Cesur Yürekli İnsanların Yaşadığı Şehir: Kibyra Antik Kenti

4

Cesur Yürekli İnsanların Yaşadığı, Hızlı Yarış Atların Yetiştirildiği Kibyra Antik Kenti Gezisi

2016 yılında UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi‘ne giren Kibyra Antik Kenti’ni, tesadüfen T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığının bir broşüründe görmüştüm. Broşürdeki fotoğraflardan oldukça etkilenerek geçen hafta yola düştüm..

Henüz bulunan ve kazı çalışmaları sürdürülen antik kent, benim gibi tarih tutkunlarının göz bebeği olmaya aday. Kazı çalışmaları çok yeni, 10 yıldır sürmekte. MAKÜ ( Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi) tarafından yürütülen kazının başkanı ise MAKÜ Fen Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Yardımcı Doçent Doktor Şükrü Özdoğru. Ayrıca kazı başkanının ve çalışmaları yürüten ekibin bölge üniversitesinden olması da Burdur İli ve ülkemiz adına gurur verici.

Kibyra Antik Kenti‘ne boynumda fotoğraf makinem ve elimde notlarımı yazdığım defterimle vardığımda görevlilerden biri yanıma geldi. “Cesur yürekli insanların yaşadığı, hızlı savaş atlarının yetiştirildiği Kibyra‘ya hoş geldiniz.” diyerek elimi sıktı. Böylesine sıcak ve samimi karşılandığım Kibyra, belli ki bana öğretecekleri konusunda cömert davranacaktı.

Kibyra’ya antik çağlarda gelseydiniz, muhtemelen kayıkla ulaşacaktınız.” diyen İsa Bey’in sözlerinden, ilçenin adının (Gölhisar) bir tesadüf olmadığını anlıyorum. Demek ki günümüzde ilçe merkezinin yerleştiği ova, antik çağlarda bir gölmüş.
Görevli, İsa Özyurt, önce kendisini tanıtıp büyüsü ile beni cezbeden kenti, anlattıkça anlattı. O konuştukça büyü daha da büyüyor, ağzından dökülen cümlelerin etkisiyle gizemli kente daha da çekiliyordum.
Kibyra’nın UNESCO Dünya Kültür Mirası Geçici Listesi‘nde olduğundan ve muhteşemliğinden bahsetmeden önce konumundan ve meraklı gezginlerin oraya nasıl ulaşacağından bahsetmek istiyorum.

Kibyra Antik Kenti

KİBYRA’YA NASIL ULAŞIRIM?

Kibyra Antik Kenti, Burdur İline 110 kilometre uzaklıktaki Gölhisar ilçesinin batısında bulunan Akdağ’ın yamacında kurulmuştur. Antik kent, ilçe merkezine sadece üç kilometredir. Burdur, Isparta, Antalya, Fethiye, Denizli illerinden ulaşımı oldukça kolaydır. Bu yüzden, ilçe gezginlerin uğrak noktası olmayı hak etmektedir.

Antik Kent ziyaretinden sonra doğa severler için biçilmiş kaftan olan ilçenin tabii güzellikleri görülmeye değerdir. Gölhisar Gölü’nü, Koca Gölü görmenizi; hatta imkanınız varsa buralarda kamp yapmanızı, Gölhisar’ın kavurmasından yemenizi, çörekotu kahvesinden içmenizi tavsiye ederim. Yöresel bir kumaş olan İbecik bezinden, Pırnaz kiliminden almadan dönmeyin derim.

Tüm bu özellikleriyle Gölhisar, patlamaya hazır bir turizm potansiyeli taşıyan şirin bir Anadolu kentidir.

TARİHTE KİBYRA

Sizi günümüzden tam iki bin üç yüz yıl öncesine, yani M.Ö. 300 yılına götüreceğim. Antik çağın en güçlü, savaşçılarının, gladyatörlerinin yetiştiği kent bir Likya kentidir.
Kent; Likya, Karya, Pisidia ve Frigya kültür bölgelerinin kesişme noktasında, ticaret yollarının tam merkezinde konumlanmıştır. Erken dönemlerde “Kabaliya”, Roma İmparatorluğu’nda ise “Kibriyatis” olarak bilinmekteydi. Kentin bugün görülebilen tüm mimari kalıntıları ise Roma dönemine aittir.

Kibyra Antik Kenti

Kibyra ana kenti ise Burdur’un Gölhisar ilçesinde dağların ovaya hakim olduğu bir noktada, teraslı bir yapıda kurulmuştur.

Antik kentin ana sınırı Antalya’nın Korkuteli İlçesinde başlar, Muğla İli’ne kadar uzanır, oradan da kuzeye doğru Burdur’un Yeşilova İlçesinden tutun da Korkuteli’ne kadar uzanırdı. Lidya Krallığı’nın eyaleti olan Kibyra coğrafyası, toplamında yirmi beş antik kenti yönetirdi. Antik kent toplamında on yedi bin nüfuslu mega bir kentti.

O çağlarda deri, çelik, demircilik ve kap kacak üreticiliği ile birinci sınıf esnaf ticareti yapan bu bölge, Akdeniz’in hemen hemen yarısının yargı ve bürokrasi sistemini de elinde tutmuştur.

Görünen o ki antik dönem insanları bölgeyi terk edip girmemişler, bölgedeki deri, çelik, demircilik, tekstil gibi faaliyetlerini günümüz insanına miras bırakmışlardır.

Ana Cadde – Kibyra Antik Kenti

Günümüzde yapılan kazı çalışmalarının neticesinde tespit edilen yapılar, Stadium, Odeion, Ana Cadde, Agora, Roma Hamamı, Tiyatro, Tapınak Planlı Anıt Mezar’dır. Dilerseniz yapıları tek tek ele alalım çünkü buradaki yapılar antik kenti UNESCO Dünya Kültür Mirası Geçici Listesine aday kılmış eşsiz yapılardır.

STADYUM

Kente ilk girdiğimde U formlu bu yapı ile karşılaştım. İki yüz metreye varan pist uzunluğu ile Anadolu’nun en görkemli antik stadyumlarından biridir. Antik Kentin giriş noktasında bulunan anıtsal bir kapıdan geçerek stadyuma girerken yapının büyüklüğü karşısında hayrete düştüm. Stadyum kazılırken ele geçirilen yazıtlar ve mimari izler sayesinde bu eserin M.S 2 yüzyılın sonlarında inşa edildiğini biliyoruz. Bu alanda döneminde çok ünlü olan Gladyatör ve Venetiones (hayvanlar ile mücadele eden gladyatörler) mücadelelerinin yapıldığı düşünülmektedir.
Şuan stadyumun üst tarafındaki bölgede kazılar devam etmektedir.

ODEION (Müzik Evi)

Odeion yapısına ulaşmak için antik kentin yukarısına doğru sabırla yürüdüm. Henüz kazı çalışmaları devam ettiği ve çevre düzenlemesi yapılmadığı için yapıyı bulmakta biraz zorlandım. Fakat kazı ekibine veya çalışanlara sorduğum zaman gayet ilgili davranarak gideceğim yönü gösterdiler.

Antik dönemde buranın Odeion olarak tanımlandığı, çalışmalar esnasında bulunan yazıtlardan öğrenilmiştir. Ayrıca bu yapı kentin meclis toplantıları için kullanılmaktaydı. Roma İmparatorluğu döneminde ise eyaletin büyük davalarının görüldüğü yargı merkezi olarak da kullanılmıştır.

Yapının ön cephesinde beş yüz elli metrekarelik devasa bir mozaik yerinde sergilenmektedir. Otuz altı geometrik şeklin bulunduğu muhteşem bir mozaik alandan geçerek beş kemerli dev kapılardan birinden içeri girdiğimde ise karşımda, otuz bir oturma sırasını rahatlıkla görebileceğim, yarım daire şeklindeki oturma alanını gördüm.

Üç bin altı yüz kişilik yapı, bu haliyle ülkemizde, Antik dönem içerisinde, üzeri çatı ile kapatılmış ısıtılabilen en büyük kamu yapısıdır.

Kapıdan içeri girince ise beni, yapının tam orta yerinde olan bugünkü haliyle bile muhteşem, Medusa (antikçağda gözlerine bakanı taşa çevirdiğine inanılan mitolojik karakter) başı mozaiği karşıladı.

Günümüze çok iyi korunarak gelmiş bu mozaik, yedi ayrı renkte mermerden yapılmış, her göreni kendisine hayran bırakan bir mozaiktir.
Bahsettiğim tüm özellikleriyle Medusa Başı Mozaik’i Anadolu’da tektir.

Medusa, Antik dönem pagan inancına göre bir koruyucudur ve adaleti sembolize eder. O dönemde, ona inanarak büyütülen çocukların yalan, riya düşünemediklerine, dürüst insanlar olarak yetiştiklerine inanılırdı ve bu çocuklar bu yapıda görülen davalarda görev alırlardı. Bu yüzden muhteşem eser, antik dönemde yargı merkezi olarak kullanılan yapının tam ortasında yer almaktadır.

Medusa Başo Mozaiği – Kibyra Antik Kenti

Dilerseniz buradan, hazırladığım Odeiodon’un videosunu izleyebilirsiniz.

DOĞU ROMA HAMAMI

Doğu Roma Hamamı, Odeion’un önündeki mozaik döşenmiş stoa alanının Güneydoğu köşesine yerleştirilmiştir. Doğu Roma (Bizans) dönemine ait bir hamam yapısıdır.

Kibyra Antik Kenti

AGORA

Agoranın girişinde bir tapınağın kutsal alanına girişi sağlayan görkemli bir kapının beni karşıladı. Bu kapının fotoğraflarını çekmek isteyeceğinize eminim.

Stadyum ve tiyatro arasındaki düzlükte konumlandırılmış Agora, üst üste üç teras halinde ve dikdörtgenimsi bir planda düzenlenmiştir.

Antik dönemlerde agoralar, halkın alışveriş yaptığı çarşılardı. Antik kentin Agora’sında yapı boyunca uzanan sütunlu cadde ve bunun her iki kenarında bulunan dükkanlar yapılan kazılar sonucunda ortaya çıkarılmıştır.

Agora’nın orta yerinde ise görsellik sunan bir çeşme de son buluntulardan biridir. Çeşme şehir meydanlarında görülen anıtsal bir çeşmedir.

TİYATRO

Odeion’un hemen kuzey kenarında büyük oranda sağlam durumdaki tiyatro, tepenin doğu yamacına yerleştirilmiştir. Yarı dairesel planlı, üç katlı oturma sırası, beş kapılı sahnesi bulunmaktadır. Yaklaşık sekiz bin izleyici kapasitesi ile Anadolu’daki en büyük tiyatrolar arasında yer almaktadır. Roma’nın Hristiyanlığı kabul ettiği dönemlerde kiliseye çevrilmiş bir tapınak, tiyatronun oturma sıralarının hemen üzerinde yer almaktadır.

Kibyra Antik Kenti

Yeni keşiflere gebe antik kent beni tam manasıyla büyüledi. Burada saatlerimi, hatta günlerimi geçirmek istedim. Anadolu’nun kültürel zenginliğini bir kez daha tüm dünyaya gösteren bu kent gezginleri ve meraklılarını bekliyor. Haydi Kibyra‘nın sırlarını keşfetmeye!

Bu arada, Burdur İli sınırlarındaki Sagalassos Antik Kenti gezi yazıma göz atmayı unutmayın!

Ayşe Nur AKBAY

 

 

4 YORUMLAR

  1. Kibyra’nın UNESCO Dünya Kültür Mirası Geçici Listesi‘nde olduğunu bilmiyordum. Bu güzellikleri görmek isterim. O tarihi dokuyu yaşamak hissetmek…

    • Kibyra şuan geçici listede. Umarım çok yakında tam listeye girer. çok teşekkür ederim. Kibyra’yı en kısa zamanda görmeniz dileğiyle…

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here