Şövalyeler Adası Rodos – Rodos Gezi Rehberi

1
400
Gösterim

Hem deniz hem güneş hem de tarih sevenlerden misiniz? O zaman rotanıza bu yaz bu muhteşem adayı da ekleyebilirsiniz. Rodos ,  birbirinden güzel turkuaz koyları ile kendinizi Ortaçağ Avrupa’sında hissettiren bir yer. O zaman tarih kitaplarında adını sıkça duyduğumuz Şövalyelerin Adası Rodos’a hoşgeldiniz deyip adayı gezmeye başlayabiliriz.

RODOSUN TARİHİ

14. ve 15. Yüzyıllarda St John Şovalyeleri, diğer adıyla Rodos/Malta Şövalyeleri ve Romalılar ada mimarisinde en önemli izleri bırakmışlardır. Yüksek surlarla çevrili Eski Kent (Old Town), Rodos Şövalyeleri tarafından inşa edilmiştir ve bu bölge UNESCO Dünya Mirası listesindedir. 1522 yılında Kanuni Sultan Süleyman´ın ordusuna yenik düşen Rodos, yaklaşık 400 yıl Osmanlı hakimiyetinde kalmıştır. Bu sebeple adayı gezerken fazla yabancılık çekmeyeceksiniz ve Osmanlı’nın izlerini de hissedeceksiniz.

RODOS HEYKELİ

Adayı gezerken yıllarca adını hep duyduğumuz dünyanın yedi harikasından biri olan Rodos Heykeli’ni arıyor gözlerimiz.Dorlar yaptıkları bir savaşı kazandıktan sonra  ilahları Helios’a şükran borçlarını ödemek için bu heykeli yapmışlar.Tunçtan yapılan dev heykelin rivayete göre bacaklarının arasından gemiler geçiyormuş.Heykel Rodos adasındaki insanlar için beraberliğin bir simgesiymiş aynı zamanda.Sonra öğreniyoruz ki Sadece 56 yıl ayakta kalabilen heykel büyük bir deprem sonucu dizlerinden kırılmış ve yıkılmış.Savaş sonrasında ganimet olarak alınarak Suriye’ye götürüldüğü rivayet ediliyor. Oradan da bozuk para yapımında kullanılıp yok olduğunu öğreniyoruz.Heykeli göremesek te hediyelik eşyacılarda bol bol karşınıza çıkacaktır. New York’taki özgürlük heykeli de bu heykelden esinlenerek yapılmıştır.Ayrıca Game of Thrones filminde de bazı sahneler bu heykelden esinlenilerek çekilmiştir .Şimdi soruyorum nasıl dünyanın 7. harikası olmasın:)

RODOS’A NASIL GİDİLİR

Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları “Kapı Vizesi Programı” ile seyahat edebilmektedir. Rodos’un da içinde bulunduğu çoğu Yunan Adası (Kos, Samos, Midilli, Sakız) vize kolaylığı getirildiğinden Rodos’a gitmek artık daha kolay. Marmaris’ten ve Bodrum’dan günü birlik feribotla bu güzel adaya ulaşabilmeniz mümkün . Vize almadan feribota biniyorsunuz ve Rodos Limanı’na vardığınızda yetkililer size süreli iki girişli vize veriyor.Türkiye’den vize almakla uğraşmak istemeyenler için iyi bir alternatif. İsterseniz Schengen vizesi alarak da adaya girişinizi yapabilirsiniz.

Eğer gemi turu ile gitmek isterseniz bütün fiyatlar programa dahil olduğu için ekstra bir ücret ödemiyorsunuz her şey turun paketi içinde yer alıyor. Aşağıda ulaşım için feribot seferleri düzenleyen bir firmanın adresini bırakıyorum. Bir sürü şirket bu hizmeti veriyor.

Feribot Seferleri

RODOS’TA NERELER GEZİLİR

ESKİ ŞEHİR OLD TOWN

Aslında Rodos’un kalbinin eski şehirde attığını söylersem abartmış olmam. Orta çağa ait 6 kapıdan oluşan bir kalenin içine kurulmuş bu şehirden adımınızı attığınızda adeta tarihte yolculuğa çıkıyor gibi hissedeceksiniz.Yüksek kumtaşı duvarlardan yapılmış etrafınızı çepeçevre saran bu surlar, Unesco Dünya Kültür Mirası anıtları listesinde ve en iyi korunmuş ortaçağ kentlerinden biri. Şehirde gezerken sağlı sollu şövalyelere ait binalara,hendeklere, surlara, kiliselere ve meydanlara hayran kent dokusunu hemen hemen hiç bozmadan yüzyıllarca kullanmıştı. Minik dokunuşlar dışında evlere eklenen ahşap cumbalar, bahçelere kondurulan hamamlar Osmanlı’nın mirası. Zamanla yıpranan eski evlerin temelleri ya da alt katları korunmuş, üzerine Osmanlı ev dokusunun özelliklerini taşıyan katlar çıkılmış. Eski Şehir turistik eşya satan küçük dükkanlar, kuyumcular ve mağazalara da ev sahipliği yapıyor, sevdiklerinizi hatırlamak isterseniz uğrayın derim.

BÜYÜK ÜSTADLAR SARAYI

Sokrates Caddesi’nin sonunda eski şehrin en yüksek bölgesinde bulunan bu saray şövalyeler döneminden kalma en önemli eser. Bu saray zamanında şövalyelerin idari merkezi ve sosyal ve entellektüel sınıfın merkeziymiş. Saray halka açık müze şeklinde ve istediğiniz zaman ziyaret edebilirsiniz. Sarayda orta çağ devirlerine ait arkeolojik eserler ve 8 tane şövalye heykeli bulunmaktadır. Bu şövalyelerden bir tanesi ihanet ettiği için onun kafası yok. Buradan anlıyoruz ki ihanet her devirde kötü sonuçlanmış.Sarayı ziyaret saatleri, Kış dönemi pazartesi günleri kapalı diğer günler 08:30 -15:00 arası, yaz dönemi pazartesi 13:30-20:00 diğer günler 08:00-20:00 arası açıktır. Buraya kadar gelmişken tarihe merakınız varsa Arkeoloji Müzesi’ni de ziyaret etmeden dönmeyiniz .

ŞOVALYELER SOKAĞI

Rodos’un en ünlü ve en çok ziyaret edilen yeri Şövalyeler Sokağındayız. Liman ile Büyük Üstadlar Sarayı (Grand Masters Palace) arasında yer alan sokakta  Gotik üslupta yapılan binalar, şövalyelerin bir araya geldikleri ve konaklama yaptıkları yerler. Binaların üzerindeki armalardan ve bayraklardan hangi hanın, hangi ülkenin şövalyelerine ev sahipliği yaptığını anlayabilirsiniz. Bu sokakta yürürken her an bir yerden şövalye çıkacakmış gibi gelebilir.

HİPOKRAT MEYDANI

Bu meydana geldiğinizi nasıl mı anlayacaksınız tabiki ortadaki çeşmeden. Bu meydanı bu kadar şirin ve samimi olmasını sağlayan bu çeşmede bir pozumuz olmasamıydı:) Hatta meydanda iki adet büyükçe bir papağan bulunmakta elinizi uzattığınızda hemen omzunuza doğru yol alacaktır. Bu meydana açılan birbirinden hoş sokaklara girip çıkın, hiç ummadığınız sokakta güzel mekanlar bulabilirsiniz.

Hipokrat Meydanı’na açılan sokakların en ünlüsü Sokrates Caddesi. Burası hediyelik eşya satan, restoran, cafe-bar tarzı yer var. Özellikle akşamüstü saatlerinde kalabalıklaşmaya başlayan çok hareketli bir meydandır. Ana caddeden ilerleyip hafif bir yokuş tırmandıktan sonra tarihi Saat Kulesi’ne varabilirsiniz.Kulenin en yukarısına  çıkarak çatısından şehrin manzarasının tadına varabilirsiniz.Meydanın bir köşesinde 1507 senesinde inşa edilen Şövalyelerin mahkeme binası bulunmaktadır.

İBRAHİM PAŞA CAMİ

Rodos’ta ibadete açık olan tek cami İbrahim Paşa Camisi’dir. 1540 yıllarında Sultan Süleyman adına inşa edilmiş bu camiyi Hipokrat Meydanı’ndan sadece 3 dk’da yürüyerek ulaşıyoruz. Bu camiyi ziyaret ettikten sonra biraz dinlenmek için Türk Kahvehanesi’ne uğrayıp tahta masa ve sandelere oturup biraz nostalji eşliğinde çayınızı yudumlayabilirsiniz.

MANDRAKİ LİMANI

Mandraki Rodos Heykeli’nin de eskiden üzerinde bulunduğu Rodos’un ana limanıdır. Heykel kaybolmuş ama ayaklarını bastığı rivayet edilen liman girişindeki yerde, üzerinde bir erkek bir de dişi geyik bulununan iki ayrı sütun yükseliyor. Bu alageyikler aynı zamanda adanın da simgesi. Alageyiklerin adaya nasıl geldikleri ise tam bir muamma. Bu limanda bulunan yel değirmenleri de limanın en belirgin simgelerinden biridir.  Fotoğraf çekilmek için güzel bir arka fon oluşturuyor.

PLAJLAR

TSAMPİKA: Muhteşem kumsalı ile oldukça sevilen bir plaj. Merkeze 26 km uzaklıkta adeta bir cennet. Suyu tertemiz berrak ve sakin bir yer. Restoranları da son derece kaliteli ve fiyatları da makul.

FALİRAKİ: Burası daha hareketli bir plaj özellikle gençler arasında  bir çok su sporu ve aktiviteler mevcut ve üstelik merkeze 12 km uzaklıkta. Ayrıca burda yüzerek gezebileceğiniz küçük mağaralar da sizi oldukça şaşırtacak.

ANTHONY QUİNN KOYU: Anthony Quinn’nin Bir Zamanlar Zorba filmini çekmek için geldiği adada bu koyda yüzdüğü ve bu koya hayran kaldığı söyleniyor .

ST.PAUL KOYU: Bu koy için adeta doğal bir havuz diyebiliriz bu sebeple cok kalabalık ve turistik bir koy ama Rodos’ta yüzebileceğiniz en güzel en iyi yer diyebilirim.

LİNDOS

Rodos’un doğusunda yer alan Lindos; beyaz evleri, deniz mavisi pencereleri, dar sokakları, tepede bulunan kalesi ve manzarası ile çok güzel bir beldedir. Lindos’a ister araba kiralayarak, isterseniz Mandraki Limanı’ndan hareket eden günlük gezi tekneleriyle ulaşabilirsiniz. Nasıl giderseniz gidin ama mutlaka bu güzel yere uğramadan dönmeyin. Araç trafiğine kapalı olan köyü, en güzel yürüyerek dolaşabilirsiniz. Tepedeki meydanda, elişi ve sanat eserleri satan dükkanları, kafeleri, barları ve teraslarındaki kuşbakışı manzaranın güzelliğiyle insanı baştan çıkaran restoranları görebilirisiniz. Lindos uzaktan bakıldığında küçük bir yer gibi görülebilir ama içinde gezerken hiç de öyle olmadığını anlayacaksınız.

FİLERİMOS TEPESİ

Sövalyeler adayı işgal edince aynı yerde bir manastır inşa etmişler. Manastırın giriş kapısının önünde ise meşhur Road of The Martrydom Azap Yolu sizi karşılayacaktır. Kaldırım taşları ile döşenmiş bu yolun sağ tarafında Hazreti İsa’nın son haftasi ve çarmıha gerilmek üzere Golgotha tepesine çıkışını tasvir eden, bakır betimler sıralanmaktadır. Büyük bir olasılıkla bu yürüyüşünüzde sizlere çevrede serbesçe dolaşan tavus kuşları refakat edeceklerdir. Azap Yolu’nun sonunda, karşınıza 18 mt yüksekliğinde bir haç var. Sıcaktan bunalmış halde tepeye tırmanırken bu hacın gölgesi büyük kurtarıcınız olacak. Hac’ın icerisindeki demir merdivenlerden çıkıp tepesine ulastiginizda masmavi deniz ve manzara sizi kucaklıyor olacak. Ayrıca bir ek bilgi Kanunu Sultan Süleyman adanın fethini bu tepeden izlemiş. Gerçekten bütün her yere hakim bir açısı var gün batımını izlemek için ideal.

PEKİ NE YEMELİ İÇMELİ

Rodos Adası’nda Yunan mutfağının en güzel örneklerine, adım attığınız her yerde rastlamanız mümkündür. Rodos’taki restaurantların genelinde Yunan mutfağının geleneksel tatları ve taze deniz ürünleri mevcut. Ayrıca şehir merkezindeki yeni çarşıda bir çok modern cafe-barlar ve fast food restoranları bulunmaktadır.

Souvlaki : Yunan şiş kebabı olarak bilinen; tavuk veya et şiş olarak servis edilir ve yanında kendine özgü damatesli bir sosla servis edilir.

Moussaka: Bir başka Türk yemeklerine benzeyen lezzet ise; yapılışı biraz farklı ama lezzet olarak Türk musakkasına benzer bir yemek Moussaka.

Pastitsio: Makarnanın domates ve kıyma ile fırında pişmiş halidir. Tereddütsüz tadınız efendim:)

Greek Salad: En bilinen salatalardan biri ise; Yunan Salatası en taze yerel ürünler ile hazırlanan yanında biraz zeytin ve beyaz peynir ile servis edilir bildiğimiz salata yani.

Metaxa ise içerisinde Brendi ve çeşitli meyve suları ve özel aromalar de bulunan bir Yunan içkisidir.Kahve ile beraber veya buzla içilebilen kahverengi içkiler arasında en yumuşak içimli olma özelliğini taşır.

YAPMADAN DÖNMEYİN

  • Yanınıza mayonuzu alın ve tarihi surların dibinde yüzün. Bu inanılmaz bir deneyim olacak.
  • Eski kentin ara sokaklarında kaybolun, Şövalyeler Sokağı’nda yürüyün.
  • Küçük dükkanlarda dolaşırken size ikram edilen likörleri tadın, tavsiyem damla sakızlı ve kahveli olanı.
  • 200 yılı aşkın süredir kahve yapan kahve mevlanaya uğrayıp kahve için. Tarihle kahve kokusu birbirine karışıp ruhunuza işleyecek.
  • Eğer zamanınız kalırsa Sultan Mustafa Paşa Cami, Kelebekler Vadisi, Fethi Paşa Kütüphanesi, Kanuni Sultan Süleyman Cami, Rodos Akropolis, Kalithea Tatil Beldesi, Rodos Akvaryumu da ziyaret edebilirsiniz.

Güneş Tanrısı Helios’un topraklarında tapınak şövalyeleri tarafından inşa edilmiş bir şehir düşleyin. Karşınızda güzeller güzeli Rodos. İnsan bir yerden ne ister ki tarihi dokusu, havası, mavi koyları ve ortaçağda hissettiren aurasıyla unutamayacağınız bir yer burası. Üstelik burnumuzun dibinde. Gitmek için çok bir şey yapmanıza gerek yok düşleyin ve yola çıkın. Yeni yolculuklarda görüşmek dileğiyle.

Balayı Çiftlerinin ve Aşıkların Uğrak Yeri – Romantik Ada Santorini

 

Bizi Takip Edin

1 YORUM

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here