Kuzeyin İncisi GDANSK

0
67
Gösterim

Polonyalıların “Tricity” yani Üçleme Şehir diye adlandırdıkları Gdansk-Sopot-Gdynia’nın en büyük şehridir. Pearl of the Baltic Sea yani Baltık Denizi’nin İncisi yakıştırmasını sonuna kadar hak eden, 1000 yıllık tarihi olan bir şehirdir.

“The Green Gate”, Motlawa Nehri’nden Gdansk Meydanı’na ve Uzun Market’e açılan 2 kapıdan birisidir. Antwerp Şehir Meydanı’ndan esinlenerek 1568-1571 yılları arasında inşa edilmiştir.

Polonya Kraliyet ailesinin konaklama yeriydi. Amsterdamlı ünlü Mimar Regnier’in baş yapıtı olarak adlandırılmaktadır.

Golden Gate (Zlota Brama) şehrin kara tarafından giriş kapısı olarak kullanılmaktadır. Kemerli kapının üstünde bulunan 4’er heykelin her biri zenginlik, özgürlük, şöhret, eğitim, barış, sağlık vb. olguları simgelemektedir. Kapının alt tarafında sergilenen 2. Dünya Savaşı’ndan kalma fotoğraflarda şehrin ne hale geldiğini görebilirsiniz.

Diğer tüm 2.Dünya Savaşı mağdurları şehirler gibi Gdansk da 60 senede yaptığı muhteşem restorasyonlar ve turizm hamleleri sayesinde milyonlarca turisti ağırlayabilmektedir. Ülkemizin restorasyon konusunda Avrupa’dan öğrenmesi gereken çok şey var.

 

Bizi Takip Edin

2

1İlgili

DEĞERLENDİRME
Sonraki İçerikPorto’nun Meşhur Yemeği:Franchesinha
Merhabalar ben Reşat Taman, Diyarbakır doğumlu, seyahat ve fotoğrafçılık tutkusu ile yanıp tutuşan, 12 senedir fırsat buldukça hayallerinin peşinden gitmek için Dünya’yı arşınlayan ve bu hayalleri gerçekleştirirken gittiği her yerde zıplayarak imzasını koyan, 30 yaşında kısmi zamanlı bir gezginim. Normalde fotoğraflarımdan bile anlayacağınız üzere, enerjimi işime de yansıtarak, Gaziantep’te İpekyolu Kalkınma Ajansı’nda 5 yıldan bu yana Yatırım Uzmanı ve Eğitmen olarak görev almaktayım. 12 senede 3 kıta ve 48 ülkeden 245 şehir gezdim. Hatta bazı şehirler/kasabalara ayak basan ilk Türk olduğum konusunda iddialıyım. Seyahatlerime başlarken önce bir kıtayı bitirip sonra diğerlerine başlayacağım demiştim. Bu yüzden ilk Avrupa kıtasını İzlanda hariç tamamen bitirdim. Son zamanlarda özellikle zaman ayırma anlamında seyahatin zor olduğu Afrika ve Asya kıtalarına başladım. Son olarak benim için işin en zevkli kısmı olan zıplama muhabbetinden de bahsetmek istiyorum. Ben oldum olası kadraj karşısında durup poz vermeyi ya da selfie çekmeyi bir türlü sevemedim. Ama sonuçta gittiğimiz yerlerde bir hatıramız olmalıydı. Ben de kendime bir imza bulmaya karar verdim. Bu imza öyle bir imza olmalıydı ki benim seyahate olan aşkımı, tutkumu ve enerjimi yansıtmalıydı. Sonunda gittiğim tüm şehirlerde ve kasabalarda zıplayarak yüzlerce imzadan oluşan bir koleksiyonum oldu. Şimdi Instagram profilimde paylaştığım her 6 ya da 9 fotoğraftan biri bu koleksiyondan geliyor. Bu platformu 10 yıllık ev arkadaşım, can yoldaşım ve birçok gezimde beraber yol katettiğim Veysel Levent AKKOR ile kurduk. Umarım siteyi gezerken keyifli bir zaman geçirirsiniz.
PAYLAŞ

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here