bu günler, “Çılgın Günler” olarak adlandırılıyor. Detaylı bilgi için: Weiberfastnacht

Helau Haykırışı İle Coşkunun Başladığı Şehir Mainz

Fasnacht Karnavalı – Mainz

Mainz ise karnaval sırasında yapılan alay geçit töreni ile karnaval coşkusunun bambaşka bir boyuta taşındığı şehir. Bu karnaval Mainz’de “Rosenmontag” yani Gül Pazartesi ya da Pembe Pazartesi karnavalı olarak anılıyor. “Schwellköppe” adı verilen kartondan yapılma kocaman kafalardan oluşan bu geçit karnavalın en önemli parçası. Her an sağınızdan ünlü devlet başkanlarının, sanatçıların, sporcuların devasa kafalarını görebilirsiniz. Ayrıca bu kafalar aracılığıyla politik ve toplumsal mesajlar da veriliyor. Geçit sırasında dağıtılan şekerlerden almayı da ihmal etmeyin.

Karnavalın En Kalabalık Yaşadığı Şehir Düsseldorf

Fasnacht Karnavalı – Düsseldorf

Karnavalın çılgınca kutlandığı bir diğer şehir Düsseldorf. Diğer şehirlerde yapılan tüm etkinlikler Düsseldorf’ta da yapılıyor ancak Düsseldorf’ta etkinlikler o kadar renkli ki her sene karnavala katılanların sayısı 1 milyonu geçiyor. 1 milyon çılgın, kostümlü, maskeli insanın olduğu bir ortamı hayal etmekle kalmayıp bu karnavalda yerinizi almak için hazırlıklara başlamanızı tavsiye ederim. Paskalya orucunun habercisi Fasnacht, bu şehirlerin dışında Bonn, Münih, Cottbus gibi diğer Alman şehirlerinde de kutlanıyor.

Eğer şu an Avrupa’nın herhangi bir ülkesinde ya da ani bir kararla gidebilirim derseniz bu karnavalı kaçırmayın derim. Aksi halde önümüzdeki sene aynı tarihlerde yapılacak Fasnacht Karnavalı için planlarınızı yavaş yavaş yapabilirsiniz. Hazır gitmişken  dünyanın en güzel kale ve şatolarına ev sahipliği yapan bu coğrafyada en azından bir kaçına da uğramayı düşünürseniz, sitemizde yayınlanan Avrupa’nın en ünlü 60 kalesinin anlatıldığı yazıyı buraya bırakıyorum. En Güzel 60 Kale – Şato

İyi eğlenceler

Önceki İçerikTadılması Gereken Kayseri Yemekleri – Kayseri Mutfağı
Sonraki İçerikUkrayna’da Bulunan 9 Miras – UNESCO Kültür Mirası Listesi
Merhabalar ben Reşat Taman, Diyarbakır doğumlu, seyahat ve fotoğrafçılık tutkusu ile yanıp tutuşan, 12 senedir fırsat buldukça hayallerinin peşinden gitmek için Dünya’yı arşınlayan ve bu hayalleri gerçekleştirirken gittiği her yerde zıplayarak imzasını koyan, 30 yaşında kısmi zamanlı bir gezginim. Normalde fotoğraflarımdan bile anlayacağınız üzere, enerjimi işime de yansıtarak, Gaziantep’te İpekyolu Kalkınma Ajansı’nda 5 yıldan bu yana Yatırım Uzmanı ve Eğitmen olarak görev almaktayım. 12 senede 3 kıta ve 53 ülkeden 265 şehir gezdim. Hatta bazı şehirler/kasabalara ayak basan ilk Türk olduğum konusunda iddialıyım. Seyahatlerime başlarken önce bir kıtayı bitirip sonra diğerlerine başlayacağım demiştim. Bu yüzden ilk Avrupa kıtasını İzlanda hariç tamamen bitirdim. Son zamanlarda özellikle zaman ayırma anlamında seyahatin zor olduğu Afrika ve Asya kıtalarına başladım. Son olarak benim için işin en zevkli kısmı olan zıplama muhabbetinden de bahsetmek istiyorum. Ben oldum olası kadraj karşısında durup poz vermeyi ya da selfie çekmeyi bir türlü sevemedim. Ama sonuçta gittiğimiz yerlerde bir hatıramız olmalıydı. Ben de kendime bir imza bulmaya karar verdim. Bu imza öyle bir imza olmalıydı ki benim seyahate olan aşkımı, tutkumu ve enerjimi yansıtmalıydı. Sonunda gittiğim tüm şehirlerde ve kasabalarda zıplayarak yüzlerce imzadan oluşan bir koleksiyonum oldu. Seyahat tutkumuzun hiçbir zaman sönmemesi dileğiyle...
PAYLAŞ

2 YORUMLAR

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here