Fas’ın Görkemli Başkenti: RABAT – Rabat Gezi Rehberi

0
150
Gösterim

RABAT’A HOŞGELDİNİZ

Fas’ın görkemli başkenti Rabat, Fas’ın yaşam standartlarının en yüksek olduğu ve Avrupa’ya bakan yüzü olan bir şehir. Rabat diğer Fas şehirlerine nazaran çok daha temiz, düzenli, ferah bir şehir. Ünlü markaların genel müdürlükleri ve birçok uluslararası kuruluşun şubeleri burada olduğu için ikamet eden yabancı nüfusu oldukça fazla. Fas turuna çıkanlar genellikle Rabat’ı pas geçiyorlar. Bunu nedenini anlamak aslında çok da zor değil. Çünkü Fas o kadar güzel şehirlere sahip ki, hangi birini elesem diye düşünmek durumunda kalıyorsunuz. Ama doğru bir planlama ile Rabat’ı da görmeniz mümkün.

Fas seyahatimizi planlarken gün sayımız az olduğu için Marakeş-Casablanca – Meknes-Fes-Rabat-Marakeş şeklinde planlamıştık. Mesafeler çok da uzak olmadığı için akşam saatlerini şehirlerarası yolculuğa ayırıp gün içinde bu şehirleri gezmiştik. Rabat’a da 1 gün ayırdık ve bu süre oldukça yeterli. Şehre vardığınız andan itibaren bir ferahlama geliyor. O daracık sokaklı caddeli ve trafik karmaşası içindeki şehirlerden uzaklaşıp göreceli daha medeni bir şehire gelmiş gibi hissetmiştik. Okyanus kenarında olmasından dolayı yeşili bol, daha planlı mahallelerle, AVM’lerle, parklarla ve modern yapılarla dolu bir şehir. Tarihi geçmişi çok olmadığı için görülmeye değer yerler açısından Fes, Marakeş ve Meknes ile kıyaslanamaz tabi.

Konaklama:

Biz Fas seyahatimizi 5 ay öncesinden planladığımız için konaklamamızı Booking.com’dan sonradan iptalli reservasyon yaparak ayarladık. Rabat bir kaç bölgeden oluşuyor. Ve bölgeler birbirine çok yakın ve ulaşım rahat. O yüzden konaklamanızın hem tarihi bir bölgede güzel bir Riad ( Fas evleri )’da hem de ulaşım açısından ferah bir bölgede olmasını istiyorsanız Sale mahallesi tam size göre. Kale içerisindeki Riad Otellerden olan Marliena Otelinde kaldık. Erken rezervasyondan dolayı kişi başı 100 TL oda+kahvaltı şeklinde konakladık ve hem odalar hem de kahvaltı inanılmaz güzeldi. Riadlar ile ilgili özel bir yazıyı ilerki zamanlarda yazacağız.

Şehir İçi Ulaşım:

Rabat geniş bir alana yayılmış bir şehir olduğundan yürümek biraz zaman alabilir. Ama şehirde modern bir tramway hattı ve otobüsler mevcut. Tramwaylar 6 MAD ( 2.5 TL ), Otobüsler 4 MAD (1,5 TL) gibi bir ücretle yolculuklarınızı yapabilirsiniz. Biletleri araç içinden alabilirsiniz ve her istasyonda şehir haritası mevcut.

Fas’ta taksi ile gezmek özellikle en az 2-3 kişi iseniz çok ucuz bir seçenek olacaktır. 2 tür taksi bulunuyor. Petit ( Küçük – max 3 kişi ) ve Grand (Büyük max 6 kişi ) taksiler sizi 2-3 euro gibi bir ücret karşılığında istediğiniz yere götürebiliyor.

Görülecek Yerler: 

Kasbah of the Oudaias: Bu bölge için özel bir yazı hazırlacağız ama kısaca bahsetmek gerekirse kendinizi Alaçatı ya da Fas’ın meşhur mavi şehri Şafşafan’da hissedeceğiniz bölge. Bembeyaz / Masmavi evlerin okyanus kenarına sıralaşına hayran kalacaksınız. Hemen aşağısında bulunan Endülüs Bahçelerinde de huzurlu bir vakit geçirebilirsiniz.

Hassan Kulesi ve Kraliyet Mozalesi: 1195’te inşa edilen bu muazzam minareyi görmelisiniz. Eşi benzeri olmayan bir minare mimarisine sahip. Hemen karşında bulunan Kraliyet Mozalesi ise Sultan V. Muhammed’in mezarının bulunduğu yer. Tavanlara olan hastalığımı bilen bilir. Ama son zamanlarda bu kadar beni etkileyen bir tavan gördüğümü hatırlamıyorum. İnanılımaz bir işçilik olan Tavana bakmaktan içerideki diğer nesnelere odaklanamamıştım. Üniformalı askerler ile fotoğraf çektirmeyi sevenler için de ünlü Fas Muhafızlarının burada nöbet tuttuğunu söylemem gerek. Yanlarına gidip beraber fotoğraf çekebilirsiniz.

Eski Medina: Medina Fas’ta kale bölgesi anlamına geliyor. Hemen hemen her şehirde Medina bulabilirsiniz. Marakeş / Fes’tekiler kadar gösterişli olmasa da alışveriş yapıp eski Rabat atmosferini yaşayabilmeniz için güzel bir nokta.

Chellah: Meşhur Kartacalılar tarafından kurulmuş şehir dışında bulunan tarihi bölge. Bu kale önce Roma sonra da Araplar tarafından fethedildiği için birçok farklı medeniyete ait eserler barındırıyor. Biraz uzak olsa da şehir merkezinden rahatça yürüyerek ulaşabilirsiniz. Giriş sadece 10 MAD ( 1 € ) .

Ulusal Arkeoloji Müzesi: Kabul etmeliyim ki ne kadar müzelere aşık olsam da Fas müze konunda tam bir hayal kırıklığı. Gitmenize değen tek şey muazzam yapıların müze olarak kullanılması. Bahçelerini fotoğraflamak bile değiyor. Burayı pas geçerseniz birşey kaybetmezsiniz.

Modern Sanat Müzesi: Sizi tatmin edebilecek bir sanat müzesi. Yapı yeni olsa da tipik Fas kültürünü yansıtan dış ve iç mimarisi oldukça güzel. İçeride yine Fas sanatının, duvar/ahşap işlemenin örneklerini ve modern sanat eserlerini de görebilirsiniz. Fas’ın Fransız kültüründen oldukça etkilenmesi burada da kendini göstermekteydi.

Bank Al Maghrib Müzesi: Adından da anlaşıldığı üzere eski bir bankanın müzeye döünüştürülmüş hali. Şu an restorasyonda olduğu için biz görememiştik.,

Kraliyet Sarayı (Royal Palace): Rabat Fas’ın başkenti olduğundan doğal olarak Kralın yaşadığı saray da burada bulunuyor. Normalde burası halka açık bir yer değil ama kapıdaki muhafızlara kendinizi turist diye inandırabilirseniz belki girmenize izin verirler. Bahçesinde güzel bir yürüyüş yapabilirsiniz.

Rabat’ta görmeye değer bir çok eski şehir kapısı bulunmaktadır: Mechouar, Porch Door Alruah bunlardan bir kaçı.

Sale mahallesinde bulunan Büyük Sale Camisi ( Masjid Azam ) , Ahl Fas Camisi , Rus Ortadoks Kilisesi, St. Peter Katedrali şehrin önemli dini mabedleri.

Şehir de modern mekanlar da oldukça yaygın Marina Bölgesinde bulunan lüks restoran-kafelerde Fas ya da Dünya mutfağından yemeklerini yiyebilirsiniz.

Fas’ı kısa zamanda en verimli nasıl gezerim diye merak ediyorsanız: http://reshontheway.com/rabat-en-hizli-nasil-gezilir/

 

RABAT MUTFAĞI:

Rabat’ın kendine ait özel bir yemeği ile karşılaşmadık. Genellikle Fas’ın geleneksel tüm yemeklerini burada da bulabilirsiniz. Ama herşey yerinde güzeldir mantığı ile düşünüyorsanız burada daha bilindik yemekleri yiyip, geleneksel mutfağı diğer şehirlerde deneyebilirsiniz. Şehrin her yerinde rahatça yemek yiyebileceğiniz restoranlar, AVM’ler bulunmaktadır. Yaşayan yabancı nüfusu oldukça fazla olduğundan birçok ünlü küresel firma burada da mekanlarını açmıştı. Paul Fırınını görmek beni oldukça mutlu etmişti. Ve itiraf etmeliyim ki Carreffour içinde faaliyet gösteren Fas’ın ünlü bir fırınından bir Dünya hamur işi almıştık. Hayatımda bu kadar güzel pastaları, börekleri, pizzaları ucuz fiyatlara görebileceğim aklıma gelmemişti. Kasaya gittiğimizde kasiyer kızın bakışlarını unutamıyorum.

Nelere Dikkat Etmeli:

  • Burası daha düzenli olduğundan trafik kurallarına dikkat etmelisiniz. Malum diğer şehirler kimyanızı bozacaktır.
  • Arabanızı Fas’ın diğer şehirlerinde olduğu gibi herhangi bir yere park etmeyiniz. Geceleri çok da güvenli olmuyor sokaklar.
  • Malum başkent olduğundan Türk Büyükelçiliği de burada bulunmakta herhangi bir sıkıntı olması durumunda elçiliğe gitmeniz işleriniz daha kolaylaştırır.
  • Adres: Abdelkrim Benjelloun Caddesi, No:7 10010 Rabat – FAS
    T:+212 537 66 15 22 / 44

 

 

 

 

 

 

Bizi Takip Edin
Önceki İçerikDikkat! Fas’ta Dikkat Etmeniz Gereken Herşey – Acı-Tatlı Gerçekler
Sonraki İçerikİSKOÇYA’DA ACI-TATLI GERÇEKLER / İskoçya’da Nelere Dikkat Edilmeli?
Merhabalar ben Reşat Taman, Diyarbakır doğumlu, seyahat ve fotoğrafçılık tutkusu ile yanıp tutuşan, 12 senedir fırsat buldukça hayallerinin peşinden gitmek için Dünya’yı arşınlayan ve bu hayalleri gerçekleştirirken gittiği her yerde zıplayarak imzasını koyan, 30 yaşında kısmi zamanlı bir gezginim. Normalde fotoğraflarımdan bile anlayacağınız üzere, enerjimi işime de yansıtarak, Gaziantep’te İpekyolu Kalkınma Ajansı’nda 5 yıldan bu yana Yatırım Uzmanı ve Eğitmen olarak görev almaktayım. 12 senede 3 kıta ve 48 ülkeden 245 şehir gezdim. Hatta bazı şehirler/kasabalara ayak basan ilk Türk olduğum konusunda iddialıyım. Seyahatlerime başlarken önce bir kıtayı bitirip sonra diğerlerine başlayacağım demiştim. Bu yüzden ilk Avrupa kıtasını İzlanda hariç tamamen bitirdim. Son zamanlarda özellikle zaman ayırma anlamında seyahatin zor olduğu Afrika ve Asya kıtalarına başladım. Son olarak benim için işin en zevkli kısmı olan zıplama muhabbetinden de bahsetmek istiyorum. Ben oldum olası kadraj karşısında durup poz vermeyi ya da selfie çekmeyi bir türlü sevemedim. Ama sonuçta gittiğimiz yerlerde bir hatıramız olmalıydı. Ben de kendime bir imza bulmaya karar verdim. Bu imza öyle bir imza olmalıydı ki benim seyahate olan aşkımı, tutkumu ve enerjimi yansıtmalıydı. Sonunda gittiğim tüm şehirlerde ve kasabalarda zıplayarak yüzlerce imzadan oluşan bir koleksiyonum oldu. Şimdi Instagram profilimde paylaştığım her 6 ya da 9 fotoğraftan biri bu koleksiyondan geliyor. Bu platformu 10 yıllık ev arkadaşım, can yoldaşım ve birçok gezimde beraber yol katettiğim Veysel Levent AKKOR ile kurduk. Umarım siteyi gezerken keyifli bir zaman geçirirsiniz.
PAYLAŞ

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here