Kuzeyin Venedik’i: Hamburg – Hamburg Gezi Rehberi

0

Hamburg’tan Merhaba! Moin!!

Almanya‘da ilk gittiğim şehir Berlin‘di ve oradan büyük bir hayranlıkla dönmüştüm. Berlin seyahatinden tam 2 sene sonra kampanyalı uçuşlardan yakaladığım biletle Hamburg‘a gitme kararı verdim. Aslında burayı seçmemin en büyük nedeni Bremen‘e çok yakın olmasıydı. Sonuç olarak checklis’ e bir yenisi daha eklendi. O zaman gelsin bakalım Hamburg notları ve önerileri.

Ulaşım

Nereye gidersek gidelim herkesin ilk aklına gelen sorudur bu ulaşım meselesi. O yüzden ben de bununla başlarım hep yazılarıma. Hamburg Havalimanı‘nda pasaport kontrolünden geçtikten sonra şehre ulaşmak birçok Avrupa şehrinde olduğu gibi burada da oldukça kolay. Konaklayacağınız yer neresi ise metro ve tren haritalarından bakarak S-Bahn hattını kullanarak aktarmalı veya direkt olarak şehre gelebilirsiniz.

Öncelikle belirtmem gerekir ki Hamburg‘ta tren ve metro hattı gerçekten iç içe geçmiş durumda. Biletler de aynı şekilde her ikisinde, hatta otobüslerde bile kullanılıyor. O yüzden karmaşa yaşamamak adına tren miydi metro muydu sorusunu sormanıza bile gerek yok. Sadece hatların S1-S2-S3 ve benzeri isimlerini takip etmeniz yeterli. Bir diğer önemli nokta ise biletlerin zone sınırlarına göre fiyatlandırılmış olmaları. Belki de dikkat etmeniz gereken tek şey bu olabilir. Zaten ilk günün ardından sistem sizin de kafanızda oturacaktır.

Bilet makinelerinin karşısına geçince insan başta bir afallıyor o yüzden benim siz direkt bir önerim olacak. Ben de aynı şaşkınlığı yaşarken gelen bir görevlinin yardımı ile 12,5 euro‘ya günlük “9 am Group Tickets” lardan aldım. Bu biletin özelliği hafta içi 9:00-18:00 arası, hafta sonu ise 9:00′dan gece yarısına kadar maksimum 5 kişiye kadar sınırsız olması. 2 veya daha fazla kişiyseniz oldukça mantıklı bir bilet seçimi oluyor. Özetle 5 kişi birden günlük sadece 12,5 euro‘ya ulaşımdan faydalanabiliyor.

Gezilecek Yerler

Aslında şehre varır varmaz alacağınız bir haritada bile rahatlıkla görebileceğiniz bu yerleri de şöyle bir sıralayalım istedim.

  • Rathaus:

Hamburg‘un Belediye Sarayı diyebiliriz orası için. Gerçekten görkemli bir yapı ve gotik dönemin bir parçası. Kocaman meydanıyla da tabii ki şehrin hareketli yerlerinden. Ben Noel zamanı gittiğim için tüm meydan Noel Pazarları ile doluydu.

Rathaus
  • St. Petri, St. Jacobi, St. Michaelis ve St. Nikolai kiliseleri:

Bu şehrin en önemli yapıları demek yanlış olmaz. St. Michaelis Kilisesi’nin kulesine çıkmanızı ve şehre bir de yukarıdan bakmanızı tavsiye ederim. Benim fırsatım olmadı ancak orada yaşayan bir arkadaşımın önerisi mutlaka gece de bu kuleye çıkmam yönündeydi.

  • Alterelbtunnel:

Tarihi Elbe Tüneli gerçekten aklımda yer eden yerlerden biri oldu. Tarihi bu tünel şu anda sadece yayalar ve bisikletliler tarafından kullanılıyor. İki yakayı birbirine bağlayan ve suyun altından geçen bir tünelden yürüyerek geçmek harika bir his. Tarihi yakından hissetmek isteyenler için öncelikli önerim.

Elb Tunnel
  • Landungsbrücken:

Elbe Tüneli‘nin hemen yanında bulunan Hamburg‘un ana vapur iskelelerinin olduğu yer.

  • Altona – Fischmarkt:

Hamburg‘un balık pazarının kurulduğu bölge. Pazar sabahları 5:30-9:30 arası yol boyu kurulan tezgahlarda burayı ziyaret edebilirsiniz.

  • Elbphilharmonie:

Hamburg‘un en dikkat çekici yapılarından biri olan opera binası gerçekten hayatımdan gördüğüm en değişik mimariye sahip yapılardan. Özellikle bu alanla ilgilenen kişilerin ziyaret etmelerini tavsiye ederim.

  • Miniatur Wunderland ve Speicherstadt

Burası “Warehouse“ların bulunduğu bölge UNESCO tarafından koruma altına alınmış durumda. Gerek renkleri gerekse aralarında kanalları birbirine bağlayan köprülerinden bakıldığındaki derinliği beni bu şehirde en çok etkileyen şeylerden biri oldu.

Ware Houses
  • Binnenalster ve Aussenalster:

Şehir merkezinde yer alan kocaman bir göl hayal edin, ve işte burası orası. Kışın çok tercih edeceğim bir yer değil ancak baharda veya yazın yürüyüş ve 1-2 saatlik dinlenme için gerçekten daha iyisi olamaz.

Gezilecek yerlere bonus olarak hemen ekleyeyim, eğer güzel bir havaya denk gelirseniz tekne turlarına katılabilirsiniz. Ben maalesef bunu tecrübe edemedim ancak başkalarından duyduğum öneriler bu yöndeydi.

Mahalleler ve Önemli Caddeler

Asıl Hamburg bence buralarda gizli. Belli bölgelerde ve mahallelerde yaşayan insanlar şehrin ruhunu yansıtıyor ve işte o zaman bir kentin sadece güzel binalarından ve sokaklarından ibaret olmadığını anlıyorsunuz.

St. Pauli mahallesi Hamburg ‘un en asi ve bohem bölgesi diye tanımlayabileceğim yerlerden. Sakın aklınıza tekinsiz bir yer gelmesin tam tersi burası kafeleri, barları ve restoranları ile şehrin en güzel mahallelerinden. Neden asi olduğu kısmı ise biraz siyasi aslında. Sol görüşlü ve eylemlerine aktif şekilde devam eden çoğunluğun bulunduğu bir bölge ve bu görüşüyle de eşleşmiş bir futbol takımı var. Öyle ki St. Pauli takımının maçı olduğunda şehirde derbi havası her yerde hissediliyor.

  • İlginç bir bilgi vermek istiyorum. St. Pauli‘de bulunan şehrin en eski sineması siyasi olarak görüşlerini aktif bir şekilde yayınlayan kişiler tarafından işgal edilmiş durumda ve sinemanın sahibi burayı o kişilere bırakmış. Burada zaman zaman konuşmalar, toplantılar yapılıyormuş. Eğer denk gelirseniz mutlaka dikkatini çeker çünkü yapının üzerinden graffitiler ve bayraklar var.

Reeperbahn için tam olarak İstanbul‘un İstiklal Caddesi diyebilirim. Sadece onun araçlara açık hali aslında. Aradığınız bir çok şeyi burada bulabilirsiniz. Gece kulüpleri, kafeler, restoranlar ve eminim benim gözüme çarpmayan bir çok şey daha bu ışıl ışıl caddede yer alıyor. Reeperbahn‘ın bir diğer özelliği ise Amsterdam‘daki Red Light District esintilerini burada da bulabilmeniz.

Sternschanze, Hamburg ‘un elit mahallelerinden biri. Geceleri hareketli ama aynı zamanda da nezih.

Elbe civarında yani kıyı boyunca diye tarif etmek daha güzel olur, sırasıyla malikaneler var. Bu bölge Avrupa’nın değeri en yüksek bölgelerinden biriymiş. Evlerin güzelliğinin yanı sıra geçtiğimiz yol da ağaçlarla kaplıydı ve muhteşemdi. Burada da Büyükada esintileri vardı. Bisiklet kiralayıp dolaşmak isteyenler için harika bir rota olur.

Neuer Wall, dünyaca ünlü markaların yan yana sıralanmış mağazalarından oluşan bir cadde. Yurt dışını alışveriş amaçlı ziyaret eden birçok insan da oluyor. Bu cadde onlar için inanılmaz bir cevher. Ancak tabii ki alış veriş yapmayacak olsanız bile bu caddeyi mutlaka ziyaret etmelisiniz.

Neuer Wall

Mekan Önerileri

Gelelim güzel keşiflerimize. Tabii ki bir yere gidince hemen ne yesem ve içsem diye düşünenlerdenim ben de. Her şeyi deneyimlemek mümkün olamıyor ancak benim öneri listem aşağıdaki gibi;

  • Akşamları Strenchanze‘de vakit geçirmek için Walrus ve Katze 
  • Tercihi Altona civarı olanlar için ise Reh, Aurel ve Familie 
  • Hamburg ‘a kadar gelmişken benim gibi hamburger yemeden dönmem diyenler için ise Reeperbahn‘da yer alan The Bird
  • Kendi birasını yapan ve muhteşem pizzaları olan ÜberQuell ise akılda kalanlardan
  • Yemek sonrasını tatlı ve kahve ile çanlandırmak için de Herr Max doğru adres.

Hamburg için son birkaç uyarım ve ilginç bilgilerim olacak.

Almanya’nın en milliyetçi şehirlerinden biri ve bu nedenle de insanlar zaman zaman turistlere ve üzülerek söylüyorum ama özellikle de Türklere karşı oldukça kaba. Bu gerçeği bilerek gitmekte fayda var.

Konaklama için Airbnb öneriyorum çünkü otel fiyatları Hamburg‘ta gerçekten çok yüksek.

Bu güzel ve elit liman kentinin bana ilginç gelen özellikleri ise Hamburg ‘un bir kısmının Danimarka‘ya bağlı olması sebebi ile bazı yerlerde buranın bayraklarını görüyor olmamız.

Bir diğeri ise Nazi otoritesinin hakim olduğu dönemlerde kampa gönderilen Yahudiler’in yaşadığı evlerin önünde yerde metal plakaların olması. Bu plakaların üzerinden o kişinin adı, doğum tarihi, Nazi kamplarına ne zaman alındıkları ve ölüm tarihleri yazıyor.

Yolunuz ve keşfiniz bol olsun! 🙂

Önceki İçerikİyonya’nın Göz Bebeği: Phokia (Foça) – Foça Gezi Rehberi
Sonraki İçerikGüneydoğu Asya’da Denemeniz Gereken 20 Egzotik ve Sıra Dışı Meyve
Farklı yerler görmenin, görmekten de öte buraları yaşamanın bana verdiği hazzı yaklaşık üç sene önce keşfettim. Bunu farkettiğim andan itibaren de kendimi hep bir yerlerde buldum. Seyahat etmenin altında yatan derin ve yaşamaya değer duygular da vazgeçilmezim oldu. Bazen bir yerleri gidip görmek, bazen yeni insanlar tanımak, bazen bambaşka bir lezzet tatmak, bazen yalnız kalmak.. Hepsi çok başka ve kendine has tecrübeler kazanmamı sağladı. Gittiğim toprakla, gördüğüm insanla bir olmak, bütün olmak çok keyifli olmaya başladı. Bu tutku fotoğrafla da birleşince bu zamana kadar yapmam gerekenle yolumun çok geç kesiştiğini gördüm. Beni çok heyecanlandıran bir şeyi insanlarla paylaşmak, hissettiğimin onlara geçmesi hep yapmak istediğimdi. Şimdi kalemimle gözlerim birleşti ve yakaladığım, bende özel olan o anları, dünyaları başkalarına aktarabiliyorum. Uzaklar beni sık sık çağırıyor. O sesi yürekten duymaya devam ettikçe de yollar bitmiyor..
PAYLAŞ

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here