Akşehir Gezi Rehberi – Dünyanın Merkezine Yolculuk

0

Akşehir Gezi Rehberi – Dünyanın Tam Ortasına Hoşgeldiniz!

Yolunuz İç Anadolu’dan geçerken Akşehir‘de durup buraya bir gününüzü ayırmaya ne dersiniz? Neden mi? Çünkü burası  “Dünyanın tam merkezi”! İşte Akşehir Gezi Rehberi

Akşehir Hakkında – Akşehir Gezi Rehberi

Şirin mi şirin bir Konya kenti olan Akşehir, yöreye özgü mimarisiyle, Nasreddin Hoca‘nın yaşadığı şehir olmasıyla ve birçok yolun bağlantı noktasında bulunmasıyla hem görmeye değer hem de kolay ulaşılabilir bir Anadolu kentidir. Beklentinizi düşük tutmayın, çünkü buraya hayran olmamak işten değil.

Patlamaya hazır bir turizm potansiyeli barındıran Akşehir cumbalı rengarenk evlerin olduğu, taşlı sokaklarında kaybolmaktan zevk aldığım bir kent.

Ulu Cami Avlusu

Akşehir, başlarda sadece, Nasreddin Hoca türbesinden dolayı merakımı cezbetmişti. Afyon-Konya kara yolunun üzerinde bulunduğu için uğraması kolay bir kent. Damak tadı gelişmiş Konya mutfağının tadına bakabileceğiniz, aynı zamanda, geçtiğimiz günlerde  UNESCO Yaratıcı Şehirler ağına gastronomi alanından giren Afyon’la komşuluğundan dolayı Afyon mutfağının da tadını çıkarabileceğiniz bir kent. Tabi ki ben de öyle yaptım. Hem Konya’nın etliekmeğinin, hem Afyon’un kaymaklı ekmek kadayıfının afiyetle tadını çıkardım.

Ayrıca burası kirazın başkenti. Temmuz’da uğrama şansınız varsa, bu fırsatı asla kaçırmayın çünkü ülkemizin en kaliteli kirazları Akşehir’de yetişmektedir.

Peki, Konya’nın göz bebeği Akşehir’de nerelere gitmeliyim:

  1. Nasreddin Hoca Türbesi
  2. Nasreddin Hoca Gülmece parkı
  3. Eski Kent Merkezi, Akşehir Evleri
  4. Nasreddin Hoca Etnoğrafya ve Arkeoloji Müzesi
  5. Batı Cephesi Karargahı Müzesi
  6. Taş Medrese Camii
  7. Tarihi Arasta Çarşısı
  8. Ulu Cami
  9. Seyyid Mahmut Hayrani Türbesi
  10. Hıdırlık Tepesi
  11. İplikçi Camii
  12. Seyid Mahmut Hayrani Türbesi

Nasreddin Hoca: Ülkemizin Somut Olmayan Kültürel Mirası

Türbeden bahsetmeden önce hepimizin fıkralarını iyi bildiğimiz, kültürümüzün önemli parçası olan Nasreddin Hoca‘dan bahsedelim.

Nasrettin Hoca; 1208 yılında, Sivrihisar’ın Horto köyünde doğar. Öğrenimini sürdürmek için Konya’ya gelir. Sonra Akşehir’e yerleşir ve burada müderris olur. 1284 yılında Akşehir’de vefat eder.

Türk halk bilgesidir. Halk dilinde: duygu ve inceliği içeren, gülmece türünün öncüsü olmuştur. Medresede ders okutur, kadılık görevinde bulunur. Bu görevlerinden dolayı: kendisine “Nasuriddin Hace” adı verilir. Sonradan bu ad: “Nasreddin Hoca” biçimini alır.

Nasreddin Hoca Türbesi

Türkiye’de en uzun geçmişe sahip şenliklerden biri de Akşehir Nasreddin Hoca Şenlikleridir. Bu şenlikler ilk kez 21 Haziran 1959 tarihinde düzenlenmiştir. Her yıl Akşehir’de düzenlenen Nasreddin Hoca Şenlikleri, 1973 yılından itibaren Uluslararası Nasreddin Hoca Şenlikleri adı altında, uluslararası bir kültürel etkinliğe dönüşmüştür.

UNESCO, 1996 yılını Dünya Nasreddin Hoca Kahkaha Yılı olarak kabul etmiştir. Bu nedenle Türkiye’de ve Türkiye dışında, birçok etkinlikle Nasreddin Hoca anılmıştır.

2013 yılında da Nasreddin Hoca Fıkraları Anlatı Geleneği, UNESCO’nun Somut Olmayan Dünya Mirası Listesi’ne alınmıştır.

Kısa ve özlü bir anlatıma sahip güldürücü küçük hikâye olan fıkralar, çok geniş bir coğrafi alan içinde oluşan binlerce yıldan beri sözlü gelenekte yaşayan halk edebiyatı ürünleridir. Nasrettin Hoca hem halk bilgesi hem de fıkra tipi olarak Türklerin yarattığı en ünlü mizah temsilcisidir. Nasrettin Hoca, halkın ortak yaratıcılığını, zekâsını, aklını ve sağduyusunu temsil eden bir fıkra tipidir Nasreddin Hoca’nın adı çok geniş bir yayılma alanına sahiptir; Türkistan’dan Macaristan’a, Güney Sibirya’dan Kuzey Afrika’ya, Osmanlı egemenliğinin uzandığı bütün bölgelere onun fıkraları ulaşmıştır. Nasrettin Hoca’nın ünü ve etkisi çok geniş bir coğrafyaya yayılmış, kişiliğinde sadece 13.yüzyıl Türk toplumunun değil, Türk milletinin çağlar boyu süregelen dertleri yansıtılmıştır.

Hoca, halk arasında çok sevilip hoşa giden bir tip olduğu için halk pek çok nükteyi ona mal etmiştir. Fıkralarındaki çoğu kalıplaşmış söz, sonradan deyim olmuştur. Nasrettin Hoca fıkraları, bugün yazılı kaynaklara da aktarılmıştır. Ancak fıkraları günümüze taşıyan esas yol sözle aktarımdır ve bu gelenek günümüzde sürdürülmektedir.

Nasreddin Hoca Türbesi

Kent surlarının doğusunda, şehrin tam merkezinde bulunan türbe şehir mezarlığının içinde yer alır. Çeşitli onarımlar gören Nasreddin Hoca Türbesi günümüzdeki haline 1905’te Akşehir kaymakamı olan Şükrü Bey tarafından getirilmiştır. Eski yapıdan yalnızca ortadaki ana türbe kalmış olan Nasreddin Hoca Türbesi‘nin, baş ucunda Nasreddin Hocanın yaşam felsefesini simgelemek adına ve “eşeğe ters binmesi”ne atıfta bulunmak adına  Hicri 683 (1284) olmasına rağmen tersten 386 şeklinde yazılmıştır.

Ayrıca türbenin tam önünde “Dünya’nın Ortası Burasıdır” yazan bir platform bulunmaktadır. Bu platformun üzerine çıkıp fotoğraf çektirmek ise adetten.

Dünya’nın Ortası

Nasreddin Hoca Gülmece Parkı

Nasreddin Hoca Türbesini gezdikten sonra ise türbenin ilerisinde, hediyelik eşya alabileceğiniz dükkanlar bulunmakta. Nasreddin Hoca Gülmece Parkında fıkra hafızanızın sınavdan geçeceği, Nasreddin Hoca fıkralarının betimlendiği heykeller yer almakta. Bu parkı tebessüm etmeden gezemeyeceksiniz.

Nasreddin Hoca Gülmece Parkı

Eski Kent Merkezi: Tarihi Akşehir Evleri

Yürüme mesafesindeki eski kent merkezi beni tam manasıyla büyüledi. Anadolu’ya özgü mimarisiyle taş sokaklar üzerinde rengarenk evler tam manasıyla bir görsel şölen. Sokaklarda gezerken, şurada bir kafe olmalıydı, şu eski konaktan ne de güzel bir butik otel olur, şuradaki binanın cumbasıdan çiçekler sarkan yöresel bir restoran olsa keşke diyerek gezdim. Şimdilik bu rengarenk evler yöre halkının ikamet ettiği evler ama ileride Odunpazarı’na taş çıkaracak bu güzellikler neden yaşanmasın ki? Yerel yönetimin şehrin güzelliklerini sergilemede cömert davranma ve vizyon sahibi olma zamanı bence, gelmiş de çatmış.

Nasreddin Hoca Etnoğrafya ve Arkeoloji Müzesi

Tipik bir tarihi konak olan bina ahşap, kerpiç ve taşın harmanlanmasıyla inşa edilmiş. Tarihi bina, mimarisiyle sizi zaman yolculuğuna çıkarmayı vaadediyor. İçerisinde ise yörenin kültürel birikimine ait eşyalar ve Nasreddin Hoca’ya dair betimlemeler sergilenmekte. Bahçesinde ve ikinci katında ise bölgede bulunan arkeolojik eserler sergilenmekte.

Nasreddin Hoca Etnoğrafya ve Arkeoloji Müzesi

Batı Cephesi Karargahı Müzesi

Orjinal eşyalarıyla korunmuş müzede Kurtuluş Savaşı ruhunu yaşadım. Bina, Kurtuluş Savaşımızda önemli bir yeri olan karargâh binasıdır. Bina 1904-1905 yıllarında, dönemin Belediye Başkanı tarafından Belediye binası olarak yapılmıştır. 18 Kasım 1921’de Akşehir’e taşınan Batı Cephesi Komutanlığı’na karargâh binası olarak tahsis edilmiş, karargâh bu binada 24 Ağustos 1922 tarihine kadar hizmet vermiştir. Büyük Taarruz’un hazırlıkları ve planlarının yapıldığı bina, 1966 tarihinde Atatürk ve Etnografya Müzesi adıyla ziyarete açılmıştır. 1981 yılında yapılan onarım ve düzenlemeden sonra adı Batı Cephesi Karargâhı Müzesi olmuştur.

Akşehir’de Bir Gün

Akşehir’i gezmek için tam manasıyla bir gününüzü ayırın derim. Hıdırlık Tepesinde çam kokusunu içinize çekmeden, şehrin şirin ve tarihi camilerini, türbelerini gezmeden; özellikle Konya-Afyon mozayiği sofralarına oturmadan dönmeyin. Sonuçta,  Hans Christian Andersen’in dediği gibi: “Gezmek yaşamaktır.” Yaşayın!

Ayrıca ülkemizde bulunan kültür mirasları için UNESCO Kültür Mirasları yazımıza ve 2 Günde Konya yazımıza göz atmayı unutmayın!

Ayşe Nur AKBAY @seyyahinseyirdefteri

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here