Gez Dünyayı Gör Konya’yı – Konya Gezi Rehberi

0
65
Gösterim

GEZ DÜNYAYI GÖR KONYA’YI

Eskişehir’de iki gün kaldıktan sonra gezimin ikinci güzergahı olan Konya’ya geldim. Daha önce ki yazımda da bahsettiğim gibi tren rotalarını takip ederek seyahat etmeye çalışıyorum. Eskişehir’den kalkan hızlı trenle, yaklaşık bir saat kırk dakikalık yolculukla Konya’ya vardım. Konya Tren garından kalkan otobüslerle de Aladdin Tepesi’ ne ulaştım.

Konya Tarihi

Konya M.Ö. 7000‘li yıllardan itibaren, insanlık tarihi açıdan önemli medeniyetlere sahne olmuş, oldukça zengin bir kültürün izlerini bağrında taşıyan, Mevlana gibi yetiştirdiği İslam büyükleri ile gönülleri fetheden, tarihi ipek yolunun ticaret ve konaklama merkezi olarak adeta bir müze şehir kimliğine sahip olan istisna bir şehirdir. Türk tarihinin en eski ve kıymetli eserlerini sinesinde barındıran Konya, ayrıca bir gönül diyarıdır.

Konya’nın eski çağlardan, günümüze değin çok fazla değişime uğramayan ismi vardır. Söylentiye göre; eski çağlarda kente zarar veren bir canavarı öldüren kişiye şükran ifadesi olarak bir anıt yapılmış, bunun üzerine de bu olayı anlatan bir resim çizilmiştir. Bu anıta da İkonion ismi verilmiştir. Zamanla İkonion adı, İcconium’a dönüşmüştür. Roma döneminde İmparatorların adlarıyla değişmiş, Claudiconium, Colonia Selie, Augusta İconium gibi isimlere dönüşmüştür. Bizans kaynaklarında Tokonion olarak geçen Konya’ya Ycconium, Conium, Stancona, Conia, Cogne, Cogna, Konien, Konia isimleri yakıştırılmıştır. Arapların Kuniya dedikleri bu isim, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinde de değişmemiş, günümüze kadar gelmiştir.

Konya’nın ilk yerleşimi Neolitik Çağa (M.Ö. 8000-5500) kadar inmektedir. Bunu Kalkolitik Çağ (M.Ö. 5500-3500), İlk Tunç Çağı (M.Ö. 3500-2000) yerleşimleri izlemiştir. Ayrıca Karahöyük ve Ereğli’de yapılan araştırmalar Hitit döneminde de yörede yerleşim olduğunu göstermiştir. Neolitik Çağa ait yerleşimlerin Canhasan, Çatalhöyük ve Erbaa’da; Kalkolitik Çağa ait yerleşimlerin Canhasan, Çatalhöyük; İlk Tunç Çağına ait yerleşimlerin Alaaddin Tepesi ve Karahöyük’te olduğu yapılan kazılarda ortaya çıkmıştır. Bu bakımdan Konya, Anadolu’nun en eski yerleşim merkezlerinin bulunduğu bir ildir. Konya’nın Çumra İlçesi’nin 10 km. doğusunda yer alan Çatalhöyük’te yapılan kazılarda 13 yapı katı ortaya çıkarılmıştır. Buradaki en erken yerleşim katı M.Ö. 5500 yıllarına tarihlendirilmektedir. Burada ilk ev mimarisi ve ilk kutsal yapılara ait özgün buluntularla karşılaşılmıştır. Çatalhöyük’teki yerleşimin, şehirciliğin en iyi bilinen dönemi 7. ve 11. katlarda ortaya çıkmıştır.

Konya’da Ne Kadar Zaman Ayırmak Gerek

Konya, Türkiye’nin yüzölçümü bakımından en büyük ili ve en kalabalık yedinci şehri. Böyle geniş bir bölgede her yeri gezeyim falan diye düşünürseniz 4-5 güne ihtiyaçınız olacaktır. Benim zaman olarak fazla vaktim olmadığından şehir merkezinde gezdim ve yakın yerleşim yeri olan Sille’ye gittim.

Konya’da Gezilecek Yerler

  • Mevlana Müzesi
  • Karatay Medresesi
  • Alaaddin Tepesi
  • İnce Minareli Medrese
  • Atatürk Evi
  • St. Paul Müzesi
  • İplikçi Camii
  • Konya Sanayi Mektebi
  • Aziziye Camii
  • Şerafettin Camii
  • Sırçalı Medrese

Konya Mevlana Müzesi ( Mevlana Türbesi )

Konya diyince herkesin aklına ilk gelen şey kesinlikle Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî ‘dır. Sabah trenden iner inmez soluğu hemen burda aldım. Sadece bizim değil , dünya tarihinin de saygı ile andığı, özellikle Mesnevi adlı eseri ile, dünyanın takdirini kazanan Hz. Mevlana ‘nın türbesi burda bulunmaktadır.

Mevlana Müzesi

Burda yazacağım iki üç satırla Mevlana’yı anlatmak mümkün değil. Gelip görmek ve bulunduğu havayı solumak, hakkında bilgi edinmek gerek.

Gezdiğim türbeler arasında beni bu kadar etkileyen bir yer daha olmamıştı.Babası ile yan yana türbesi bulunan Hz Mevlana’nın türbesinin atmosferi bambaşka. Bulundukları odaların kokusu, havası insanı anında başka bir ruha sokuyor.

Ülkemizde en çok ziyaret edilen yerlerin başında geliyor kesinlikle. Avlu da bulunan Şeb-i Aruz Çeşmesi’nde biraz soluklandıktan sonra bütün her yeri gezmeye başladım. Birşeyler kaçırmamak adına girişten sesli rehber alıp, kulaklığımı taktım ve sıra ile gezilmedik bir yer bırakmadım.

Hz. Mevlana hakkında daha çok bilgi edinmek isterseniz http://www.mevlana.com/ buradan öğrenebilirsiniz.

Müzesi giriş ücretsizdir.

Gel, gel, ne olursan ol yine gel,

ister kafir, ister mecusi,

ister puta tapan ol yine gel,

bizim dergahımız, ümitsizlik dergahı değildir,

yüz kere tövbeni bozmuş olsan da yine gel.

Karatay Medresesi

Tavanındaki çiniler ile sizi büyüleyen bir yapı kesinlikle. Konya’da gezilmesi gereken yerler arasında ilk sıralarda kesinlikle.

Ön Cephede Restorasyon çalışması olduğundan bu açıdan çekebildim

Karatay medresesi Sultan II. İzzeddin Keykavus devrinde Emir Celaleddin Karatay tarafından 649 Hicri(1251 miladi) yılında yaptırılmıştır. Osmanlılar devrinde de kullanılan medrese XIX. Yüzyılın sonlarında terk edilmiştir. Anadolu Selçuklu devri çini işçiliğinde önemli yeri bulunan Karatay medresesi 1955 yılında ‘çini eserler müzesi’ olarak ziyarete açılmıştır.Karatay müzesinde,Beyşehir gölü kenarında Kubat-Abad sarayı kazı buluntuları arasında olan duvar çinileri, çini ve cam tabaklar ile Konya ve yöresinde bulunan Selçuklu ve Osmanlı dönemlerine ait çini ve seramik tabaklar kandiller ve alçı buluntuları sergilenmektedir.

İçeriye girdiğim andan itibaren hayran olduğum Karatay Medresesi’nin tavanına bakınca dikkatimi küçücük bir çatı ve pencereler çekiyor. Sonra dan öğrendim ki, yazın çatısı açılan bu medresenin pencereleri, kışın ise, tam ortada bulunan küçük alanda yanan dev ateşin dumanlarının tahliyesi için kullanılıyormuş.

Giriş ücreti 5 TL , Müze kartı olanlara ücretsiz.

Alaeddin Tepesi

Konya’nın Mevlana Bölgesi’ne yakın bir konumda bulunan tepe de yapılan kazılarda MÖ 3000 yıllarına dayanan bir yerleşim yeri olduğu ortaya çıkmıştır.

Günümüzde eski dönemlerde bir çok kümbet ve Alaeddin Cami kalmıştır. Restorasyon çalışmaları nedeniyle bazı yerler kapalı durumdadır.

Günümüzde mesire alanı olarak kullanılan tepe de çay bahçesi ve yürüyüş alanı bulunmaktadır. Pekte yüksek olmasa da güzel manzaraya karşı bir çay içilir.

Tepenin ilginçte bir hikayesi var :

Sultan Alaaddin, Konya’da güzel bir cami yaptırmak istediğini şehrin önde gelenlerine bildirdiğinde, biraz farklı bir karara varırlar. Camii, şehrin ortasında kurulacak olan yapay tepe üzerinde yapılacaktır. Evet. Bu tepe, tamamen yapay topraklar oluşturulmuştur. Bunu nasıl mı yapmışlar ?

Bu kadar toprağın nasıl toplanacağına ise, toprak vergisi alarak yapmaya karar verirler. Yani herkes, kendi imkanları çerçevesinde topladıkları toprakları çuvallarla buraya taşırlar ve tepe, o dönemdeki halkın katkısı ile inşa edilir.

İnce Minareli Medrese

İnce Minare Medresesi, bir sonraki durağımız oluyor. 1254 yılında Selçuklu veziri Sahib Ata Fahreddin Ali tarafından yaptırılan İnce Minare Medresesi, eskiden medrese olarak kullanılırmış. Hadis ilmi öğretilmek üzere inşa ettirilmiş.

Günümüzde müze olarak hizmet veren yapı taş ve ahşap işçilik örneklerinin sergilendiği bir müzedir.

Giriş Ücreti 5 TL , Müze kartı olanlara ücretsizdir.

Atatürk Evi

Atatürk Caddesi üzerinde bulunan bu bina 1912 yılında inşa edilmiştir. Atatürk’ün Konya’ya gelişlerinde kendisine tahsis edilmiştir. 1927 yılında hazineden Konya Belediyesi’nce satın anılan bina 1928 yılında Konyalıların Atatürk’e şükranlarının bir ifadesi olarak Atatürk adına tescil edilmiştir.

Müze olarak hizmet veren yapıda Kurtuluş Savaşı sırasında Konya ve Konyalının yeri belge ve fotoğraflarla anlatılmaya çalışılmıştır. Atamızın Konya ziyaretleri anlatılmıştır. Atamızın burayı ziyaretleri sırasında tuttuğu günlük notlarını gösteren belgeler ve gazete küpürleri sergilenmektedir.

St. Paul Müzesi ( Aziz Pavlus Kilisesi )

Hristiyanlık döneminin inançlı insanlarından olan ünlü havari Aziz Pavlus’un adına Konya’da büyük bir kilise yapılmıştır. Aziz Pavlus Kilisesi, Konya’da uzun yıllar kalmış olan Fransız ailelerine dini yardım ve destekler veren Assomptionistes rahipler tarafından inşa edilmiştir.

Aziz Pavlus Kilisesi

Fransız Gotik mimari ve tezyini özelliklerine sahip bulunan kilise, İzmir  – Konya piskoposunun ilgisiyle, Trento İtalya mensubu iki rahibe tarafından görevini yapması temin edilmektedir. Apsitinin kubbe kasnağında “Aziz Pavlus Tanrı seni seçti” anlamına gelen Latince bir yazı bulunmaktadır. 1910′da inşa edilen bu büyük kilise halen aktif olarak kullanılmaktadır.

Perşembe ve Cuma günleri 14:30 – 15:30 saatleri arasında ziyaret edilebilir.

İplikçi Cami

1201 yılında yaptırılan cami iplikçiler çarşısında bulunduğu için İplikçi Cami adını almış. İplikçi Camii’nin, en önemli özelliği şadırvanı. 8 adet mermer sütundan oluşan bu şadırvanda, karşılıklı oturan 2 kişi, sessizce konuşsalar dahi, birbirlerinin sesini çok net bir çekilde duyabiliyorlar. Bildiğiniz mikrofondan geliyormuş gibi hemde.

İplikçi Camii

Şadırvanın tavan kısmı öylesine ustaca yapılmış, öylesine matematiksel oranı ahenk içerisinde kullanılmış ki, karışınızdaki kişinin hemen yanındaki kişi konuşsa duyulmazken, tam karşınızdaki kişinin sessizce konuşması direk kulağınızda beliriveriyor. Şadırvanın bu şekilde inşa edilmiş olasının nedeni ise; abdest alan kişilerin sessizlik ve huzur içerisinde abdest almaları ve yanlarındaki kişilerin huzurunu bozmamaları için tasarlandığı söyleniyor.

Konya Sanayi Mektebi

Osmanlı Devleti’nin son dönemlerinde ülke çapında Avrupai tarza modern okulların yapılmasına hız verilmişi. Konya Sanayi Mektebi’de bu döneme denk gelen 1901 yılında inşaatı tamamlanarak eğitim öğretime açılmış.

Edilinen bilgilere göre; Sanayi mektebinde okutulacak dersler: Demircilik, dökmecilik, makinecilik, mimarlık, her türlü maden imalat, ağaç işleri, terzicilik, kunduracılık, ciltçilik ve bu derslere ilaveten de fen bilimleri derslerdir.

Günümüzde Zabıta Daire Başkanlığı olarak kullanılmaktadır.

Aziziye Cami

Aziziye Camii, Konya’da 17. yüzyıl Osmanlı dönemine ait tarihi camidir. 1671-1676 yıllarında Şeyh Ahmet tarafıdan yaptırılan cami yanmış, 1867 yılında Sultan Abdulaziz’in annesi Pertevniyal Sultan tarafından yeniden inşa ettirilmiştir.

Konya çarşısının ortasında bulunmaktadır. Cami Türk baroku üslubunda yapılmıştır. Gerek dış gerek iç mimari olarak kendine hayran bırakmıştır.

Şerafettin Cami

Sıradaki durağım, hemen İplikçi Camii karşısında bulunan Şerafettin Camii oluyor. Konya’da gezilecek yerlerin, özellikle Konya Merkez bölgesinde olanlar için söylüyorum, hemen hemen hepsi yürüme mesafesinde. Benim gibi sıcak bir mevsimde gitmeyin ama yine de. Kuru soğuk acayip insanı kötü ediyor.

Şerafettin Camii, 1336 yılında inşa edilmiş bir camii. Nedense bu cami bana Ayasofya Cami hatırlattı.Asıl buraya gelme nedenim Şerafettin Camii değil. Meşhur Şemsi Tebrizi Camii ve Türbesi. Ne yazık ki restorasyon nedeniyle gezme şansım olmadı. Açıkcası ne zaman biteceği konusunda da bir bilgi edinemedim.

Sırçalı Medrese

Sırçalı Medrese, Konya’da bulunan, Anadolu’nun önemli medreselerinden biridir. Açık avlulu, iki eyvanlı ve iki katlı bir medresedir. II. Gıyaseddin Keyhüsrev devrinde yaptırılmıştır. Kesme taş ve moloz taş kullanılmıştır. 1924 yılına kadar medrese olarak kullanılmıştır.

Medresenin iç mimari ahenki olarak güzeldi ki. Hayran kalmıştım. Maalesef ki kapalı olduğu için içeriyi gezme imkanım olmadı.

Tavsiye Ettiğim Diğer Gezilecekler Yerler

Konya merkezde size bahsedeceğim bir iki yer daha kaldı. Benim şansıma Pazartesi günleri genelde müze tarzı yerler kapalı oluyor. Bende bu durumumdan nasibimi aldım. Konya’da bulunan Tropikal Kelebek Bahçesi’ni gezemedim 🙁 Burası Avrupanın en büyük, Türkiye’nin ise tek kelebek bahçesi. Toplamda 7600 m2 lik bir alana kurulu muhteşem bir bahçe. Dünyanın çeşitli yerlerinde getirilmiş kelebeklere ev sahipliği yapıyor. Çoğu kişi burayı duymamış olabilir. Çevremde en azından edinmiş olduğum bilgi böyleydi. Şiddetle tavsiye ediyorum.

Bir diğer tavsiyem ise, Japon Kyoto Parkı.Konya Büyükşehir Belediyesi tarafından 2010 yılında hizmete sunulan ve 36 bin metrekarelik alanıyla Türkiye’nin en büyük Japon Bahçesi olan Konya Japon Parkı, Konya ile Kyoto arasında kardeşlik ilişkilerinin geliştirilmesi amacıyla yaptırılmıştır.

36 bin m2’ lik bir alana kurulmuş harika bir park. Sanki Japonya’da gibisiniz. İnşaat aşamasında Japon kültürüne uygun olabilmesi için görüş alışverişinde de bulunulmuş.

Konya’ya Yakın Gezilebilecek Yerler

Bende zaman kısıtlı olması ve araç olmaması nedeniyle görülmesi çevredeki birçok yeri görme imkanım olmadı. Gidebileceğiniz başlıca yerleri aşağıda bulabilirsiniz.

Yerköprü Şelalesi 

Konya merkeze 100 km uzaklıkta Hadim ilçesinde bulunmaktadır.

Kilistra Antik Kenti

Konya merkeze 45 km uzaklıktadır.

Obruk Gölü

 Aksaray yolu üzerinde Konya merkeze 75 km uzaklıktadır.

Karapınar Çölü

Türkiye’deki tek çöl diyebilirim. Merkeze 17 km uzakta bulunmaktadır.

Foto : http://konya.com.tr/en/portfolio-item/meke-golu/
Meke Krater Gölü

Konya’nın Karapınar ilçesinde, sönmüş bir volkan kraterinin gaz patlaması sonucu suyla dolmasıyla oluşan ve ortasında adacıklar bulunan göl. Karapınar-Ereğli yolunun 7. km’sindeki sapaktan 2 km içeridedir.

Beyşehir Gölü

Ülkemizin ikinci büyük gölüdür. Konya merkeze 91 km uzaktadır.

Çatalhöyük

Orta Anadolu’da, günümüzden 9 bin yıl önce yerleşim yeri olmuş, çok geniş bir Neolitik Çağ ve Kalkolitik Çağ yerleşim yeridir. Doğu ve batı yönlerinde yan yana iki höyükten oluşmaktadır. Konya’nın Çumra ilçesinin 10 km doğusunda bulunmaktadır. Merkeze 41 km uzaklıktadır. Ücretsiz ziyaret edebilirsiniz.

Gördüğünüz gibi bu kadar yer sanırım bir haftada ancak gezilir. Son yazdığım yerlere en kısa zamanda gitmeyi planlıyorum 🙂 Daha detaylı bilgi veririm ilerleyen zamanlarda.

Son olarak da ne yenir derseniz, Konya deyince akla ilk gelen şey etli ekmektedir. Genelde kimsenin bilmediği Bamya Çorbasını denemeden dönmeyin. Bildiğiniz bamyadan daha küçük bir türdür.

Konya’ya çok yakın bir konumda bulunan tarihi Sille Kasabası yazım için Tıklayınız.

Görüşmek üzere.

Kaynak : https://elifinatlasi.com/gez-dunyayi-gor-konyayi-konya-gezi-notlari/

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here