Destansı Topraklar Mezopotamya – Mezopotamya Gezi Rehberi

0
278
Gösterim

MEZOPOTAMYA’YA HOŞGELDİNİZ

Medeniyet’in beşiği, insanlığın çıkış noktası olan bu bölge Fırat ve Dicle nehirleri arasında binlerce yıllık geçmişi ile onlarca medeniyete ev sahipliği yapmıştır. Mezopotamya bölgesi Kuzey’de Güneydoğu Anadolu Bölgesi, Kuzey batıda Suriye, doğuda Irak ve güneyde Basra Körfezi’ne kadar uzanıyor. Destansı Topraklar Mezopotamya yazısını da bu coğrafyaya kapsamlı bir tur düşünenler için derledim.

DESTANSI TOPRAKLAR MEZOPOTAMYA İÇİN ULAŞIM

Kilis hariç tüm şehirlerde havaalanı bulunmaktadır. Her gün İstanbul ve Ankara’dan diğer tüm şehirlere; Adana, Bursa, Trabzon, İzmir, Antalya, Dalaman’dan da bazı şehirlere çapraz seferler düzenleniyor. Yani bölge ulaşım açısından gayet makul bir konumda bulunyor.

Tren yolu ile ulaşılabilecek kent merkezleri sadece Diyarbakır ve Batman’dır. 2023’e kadar Adana – Gaziantep akabinde de Diyarbakır’a kadar Hızlı Tren ulaşımı için çalışmalar devam ediyor. Yani önümüzdeki yıllarda İstanbul’dan Diyarbakır’a kadar hızlı trenle ulaşım mümkün olacaktır.  Karayolu ile ulaşımı da anlatmaya gerek yok zaten ülkemizde her il ve ilçe arasında karayolu ile ulaşım sağlamak mümkün.

HANGİ MEVSİMDE GEZİLMELİ ?

Mezopotamya coğrafyası ülkenin en sıcak iklimine sahip bir konumda bulunuyor bu yüzden yaz aylarında kesinlikle gitmenizi önermiyorum. GAP Projesi kapsamında barajların da tamamlanması ile bölgede nem oranında da ciddi bir artış görülüyor. Bu bölge için en güzel aylar Mart-Haziran ile Eylül – Kasım aylarıdır.

DESTANSI TOPRAKLAR MEZOPOTAMYA ROTASI

Bölgede her ne kadar 9 şehir bulunsa da vakti dar olanlara ya da parça parça gezecek olanlara birçok alternatif sunmak gerekiyor. Öncelikle hepsini gezmeye gerek yok diyenlerin, Diyarbakır – Mardin – Şanlıurfa – Gaziantep  ve Adıyaman’ı görmeleri yeterli. Rotayı çizerken aldığınız bilete göre bir yuvarlak çizebilirsiniz. Eğer araba kiralamayacaksanız zaten sıkıntı yok herhangi birine gelip diğerinden dönebilirsiniz.

Benim tavsiyem Diyarbakır’dan başlayıp sırasıyla Hasankeyf, Mardin, Midyat, Harran, Halfeti, Şanlıurfa, Gaziantep, Adıyaman ( Kahta ve Nemrut ) ‘u gezip turu tamamlamanız olur. Ya da her hafta sonu ayrı ayrı da gelebilirsiniz. Gaziantep – Adıyaman / Gaziantep – Şanlıurfa  /  Diyarbakır – Mardin / Diyarbakır – Şanlurfa / Şanlıurfa – Mardin olarak ikili rotalar halinde de planlayabilirsiniz.

DESTANSI TOPRAKLAR MEZOPOTAMYA ŞEHİRLERİ

Sıra geldi bu bölgeyi oluşturan şehirleri tek tek irdelemeye başlayalım.

1- DİYARBAKIR

9 bin yıllık geçmişe sahip, 35 ayrı medeniyete ev sahipliği yapmış, Peygamberler ve Sahabeler şehri bu şehir. Diyarbakır’ın sahip olduğu ilkler ve özellikler saymakla bitmez. Dünya’nın en büyük kalesine ve Çin seddinden sonra Dünya’nın en büyük 2. surlarına ( 5 bin 700 metre uzunluğunda, 12 metre yüksekliğinde) sahip olması, 7 Peygamber ve 541 sahabe mezarı ve 3 Peygamber Makamı, İslam aleminin 5. Harem-i Şerif‘i olarak kabul edilen ve Dünya’nın en eski güneş saatlerinden birine ev sahipliği yapan Diyarbakır Ulu Cami, Dünya’nın en kalın taş kemerlı köprüsü olan Malabadi Köprüsü, UNESCO Kültür Miras listesini Diyarbakır Surları ile paylaşan yeryüzündeki cennet Hevsel Bahçeleri, Dünya’nın en eski köy kalıntılarının bulunduğu Çayönü ve daha onlarca mekan bu şehirde sizleri bekliyor. Detaylı Diyarbakır Rehberi

Gezilecek Yerler:

Bunların dışında, Atatürk’ün kaldığı Gazi Köşkü, Meryem Ana Kilisesi, Erdebil Köşkü, Deliller Hanı, 10 Gözlü Köprü, Surp Giragos Kilisesi, Mar Petyun Keldali Kiliesi, Keldani Kilisesi, St. George Kilisesi, Eğil Kalesi ve Pegamber Kabirleri, Asur Kral Mezarları, Hilar Mağarası,  Hasan Paşa Hanı, Sülüklü Han, İçkale ( Kale’nin içindeki kale ) , Nebi – Safa – Kurşunlu – Hz. Süleyman – Berham Paşa Cami – Şeyh Muhattar Cami, Keçi – Evli Beden -Ben-u Sen – 7 Kardeş burçları, Çermik Kaplıcaları ve Birikleyn Mağaraları gezilecek yerlerden bazıları.

Diyarbakır Mutfağı

Diyarbakır Türkiye’nin en iyi mutfaklarından birine sahip. Ciğer Kebabı, Kaburga Dolması, İçli Köfte, Lahmacun, Meftune, Kibe Mumbar, Karpuz, Burma Kadayıf, Gül Şerbeti, Süryani Şarabı denenmesi gereken lezzetlerden. Diyarbakır Yemekleri

2 – BATMAN

Petrol şehri Batman’ı bu listeye koymamızın sebebi tabiki Hasankeyf’e ev sahipliği yapması. Ilısu Barajı’nın tamamlanmasıyla ve 2020 itibarı ile maalesef bu güzellik sular altında kalacak. Şimdiden birçok eser taşınmaya başladı bile. Buraya gelip Hasankeyf’in hüznüne ortak olmalısınız.

Fotoğraf: KemaLMerT

Batman Mutfağı

Diyarbakır’dan 130 km uzaklıkta bulunan Mervaniler’in, Artuklular’ın, Eyyubiler’in, Akkoyunlular’ın hüküm sürdüğü bu topraklardaki gezilecek yerlere göz atacak olursak; Hasankeyf Büyük Saray, El Rızk Cami, Zeynel Bey Türbesi, Mor Kirkayus Manastırı, Sason Dağı, Batman müzesi bu yerlerin başında geliyor

Batman Mutfağı

Dicle nehrinden çıkarılan Şabut Balığı, Tava, Haşlama, Kavurma, Kütülk, Sason balı ve çileği.

3-  MARDİN

Ezan sesi ile çan sesinin birlikte aynı gök kubbede yankılandığı şehir! Türkiye’de bu tarz özelliğe sahip çok az şehir görebilirsiniz. Diyabakır, Hatay ve İstanbul’un dışında Mardin bu birlikteliğin en güzel yaşandığı şehirdir. M.Ö.4500’den başlayarak Arami-Süryani, Subari, Sümer-Akad, Babil, Hurî-Mitanni, Asur, Pers, Bizans, Arap, Selçuklu, Artuklu ve Osmanlı hakimiyetine de giren Mardin, Fırat ve Dicle nehirleri arasında Mezopotamya bölgesinde, tarih boyunca pek çok medeniyete ev sahipliği yapmış. Şimdi gezilecek yerlere bir göz atalım

Midyat:

Mardin şehir merkezine uğramadan önce uğramanız gereken ilk yer Hasankeyf’e 42 km uzaklıkta bulunan Midyat ilçesidir. Tarih boyunca İran, Azerbaycan, Kafkasya ve Suriye’den gelen Tüccarların uğrak yeri olan Midyat, Mardin’in incisi olarak adlandırılıyor. Taş evleri ile ünlü bu ilçede bir yanda Müslümanlar, diğer yanda Hristiyanlar, öte yanda ise Ezidiler yaşıyor. Tam bir kültür mozaiği. Meryem Ana Kilisesi, Hah Katedrali, 367 yılında kurulan ve Dünya’nın en eski aktif manastırlarından biri olan Mor Gabriel Manastırı görülmesi gereken yerlerden. Bu ilçenin en önemli özelliklerinden biri de adı Mardin ile özleşen Telkâri sanatının merkezi olması. Muhteşem mücevherler sizi bekliyor.

Deyrüzzaferân Manastırı

Midyat’tan 62 km uzaklıkta bulunan Mardin’e doğru yolunuza devam ederken, hemen şehre 7 km uzaklıkta bulunan Deyrüzzaferân Manastırı’na uğramadan Mardin’e geçmeyin. İsa’dan sonra 5. yüzyılda inşa edilen Deyrulzafaran Manastırı, muhteşem mimarisi yanında Süryani Kilisesi’nin önemli merkezlerinden biridir. 1932’ye kadar 640 yıl boyunca Süryani Ortodoks patriklerinin ikametgah yeriydi.

Gezilecek Yerler:

Mardin Müzesi, Kasımıye Medresesi, Zinciriye Medresesi, Dara Mezopotamya Harabeleri, Beyazsu, Sakıp Sabancı Müzesi, Emir Hamamı, Bab-ı Sor Çeşmesi, Firdevs Kasrı, Şahkulubey Konağı, Dara Zindanı, Hacı Abdullah Bey Konağı, Zerzavan Kalesi

Mardin Mutfağı:

“Hoşgörü kenti” Mardin´in yöresel lezzetleri Dünya’ ya açılıyor. Zingil, kıtkat, kıdre, dobo, firkiye, ikbebet, irok, sembusek ve hıllaviye gibi yöresel tatların 300 yıl öncesine ait orijinal tariflerine göre farklı ülkelerde uluslararası olimpiyatlara katılarak Mardin mutfağı tanıtılıyor. Mardin Mutfağı

 

4-  ŞANLIURFA

Peygamberler şehri olarak bilinen bir diğer şehir olan Şanlıurfa’nın aslında Babil’den Hitit’e, Pers’ten Roma’ya uzanan muhteşem bir tarihe sahip. Halihazırda birçok harika mekana ev sahipliği yaparken, Göbeklitepe’nin de ziyaretçilere açılmasıyla en çok merak edilen şehirlerden biri oldu. Keşfi 1963 yılına dayanan Göbeklitepe 12 bin yıllık bir geçmişe sahip. İnşası M.Ö 10000 yılına uzanan Göbeklitepe tarihteki en eski ve en büyük ibadet merkezi olarak biliniyor. Göbeklitepe İngiltere’de bulunan Stonehenge’den 7 bin Mısır piramitlerinden ise 7500 yıl daha eski.Yani tarih kitaplarını değiştiren bir ünü var kendisinin.

Gezilecek Yerler

Göbeklitepe’nin yanısıra, Balıklıgöl, Cevahir Han, Eski Mardin Sokaklarında gezebilir, Halfeti’de tekne turu eşliğinde su altında kalmış ve Cittaslow ( Sakin Şehir ) olarak da seçilmiş Eski Halfeti’yi keşfedebilir, Harran Evleri ve Dünya’nın ilk üniversitesi olan Harran Üniversitesi’ni görebilir, Eşi benzeri olamayan Halfeti Siyah Gülleri’ne tanık olabilir,  Urfa Sıra Geceleri eşliğinde eğlenebilirsiniz.                 Halfeti Cittaslow

Şanlıurfa Mutfağı

Söğürme, Şıllık Tatlısı, Ağzı Açık, Semsek, Lebeni, Şehriyeli Nohutlu Bulgur Pilavı, Ciğer Kebabı, Borani, Bostana, Aya Köftesi, Yuvalak Çiğköfte, Patlıcanlı Kebap, Lahmacun, Sini Taraklığı denenmesi gereken lezzetlerden.

5- GAZİANTEP

Hitit, Asur, Pers, Roma, Bizans, Osmanlı ve daha birçok medeniyete ev sahipliği yapmış,  Mezopotamya ve Akdeniz’in kültüründen etkilenmiş, Tarihi İpek Yolu’nun üzerindeki Gaziantep her dönemde kültür ve ticaretin merkezi olmayı başarmış bir şehir Gaziantep. Mozaikten Gastronomiye birçok turistik alanda şehir cazibe merkezi olma yolunda emin adımlarla ilerliyor. Şehir merkezinde her ne kadar Mardin ve Diyarbakır kadar tarihi mekanlar anlamında zengin olmasa da özellikle Gastronomi ayağında farkı kapatabiliyor. Zaten bu şehre gelen hemen hemen herkesin aklındaki ilk şey yemekler oluyor.

Bu arada Gaziantep’in müzeler şehri olduğunu da söylemek isterim. Dünya’nın en büyük mozaik müzesinin varlığının yanısıra şehir de 22 tane daha müze bulunyor. İstanbul’dan sonra en çok müzeye sahip olan şehrimiz.

Ayrıca Gaziantep, gastronomi dalında, Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü’nün (UNESCO) “Yaratıcı Şehirler Ağına” girdi.

Gezilecek Yerler

Rumkale’de Tekne Turu, Müzeler ( Zeugma, Gorgo Medusa Cam Eserleri, Oyuncak, Arkeoloji, Emine Göğüş Mutfak, Atatürk Anı, Gaziantep Panaroma, Bayazhan Gaziantep Kent, İslam Eserleri, Hasan Süzer Etnografya, Yesemek Açık Hava, Zooloji ve Doğa, Saklı Konak Bakır Eserleri, Şahinbey Savaş, Ali İhsan Göğüş Müzesi, Gaziantep Kültür Tarihi, Hamam, Kendirli Gazi Kültür, 15 Temmuz Demokrasi Müzeleri, Gaziantep Mevlevihanesi Vakıf müzeleri) , Tahmis Kahvesi, Hanlar (Gümrük, Zeytin, Anadolu, Bayaz, Budeyri, Buğday, Millet, Pürsefa, Şire, Tütün, Yemiş, Hışva ), Gaziantep Kalesi ve Yeraltı Tünelleri, Pişirici Kasteli…

Gaziantep Mutfağı

Bu kısım bayağı yer kaplayacağından altta iki link paylaşıyorum. Birincisi şehirde direk yaşayan yani benim anlatacaklarımdan, diğeri de şehri gezmeye gelen yazar arkadaşlarımızın birinin ağzından. Afiyet olsun;)

Şehirde Yaşayandan Gaziantep Yemek Önerileri

Haftasonu Gaziantep

6 – ADIYAMAN

Kommagenne İmparatorluğu’na ev sahipliği yapmış, bereketli hilal olarak adlandırılan topraklarda kültürlerin buluştuğu bir şehir Adıyaman. Her ne kadar Adıyaman diyince herkesin aklına Nemrut gelse de Adıyaman bundan daha fazlasına sahip. Yine de hatırlatmakta yarar var. Unesco Kültür Miras Listesinde bulunan Nemrut Dağı’nın Kral Heykellerine ev sahipliği yapması dışındaki en önemli özelliği, Dünya’nın en güzel gün doğumu ve gün batımını izleyebilme fırsatını vermesi. Gaziantep – Adıyaman arası 150 km mesafede ve yaklaşık 2 saat sürüyor.

Nemrut Dağı

Gezilecek Yerler

Nemrut Dağı ve Kral Heykelleri, Cendere Köprüsü, Atatürk Barajı, Nemrut Dağı Milli Parkı, Adıyaman Müzesi, Gölbaşı Gölleri Tabiat Parkı, Karakuş Tümülüsü, Perre Antik Kenti, Adıyaman Kalesi, Nemrut Doğu – Batı Terasları, Tuz Hanı, Kahta Kalesi, Şeytan Köprüsü, Çelikhan Yüzen Adalar görülmesi gereken yerlerden.

Adıyaman Mutfağı

Adıyaman bölgenin diğer şehirlerine göre mutfak konusunda biraz zayıf kalıyor. Adıyaman Hıtabı, Basalla, Dövmeç, Çılbır, Hıtab, Adıyaman Tavası, Çiğköfte, Peynirli Helva, Alabalık denenebilecek lezzetlerden.

7- KİLİS

Son zamanlarda Suriye’ye yakınlığından dolayı adını hep olumsuz haberlerle duyduğumuz Kilis hızlı bir toparlanma sürecine girdi. Özellikle Suriye’den gelen Mültecilere ev sahipliğinden dolayı Nobel Barış Ödülüne aday gösterilmesi bile gündeme gelmişti. Minyatür tarzı mimarı dokus, dapdaracık sokakların sardığı taş evleri bir nevi masal şehrini andırıyor.

Kaynak: http://www.mahmutselcuk.com

Gezilecek Yerler

Ulu Cami, Ravanda Kalesi, Anıt Ağaç, Oylum Höyük, Eski Hamamlar, Salih Efendi Sokağı, Ruhizade Konağı, Mevlevihane, Çobanbey Tren İstasyonu

Ne Yenmeli

Ekşili Malhıta, Kilis Tava, Cennet Çamuru, Kilis Katmeri, Oruk, Külbürmüşviyye, Şıhılmöhşe, Mıkla

8 – SİİRT

Siirt, inanç tarihi açısından bölgede merkez konumunda olan kentlerden biri. Yukarı Mezopotamya’nın saklı şehri Siirt, taşıdığı izleri yüzyıllardır korumayı başarmış. Burası her ne kadar ziyaretçiler tarafından çok tercih edilmese de özellikle son yılların popüler ulaşım şekli olan trenler sayesinde özellikle Kurtalan ilçesi öne çıkmıştır. Ayrıca sahip olduğu türbeler sayesinde inanç turizmi açısıdan önemli bir şehirdir.

Gezilecek Yerler

Botan Vadisi, Kaletül Üstad, Abbara, Ulu Cami Medresesi, Veysel Karani, İsmail Fakirullah ve İbrahim Hakkı Türbeleri

Siirt Mutfağı

Pervari Balı, Büryan Kebabı, Perde Pilavı, Siirt Köftesi, Bıçak Kebabı, Şorbut Zahtar (Kekik Çorbası), Şişe Şirten, Zivzik Narı, Taife Üzümü, Siirt Fıstığı

9- ŞIRNAK

Ve geldik bu bölgenin son şehrine. Ülkenin %90’nının daha adını duyar duymaz öcü gibi gördüğü Şırnak, inanışa göre Nuh’un gemisinin indiği Cudi Dağı’na ev sahipliği yapıyor. Zaten Şırnak’ın anlamı da Nuh’un şehridir. Özellikle eski şehir merkezi olan Cizre inanç turizmin merkezi olan yerlerden biri.

Cizre / Şırnak

Gezilecek Yerler

Ulu Cami, Nuh Peygamber Cami ve Türbesi, Mir Abdal Camii, Abdaliye Medresesi ve Mem-u Zin Türbesi, Kırmızı Medrese Cizre Kalesi ve Surları, Yafes Köprüsü,Akabin Köprüsü, Mehmet Ağa Kasrı ve son olarak İsmail Ebul-iz El Cezeri Müzesi

Şırnak Mutfağı 

Mumbar, Gutilik (Bir tür içli köfte), Helise, Meyre, Perde Pilavı, Kuliçe, Şirani, Gezu, Kadgi Difse, Yoğurtlu Kenger

Bir sonraki yazımda görüşmek üzere 🙂

 

 

 

 

Önceki İçerikBir Tutam Nefes Alalım; Rotamız Prag – Prag Gezi Rehberi
Sonraki İçerikKalbim Karadağ’da Kaldı – Karadağ Gezi Rehberi
Merhabalar ben Reşat Taman, Diyarbakır doğumlu, seyahat ve fotoğrafçılık tutkusu ile yanıp tutuşan, 12 senedir fırsat buldukça hayallerinin peşinden gitmek için Dünya’yı arşınlayan ve bu hayalleri gerçekleştirirken gittiği her yerde zıplayarak imzasını koyan, 30 yaşında kısmi zamanlı bir gezginim. Normalde fotoğraflarımdan bile anlayacağınız üzere, enerjimi işime de yansıtarak, Gaziantep’te İpekyolu Kalkınma Ajansı’nda 5 yıldan bu yana Yatırım Uzmanı ve Eğitmen olarak görev almaktayım. 12 senede 3 kıta ve 48 ülkeden 245 şehir gezdim. Hatta bazı şehirler/kasabalara ayak basan ilk Türk olduğum konusunda iddialıyım. Seyahatlerime başlarken önce bir kıtayı bitirip sonra diğerlerine başlayacağım demiştim. Bu yüzden ilk Avrupa kıtasını İzlanda hariç tamamen bitirdim. Son zamanlarda özellikle zaman ayırma anlamında seyahatin zor olduğu Afrika ve Asya kıtalarına başladım. Son olarak benim için işin en zevkli kısmı olan zıplama muhabbetinden de bahsetmek istiyorum. Ben oldum olası kadraj karşısında durup poz vermeyi ya da selfie çekmeyi bir türlü sevemedim. Ama sonuçta gittiğimiz yerlerde bir hatıramız olmalıydı. Ben de kendime bir imza bulmaya karar verdim. Bu imza öyle bir imza olmalıydı ki benim seyahate olan aşkımı, tutkumu ve enerjimi yansıtmalıydı. Sonunda gittiğim tüm şehirlerde ve kasabalarda zıplayarak yüzlerce imzadan oluşan bir koleksiyonum oldu. Şimdi Instagram profilimde paylaştığım her 6 ya da 9 fotoğraftan biri bu koleksiyondan geliyor. Bu platformu 10 yıllık ev arkadaşım, can yoldaşım ve birçok gezimde beraber yol katettiğim Veysel Levent AKKOR ile kurduk. Umarım siteyi gezerken keyifli bir zaman geçirirsiniz.
PAYLAŞ

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here